8. Hukuk Dairesi 2022/7970 E. , 2024/6552 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/896 E., 2022/2474 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Çatalca 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/156 E., 2020/13 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Kararın d
**8. Hukuk Dairesi 2022/7970 E. , 2024/6552 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/896 E., 2022/2474 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Çatalca 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/156 E., 2020/13 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili Çatalca ilçesi Yalıköy 741 parsel numaralı taşınmazın Ayet Günay'dan kendilerine intikal eden tarla vasafındaki taşınmaz olup, orman vasfı ile Hazine adına yapılan kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın adına tescili talep etmiş, İstanbul Kadastro Mahkemesine açılan davada Mahkemece 6292 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 Sayılı Kanun) gereğince yapılan kadastro çalışmasının düzeltilmesi davası açısından davanın reddine, tapu kaydının iptali talebi açısından görevsizlik kararı verilmiş ve dosya görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; mülkiyeti Hazineye ait 741 nolu 1.145,18 m2 yüzölçümlü taşınmazın 730 nolu parselin ifrazından oluştuğunu, "orman" vasfı ile 10.05.2011 tarihinde Hazine adına tescil edildiğini, TAKBİS sisteminden alınan tapu kaydında ise taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) uyarınca 2/B alanında kaldığı yönünde beyanı olduğunu, taşınmazın 18.12.2013 tarihinde mahallinde yapılan tespitte boş ve işgalsiz olduğunu, herhangi bir kişi tarafından kullanılmadığını, kadastro çalışmalarının yürürlükteki yasalara ve usule uygun olarak yapıldığını belirterek davanın reddine ve taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili dava konusu taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırları içerisinde kaldığını, mahallinde yapılan keşif sonrası dosyaya sunulan bilirkişi raporunda da taşınmazın orman olduğunun açık olduğunu, orman arazisinin özel mülkiyete konu olamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "kadastro tespitinden sonraki talepler bakımından tapulu taşınmazın zilyetlikle kazanımı mümkün olmadığından ve TMK'nin 713/2 maddesindeki şartlar da oluşmadığından reddine, kadastro tespitinden önceki hukuki sebeplere dayalı talepleri bakımından ise Kadastro Kanunu'nun 12 nci maddesi uyarınca 10 yıllık hak düşürücü süre geçmiş olduğundan davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine" gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş; hükmün, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.