Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: ... Şirketi tarafından ... keşide edilen çekler ... tarafından müvekkili ... adına cirantalanan çekler, ... bankası ... şubesine ait ,... çek numaralı 31/07/2022 keşide tarihli 35.000 TL bedelli keşide yeri İstanbul olan bir (1) adet çek, ... bankası ... şubesine ait, ... çek numaralı, 31/08/2022 Keşide tarihli, 35.000 TL bedelli keşide yeri ... olan bir (1) adet çek, ... bankası ... şubesine ait,... çek numaralı, 30/11/2022 Keşide tarihli, 35.000 TL
DAVACI : ... (T.C. No: ...) -VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : GELİŞİM TAAHHÜT İNŞAAT EV ALETLERİ PAZARLAMA VE TİC. A.Ş. -VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 02/09/2020KARAR TARİHİ : 21/02/2022KR. YAZIM TARİHİ : 18/03/2022 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 22.10.2011 tarihli alacağın temliki, sulh, ibra ve feragat sözleşmesinin akdedildiğini, söz konusu sözleşmede, müvekkilinin dava dışı Tasfiye Halinde İhlas Finans Kurumu A.Ş.’ye 414383 no’lu kâr ve zarar katılım akdi ile yatırmış olduğu 5.364,00 USD’nin, müvekkilinin dava dışı Tasfiye Halinde İhlas Finans Kurumu A.Ş.’den olan haklarından feragat etmesi, onu ibra etmesi karşılığında taksitler halinde sözleşmede belirtilen tarihlerde davalı şirket tarafından ödenmesi ve buna ilişkin hükümlerin yer aldığını, söz konusu sözleşmede belirtilen vadelerde taksitlerin ödenmemesi üzerine Kocaeli 4. İcra Müdürlüğü’nün 2014/4323 E.sayılı takip dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının bu takibe itiraz ederek takibin durduğunu, bu durum üzerine Kocaeli 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/288 E. sayılı dosyasında itirazın kaldırılması talepli olarak dava açıldığını, yargılama neticesinde yetkiye itirazın kaldırıldığını, borca itirazın kaldırılma talebinin ise red edildiğini, bu karardan sonra Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1656 E.sayılı dosyasında itirazın iptali davasının açıldığını, bu mahkemece görevsizlik kararı verilerek davanın usulden red edildiğini, görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine dosyasının Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/9 E. sayılı dosyasına kaydedilerek yargılamaya bu mahkemede devam edildiğini, bu mahkemece de uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiği yönündeki görevsizlik kararı ile davanın usulden reddine karar verildiğini, olumsuz görev uyuşmazlığı meydana geldiği için dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderildiğini, İstanbul 37. Hukuk Dairesinin 2017/816 E.ve 2017/858 K. sayılı kararı ile de davada Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunun hüküm altına alındığını, bu aşamalardan sonra yargılamanın Kocaeli 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/27 E. Sayılı dosyası ile devam edildiğini, bu dosyada 2018/198 Karar ile, borcu nakleden İhlas Finans A.Ş.’nin tasfiye sürecinin halen devam ettiği, tasfiye sonuçlanıp kâr ve zarar durumu belirgenleşmeden alacak talebinde bulunulamayacağı, bu nedenle davacının kar/zarar hesabına yatırdığı para hakkında talepte bulunmasının mümkün olmadığı, bu itibarla davanın erken açılan dava konumunda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, kararın istinaf edildiğini, istinaf dosyasının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi 2018/1560 Esasına kaydedildiğini, istinaf mahkemesinin 2018/1048 sayılı kararı ile, ilk derece mahkemesi tarafından İhlas Finans Kurumunun tasfiyesi sonuçlanmadığından alacağın muaccel hale gelmediğinden bahisle dava reddedilmiş ise de davacının İhlas Finans Kurumundaki alacağının davalıya devrine ilişkin devir bedelinin davalıdan talep edildiği, davada İhlas Finans Kurumuna yönelik bir talep ve davanın mevcut olmadığı, taraflar arasında yapılan satış sözleşmesinde davalının satın aldığı alacağın bedelini ödemesine ilişkin takvimin mevcut olduğu, ödemelerin dava dışı finans kurumunun tasfiyesi sonrası yapılacağına ilişkin hükmün olmadığı, Yargıtay 19.HD’nin 2016/4537 esas, 2016/7507 sayılı karar ilamının da bu yönde olduğunu, takip tarihi itibariyle 16 taksit bedelinin sözleşmenin 4.5. maddesine uyarınca muaccel olduğunun anlaşıldığı, yazılı şekilde delil takdirinde hataya düşerek davanın kabulü yerine davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, gerekçeleriyle Kocaeli 1.ATM’nin 2017/27 E, 2018/198 sayılı kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, iş bu dava konusunun, Kocaeli 1. İcra Müdürlüğü’nün 2016/4596 Esas Sayılı dosyasında takibe dayanak sözleşmede belirtilen alacağın diğer taksitlerinin tahsiline ilişkin olduğunu ancak davalının bu takip dosyasına da haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, dava şartı arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç elde edilemediğini beyanla icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.