1. Hukuk Dairesi 2025/1689 E. , 2025/1963 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/573 E., 2022/109 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Haz…
**1. Hukuk Dairesi 2025/1689 E. , 2025/1963 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/573 E., 2022/109 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Hazine vekili; Trabzon ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan dava konusu 104 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kıyı-kenar çizgisi içinde kaldığını ileri sürerek tapu kaydının iptaline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Bir kısım davalılar; davanın reddini savunmuşlardır. III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemece; 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesindeki hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen ilk kararın davacı Hazine vekili tarafından temyizi üzerine Dairece, davanın reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına değinilerek yargılama giderleri yönünden karar bozulmuş, davacı Hazine vekilinin karar düzeltme talebi üzerine Dairece bu kez; 5841 sayılı Yasa'nın yürürlüğü döneminde davanın hak düşürücü süreden reddedilmesinin doğru olduğu, ancak anılan Yasa'nın Anayasa Mahkemesinin 12.05.2011 tarihli 2009/31 E., 2011/77 K. sayılı kararı ile iptal edildiği, davanın hak düşürücü süreden reddine ilişkin kurulan kararın Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararından sonra doğru olduğunun söylenemeyeceğinden bahsedilerek işin esasının 28.11.1997 tarih 5/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre değerlendirilmesi, 6099 sayılı Yasa hükümlerinin de gözetilmesi gerektiği gerekçesiyle önceki bozma kararının ortadan kaldırılmasına, anılan gerekçe ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak davada sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle Mahkemenin görevsizliğine, dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmiş, kararın davacı Hazine vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesince; dava tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'un 7. maddesi gereği, Asliye Hukuk Mahkemesince karar verildiğine, bozma ilamına uyularak verilen ikinci kararda mahkemenin görevsizliğine dair hüküm kurulmasının doğru olmadığına işaret edilerek karar bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; dava konusu taşınmazın kıyı -kenar çizgisi içerisinde kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı süresi içinde davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.