TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ GENEL KURUL KARAR BAHADIR ÜNEY VE D İĞERLERİ BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2018/4453) Karar Tarihi: 10/3/2022 R.G. Tarih ve Say ı: 19/4/2022-31814 Başvuru Numaras ı: 2018/4453 Karar Tarihi :10/3/2022 1GENEL KURUL KARAR Başkan : Zühtü ARSLAN Başkanvekili : Hasan Tahsin GÖKCAN Başkanvekili : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM Hicabi DURSUN Muammer TOPAL M. Emin KUZ R ıdvan GÜLEÇ Recai AKYELYusuf Şevki HAKYEMEZ Yıldız SEFERİNOĞLU Selahaddin MENTE Ş Basri BA
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ GENEL KURUL KARAR BAHADIR ÜNEY VE D İĞERLERİ BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2018/4453) Karar Tarihi: 10/3/2022 R.G. Tarih ve Say ı: 19/4/2022-31814 Başvuru Numaras ı: 2018/4453 Karar Tarihi :10/3/2022 1GENEL KURUL KARAR Başkan : Zühtü ARSLAN Başkanvekili : Hasan Tahsin GÖKCAN Başkanvekili : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM Hicabi DURSUN Muammer TOPAL M. Emin KUZ R ıdvan GÜLEÇ Recai AKYELYusuf Şevki HAKYEMEZ Yıldız SEFERİNOĞLU Selahaddin MENTE Ş Basri BAĞCI İrfan FİDAN Kenan YA ŞAR Raportör : Ali KOZAN Başvurucular : 1. Bahad ır ÜNEY 2. Kardelen ÜNEY 3. Muharrem ÜNEY I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru; çocuk ile velayet d ışı ebeveyni aras ında şahsi ilişkinin geç tesis edilmesi, yarg ılaman ın sürüncemede b ırak ılmas ı ve velayetin anneye verilmesi nedeniyle aile hayat ına sayg ı hakk ının ihlal edildi ği iddias ına ilişkindir. II. BAŞ VURU SÜREC İ 2. Başvuru 26/1/2018 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. Başvuru Numaras ı: 2018/4453 Karar Tarihi :10/3/2022 24. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına gönderilmi ştir. 6.İkinci Bölümün 18/5/2021 tarihinde yapt ığı toplant ıda başvurunun niteli ği itibar ıyla Genel Kurul taraf ından karara ba ğlanmas ı gerekli görüldü ğünden Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük) 28. maddesinin (3) numaral ı fıkras ı uyar ınca Genel Kurula sevkine karar verilmi ştir. III. OLAY VE OLGULAR 7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle olaylar özetle şöyledir: 8. Birinci ba şvurucu (ba şvurucu) ile E.Ü. 2000 y ılında evlenmi ş olup 2001 ve 2005 y ıllar ında müşterek çocuklar ı dünyaya gelmi ştir. 2001 do ğumlu çocuk ikinci ba şvurucu, 2005 doğumlu çocuk ise üçüncü ba şvurucudur. Ba şvurucu, evlilik birli ğinin temelinden sars ılmas ı nedeniyle -aile mahkemesi s ıfat ıyla- Tire 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) 11/3/2011 tarihinde bo şanma davas ı açm ıştır. 9. Dava dilekçesinde ba şvurucu; bo şanma talebine ili şkin iddialar ını belirttikten sonra eşinin antisosyal bir ki şiliğe sahip oldu ğunu, eşinin yan ında kalmalar ı hâlinde çocuklar ın ruhsal durumlar ının da etkilenece ğini ifade etmi ştir. Eşinin engellemesi nedeniyle çocuklar ıyla görüşemediğini, öğretmen oldu ğu için çocuklar ını daha iyi yeti ştirebileceğini belirterek çocuklar ın velayetinin kendisine verilmesini, çocuklar ıyla aras ında tedbiren ki şisel ilişki kurulmas ını ve yarg ılama sonucunda da velayet durumuna göre ki şisel ilişki tesis edilmesini talep etmi ştir. 10. Başvurucunun e şi karşı dava ve cevap dilekçesinde; ba şvurucunun psikolojik sorunlar ının olduğunu, çocuklar ını ve kendisini silahla tehdit etmesi ve çocuklarla ilgilenmemesi sonucu çocuklar ı da yan ına alarak ailesinin yan ına yerleştiğini, bu olay sonras ı talebi üzerine İzmir 4. Aile Mahkemesince 2010 y ılında ayr ılık ve nafaka karar ı verildiğini belirtmiştir. Yakla şık iki y ıldır ayr ı yaşadığını, bir çocu ğunun engelli oldu ğunu, diğerinin okula gitti ğini, çocuklarla kendisinin ilgilendi ğini, başvurucunun bu süreçte çocuklar ı yok sayarak temel ihtiyaçlar ını bile kar şılamad ığını vurgulayarak çocuklar ın velayetinin kendisine verilmesini talep etmi ştir. 11. Mahkeme 14/3/2011 tarihli tensiple tedbiren şahsi ilişki kurulmas ı talebi yönünden bilirki şi incelemesi yap ılmas ına karar vermi ştir. Başvurucu vekili 16/6/2011 ve 16/2/2012 tarihli duru şmalarda, çocuklarla ba şvurucu aras ında tedbiren şahsi ilişki kurulmas ına karar verilmesi talebini yinelemi ş ancak Mahkeme bu konuda karar verilmesi için bilirki şi raporunun beklenmesine hükmetmi ştir. 12. Beklenen bilirki şi raporu 6/11/2012 tarihinde Mahkemeye sunulmu ştur. Raporda; annenin her iki çocu ğun da bak ım ve yeti ştirme görevlerini yerine getirebildi ği, müşterek çocuklar ın anne ile payla şımlar ının daha yo ğun olduğu, annenin velayetleri almas ına engel te şkil edebilecek herhangi somut bir veriye rastlanmad ığı belirtilmi ştir. Bu durum gözetilerek çocuklar ın velayetlerinin anneye verilmesinin, ba şvurucu ile düzenli şahsi ilişki kurulmas ının küçüklerin psikolojik, pedagojik ve sosyal geli şimleri aç ısından uygun olacağı değerlendirmesine yer verilmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2018/4453 Karar Tarihi :10/3/2022 313. Mahkeme, bilirki şi raporu sonras ı tedbiren ki şisel ilişki kurulmas ına ayr ıca karar vermemi ştir. Ancak Mahkeme, an ılan bilirki şi raporundaki tespitlere dayanarak 13/6/2013 tarihinde davan ın ve kar şı davan ın kabulüne, çocuklar ın velayetinin anneye bırak ılmas ına ve başvurucu ile çocuklar aras ında belirlenen günlerde şahsi ilişki kurulmas ına karar vermi ştir. Başvurucu bu karara dayanarak çocuklar ın teslimi talebiyle 11/7/2014 tarihinde icra dairesine ba şvurmuştur. İzmir 1. İcra Dairesi, mahkeme karar ının temyi z edildiği ve henüz kesinle şmediği gerekçesiyle takip talebini almam ıştır. 14. Başvurucunun temyizi üzerine Yarg ıtay 2. Hukuk Dairesi 17/9/2014 tarihinde ilk derece mahkemesinin an ılan karar ının bozulmas ına karar vermi ştir. Karar ın gerekçesinde, başvurucunun delil listesinde bildirdi ği tan ıklar ın dinlenmeden karar verilmesinin adil yarg ılanma hakk ına ayk ırı olduğu vurgulanm ıştır. 15. Bozma karar ına uyularak yap ılan yarg ılamada ba şvurucunun talebi üzerine Mahkeme 29/1/2015 tarihinde ba şvurucu ile çocuklar aras ında tedbiren şahsi ilişki kurulmas ına karar vermi ştir. Mahkeme, tan ıklar ı dinledikten sonra 24/12/2015 tarihinde kar şı davan ın kabulüne, çocuklar ın velayetinin anneye b ırak ılmas ına ve ba şvurucu ile çocuklar aras ında Mahkemenin belirledi ği günlerde ki şisel ilişki kurulmas ına karar vermi ştir. Karar ın gerekçesinde, e şine karşı şiddet uygulayan ba şvurucunun evlilik birli ğinin bozulmas ında daha ağır kusurlu oldu ğu belirtilmi ştir. Müşterek çocuklar ın bilirkişi raporundaki hususlar değerlendirilerek velayetlerinin anneye b ırak ıldığı ve babayla çocuklar aras ında kişisel ilişki tesis edildi ği ifade edilmi ştir. 16. Başvurucu, an ılan karara kar şı temyiz yoluna gitmi ştir. Temyiz dilekçesinde; eşinin çocuklar ına şiddet uygulad ığını, çocuklar ıyla görüşmesini engelledi ğini, bu nedenle yaklaşık üç y ıldır çocuklar ıyla iletişim kuramad ığını belirtmiştir. Ayr ıca taleplerine ra ğmen Mahkemenin de çocuklar ıyla şahsi ilişki kurulmas ına tedbiren karar vermeyerek bu sürece katk ıda bulundu ğunu ifade etmi ştir. Eşinin ruhsal sorunlar ının olduğu ve velayetin ona bırak ılmas ı hâlinde çocuklar ın ruhsal geli şiminin olumsuz etkilenece ği yönündeki iddialar ının incelenmedi ğini, masa ba şında tek bir ki şi taraf ından haz ırlanan rapor ile çocuklar ının velayetinin kendinden al ındığını vurgulam ıştır. 17. Yarg ıtay 2. Hukuk Dairesi 6/2/2017 tarihinde derece mahkemesinin karar ının onanmas ına hükmetmi ştir. Karar ın gerekçesinde bozma karar ına uygun i şlem ve ara ştırma yap ıldığı, delillerin takdirinde bir yanl ışlık bulunmad ığı belirtilmi ştir. Başvurucunun karar düzeltme talebi de an ılan Dairenin 30/11/2017 tarihli karar ıyla reddedilmi ştir. 18. Söz konusu karar ba şvurucu vekiline 29/12/2017 tarihinde tebli ğ edilmiştir. 19. Başvurucu 26/1/2018 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. IV.İLGİLİ HUKUK A. Ulusal Hukuk20. 22/11/2001 tarihli ve 4721 say ılı Türk Medeni Kanunu nun " Geçici önlemler " kenar başlıklı 169. maddesi şöyledir: "Boşanma veya ayr ılık davas ı aç ılınca hakim, davan ın devam ı süresince gerekli olan, özellikle e şlerin bar ınmas ına, geçimine, e şlerin mallar ının yönetimine ve çocuklar ın bak ım ve korunmas ına ilişkin geçici önlemleri resen al ır." Başvuru Numaras ı: 2018/4453 Karar Tarihi :10/3/2022 421. 4721 say ılı Kanun'un " Hâkimin takdir yetkisi " kenar ba şlıklı 182. maddesinin birinci ve üçüncü f ıkralar ı şöyledir: "Mahkeme bo şanma veya ayr ılığa karar verirken, olanak bulundukça ana ve babay ı dinledikten ve çocuk vesayet alt ında ise vasinin ve vesayet makam ının düşüncesini ald ıktan sonra, ana ve baban ın haklar ını ve çocuk ile olan ki şisel ilişkilerini düzenler. Velâyetin kullan ılmas ı kendisine verilmeyen e şin çocuk ile ki şisel ilişkisini n düzenlenmesinde, çocu ğun özellikle sa ğlık, eğitim ve ahlâk bak ımından yararlar ı esas tutulur. Bu e ş, çocuğun bak ım ve eğitim giderlerine gücü oran ında kat ılmak zorundad ır." 22. 4721 say ılı Kanun un " Durumun de ğişmesi" kenar ba şlıklı 183. maddesi şöyledir: "Ana veya baban ın başkas ıyla evlenmesi, ba şka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olgular ın zorunlu k ılmas ı hâlinde hâkim, re'sen veya ana ve babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri al ır." 23. 4721 say ılı Kanun un "Kural " kenar ba şlıklı 323. maddesi şöyledir: "Ana ve babadan her biri, velâyeti alt ında bulunmayan veya kendisine b ırak ılmayan çocuk ile uygun ki şisel ilişki kurulmas ını isteme hakk ına sahiptir." 24. 4721 say ılı Kanun un "Sınırlar ı" kenar ba şlıklı 324. maddesi şöyledir: "Ana ve babadan her biri, di ğerinin çocuk ile ki şisel ilişkisini zedelemekten, çocu ğun eğitilmesi ve yeti ştirilmesini engellemekten kaç ınmakla yükümlüdür. K işisel ilişki sebebiyle çocu ğun huzuru tehlikeye girer veya ana ve baba bu haklar ını birinci f ıkrada öngörülen yükümlülüklerine ayk ırı olarak kullan ırlar veya çocuk ile ciddi olarak ilgilenmezler ya da di ğer önemli sebepler varsa, ki şisel ilişki kurma hakk ı reddedilebilir veya kendilerinden al ınabilir." 25. 4721 say ılı Kanun un "Yetki " kenar ba şlıklı 326. maddesi şöyledir: "Kişisel ilişki kurulmas ıyla ilgili bütün düzenlemelerde çocu ğun oturdu ğu yer mahkemesi de yetkilidir. Boşanmaya ve evlilik birli ğinin korunmas ına ilişkin yetki kurallar ı sakl ıdır. Çocuk ile ki şisel ilişkiye yönelik bir düzenleme yap ılıncaya kadar, velayet hakk ına sahip veya çocuk kendisine b ırak ılmış kişinin r ızas ı dışında kişisel ilişki kurulamaz." B. Uluslararas ı Hukuk 26. Türkiye taraf ından 14/9/1990 tarihinde imzalanan ve 27/1/1995 tarihli ve 22184 say ılı Resmî Gazete'de yay ımlanan 20/11/1989 tarihli Birle şmiş Milletler (BM) Çocuk Haklar ına Dair Sözle şme nin 3. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "1. Kamusal ya da özel sosyal yard ım kuruluşlar ı, mahkemeler, idari makamlar veya yasama organlar ı taraf ından yap ılan ve çocuklar ı ilgilendiren bütün faaliyetlerde, çocuğun yarar ı temel düşüncedir. Başvuru Numaras ı: 2018/4453 Karar Tarihi :10/3/2022 52. Taraf Devletler, çocu ğun ana-babas ının, vasilerinin ya da kendisinden hukuken sorumlu olan di ğer kişilerin hak ve ödevlerini de göz önünde tutarak, esenli ği için gerekli bak ım ve korumay ı sağlamay ı üstlenirler ve bu amaçla tüm uygun yasal ve idari önlemler i alırlar. ..." 27. Çocuk Haklar ına Dair Sözle şme nin 6. maddesi şöyledir: "1. Taraf Devletler, her çocu ğun temel ya şama hakk ına sahip oldu ğunu kabul ederler. 2. Taraf Devletler, çocu ğun hayatta kalmas ı ve gelişmesi için mümkün olan azami çabay ı gösterirler." 28. Çocuk Haklar ına Dair Sözle şme nin 18. maddesi şöyledir: "1. Taraf Devletler, çocu ğun yetiştirilmesinde ve geli şmesinin sa ğlanmas ında ana-baban ın birlikte sorumluluk ta şıdıklar ı ilkesinin tan ınmas ı için her türlü çabay ı gösterirler. Çocu ğun yetiştirilmesi ve geli ştirilmesi sorumlulu ğu ilk önce ana babaya ya d a durum gerektiriyorsa yasal vasilere dü şer. Bu ki şiler her şeyden önce çocu ğun yüksek yarar ını göz önünde tutarak hareket ederler. 2. Bu Sözle şmede belirtilen haklar ın güvence alt ına al ınmas ı ve geliştirilmesi için Taraf Devletler, çocu ğun yetiştirilmesi konusundaki sorumluluklar ını kullanmada ana-baba ve yasal vasilerin durumlar ına uygun yard ım yapar ve çocuklar ın bak ımı ile görevli kuruluşlar ın, faaliyetlerin ve hizmetlerin geli şmesini sağlarlar." 29. Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesine (A İHM) göre ebeveyn ve çocuklar ın birlikte ya şama hakk ı aile hayat ının esasl ı bir unsuru olup anne ve baba aras ındaki ilişkinin sona ermesi durumunda hukuksal düzenlemelerden kaynaklanan ve bu ili şkiyi k ısıtlayan ya da engelleyen tedbirler, aile hayat ına sayg ı hakk ına bir müdahale olu şturur ( Hoppe/Almanya, B. No: 28422/95, 5/12/2002, 44; Johansen/Norveç, B. No: 17383/90, 7/8/1996, 52; Elsholz/Almanya [BD] , B. No: 25735/94 13/7/2000, 43). 30. AİHM'e göre aile hayat ına sayg ı hakk ı kapsam ındaki negatif ve poziti f yükümlülükler aras ındaki s ınırlar ı kesin biçimde tan ımlamak mümkün de ğildir. İlgili makamlar her iki yükümlülük çerçevesinde belirli bir takdir alan ına sahiptir. Her iki yükümlülük kapsam ında da benzer ilkelerin gözönünde bulundurulmas ı, özellikle her iki durumda da kamusal makamlarca olay ın bağlam ı ve müdahalenin türüne göre birey menfaatleri ile toplum menfaatleri ve çocuk ile ebeveyn menfaatleri aras ında adil bir denge kurulmas ına özen gösterilmesi gerekmektedir. A İHM'e göre bu dengenin tesisinde niteli ği gereği çocuğun menfaatlerine özel bir önem verilmelidir ( Hokkanen/Finlandiya , B. No: 19823/92, 23/9/1994, 55; Hoppe/Almanya , 49). 31. AİHM, ebeveynin çocuk ile birlikte ya şamaya devam etmesinin Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi nin (Sözle şme) 8. maddesinin birinci paragraf ı kapsam ında aile hayat ının temel bir unsurunu olu şturduğunu vurgulamaktad ır. Sözleşme nin 8. maddesi, ebeveynin çocuğu ile yeniden birle şmesini sa ğlayacak önlemlerin al ınmas ını talep etme hakk ının yan ı sıra ulusal makamlar ın bu önlemleri alma yükümlülü ğünü de kapsamaktad ır. Bu husustaki belirleyici husus, ulusal makamlar ın uygulamadaki mevzuat ya da mahkeme kararlar ıyla Başvuru Numaras ı: 2018/4453 Karar Tarihi :10/3/2022 6ebeveyne tan ınan velayet, ziyaret ya da birlikte ya şama hakk ının icras ını kolaylaştırmad a kendilerinden beklenilen bütün makul önlemleri al ıp almad ığıdır (Hokkanen/Finlandiya, 55). 32. AİHM, çocu ğun ve ebeveynin menfaatlerine ili şkin değerlendirmenin ulusal yarg ı makamlar ınca yap ılmas ı gerektiğini kabul etmekle birlikte uyu şmazl ığa ilişkin yarg ılama prosedürünün adil olmas ı ve ilgililere bütün haklar ını kullanabilme olana ğı sağlamas ı gerektiğini ifade etmekte; bu ba ğlamda ulusal mahkemelerin özellikle olgusal, duygusal, psikolojik, maddi ve t ıbbi nitelikteki bütün faktörler ile ailenin durumunu derinlemesine inceleyip incelemedi ğini, çocuğun yüksek menfaatlerini tespit etmek suretiyle ilgili kişilerin de yararlar ına ilişkin makul bir de ğerlendirme ve dengelemede bulunulup bulunulmad ığını belirlemek durumunda oldu ğunu belirtmektedir ( İlker Ensar Uyan ık/Türkiye , B. No: 60328/09, 3/5/2012, 52; Neulinger ve Shuruk/ İsviçre [BD], B. No: 41615/07, 6/7/2010, 139). 33. AİHM, ebeveyn ve çocuklar aras ındaki ilişkileri konu alan uyu şmazl ıklar açısından söz konusu yarg ılamalar ın adil yarg ılanma hakk ının usule ili şkin gereklerini haiz olmas ı, ilgili ebeveyn ve çocu ğu birleştirmek için uygun tedbirlerin al ınmas ı gereğini birlikte ele almakta ve söz konusu vakalar ın birçoğunda Sözle şme nin 6. maddesi aç ısından ayr ıca bir değerlendirme yapmamaktad ır (Amanalachioai/Romanya , B. No: 4023/04, 26/5/2002, 63; İlker Ensar Uyan ık/Türkiye , 33; Raban/Romanya , B. No: 25437/08, 26/10/2010, 23). V.İNCELEME VE GEREKÇE 34. Anayasa Mahkemesinin10/3/2022 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gere ği düşünüldü: A.İkinci ve Üçüncü Ba şvurucular Yönünden 35. Birinci ba şvurucu, Mahkeme taraf ından uzun süre ki şisel ilişki tesis edilmemesi ve velayetin anneye b ırak ılmas ı nedeniyle çocuklar ının da mağdur olduğunu belirterek aile hayat ına sayg ı haklar ının ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. 36. 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun un 46. maddesine göre Anayasa Mahkemesine bireysel ba şvuruda bulunulmas ı için başvuruya konu edilen ve ihlale yol açt ığı ileri sürülen kamusal eylem veya işlemden ba şvurucunun kişisel olarak ve doğrudan etkilenmi ş olmas ı gerekir ( Onur Doğanay, B. No: 2013/1977, 9/1/2014, 42-45). 37. Somut olayda bireysel ba şvuru konusunun birinci ba şvurucunun taraf oldu ğu diğer başvurucular ın taraf olmad ığı boşanma davas ı süreci ve sonucuna ili şkin iddialardan oluştuğu, birinci ba şvurucunun çocuklar ı olan di ğer başvurucular ın doğrudan bireysel başvuru yapmad ıklar ı, velayet d ışı başvurucu baban ın da çocuklar ın bireysel ba şvuru yapmalar ına engel durumlar ı olduğuna dair bir aç ıklamas ının olmad ığı hususlar ı gözetildiğinde an ılan başvurucular ın mağdur statüsünün oldu ğu söylenemez. 38. Aç ıklanan gerekçeyle ikinci ve üçüncü ba şvurucular ın başvurular ının kişi yönünden yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez oldu ğuna karar verilmesi gerekir. Başvuru Numaras ı: 2018/4453 Karar Tarihi :10/3/2022 7B. Birinci Ba şvurucunun İhlal İddialar ı Yönünden 1. Başvurucunun İddialar ı 39. Başvurucu; i. 11/3/2011 tarihinde açm ış olduğu boşanma davas ında, çocuklar ını görmesini eşinin engelledi ğini ifade etmi ş, dava dilekçesi vererek çocuklar ıyla aras ında tedbiren ki şisel ilişki tesis edilmesini talep etmesine ra ğmen Mahkemenin 29/1/2015 tarihine kadar talebiyle ilgili karar vermedi ğini belirtmi ştir. Bu süre zarf ında Mahkeme taraf ından verilen bir tedbir karar ı olmad ığı için çocuklar ıyla görüşemediğini, esas karar ile ki şisel ilişki tesisine hükmedilse de İcra Dairesince bu karar kesinle şmediği için karar ın işleme konulmad ığını iddia etmi ştir. Yarg ı mercilerinin geç karar vermeleri ve yarg ılaman ın uzun sürmesi nedeniyle aile bağlar ının zedelendi ğini ve aile ba ğının kamu taraf ından etkin korunmad ığını vurgulam ıştır. ii. Ayr ıca anne ve baban ın velayet konusundaki yeterliliklerinin objektif olarak değerlendirilmesi, çocuklar ın velayet konusunda görü şlerinin al ınmas ının çocuğun üstün menfaati gere ği olduğunu ifade etmi ştir. Bu ba ğlamda sadece anne üzerinden yap ılan değerlendirme ile çocuklar ının velayetine karar verildi ğini, yarg ılama sürecinde çocuklar ın görüşlerine ba şvurulmad ığını vurgulam ıştır. Bu durumla birlikte belirlenen ki şisel görüşme kapsam ının yetersiz oldu ğunu ve ki şisel ilişki tesisine ili şkin tedbir karar ını icra ettirmek için her hafta harç ödemek zorunda kald ığını ifade eden ba şvurucu; makul sürede yarg ılanma, adil yarg ılanma ve aile hayat ına sayg ı haklar ı ile eşitlik ilkesinin ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. 2. Değerlendirme 40. Anayasa n ın "Özel hayat ın gizliliği ve korunmas ı" kenar ba şlıklı 20. maddesinin birinci f ıkras ı şöyledir: Herkes, özel hayat ına ve aile hayat ına sayg ı gösterilmesini isteme hakk ına sahiptir . Özel hayat ın ve aile hayat ının gizliliğine dokunulamaz. 41. Anayasa n ın "Ailenin korunmas ı ve çocuk haklar ı" kenar başlıklı 41. maddesi şöyledir: Aile, Türk toplumunun temelidir ve e şler aras ında eşitliğe dayan ır. Devlet, ailenin huzur ve refah ı ile özellikle anan ın ve çocuklar ın korunmas ı ve aile planlamas ının öğretimi ile uygulanmas ını sağlamak için gerekli tedbirleri al ır, teşkilat ı kurar. Her çocuk, korunma ve bak ımdan yararlanma, yüksek yarar ına aç ıkça ayk ırı olmad ıkça, ana ve babas ıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakk ına sahiptir. Devlet, her türlü istismara ve şiddete kar şı çocuklar ı koruyucu tedbirleri al ır. 42. Velayet hakk ına ve ki şisel ilişki kurulmas ına ilişkin uyuşmazl ıklar adil yarg ılanma hakk ının ihlali iddialar ına s ıklıkla konu olmakla birlikte sürecin ivedi olarak yürütülmesi de dâhil olmak üzere ilgili prosedürlere ili şkin işlem ve eylemlerin aile hayat ına Başvuru Numaras ı: 2018/4453 Karar Tarihi :10/3/2022 8sayg ı hakk ı bağlam ında meydana getirdi ği sonuçlar dikkate al ındığında söz konusu iddialar ın aile hayat ına sayg ı hakk ı bağlam ında ele al ınmas ı uygun görülmektedir ( Marcus Frank Cerny [GK], B. No: 2013/5126, 2/7/2015, 82; M.M.E. ve T.E., B. No: 2013/2910, 5/11/2015, 137). 43. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Ba şvurucunun hükmedilen ki şisel ilişkinin kapsam ının yetersiz oldu ğuna ilişkin iddias ını derece mahkemeleri önünde ileri sürmedi ği, tedbir karar ının icras ını sağlamak için harç ödemek zorunda kald ığı yönündeki iddias ına ilişkin de bir belge ve yeterli aç ıklama sunmad ığı anlaşılmakla bu iddialar yönünden bir inceleme yap ılmam ıştır. Başvurucunun yarg ılaman ın sürüncemede b ırak ılarak makul sürede sonuçland ırılmad ığına, ileri sürdü ğü itiraz ve taleplerinin Mahkeme taraf ından karşılanmad ığına ilişkin diğer iddialar ı bir bütün hâlinde Anayasa'n ın 20. ve 41. maddelerinde düzenlenen aile hayat ına sayg ı hakk ı bağlam ında ele al ınmas ı gerekir. a. Kabul Edilebilirlik Yönünden 44. 6216 say ılı Kanun un 47. maddesinin (5) numaral ı ve İçtüzük'nün 64. maddesinin (1) numaral ı fıkralar ı uyar ınca bireysel ba şvurunun ba şvuru yollar ının tüketildi ği, başvuru yolu öngörülmemi şse ihlalin ö ğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yap ılmas ı gerekmektedir. 45. Başvurunun süresinde yap ılm ış olmas ı, her aşamada dikkate al ınmas ı gereken usule ilişkin şartt ır (Yasin Yaman , B. No: 2012/1075, 12/2/2013, 18). 46. Somut olayda ba şvurucu; açm ış olduğu boşanma davas ında, çocuklar ın velayetinin kendisine verilmesini ve çocuklar ıyla aras ında tedbiren ki şisel ilişki kurulmas ını talep etmi ştir. 11/3/2011 tarihinde aç ılan davada Mahkeme 29/1/2015 tarihli ara karar ıyla başvurucu ile çocuklar ı aras ında tedbiren ki şisel ilişki tesis edilmesine karar vermi ştir. Dava, Yarg ıtay 2. Hukuk Dairesinin 30/11/2017 tarihli karar ıyla kesinle şmiştir. Başvurucu da anılan karar ın tebliğinden itibaren otuz gün içinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. Başvurucunun ki şisel ilişki tesis edilmesine ili şkin talebi hakk ında Mahkemenin uzun süre karar vermedi ği iddias ı yönünden 29/1/2015 tarihli ara karar ıyla tedbiren ki şisel ilişki kurulmas ına karar verildi ği gözetildi ğinde esasa ili şkin inceleme yap ılmas ı için öncelikle süre aşımı olup olmad ığının tespit edilmesi gerekir. 47. Mevzuata göre bo şanma davas ına bakan aile mahkemesi, talep üzerine vey a resen çocukla ki şisel ilişki kurulmas ına ve velayete ili şkin tedbiren karar verme yetkisine sahiptir. Çocu ğun üstün yarar ına ayk ırı olmad ığı müddetçe kendisine velayet hakk ı verilmeyen tarafla çocuk aras ında kişisel ilişki kurulmas ı ise yasal zorunluluktur. Di ğer yandan ilk derece mahkemesi yarg ılama sonuçlan ıncaya kadar ki şisel ilişki tesisi ve velayete ilişkin tedbiren vermi ş olduğu kararlar ı, değişen durumlar ile çocu ğun üstün yarar ını gözeterek kald ırma ve de ğiştirme yetkisine sahiptir. Temyiz merciinin de derece mahkemesinin ki şisel ilişki tesisine ili şkin kararlar ını denetleyebilece ği bu kapsamda ilgili karar ı kald ırabileceği ve değiştirebileceği aç ıktır. 48. " Genel İlkeler " k ısm ında belirtildi ği üzere çocukla ki şisel ilişki ve velayete ilişkin kararlarda dikkat edilmesi gereken temel ilke çocu ğun üstün yarar ıdır. Bununla birlikte devletin pozitif yükümlülükleri kapsam ında yarg ısal işlemlerin süratle yerine Başvuru Numaras ı: 2018/4453 Karar Tarihi :10/3/2022 9getirilmesi kadar ilgili ki şilerin görü şlerini sunabildikleri adil bir süreç sa ğlanmas ı da elzemdir. Bu noktadan hareketle bo şanma davas ında al ınan tedbir kararlar ının niteliği ile anılan ilke ve usul yükümlülü ğü birlikte de ğerlendirildi ğinde boşanma davas ı sürecinde alınan kararlar ın ve bu kararlara ili şkin iddialar ın işin esas ıyla birlikte bir bütün olarak incelenmesi gerekti ği söylenebilir. Bu ba ğlamda çocukla ki şisel ilişki tesisine ili şkin iddialar ın usul yükümlülü ğü kapsam ında bir bütünlük içerisinde di ğer iddialarla birlikte incelenebilece ği sonucuna var ılm ıştır. 49. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan aile hayat ına sayg ı hakk ının ihlal edildiğine ilişkin iddian ın kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. b. Esas Yönündeni. Genel İlkeler 50. Aile hayat ına sayg ı hakk ı kapsam ında devlet için söz konusu olan yükümlülük, sadece belirtilen hakka keyfî surette müdahaleden kaç ınmakla s ınırlı olmay ıp öncelikli olan bu negatif yükümlülü ğe ek olarak aile hayat ına etkili bir biçimde sayg ının sağlanmas ı bağlam ında pozitif yükümlülükleri de içermektedir. Söz konusu pozitif yükümlülükler, bireyler aras ı ilişkiler alan ında olsa da aile ya şam ına sayg ıyı sağlamaya yönelik tedbirlerin alınmas ını zorunlu k ılar (Murat At ılgan, B. No: 2013/9047, 7/5/2015, 26). 51. Devletin pozitif tedbirler alma yükümlülü ğü konusunda Anayasa n ın 20. ve 41. maddeleri, ebeveynin çocu ğuyla bütünle şmesinin sa ğlanmas ı amac ıyla tedbirler al ı nmas ını isteme hakk ını ve kamusal makamlar ın bu tür tedbirleri alma yükümlülü ğünü içermektedir. 41. maddede her çocu ğun yüksek yarar ına ayk ırı olmad ıkça anne ve babas ıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakk ına sahip oldu ğu aç ıkça belirtilmektedir ( Serpi l Toros , B. No: 2013/6382, 9/3/2016). 52. Velayete ve çocukla ki şisel ilişki kurulmas ına ilişkin davalarda kamusal makamlarca al ınacak tedbirlerin ya da verilecek kararlar ın etkinliği ve yeterlili ği, ilgili tedbirlerin ya da kararlar ın mümkün olan en k ısa sürede verilmesiyle yak ından ilgilidir (M.M.E. ve T.E., B. No: 2013/2910, 5/11/2015, 125). 53. Velayet ve ki şisel ilişki tesisine ili şkin davalar -zaman geçmesi çocu ğun birlikte ya şamad ığı ebeveyn ile aras ındaki ilişkiler üzerinde telafisi mümkün olmayan sonuçlar do ğurabileceğinden- ivedi şekilde sonuçland ırılmal ıdır. Aile hayat ına sayg ı hakk ı bağlam ındaki uyu şmazl ıklarda, pozitif yükümlülüklerin yerine getirilmesi hususunda ilgili idari ve yarg ısal işlemlerin süratle yerine getirilmesi kadar karar olu şturma sürecinin ilgili kişilerin görü şlerini tam olarak sunabildikleri adil bir süreç olmas ının sağlanmas ı da önemlidir. Bu çerçevede Anayasa n ın 20. maddesi kapsam ında aile hayat ına sayg ı hakk ına ilişkin pozitif yükümlülük de ğerlendirmesinin içeri ğine ilgili yarg ısal süreçlerin ivedilikle taraflar ın kat ılımına aç ık ve adil yarg ılanma hakk ının usule ili şkin gereklerine riayetle yürütülmesi şeklindeki usule ili şkin yükümlülü ğün de eklenmesi gerekmektedir (Marcus Frank Cerny, 81 ). 54. Ebeveyn ile çocuklar ın birlikte ya şama istekleri, aile hayat ının vazgeçilmez bir unsuru olup ebeveyn aras ında ortak ya şam ın kurulamamas ı veya hukuken ya da fiilen sona Başvuru Numaras ı: 2018/4453 Karar Tarihi :10/3/2022 10ermiş olmas ı aile hayat ını ortadan kald ırmaz. Ebeveyn ve çocuk aras ındaki aile hayat ının anne ve baban ın birlikte ya şamamas ı veya ortak ya şama son vermesinin ard ından da devam edeceği aç ık olup anne, baba ve çocu ğun aile hayatlar ına sayg ı hakk ı, belirtilen durumlarda ailenin yeniden birle ştirilmesine yönelik tedbirleri de içermektedir. Söz konusu yükümlülük, ebeveyn veya di ğer aile bireyleri aras ındaki velayet ve ki şisel ilişki tesisine ili şkin uyuşmazl ıklar için de geçerlidir ( Murat At ılgan, 25). 55 Anayasan ın 41. maddesinde ifade edilen çocuğun yüksek yarar ı mahkemeler, idari makamlar ve yasama organ ı taraf ından yap ılan ve çocuklar ı ilgilendiren bütün faaliyetlerde gözetilmesi gereken bir ilkedir. Bu ba ğlamda çocuklar üzerinde etki do ğuracak bir işlem yap ılacağı zaman bu i şlemin çocu ğun yarar ına uygun olup olmad ığı yönünde bir değerlendirme yap ılmas ı aile hayat ına sayg ı hakk ının öngördü ğü pozitif yükümlülüklerin yerine getirilmesi aç ısından oldukça önemlidir ( Şükran İrge, B. No: 2016/8660, 7/11/2019, 33). 56. Ebeveyn ve çocuk aras ındaki aile ya şam ının tesisinde dikkate al ınmas ı gereken temel unsur çocu ğun üstün yarar ıdır. Kamusal makamlar aile ili şkilerinin sürdürülebilirli ği ve olay ın taraflar ı aras ında iş birliğinin tesisi noktas ında kendilerinden beklenen en üstün gayreti göstermek zorunda olmakla birlikte bu alanda zorlay ıcı tedbirlere ba şvurma yükümlülü ğü tüm taraflar ın menfaati, özellikle de çocu ğun üstün yarar ı karşısında s ınırlı olmak durumundad ır. Kamu makamlar ının çocuğun üstün yarar ını daima dikkate alarak ve ebeveyn ile çocuğun menfaatleri aras ındaki adil dengeyi gözeterek karar vermeleri gerekmektedir. Bununla birlikte ki şisel ve ailevi durumlar ın aileden aileye farkl ılık arz etti ği dikkate alındığında ilgili bütün bireylerin haklar ı aras ında adil bir dengenin kurulmas ı her somut olay ın kendine özgü ko şullar ının incelenmesini gerektirmektedir ( Ayşegül Pervane , B. No: 2017/37155, 30/9/2020, 37) 57. Boşanma, ayr ılık ya da velayet davalar ında ebeveynin ayr ı düşmesi sonucu çocuğun al ıştığı aile ortam ından kopmas ının onun ruhsal geli şimini etkileyece ği aç ıktır. Bu nedenle an ılan dava süreçlerinde çocu ğun üstün menfaatine ayk ırı bir durum tespit edilmedi ği sürece velayet d ışı kalan ebeveynle çocuk aras ında kişisel ilişki tesisi kurulmas ı gerekir. Ebeveynle ki şisel ilişki tesisi hususunda yarg ısal makamlardan uyu şmazl ık hakk ında h ızlı bir yarg ılama yaparak davay ı sürüncemede b ırakmamalar ı, ilgili ve yeterli gerekçelerle bir kara r vermeleri beklenir. Bu beklentinin gerçekle ştirilmesi, aile hayat ına sayg ı hakk ı bağlam ında devletin pozitif yükümlülüklerindendir. Bu konudaki yükümlülü ğün yerine getirilmemesi durumunda anne ya da babas ıyla ilişkileri kopan çocuk aç ısından telafisi imkâns ız zararlar ın doğmas ı ve aile hayat ına sayg ı hakk ı bağlam ında ciddi sorunlar ın gündeme gelmesi muhtemeldir (benzer de ğerlendirme için bkz. Murat Demir [GK], (B. No: 2015/7216, 27/3/2019, 82). 58. Bununla birlikte derece mahkemelerinin çocukla ebeveyn aras ındaki ilişkileri düzenleyen kararlar ının gerekçeleri; psikolog, pedagog ve sosyal çal ışmac ı gibi konusunda uzman bilirki şiler taraf ından haz ırlanm ış yeterli aç ıklıktaki bilimsel görü ş ve raporlar ile hâlen bulundu ğu yerdeki ya şant ısına ilişkin gerekli ara ştırma ve incelemeyle elde edilen somut, nesnel verilere dayand ırılmal ıdır. Bu konudaki di ğer önemli bir husus ise çocu ğun beyanlar ının al ınmas ıdır. Çocuğun dinlenebilece ği uygun bir ya şa ve olgunlu ğa eriştiğinin anlaşılmas ı hâlinde ki şisel ilişki tesisi ve velayetle ilgili beyanlar ı mahkeme taraf ından mutlaka dikkate al ınmal ıdır (benzer yöndeki de ğerlendirme için bkz. Ayşegül Pervane , 38) Başvuru Numaras ı: 2018/4453 Karar Tarihi :10/3/2022 1159. Öte yandan mevzuat ın yorumlanmas ıyla ilgili sorunlar ı çözmek öncelikle derece mahkemelerinin yetkisinde ve sorumluluk alan ındad ır. Çocuğun üstün yarar ı başvuru konusu dava aç ısından en önemli unsur olup olay ın tüm taraflar ı ile doğrudan temas hâlinde bulunan derece mahkemelerinin olay ın koşullar ını değerlendirmek aç ısından daha avantajl ı konumda oldu ğu da tart ışmas ızdır. Anayasa Mahkemesinin rolü ise bu kurallar ın yorumunun Anayasa ya uygun olup olmad ığını belirlemekle s ınırlıdır. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi, derece mahkemeleri taraf ından izlenen usulü denetlemekte; özellikle mahkemelerin ki şisel ilişki kurulmas ına ve velayete ili şkin mevzuat hükümlerini yorumlay ıp uygularken Anayasa n ın 20. ve 41. maddelerindeki güvenceleri gözetip gözetmedi ğini incelemektedir (M.M.E. ve T.E., 135). ii.İlkelerin Olaya Uygulanmas ı 60. Somut olayda ba şvurucunun dava dilekçesi ile çocuklar ıyla tedbiren ki şisel ilişki kurulmas ını talep etti ği ve bu talebini de duru şmalarda tekrarlad ığı, başvurucunun eşinin bu talebe bir itirazda bulunmad ığı görülmüştür. Ayr ıca başvurucuyla çocuklar aras ında kişisel ilişki kurulmas ı hâlinde çocuklar ın fiziksel veya ruhsal olarak zarar göreceklerine ya da bir tehlikeye maruz kalacaklar ına ilişkin de bir iddian ın olmad ığı anlaşılm ıştır. Bu durum a rağmen Mahkeme, bo şanma davas ının aç ıldığı 11/3/2011 tarihinden 29/1/2015 tarihine kadar tedbiren çocuklarla ki şisel ilişki tesisinin icras ını sağlayacak nitelikte bir karar vermemi ş; ayr ıca talebin kar şılanmamas ına ilişkin ilgili ve yeterli bir gerekçe sunmam ıştır. Bunun yan ında aile hayat ına olumsuz etkilerin en aza indirilmesi ba ğlam ında ivedi bir şekilde sonuçland ırılmas ı beklenen yarg ılaman ın alt ı yıldan fazla devam etti ği de dikkate al ındığında yarg ılaman ın sürüncemede b ırak ıldığı görülmü ştür. Bu durumda yarg ı makamlar ının aile ilişkilerinin devam ını sağlamaya yönelik tedbirleri almada h ızlı ve özenli hareket ettikleri söylenemez. 61. Bununla birlikte velayete dair uyu şmazl ık kapsam ında taraflar ın koşullar ının çocuklar ın menfaatleri de gözetilerek incelenmedi ği, al ınan bilirki şi raporunda sadece anne ile çocuklar ın ilişkilerinin de ğerlendirildi ği, baban ın koşullar ına ilişkin bir de ğerlendirme yap ılmad ığı, başvurucunun raporun yetersizli ğine yönelik itirazlar ına karşı yarg ı makamlar ı taraf ından bir gerekçe sunulmad ığı görülmüştür. Ayr ıca başvurucunun yarg ılama s ıras ında on ve on be ş yaşlar ında olduklar ı ve beyanlar ına başvurulmas ına engel durumlar ının bulunduğuna ilişkin bir iddian ın olmad ığı anlaşılan çocuklar ının velayete ve ki şisel ilişkinin kurulmas ına ilişkin beyanlar ının al ınmad ığı vurgulanmal ıdır. 62. Bu aç ıklamalar çerçevesinde yarg ılama süreci bir bütün hâlinde değerlendirildi ğinde aile ili şkilerinin devam ını sağlamaya yönelik bir tedbir olarak ki şisel ilişki tesisinin ivedi şekilde karara ba ğlanmas ı noktas ında gereken çaban ın ilgili yarg ı makamlar ınca gösterildi ğinden ve velayete ili şkin uyuşmazl ığın çözümünde taraflar ın koşullar ına ilişkin olarak yap ılan inceleme ve de ğerlendirmelerin yeterli oldu ğundan söz edilemez. Bu durumda yarg ı makamlar ının aile hayat ına sayg ı hakk ının güvencelerine uygun hızlı ve özenli davranmad ıklar ı, dolay ısıyla pozitif yükümlülüklere uygun bir yarg ılama yapmad ıklar ı değerlendirilmi ştir. 63. Aç ıklanan gerekçelerle aile hayat ına sayg ı hakk ının öngördü ğü poziti f yükümlülükler yerine getirilmedi ğinden Anayasa'n ın 20. maddesinde güvence alt ına al ınan aile hayat ına sayg ı hakk ının ihlal edildi ğine karar verilmesi gerekir. Başvuru Numaras ı: 2018/4453 Karar Tarihi :10/3/2022 12C. 6216 Say ılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 64. 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "(1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir." 65. Başvurucu, çocuklar ı ve kendi lehine toplam 150.000 TL tazminata karar verilmesini talep etmi ştir. 66. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) karar ında ihlal sonucuna var ıldığında ihlalin nas ıl ortadan kald ırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmi ştir. Anayasa Mahkemesi di ğer bir karar ında ise bu ilkelerle birlikte ihlal karar ının yerine getirilmemesinin sonuçlar ına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devam ı anlam ına gelece ği gibi ilgili hakk ın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanaca ğına işaret etmiştir (Aligül Alkaya ve di ğerleri , B. No: 2016/12506, 7/11/2019). 67. Bireysel ba şvuru kapsam ında bir temel hakk ın ihlal edildi ğine karar verildi ği takdirde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırıldığından söz edilebilmesi için temel kural, mümkün oldu ğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmas ıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kayna ğı belirlenerek devam eden ihlali n durdurulmas ı, ihlale neden olan karar veya i şlemin ve bunlar ın yol açt ığı sonuçlar ın ortadan kald ırılmas ı, varsa ihlalin sebep oldu ğu maddi ve manevi zararlar ın giderilmesi, ayr ıca bu bağlamda uygun görülen di ğer tedbirlerin al ınmas ı gerekmektedir ( Mehmet Do ğan, 55, 57). 68.İncelenen ba şvuruda, ula şılan ihlal sonucunun Tire 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (aile mahkemesi s ıfat ıyla) aile hayat ına sayg ı hakk ının güvencelerini gözeten özenli bir yarg ılama yapmamas ından kaynakland ığı, temyiz merciinin de ihlali gideremedi ği anlaşılm ıştır. 69. Bununla birlikte, ba şvurucunun talebinin olmamas ı, çocuklar ın yaşlar ı ve çocuğun üstün menfaati ilkesi birlikte de ğerlendirildi ğinde yeniden yarg ılamada hukuki yarar olmad ığı anlaşılmaktad ır. 70. Öte yandan somut olayda ihlalin tespit edilmesinin ba şvurucunun u ğrad ığı zararlar ın giderilmesi bak ımından yetersiz kalaca ğı aç ıktır. Dolay ısıyla ihlalin bütün sonuçlar ıyla ortadan kald ırılabilmesi için aile hayat ına sayg ı hakk ının ihlali nedeniyle yaln ızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararlar ı karşılığında başvurucuya ne t 40.000 TL manevi tazminat ödenmesine, di ğer tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekir. 71. 294,70 TL harçtan olu şan toplam yarg ılama giderinin ba şvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir. Başvuru Numaras ı: 2018/4453 Karar Tarihi :10/3/2022 13VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A.İkinci ve üçüncü ba şvurucular yönünden ba şvurunun kişi bak ımından yetkisizli k nedeniyle KABUL ED İLEMEZ OLDU ĞUNA, B. Birinci ba şvurucu yönünden aile hayat ına sayg ı hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL ED İLEBİLİR OLDUĞUNA, C. Anayasa'n ın 20. maddesinde güvence alt ına al ınan aile hayat ına sayg ı hakk ının İHLAL ED İLDİĞİNE, D. Birinci ba şvurucuya net 40.000 TL manevi tazminat ödenmesine, fazlaya ili şkin talebin REDD İNE, E. 294,70 TL harçtan olu şan yarg ılama giderinin birinci ba şvurucuya ÖDENMES İNE, F. Ödemenin, karar ın tebliğini takiben ba şvurucunun Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yap ılmas ına, ödemede gecikme olmas ı hâlinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FA İZ UYGULANMASINA, G. Karar ın bir örne ğinin bilgi için Tire 1. Asliye Hukuk Mahkemesine (E. 2014/498), Yarg ıtay 2. Hukuk Dairesine (E.2016/16973) ve Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 10/3/2022 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi.