(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2012/14837 E. , 2013/8154 K. "" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Eşya alacağı Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, eşler arasında ziynet ve çeyiz eşyasından kaynaklanan alacak davasıdır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tara…
**(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2012/14837 E. , 2013/8154 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Eşya alacağı Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, eşler arasında ziynet ve çeyiz eşyasından kaynaklanan alacak davasıdır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemelerce verilecek her türlü kararların gerekçeli olması TC Anayasası'nın 141.maddesi gereğidir. Mahkeme hükmünün gerekçesinde nelerin bulunması gerektiği HMK.nun 297.maddesi hükmünde gösterilmiştir. Bu hükme göre delillerin tartışılması, red ve üstün tutulma sebepleri, sabit görülen olaylar ile bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebebin kararda gösterilmesi zorunludur. Ayrıca gerekçe ile hüküm fıkrasının birbiri ile çelişki yaratmaması gerekir. Somut olayda davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların 2010 yılında boşandıklarını, dava tarihinden 2,5 sene önce, davalı ve ailesi tarafından davacının istenmeyerek, baba evine bırakıldığını, dilekçesinde belirttiği takıların düğün gecesi elinde alındığını, çeyiz eşyalarının ise müşterek hanede kaldığını belirterek, mümkünse aynen iadesini, değilse bedelinin ödenmesini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ve beyanlarında, davacının müşterek haneyi kendisinin terk ettiğini, düğünde davacıya takılan takıların davacıda olduğunun düğünün ertesinde çekilen fotoğraflarda sabit olduğunu, çeyiz eşyalarının ise belirtilen kadar olmadığını, davacının, cevap dilekçelerinde belirttikleri eşyaları çeyiz olarak getirdiğini, kabul ettikleri eşyaları da teslime hazır olduklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, taraf tanıkları dinlemiş, düğüne ilişkin görüntüler üzerinden takıların tespitine yönelik rapor karşısında takıların sayısı yönünden davacının beyanlarına itibar edilmediği belirtilmiştir. Ancak, ziynet eşyalarının davalıda kalıp kalmadığı, kaldı ise ne şekilde kaldığının kabul edildiği, davacının getirdiğini iddia ettiği çeyiz eşyalarını hangi delillerle ispatladığı kararda tartışılmadan “tarafların boşandıkları, davacıya, davalılar tarafından 5 adet bilezik yine hediye olarak takılan 5 adet bilezik, 2 adet yarım altın ve 17 adet çeyrek altının alınıp davacıya teslim edildiği, ancak daha sonra bu bileziklerden 2 adet bileziğin odun kömür parası için bozdurulduğu, ayrıca davacının baba evinden getirdiği eşyalarında davalıda kaldığı anlaşılmakla nizalı eşyaların ve altınların aynen, aynen olmadığı takdirde bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp ./..