Başvuru, işçilik alacağından kaynaklanan davanın benzer olaya dayanılarak açılan başka bir davada verilen kararın aksi yönünde bir sonuca ulaşılarak reddedilmesi nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, işçilik alacağından kaynaklanan davanın benzer olaya dayanılarak açılan başka bir davada verilen kararın aksi yönünde bir sonuca ulaşılarak reddedilmesi nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurular 3/9/2018 ve 4/9/2018 tarihlerinde yapılmıştır. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. 2018/27361, 2018/27299 numaralı başvuru dosyalarının hukuki ve fiilî irtibat nedeniyle 2018/26102 numaralı başvuru dosyası ile birleştirilmesine, incelemenin 2018/26102 numaralı dosya üzerinden yürütülmesine ve diğer dosyaların kapatılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir:A. Başvurucuların Açtığı Davalar Başvurucular, geçici işçi statüsünden kadrolu işçiliğe geçirildikten sonra intibaklarının eksik yapıldığını iddia ederek buna bağlı işçilik alacaklarının tespitine ve tahsiline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Sivas İş Mahkemesi ile Sivas İş Mahkemesi 8/9/2017 tarihinde davaların kabulüne karar vermiştir. Kararlarda; başvurucuların mevsimlik işçi statüsünden kadrolu işçi statüsüne tüm hak ve alacaklarıyla birlikte geçirilmesi sırasında yapılan intibakın yanlış olduğu, mevsimlik işçi statüsünde çalışılan sürenin derece ve kademe terfisinde dikkate alınması suretiyle kademenin tespit edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Kararlara karşı Sivas İl Özel İdaresi tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (Bölge Adliye Mahkemesi) Hukuk Dairesinin30/12/2017 tarihinde vermiş olduğu kararlar ile istinaf başvuruları kabul edilerek davalar reddedilmiştir. Kararlarda; hükümlere esas alınan bilirkişi raporlarında pozisyon cetveli değişikliğinin 1/3/2011 tarihinden itibaren uygulandığı, 2013 yılında işçilerin derece ve kademe ilerlemelerinin toplu iş sözleşmesi (TİS) hükümlerine uygun ve doğru olarak intibak ettirildiği, daha sonra da hak edilen tüm ödemelerin yapıldığı belirtilerek başvurucuların alacağı bulunmadığı ifade edilmiştir. Kararlarda hesaplamaların, değişikliğin 2011 yılından itibaren bir yıl erken uygulandığı için hatalı olduğu söylenmiştir. Başvurucular, Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına karşı temyiz yoluna başvurmuştur. Yargıtay Hukuk Dairesi (Daire) 21/6/2018 tarihinde temyiz taleplerini reddetmiştir. Nihai kararların tebliğ edilmesi üzerine başvurucular 3/9/2018 ve 4/9/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. Başvuru Konusu Dava ile Benzer Diğer Davaların Süreci Başvurucular ile aynı durumda olan H.Y., İ.K., Z.A., K., A.Y., H.Y., tarafından açılan davalar Sivas İş Mahkemesi ile Sivas İş Mahkemesinin 8/9/2017 tarihli kararları ile kabul edilmiştir. Kararlarda; davacıların mevsimlik işçi statüsünden kadrolu işçi statüsüne tüm hak ve alacaklarıyla birlikte geçirilmesi sırasında yapılan intibakın yanlış olduğu, mevsimlik işçi statüsünde çalıştığı sürenin derece ve kademe terfisinde dikkate alınarak kademenin tespit edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Kararlara karşı yapılan istinaf başvuruları Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesinin 5/12/2017 tarihli kararları ve Hukuk Dairesinin 28/2/2018 tarihli kararlarıyla, söz konusu kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları da Dairenin 28/3/2018 tarihli kararlarıyla reddedilmiştir. Yargıtay Hukuk Dairesinin 22/6/2015 tarihli ve E.2014/17773, K.2015/12636 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:"Dosya kapsamı nazara alındığında; başlangıçta taraflar arasındaki işin mevsimlik nitelik taşıdığı gerekçesiyle; her yıl değişen tarih ve sürelerde davacının sigorta primlerinin yatırılmış olduğu, davacının yaptığı iş değişmeksizin kadroya alınması suretiyle tüm yılı kapsar şekilde sigorta primlerinin yatırılmaya devam edildiği anlaşılmaktadır. Yukarıdaki mevsimlik işe dair açıklamalar ile söz konusu tespit birlikte değerlendirildiğinde; davalı idare tarafından davacı ve arkadaşlarının kadroya alınması suretiyle tüm yıl benzer işlerde çalıştırılıyor olması daha önceki mevsimlik çalışmalarının niteliğini değiştirmez ise de, hukuken yok sayılması adaletsiz sonuçlar doğurur. Zincirleme olarak yenilenen bu sözleşmeler belirsiz süreli hal almıştır ki; kadroya alınmadan önceki çalışma ile kadroya alınmadan sonraki çalışma arasında niteliksel bir fark yaratılması ya da kadroya alınmadan evvelki çalışma yok sayılarak davacı ve arkadaşları hakkında yeni işe girmiş gibi işlem yapılmasının kanuni bir dayanağı da bulunmamaktadır....Tüm bu tespitler ve emsal mahiyetteki kararlar karşısında, davacının kadroya geçirilmeden evvelki çalışmalarının çalışma süresine dahil edilmesi suretiyle derece ve kademesinin belirlenerek eğer var ise fark alacaklarının hüküm altına alınması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur." Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 11/11/2015 tarihli ve E.2015/7-1115, K.2015/2541 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:"Yukarıda yapılan açıklamaların ışığında, davalı idare tarafından davacının kadroya alınması suretiyle tüm yıl benzer işlerde çalıştırılıyor olması daha önceki mevsimlik çalışmalarının niteliğini değiştirmez ise de, bu çalışmanın hukuken yok sayılmasının eşitlik ilkesine aykırılık sonucunu doğuracağı açıktır. Kaldı ki davacı ile imzalanan mevsimlik iş sözleşmeleri zincirleme olarak yenilendiğinden bu sözleşmelerin belirsiz süreli hal aldığı hususu gözetildiğinde kadroya alınmadan önceki çalışma ile kadroya alınmadan sonraki çalışma arasında niteliksel bir fark yaratılması ya da kadroya alınmadan evvelki çalışma yok sayılarak davacı ve arkadaşları hakkında yeni işe girmiş gibi işlem yapılmasının kanuni bir dayanağı da bulunmadığı; öte yandan ekonomik yönden işverene bağımlı olarak çalışan işçinin çalıştığı süre içinde dava açmamış olması olgusunun işçi aleyhine değerlendirilmesi de mümkün bulunmamaktadır....Buna göre mahkemece davacının kadroya geçirilmeden evvelki çalışmalarının çalışma süresine dahil edilmesi suretiyle derece ve kademesinin belirlenerek eğer var ise fark alacaklarının hüküm altına alınması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.O halde tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır."