T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1002 - 2025/834 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-a.6 Maddesi Uyarınca Kararın Kaldırılarak Mahkemesine Gönderilmesi) ESAS NO : 2024/1002 KARAR NO : 2025/834 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/06/2024 NUMARASI : 2020/334 Esas - 2024/363…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1002 - 2025/834 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-a.6 Maddesi Uyarınca Kararın Kaldırılarak Mahkemesine Gönderilmesi) ESAS NO : 2024/1002 KARAR NO : 2025/834 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/06/2024 NUMARASI : 2020/334 Esas - 2024/363 Karar DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesine Dayalı Alacak KARAR TARİHİ : 02/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 09/10/2025 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkin davada mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde; İDDİA : Davacı vekili; davalıların ortaklığını oluşturduğu ... Taah. İnş. Yapı Tar. Tur. Kuy. Ürt. San. ve Tic. A.Ş. - ... Pet. Mad. İnş. Nak. San. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. adi ortaklığına ihale edilen "Muğla İli Bodrum İLçesi Bodrum Ceza İnfaz Kurumu Yapım İşi" kapsamında bulunan "Mekanik Tesisat İmalatların Yapılması" işine ilişkin davacı şirket ile davalı şirketlerin oluşturduğu adi ortaklık arasında 22/01/2018 tarihli Taşeronluk Sözleşmesi imzalandığını, davalılardan kaynaklanan betonarme imalatının palanlanan tarihte yapılmaması nedeniyle yaşanan gecikme dolayısıyla davacı şirket tarafından üstlenilen edimin yerine getirilemediğini, edimin ifasının davalıların kusuru ve temerrüdü nedeniyle imkansız hale geldiğini, zira mekanik tesisatın yapılması için belli bir sıra ile hareket edilmesi gerektiğini, davalılardan kaynaklanan gecikme nedeniyle davacının oldukça ağır zarara uğradığını, mevcut iş programına göre Haziran 2018 yılında tamamlanması gerekli betonarme imalatının ancak Ekim 2019 tarihinde tamamlanmış olup bu hususun idare ile davalılar arasındaki hakediş evrakları ve davalılar ile alt yüklenici firmalar arasında imzalanan sözleşme tarihleri ile ispatlandığını, geciken süre boyunca davacı tarafından personel çalıştırılmaya devam edildiğini, öte yandan döviz kurlarındaki öngörülemeyen ani ve fahiş yükseliş nedeniyle 18/01/2019 tarihinden itibaren yürürlükte olan sözleşmeler için sözleşmenin devri veya feshinin mümkün hale geldiğini, davalılara başvuru yapıldığı halde aralarındaki sözleşmenin uyarlanmadığını, taraflar arasında yapılan görüşmeler sonucu davacı şirketin zararların bir kısmının karşılanması amacıyla sözlü ve yazılı çeşitli vaat ve taahhütlerde bulundukları halde hiçbirinin davalılar tarafından yerine getirilmediğini, taraflar arasında sözleşmenin sona ermesine ilişkin yapılan görüşmeler sırasında davalılar tarafından Bodrum 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/20 D. İş sayılı dosyası ile davacı tarafından yapılan işlerin tespitinin yaptırıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 500,00 TL'nin 30/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacının kar kaybından kaynaklanan alacağına karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 500,00 TL'nin 30/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacının yaptığı iş kalemleri nedeniyle hak kazandığı alacağına fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, 500,00 TL'nin 30/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 15/03/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile, talbini 1.187.398,96 TL artırarak, toplam 1.185.898,96 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı ... Pet. Mad. İnş. Nak. San. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili; davacının işi yürütecek kapasiteye sahip olmadığının anlaşılması üzerine tarafların bir araya gelerek 08/03/2019 tarihli sözleşmenin fesih ve ibra protokolü imzalandığını, delil tespitinin istenmesinden sonra taraflar ibralaştığı için taraflarca uyuşmazlık konularının kapatıldığını ve davacıya ödeme yapıldığını, davacının hiçbir hak ve alacağının kalmadığını, davacının kendi kusurları ile işi tamamlayamadığını, yaptığı işleri de hatalı, eksik ve kusurlu yaptığını, davacının ekonomik olarak işi yürütecek potansiyelde olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Taah. İnş. Yapı Tar. Tur. Kuy. Ür. San. ve Tic. A.Ş. vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, öncelikle zamanaşımı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin davalı ile oluşturduğu ortaklığın Bodrum İlçesi Ceza İnfaz Kurumu Yapım İşi'nin yüklenicisi olduğunu, davacı ile imzalanan taşeronluk sözleşmesi sonrasında davacının işi yürütecek kapasiteye sahip olmadığının anlaşılması üzerine tarafların bir araya gelerek 08/03/2019 tarihli sözleşme fesih ve ibra protokolünü akdettiklerini, Bodrum 2. Sulh Hukuk Mahkemesi 2019/20 D. İş sayılı dosyası ile alınan bilirkişi raporunda yapılan imalatların tespiti ve ekonomik değeri istenirken bilirkişinin üzerine vazife olmayacak şekilde tespit ile talep edilen hususlara cevap dahi verilmediğini, davacının hiçbir hak ve alacağının kalmadığını, davacının kendi kusurları ile işi tamamlayamadığını, yaptığı işleri de hatalı, eksik ve kusurlu yaptığını, davacının mali olarak işi yürütecek potansiyelde olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "Bodrum Ceza İnfaz Kurumu Yapım İşi kapsamında Mekanik Tesisat İmalatlarının Yapılması işine ilişkin olarak taraflar arasında 22/01/2018 tarihinde taşeronluk sözleşmesi imzalandığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık taraflar arasında imzalanan 08/03/2019 tarihli " Fesih ve İbra Protokolü"nün geçerli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Diyarbakır 4. Noterliğinin 25/01/2018 tarih ve 1393 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile davacı şirket yetkilisi ...'nın, dava dışı ...'ya davacı şirketin taraf olduğu ihale ve sözleşmeler ile ilgili geniş yetkiler verdiği, dava konusu ile ilgili olarak özellikle ahzu kabza, sulh ve ibraya, ibralar vermeye yetkilendirdiği, vekaletname tarihinde ... şirket yetkilisi olup, vekaletname vermeye yetkisini bulunduğu, ...'nın vekaletnameye dayanarak 0/03/2019 tarihinde davalı şirketler ile Sözleşme Fesih ve İbra Protokolü imzaladığı, protokole göre dava konusu Bodrum Ceza İnfaz Kurum Yapım İşine ait sözleşme süresinin 28/12/2018 tarihinde sona erdiğinin, taraflarca yenilenmemesi konusunda anlaşıldığının, sözleşmeye konu edilen imalatların ve bu imalatların hakedişlerini ve hakedişlerin faturalarının düzenlendiğinin ve cari hesap mutabakatı yapıldığının, taraflarca yapılan tespitte imalat bedellerinin 350.000,00 TL + KDV olduğunun, bunun dışında tarafların hiçbir ad ve nam adı altında olsa dahi geçmiş ve geleceğe dair (alacak, faiz, tazminat, masraf, gider, SGK primi, stopaj, borç vs.) bir diğer taraftan talepte bulunamayacaklarının, tarafların bu sözleşme kapsamında geçmiş ve geleceği şamil olmak üzere her türlü hukuken ve cezai anlamda ibra ettiklerinin kararlaştırıldığı, tanık olarak dinlenen ...'nın ibranameyi ve altındaki imzayı kabul ettiği, yukarıda açıklandığı gibi vekaletname ve ibranamenin geçerli olduğu, bilirkişi raporları ve taraf vekillerinin beyanlarına göre, ibranamede belirtilen bedelin davacı şirkete ödendiği, hukuken geçerli olan ve tarafları bağlayan ibraname uyarınca davacının dava konusu taşeronluk sözleşmesinden dolayı davalılardan herhangi bir tazminat veya alacak talebinde bulunamayacağı" gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; yerel mahkemece müvekkili şirket adına yetkili olmayan kişi tarafından imzalanan sulh ve ibra protokolünün geçerli olduğu kanaatiyle verilen kararın isabetli olmadığını, müvekkilinin Muğla İli, Bodrum Ceza İnfaz Kurumu Yapım işi kapsamında davalılardan alacağının bulunduğunu, bu hususun dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ile de sabit olduğunu, dava dışı ...'nın müvekkili şirket tarafından Diyarbakır 4. Noterliğinin 25/01/2019 tarih, 01393 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile 08/03/2019 tarihli fesih ve ibra protokolünü imzalamaya yetkilendirilmediğini, sulh ve ibra protokolünün geçerli olmadığını, davalıların müvekkili şirkete ödeme yapma hususunda temerrüde düştüğünü, müvekkili şirketin zarara uğramasına sebep olan işlemler yaptıklarını ve müvekkilinin talebi olmasına rağmen, müvekkili şirket ile aralarındaki sözleşmeyi uyarlamadıklarını, müvekkili ile davalı şirketler arasında sözleşmesel ilişki devam ederken, davalılar tarafından üçüncü kişilere müvekkili namına işlem yaptırılmasının TBK'nın 113. maddesine aykırı olduğunu, davalı şirketin müvekkil şirket namına üçüncü kişilere işlem yaptırması için haklı bir sebep bulunmadığını, nama ifa davası açarak lehine almış olduğu bir mahkeme kararı da olmadığını, davalı şirketin üçüncü kişilere yaptırmış olduğu işlemlerin usulüne uygun olmadığını, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacı taşeron, davalılar yüklenicidir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı tarafça istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Taraflar arasında imzalanan sözleşme ile davacı, davalıların yüklenimindeki işin mekanik tesisat işlerini yapmayı taahhüt etmiştir. Davacı, davalıların süresinde betonarme inşaatları bitiremediğini, bu durum sebebiyle kendi üstlendikleri işlerin de aksadığını belirterek, iş bedeli alacaklarının bir kısmının da ödenmediğini belirterek, imalat bedeli alacağı istemiş, ayrıca menfi ve müspet zararlarından bahsederek tazminat talep etmiş, davalılar sözleşmenin sulh ve ibra protokolü ile sonlandırıldığını, protokolde belirtilen ödemeyi de yaptıklarını, davacının eksik ve kusurlu işler de yaptığını, bu sebeplerle davacıya bir borçları olmadığını savunmuştur. Taraflar arasında imzalanan sözleşme, eser sözleşmesi mahiyetindedir. Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdîdir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir. Eser sözleşmesinin varlığı halinde, yüklenici işi sözleşme, fen ve sanat kurallarıyla iş sahibinin beklediği yararı gözeterek imal edip teslim ettiğini, iş sahibi ise iş bedelini ödediğini ispat etmek zorundadır. 1- Taraflar arasında davaya konu iş ile ilgili olduğu anlaşılan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/7097 Sor. Sayılı bir dosyasının bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Mahkemece bu dosya getirtilip iş bu davaya etkisi hususu irdelenmelidir. 2- Taraflar arasında düzenlenen 08/03/2019 tarihli "Sözleşme Fesih Ve İbra Protokolü" ile taraflarca yapılan tespitte imalat bedellerini 350.000,00 TL + KDV olduğu, bunun dışında tarafların geçmiş ve geleceği dair alacak, masraf, tazminat, faiz vs. adı altında diğer taraftan bir talepte bulunamayacağı, sözleşmenin bu tarihte son bulduğu hükme bağlanmıştır. Söz konusu protokolü davacı şirket adına ...'nın imzaladığı görülmektedir. Davacı taraf ...'nın fesih ve ibra protokolü imzalamaya yetkisi olmadığını savunmuştur. Doya arasındaki vekaletname incelendiğinde; davacı şirket yetkili temsilcisinin ...'ya ahzu kabz, sulh ve ibra yetkisini verdiği görülmektedir. Bu nedenle, davacının sulh ve ibra protokolünün geçerli olmadığı yönündeki iddiası yerinde değildir. Söz konusu protokolde belirlenen 350.000,00 TL + KDV iş bedelinin ödendiğine yönelik bir ibare yoktur. Mahkeme gerekçesinin aksine davacı taraf söz konusu ödemeleri kabul etmiş değildir. Bu nedenle, davalıların söz konusu ödemeyi yaptıklarını ispat etmeleri gerekmektedir. Davalı taraf dosyaya bir kısım ödeme belgeleri sunmuştur. Mahkemece TBK. 99 vd. maddeleri hükümlerine göre sunulan belgeler incelenmeli, davalı tarafça sunulan belgeler ile ilgili olarak davalının ödeme yaptığı karinesinin geçerli olduğu gözetilmeli, kira ve nakliye bedeli olarak ödendiği belirtilen 16.520,00 TL'lik belgenin ödeme sayılıp kabul edilip edilemeyeceği özellikle incelenmeli ve hasıl olacak sonuç doğrultusunda hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu husus araştırılmadan sulh ve ibra sözleşmesi olduğu, davalıların protokol çerçevesinde ödemelerini yaptığı gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. 3- HMK'ya dayanılarak hazırlanan ve 06/08/2015 Tarihli 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 169/2. maddesi uyarınca, yazı işleri hizmetleri ilgilisine göre mahkeme başkanı veya hakimin denetimi altında ilgili yazı işleri müdür ve onun yönetiminde zabıt katibi, memur, mübaşir, hizmetli ve diğer görevliler tarafından yürütülür. Bu yönetmeliğin 203/1.m. uyarınca, dava dosyasının fiziksel olarak diğer bir mahkeme veya mercie gönderilmesi gerektiğinde, zabıt kâtibince dosya içerisindeki her türlü belgeyi gösteren bir dizi listesi yapılır ve altı imzalanır. Gönderilen dosyanın son duruşma tutanağının bir örneği ile dizi listesinin bir sureti alınarak geçici bir dosya açılır. 208/11. m. uyarınca kanun yoluna başvurulan dava veya işler, görevli daire doğru bir şekilde belirlendikten sonra kanun yolu formu ve dizi pusulası UYAP üzenden hazırlanarak ilgili mercie gönderilir. Belirtilen hükümlere göre, dava dosyalarının ve tüm kayıtların düzgün ve sağlıklı bir şekilde tutulmasından yazı işleri müdürü ile ilgili personel birlikte sorumludur. .Bu yönetmelikle getirilen kurallar güvenli ve süratli bir yargılama için konulmuş kurallardır. İlk derece mahkemesince gönderilen dosyada tensip tutanağı ve duruşma tutanaklarının tarih sırasına göre takılmadığı, tutanakların arasında müzekkere cevaplarının bulunduğu, dosya içerisine şeffaf dosya ile evraklar takıldığı, dizi pusulası düzenlenmediği görülmüş olup, dosyanın bu şekliyle okunmasının oldukça zorlaştığı dikkate alınarak mahkemece bahse konu yönetmelik doğrultusunda, istinaf incelemesi için gönderilecek dosyanın düzenlemesi yapıldıktan sonra sevk edilmesi hususuna da dikkate edilmelidir. Yukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip karara bağlanması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/334 Esas, 2024/363 nolu kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip, karara bağlanmak üzere mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf başvurusunda bulunan tarafça yatırılan, istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf başvuru harcının ilk derece mahkemesince verilecek yeni kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 7-Dosya kapsamında icranın geri bırakılması kararı alınabilmesi için yatırılan bir teminat bulunması halinde, İİK. 36/5 maddesi uyarınca ilgili icra müdürlüğünce teminatın yatıran tarafa iadesine, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 02/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan E-imzalıdır Üye E-imzalıdır Üye E-imzalıdır Katip E-imzalıdır