Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/3728 E. , 2024/6260 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/3728 Karar No : 2024/6260 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR : 1- (DAVACI) ... VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) ...Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu ist…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/3728 E. , 2024/6260 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/3728 Karar No : 2024/6260 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR : 1- (DAVACI) ... VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) ...Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bilecik İli, Gölpazarı İlçesi sınırları içinde bulunan, ... sayılı maden işletme ruhsatına sahip olan davacı tarafından, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7. maddesinde öngörülen izinlerin süresi içerisinde alınarak, kuruma ibraz edilmediğinden bahisle aynı Kanun'un 24. maddesinin 11. fıkrası hükmü uyarınca 2015 ve 2016 yılları için ayrı ayrı olmak üzere 52.790.-TL üzerinden toplam 105.580,00.-TL idari para cezası verilmesine ilişkin tesis edilen ... tarih ve ... sayılı Maden İşleri Genel Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararında; uyuşmazlıkta, Bilecik İli, Gölpazarı İlçesi sınırları içinde bulunan ... sayılı maden sahasına dair işletme ruhsatının 02/03/2012 tarihinde alındığı, 3 yıllık sürenin 02/03/2015 tarihinde dolduğu, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 24/11. maddesinin değiştirilmesine ve dava konusu idari para cezası tanzim edilmesine dair 6592 sayılı Kanun'un 13. maddesinin 18/02/2015 tarihli Resmi Gazete ile yayımlanarak yürürlüğe girdiği, dava konusu işlemle, 2015 yılı için 52.790,00-TL, 2016 yılı için 52.790,00-TL olmak üzere toplamda 105.580,00-TL idari para cezasının tanzim edildiği, 3 yıl içerisinde gerekli izinlerin alınmaması fiilinin müeyyidesinin, ruhsat iptali iken gelinen aşamada aynı fiilin müeyyidesinin para cezası olarak değiştirildiği, bakılan davada; 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 24/11. maddesi, 6592 sayılı Kanun'un 13. maddesi ile değiştirilmeden önce, işletme ruhsatı yürürlük tarihinden itibaren 3 yıl içinde Kanun’un 7. maddesine göre alınması gerekli olan çevresel etki değerlendirmesi kararı, mülkiyet izni, işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile Genel Müdürlüğün kayıtlarına işlenmiş alanlar ile ilgili diğer izinlerin alınarak Genel Müdürlüğe verilmesini müteakip işletme izni düzenleneceği, bu yükümlülükleri yerine getirmeyenlerin, teminatları irat kaydedilerek ruhsatlarının iptal edileceğinin düzenlendiği ve bu haliyle işletme faaliyetlerinin tümüyle son bulması sonucunu doğuran bu müeyyideye nazaran yükümlülüklerini yerine getiremeyen ruhsat sahipleri lehine olan "idari para cezası" yaptırımının getirildiği dikkate alındığında, davacı tarafından kararda yer verilen mevzuatta belirtilen gerekli izinlerin 3 yıllık süresi içerisinde alınmadığı konusunda tereddüt bulunmadığından tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 24/11. maddesinde 6592 sayılı Kanun'un 13. maddesi ile yapılan değişiklikle işletme faaliyetlerinin tümüyle son bulması sonucunu doğuran bu müeyyideye nazaran yükümlülüklerini yerine getiremeyen ruhsat sahipleri lehine olan "idari para cezası" yaptırımının getirildiği dikkate alındığında, davacı tarafından mevzuatta belirtilen gerekli izinlerin 3 yıllık süresi içerisinde alınmadığı konusunda tereddüt bulunmadığından ve 3 yıllık sürede izinleri almaması/alamaması nedeniyle davalı idareye ruhsat hukukunun sonlandırılması yolunda bir başvuruda da bulunmaması nedeniyle para cezası ile cezalandırılmasında ve mahkeme kararında yer alan idari para cezası verilmesine esas fiilin sübutuna ilişkin gerekçede isabetsizlik bulunmadığı, ancak, davalı idarece, mevzuat hükümleri uyarınca yıllar itibariyle yeniden değerleme oranı uygulanmak suretiyle cezalandırmaya esas eylemlerin gerçekleştiği 2015 yılı için 50.000,00-TL, 2016 yılı için ise 52.790,00-TL olmak üzere toplam 102.790,00-TL idari para cezası uygulanması gerekirken 2015 yılı için geçerli olan 50.000,00-TL'lık tutar yerine belirtilen yıl için 52.790,00-TL para cezası verilmesinde isabet görülmeyerek dava konusu işlemin 102.790,00-TL'lık kısmı yönünden davanın reddine, 2.790,00-TL'lık kısmı yönünden ise iptaline karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmış, davanın reddine ilişkin kararda bu yönüyle isabet görülmediği gerekçesi ile davacı istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararın kısmen kaldırılması suretiyle dava konusu işlemin 2.790,00-TL'lık kısmı yönünden dava konusu işlemin iptaline, 102.790,00-TL'lık kısmı yönünden ise istinaf başvurusunun reddine, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.040,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, aleyhe bozma yasağı kapsamında mahkeme karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00-TL vekalet ücretinin ise davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, başka bir ruhsat sahası ile ilgili aynı mahiyette verilen para cezasının iptali istemiyle ... İdare Mahkemesinde açılan ... sayılı dosyada para cezasının iptaline karar verildiği, bahse konu kararda yer verilen iptal gerekçeleri çerçevesinde bakılan davaya konu işlemin de iptaline karar verilmesi gerektiği, yasa maddesinin değiştirildiği durumlarda geçiş dönemine dair düzenleme yapılması gerekirken yapılan değişiklikle bu hususların göz önünde alınmadığı, önceki ve sonraki düzenlemelerdeki müeyyideler hakkında leh-aleyh ayrımı yapılamayacağı, dava konusu işlemde kanun maddesinde sayılan hangi unsur veya unsurların gerçekleştiğinin ve cezalandırmaya esas alındığının dava konusu işlemde açıkça gösterilmediği gerekçeleri ile istinaf başvurusunun kısmen reddine dair kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. Davalı idare tarafından, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun Ek 16. maddesinde yer verilen "...MAPEG; ilgili mevzuat kapsamındaki görevleri dolayısıyla yapacağı işlemler yönünden, katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi hariç, her türlü vergi, resim, harç ve paydan, tapu ve kadastro işlemlerinden kaynaklanan her türlü döner sermaye ücretinden muaftır. Ancak, yargı harçlarının MAPEG’in haklılığı nispetinde karşı taraftan tahsiline ilgili mercii tarafından karar verilir." düzenlemesi gereğince idareleri yargı harçlarından muaf tutulduğundan kararın bu kısmı yönünden bozulması gerektiği, vekalet ücreti yönünden, davacı taraf lehine 2.040,00-TL vekalet ücretine hükmedilmiş olmasına rağmen Genel Müdürlük lehine 1.700,00-TL vekalet ücretine hükmedildiği, haklılık oranı gözetildiğinde davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinden daha az vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu, 3213 sayılı Kanunun 13. maddesinin 2. fıkrasında; "....bu kanun gereğince uygulanan idari para cezaları her yıl 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranı nispetinde artırılır...." kuralı kapsamında tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmakta olup, davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının açıklamalı onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İLGİLİ MEVZUAT: 3213 sayılı Maden Kanunu'nun ''Tanımlar'' başlıklı 3. maddesinde; "beklenmeyen haller: Tenör, jeoloji, pazarlama, ulaştırma ve alt yapı şartlarındaki beklenmeyen değişiklikler ile ilgili mevzuat gereğince diğer kurumlardan alınması gereken izinlerin alınamaması durumları." şeklinde belirtilmiş, "Madencilik faaliyetlerinde izinler" başlıklı 7. maddesinin 11. fıkrasında; "Çevresel etki değerlendirmesi işlemleri Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından, diğer izinlere ilişkin işlemler de ilgili bakanlıklar ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca çevresel etki değerlendirmesi sürecinde en geç üç ay içinde bitirilir. Bakanlık ve diğer bakanlıkların mevzuatının gerektirdiği maddî yükümlülükler ruhsat sahibi tarafından karşılanır." kuralı bulunmaktadır. 3213 sayılı Kanunun dava konusu işlemin tesis edildiği tarihteki hali olan ve 04/02/2015 tarih ve 6592 sayılı Kanunun 13. maddesi ile değişik 24. maddesinin 11. fırkasında; "7 nci maddeye göre gerekli izinlerin alınmasından itibaren işletme izni verilir. Bu iznin verildiği tarihten itibaren Devlet hakkı alınır. Ruhsat sahibince, işletme ruhsatı yürürlük tarihinden itibaren üç yıl içinde 7 nci maddeye göre alınması gerekli olan çevresel etki değerlendirme kararı, mülkiyet izni, işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile Genel Müdürlüğün kayıtlarına işlenmiş alanlar ile ilgili izinlerin Genel Müdürlüğe verilmesini müteakip, işletme izni düzenlenir. Süresi içinde yükümlülükleri yerine getirilmeyen ruhsatlar için her yıl ₺50.000 idari para cezası verilir. İşletme ruhsat süresi sonuna kadar bu fıkrada belirtilen izinlerden dolayı işletme izninin alınamaması hâlinde ruhsat süresi uzatılmaz." hükmü yer almaktadır. Davacının işletme ruhsatını aldığı 02/03/2012 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan haliyle 3213 sayılı Kanunun 24. maddesinin 11. fıkrasında "Bu Kanunun 7 nci maddesine göre gerekli izinlerin alınmasından itibaren işletme izni verilir. Bu iznin verildiği tarihten itibaren bir yıllık süre içinde ruhsat sahibi madeni işletmeye almak zorundadır. Bu sürede işletmeye alınmayan ruhsat sahalarında, çalışılmayan her yıl için, projede belirtilen üretim miktarının % 10’u üzerinden Devlet hakkı alınır. Ruhsat sahibince, işletme ruhsatı yürürlük tarihinden itibaren üç yıl içinde bu Kanunun 7 nci maddesine göre alınması gerekli olan çevresel etki değerlendirmesi kararı, mülkiyet izni, işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile Genel Müdürlüğün kayıtlarına işlenmiş alanlar ile ilgili diğer izinlerin alınarak Genel Müdürlüğe verilmesini müteakip işletme izni düzenlenir. Yükümlülükleri yerine getirilmeyen ruhsatların teminatı irad kaydedilerek ruhsat iptal edilir. Ancak kamu kurumlarınca işletilen bor tuzu ve Ereğli Kömür Havzasındaki taşkömürü ruhsatları için bu hüküm uygulanmaz." hükmü bulunmaktadır. 3213 sayılı Kanunun geçici 22. maddesinde, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar, 24 üncü maddenin on birinci fıkrası gereğince 7 nci maddeye göre alınması gerekli olan izinler ile Genel Müdürlüğün kayıtlarına işlenmiş alanlarla ilgili diğer izinler için müracaat edilmiş olmasına rağmen süresi içinde izinleri alınamamış ruhsatlar ile anılan izinlerin süresi içinde alınarak Genel Müdürlüğe verilemeyen ruhsatlar hakkında ₺30.000 idari para cezası uygulanır. İdari para cezası yatırılan ruhsatlar iptal edilmez, bu ruhsatlar hakkında 24 üncü maddenin on birinci fıkrası hükümleri uygulanır." düzenlemesi yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 3213 sayılı Kanunun 24. maddesinin 11. fıkrası 04/02/2015 tarih ve 6592 sayılı Kanun’un 13. maddesiyle değiştirilmiştir. Değişiklikten önce yükümlülükleri yerine getirilmeyen ruhsatların teminatı irat kaydedilerek iptal edileceği düzenlenmekte iken değişiklikten sonra, süresi içinde yükümlülükleri yerine getirilmeyen ruhsatlar için her yıl ₺50.000,00 idari para cezası verileceği, işletme ruhsat süresi sonuna kadar bu fıkrada belirtilen izinlerden dolayı işletme izninin alınamaması hâlinde ruhsat süresinin uzatılmayacağı hüküm altına alınmıştır. 3213 sayılı Kanunun geçici 22. maddesi ise, maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yükümlülükleri yerine getirilmeyen ve iptal konumunda olan ruhsatlara ilişkin düzenleme niteliğindedir. Davacı açısından 3 yıllık sürenin dolmasına 20 günden az süre kalmışken mevzuat değişikliği yapılmış olup, geçici maddenin davacıya uygulanması söz konusu değildir. Dava konusu işlem 04/02/2015 tarih ve 6592 sayılı Kanun ile yapılan değişikliği de kapsar nitelikte yürürlükte olan Kanunun 24/11. maddesine göre tesis edilmiştir. Dava konusu işlemin anılan madde dayanak alınarak tesis edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Temyize konu kararda, 3213 sayılı Kanunun 24/11. maddesinde 6592 sayılı Kanun'un 13. maddesi ile yapılan değişiklikle işletme faaliyetlerinin tümüyle son bulması sonucunu doğuran bu müeyyideye nazaran yükümlülüklerini yerine getiremeyen ruhsat sahipleri lehine olan "idari para cezası" yaptırımının getirildiği gerekçesine yer verilmiştir. 3213 sayılı Kanunun 24. maddesinin 11. fıkrasında yapılan değişiklik kapsamında, ruhsat iptali ve idari para cezası müeyyidelerinin farklı sonuçlar ihtiva etmeleri nedeniyle davacıların haklarında uygulanan idari para cezası yerine ruhsat iptali işleminin yapılması gerektiği yönünde iradelerinin bulunması durumunda bu hususun yargı mercilerince değerlendirilmesi mümkündür. Diğer bir ifade ile, uyuşmazlıkta dava konusu işlemin lehe düzenleme kapsamında yapılan bir değerlendirme sonucunda değil, işlem tarihinde yürürlükteki mevzuata uygun olarak tesis edildiği gerekçesi ile hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Olayda, fiilin sübut bulduğu hususunda kuşku bulunmamakla birlikte, 3213 sayılı Kanunun 13. maddesinin 2. fıkrasında; "....bu kanun gereğince uygulanan idari para cezaları her yıl 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranı nispetinde artırılır...." kuralına; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 5. maddesinde; "26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümleri kabahatler bakımından da uygulanır. Ancak, kabahatler karşılığında öngörülen idarî yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından derhal uygulama kuralı geçerlidir. Kabahat, failin icraî veya ihmali davranışı gerçekleştirdiği zaman işlenmiş sayılır. Neticenin oluştuğu zaman, bu bakımdan dikkate alınmaz." kuralına yer verilmiş olup, temyize konu kararda, eylemin gerçekleştiği 2015 yılı için geçerli olan idari para cezasının verilmesi gerektiği gerekçesi ile kısmen iptal kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Davalı idare tarafından, temyiz dilekçesinde, vekalet ücreti yönünden, davacı taraf lehine 2.040,00-TL vekalet ücretine hükmedilmiş olmasına rağmen Genel Müdürlük lehine 1.700,00-TL vekalet ücretine hükmedildiği, haklılık oranı gözetildiğinde davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinden daha az vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir. Bölge İdare Mahkemesi kararı ile birlikte dava kısmen iptal, kısmen ret ile sonuçlanmış ve karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.040,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, aleyhe bozma yasağı kapsamında mahkeme karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00-TL vekalet ücretinin ise davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine karar verilmiştir. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde konuyla ilgili açık bir düzenlemeye yer verilmemekle birlikte, 03/09/2022 tarih ve 31942 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Avukatlık ücretinin kapsadığı işler" başlıklı 2. maddesinin 3. fıkrasında, "Hangi sebeple olursa olsun, temyiz veya istinaf başvurusu üzerine verilen bozma veya kaldırma kararı sonrasında hükmolunan yargı kararlarında, hükmün verildiği tarihte yürürlükte olan Tarife esas alınır." düzenlemesine yer verilmiş, sonraki yıllarda yayımlanan Tarifelerde de aynı düzenleme korunmuştur. 2022 yılı Tarifesinde de açıkça yer aldığı üzere, Bölge İdare Mahkemesince Mahkeme kararının kısmen kaldırılmasına karar verilmesi durumunda kısmen kaldırılan kısım için vekalet ücretine hükmedileceği, istinaf istemi reddedilen diğer kısım için ise ayrıca bir vekalet ücretine hükmedilmeyeceği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda, dava konusu olayda, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuş olup, aleyhe bozma yasağından dolayı davacı aleyhine Bölge İdare Mahkemesi karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmemesi gibi bir durum söz konusu olmayacak ise de, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine dair karara karşı yapılan davacının istinaf isteminin reddedilmesi sebebiyle ayrıca vekalet ücretine hükmedilmesine gerek bulunmamaktadır. Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesi kararının ruhsat sahipleri "lehine olan idari para cezası" yaptırımının getirildiğine ilişkin ibare ve vekalet ücreti yönünden yukarıda belirtilen açıklama ile onanması gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz istemlerinin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen açıklamayla ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 05/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.