Başvuru, tutuklu olan başvurucunun gönderdiği mektuba sakıncalı olduğu gerekçesiyle el konulması nedeniyle haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, tutuklu olan başvurucunun gönderdiği mektuba sakıncalı olduğu gerekçesiyle el konulması nedeniyle haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 14/11/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, silahlı terör örgütüne üye olma suçu kapsamında Maltepe 1 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (İnfaz Kurumu) tutuklu bulunduğu sırada K.G. adına Yeni Asya gazetesine toplam yedi sayfadan oluşan bir mektup göndermek istemiştir. 18/8/2017 tarihli mektupta başvurucu, yargılanmakta olduğu davanın duruşmalarından bahsederek eleştirilerini dile getirmiştir. İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığı (Disiplin Kurulu) 21/8/2017 tarihli sakıncalı mektup değerlendirme kararıyla mektubun alıcısına gönderilmeyerek İnfaz Kurumunda muhafazasına karar vermiştir. Karar gerekçesinde, 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un maddesinin (3) numaralı fıkrasına yer verilmiştir. Başvurucunun kararın kaldırılması ve mektubun alıcısına gönderilmesi talebini içeren 23/8/2017 tarihli şikâyeti, İstanbul Anadolu İnfaz Hâkimliğinin (İnfaz Hâkimliği) 21/9/2017 tarihli kararıyla kabul edilmiş; Disiplin Kurulu kararının kaldırılmasına ve mektubun alıcısına gönderilmesine karar verilmiştir. Kararda; mektubun başvurucunun adil yargılanma hakkına ilişkin şikâyetlerini içerdiği, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi kararlarına atıfla hükümlü veya tutukluların sorunlarını dile getirebilmeleri noktasında mektup yoluyla haberleşmenin çok önemli bir rolü olduğu değerlendirilmiştir. İlgili Cumhuriyet savcısı, Disiplin Kurulu kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle karara itiraz etmiştir. İtirazı inceleyen İstanbul Anadolu Ağır Ceza Mahkemesi 4/10/2017 tarihli kararıyla itiraz gerekçesine atfen İnfaz Hâkimliği kararının kaldırılmasına karar vermiştir. Nihai karar, başvurucuya 9/10/2017 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 18/10/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 5275 sayılı Kanun'un "Hükümlünün mektup, faks ve telgrafları alma ve gönderme hakkı" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"(1) Hükümlü, bu maddede belirlenen kısıtlamalar dışında, kendisine gönderilen mektup, faks ve telgrafları alma ve ücretleri kendisince karşılanmak koşuluyla, gönderme hakkına sahiptir. (2) Hükümlü tarafından gönderilen ve kendisine gelen mektup, faks ve telgraflar; mektup okuma komisyonu bulunan kurumlarda bu komisyon, olmayanlarda kurumun en üst amirince denetlenir. (3) Kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakareti içeren mektup, faks ve telgraflar hükümlüye verilmez. Hükümlü tarafından yazılmış ise gönderilmez...."