Başvuru, karar sonucunu değiştirebilecek nitelikteki esaslı iddianın karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, karar sonucunu değiştirebilecek nitelikteki esaslı iddianın karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. 1972 doğumlu olan başvurucu, bireysel başvuruya konu olayın meydana geldiği tarihte İstanbul'da ikamet etmektedir. Başvurucunun İstanbul'daki Marmara Forum isimli alışveriş merkezinde bulunan D&R mağazasından 28/10/2013 tarihinde ücretini ödemeden oyun konsolu (elektronik ürün) alarak mağazadan çıktığı iddia edilmiş ve başvurucu hakkında mağaza yetkilileri şikâyette bulunmuştur. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) olayla ilgili soruşturma başlatmıştır. Soruşturma kapsamında ifadesi alınan başvurucu; olay günü eşiyle yaşadığı tartışma nedeniyle psikolojik açıdan iyi olmadığını, buna bağlı olarak ürünün fiyatını ödemeyi unuttuğunu, nitekim durumu fark edince ertesi gün mağazaya giderek ürünü teslim ettiğini ileri sürmüştür. Soruşturma sonucunda Başsavcılık 8/11/2013 tarihli iddianame ile başvurucu hakkında kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık suçundan kamu davası açmıştır. Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesinde (Mahkeme) görülen yargılamanın 13/3/2014 tarihli duruşmasında başvurucu savunma yapmıştır. Başvurucu savunmasında özetle olay öncesinde eşinden şiddet gördüğünü, ürünü satın almadan eve gittiği takdirde eşinden yine şiddet görme ihtimali olduğunu, o sırada eşinin telefon etmesi üzerine korku ve dalgınlık nedeniyle ürünün fiyatını ödediğini zannederek mağazadan çıktığını ifade etmiştir. Buna ek olarak son zamanlarda dikkat dağınıklığı rahatsızlığı yaşadığını, bu nedenle ürünün fiyatını ödemediğinin farkında olamadığını, durumu fark etmesi üzerine mağazaya giderek ürünü teslim ettiğini ileri sürmüştür. Mahkeme 13/3/2014 tarihli kararla başvurucunun hırsızlık suçundan 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar vermiştir. Mahkeme başvurucunun "Eşim benden bazı şeyleri almamı istiyordu, almadığımda bana şiddet uyguluyordu." şeklindeki savunması ile "Ürünü parasını ödediğimi zannederek aldım." yönündeki savunmasının çeliştiği kanaatiyle atılı suçu işlediği sonucuna ulaşmıştır. Gerekçeli kararın ilgili kısmı şöyledir:"Olay günü sunulan kamera görüntüleri sanık ile izlenmiş, sanık görüntülerdeki kişinin kendisi olduğunu ürünün parasını ödediğini zannederek alıp çıktığını savunmuştur. Sanığın eşim benden bazı şeyleri almamı istiyordu almadığımda bana şiddet uyguluyordu savunması ve ürünü parasını ödediğimi zannederek aldım savunmasının çeliştiği kanaati oluşmuş, sanığın aynı neviden eylemler ile sabıkalı olduğu görülmüş, bu durumda sanığın kasdının stantda satışa sunulan malı parasını ödemeden alma mal edinme olduğu kanaati oluşmuştur.Sanığın görüntülerde de izlendiği gibi D&R mağazasında eşyaların bulunduğu stantdan mağazada satışa sunulan ürünü aldığı kamera tesbiti yapılınca ve sanığa ulaşılınca soruşturma aşamasında eşyayı iade ettiği anlaşılmıştır. Müştekilerin dükkan/mağazalarının bulunduğu Marmara Forum Alışveriş merkezinin tabana bitişik yanları muhkem yapı malzemesi ile örülü üstü örtülü olması nedeni ile bina vasfında olduğu kanaati oluşmuştur. Tüm dosya içeriğinden, sanığın olay günü tabana bitişik yanları muhkem yapı malzemesi ile örülü üstü örtülü olması nedeni ile bina vasfında olan Marmara Forum alışveriş merkezinde bulunan D&R isimli mağazadan satışa sunulan elektronik eşyadan 1 tanesini müştekinin rızası hilafına mal edinmek amacı ile parasını ödemeden müşteki çalışanlarına fark ettirmeden alıp mağazadan ayrıldığı hakimiyet alanına geçirdiği, kamera kayıtlarından yapılan tesbit ile sanığa araç plakasından ulaşılınca soruşturma aşamasında malı iade ederek zararı giderdiği kanaati oluşmuş...[tur.]" Başvurucu; gerekçeli temyiz dilekçesinde -diğerlerinin yanı sıra- eşinden gördüğü şiddet nedeniyle psikolojik rahatsızlığı olduğunu, konsantrasyon ve unutkanlık sorunları yaşadığını, bu nedenle ürünün fiyatını ödemediğinin farkına varamadığını, dolayısıyla olayda bir kastının bulunmadığını, bir hastaneye sevk edilerek durumunun araştırılıp bunun sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak cezalandırıldığını ileri sürmüş ve temyiz talebinde bulunmuştur. Temyiz incelemesi devam etmekte iken başvurucu 2/2/2015 tarihinde Yargıtaya bir dilekçe göndererek savunmasında ileri sürdüğü dalgınlık ve konsantrasyon eksikliği rahatsızlıklarının sağlık kuruluşlarınca düzenlenen raporlarla da sabit olduğunu belirtmiştir. Buna göre başvurucunun dilekçesinin ekinde yer verdiği, Kartal Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 17/6/2014 tarihli raporda epilepsi tanısı ile takip ve tedavi edilmekte olduğu, buna ek olarak talebine istinaden Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 26/1/2015 tarihli yazıda depresif bozukluk, psikotik belirtisiz ağır depresif nöbet rahatsızlıklarının tedavisinin devam etmekte olduğu belirtilmiştir. Temyiz üzerine etkin pişmanlık hükümlerinin hatalı uygulanması suretiyle yüksek oranda ceza verildiği gerekçesiyle Yargıtay Ceza Dairesince 27/11/2017 tarihinde hüküm bozulmuştur. Bozma kararının gerekçesinde başvurucunun sağlık sorununa ilişkin olarak sunduğu bilgi ve belgeler hakkında herhangi bir değerlendirmede bulunulmamıştır. Bozmaya uyularak devam edilen yargılama neticesinde Mahkeme, başvurucunun hırsızlık suçundan bu defa 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ancak yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluşması nedeniyle cezanın ertelenmesine 19/4/2018 tarihinde karar verilmiştir. Başvurucu; gerekçeli temyiz dilekçesinde -diğerlerinin yanı sıra- işlediği fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin epilepsi ve psikolojik rahatsızlıkları nedeniyle önemli derecede azalıp azalmadığının araştırılması ve buna göre cezai ehliyetinin değerlendirilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yüksek oranda ceza verildiğini,rahatsızlıklarına ilişkin olarak sunduğu sağlık raporlarının dikkate alınmadığını belirterek temyiz talebinde bulunmuştur. Temyiz dilekçesinin ekinde bir kez daha sağlık durumunu gösteren 17/6/2014 ve 26/1/2015 tarihli raporlara yer vermiştir. Yargıtay Ceza Dairesi "etkin pişmanlığın soruşturma aşamasında gerçekleştiği kabul edildiğinde indirim oranının 1/2 oranından daha fazla olması gerektiği gözetilmeyerek 1/3 oranında indirim yapıldığı" gerekçesiyle 8/4/2019 tarihinde hükmü bozmuştur. Bozma kararının gerekçesinde başvurucunun temyiz dilekçesinde yer verdiği psikolojik rahatsızlıklarına ilişkin sağlık durumu raporları hakkında herhangi bir değerlendirmede bulunmamıştır. Bozmaya uyularak devam edilen yargılama sonucunda Mahkemenin 25/6/2019 tarihli kararı ile başvurucunun hırsızlık suçundan 6 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verilmiştir. Kararda 13/3/2014 tarihli kararın gerekçesi tekrar edilerek başvurucunun "Eşim benden bazı şeyleri almamı istiyordu, almadığımda bana şiddet uyguluyordu." şeklindeki savunması ile "Ürünü parasını ödediğimi zannederek aldım" yönündeki savunmasının çeliştiği kanaatiyle atılı suçun işlendiği sonucuna ulaşıldığı belirtilmiştir. Gerekçeli kararda başvurucunun dosyaya sunduğu psikolojik rahatsızlıklarına ilişkin sağlık raporları hakkında herhangi bir açıklama bulunmamaktadır. Başvurucu, gerekçeli temyiz dilekçesinde- diğerlerinin yanı sıra- ceza ehliyetinin olup olmadığının ortaya çıkarılması için dava dosyasına sunduğu sağlık raporları hakkında derece mahkemelerince herhangi bir değerlendirmede bulunulmadığını belirterek temyiz talebinde bulunmuştur. Yargıtay Ceza Dairesi hükmü düzelterek onamıştır. Onama kararında başvurucunun ceza ehliyetine ilişkin iddia ve itirazları hakkında herhangi bir değerlendirmede bulunmamıştır. Başvurucu, nihai hükmü 1/9/2020 tarihinde öğrendikten sonra 7/9/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvuruda gerekçeli karar hakkı ile makul sürede yargılanma hakkı dışındaki şikâyetlerin kabul edilemez olduğuna, anılan haklara ilişkin şikâyetlerin kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.