8. Hukuk Dairesi 2023/620 E. , 2024/4386 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/18 E., 2022/159 K. DAVA TARİHİ : 20.03.2006 KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda;
**8. Hukuk Dairesi 2023/620 E. , 2024/4386 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/18 E., 2022/159 K. DAVA TARİHİ : 20.03.2006 KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Çekişmeli Bingöl ili Merkez ilçesi ... Mahallesinde kain 407,50 m2 yüzölçümlü 101 ada 6 parsel sayılı taşınmaz çayır niteliği ile senetsizden, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak 30.08.2005 tarihinde 1/3’er oranında hisseli olarak davalılar ..., ... ve ... adlarına tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; Bingöl ili Merkez ilçesi ... Köyü 101 ada 6 nolu parselin Devletin hüküm ve tasarrufunda olduğu, zilyetlik koşulunun sağlanmadığı iddiası ile davalılar adına yapılan tespitinin iptalini Hazine adına tapuya tescilini talep ve dava etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde davanın reddine, 101 ada 6 nolu parselin tespit maliki ... ölü olduğundan yapılan tespitin iptali ile; parsel üzerindeki tüm hisseler 36 pay kabul edilerek; hisseleri oranında diğer tespit malikleri ile miras payları oranında ... mirasçıları adına tespit ve tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 27.11.2020 tarihli ve 2020/9550 Esas, 2020/5861 Karar sayılı ilamıyla; ''Mahkemece yapılan araştırma inceleme ve uygulamanın hüküm için yeterli olmadığı, taşınmazın niteliğinin ve zilyetlik durumunun tespiti amacıyla hava fotoğraflarından yararlanılmadığı, soyut içerikli ziraatçi bilirkişi raporuna itibar edildiği, taşınmaza bitişik ya da yakın komşu parsellerin kadastro tespit tutanak örnekleri ve bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları ile davalı iseler dava dosyaları ve dayanakları olan tüm kayıt ve belgeler getirilerek uygulanmadığı, mahkemece tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait hava fotoğrafları, en eski ve dava tarihine en yakın ortofoto ve uydu fotoğrafları dosya arasına alınarak taşınmaza bitişik ya da yakın komşu parseller var ise bu parsellerin kadastro tespit tutanak örnekleri ve bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları ile davalı iseler dava dosyaları ve dayanakları olan tüm kayıt ve belgeler getirilerek fen, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi ve üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılarak davada yararı bulunmayan yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından, çekişmeli taşınmazların öncesinin ne olduğu, üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ve şekli ile imar-ihya araştırması yapılması, komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmesi; hava fotoğraflarının uzman jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi tarafından streoskopik yöntemle incelenmesi suretiyle taşınmazların önceki ve şimdiki niteliğinin, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesi; ziraatçı bilirkişi kurulundan, çekişmeli taşınmazların eğimini, niteliğini, toprak yapısını, bitki örtüsünü, taşınmazın imar-ihyasının hangi tarihte başlanıp tamamlandığı, üzerindeki ekonomik amaca uygun zilyetliğin hangi tarihten beri ve hangi tasarruflarla sürdürüldüğü ve kullanım durumunu kesin olarak belirleyen, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, önceki ziraatçi bilirkişi raporunu da irdeleyen ve sınırındaki taşınmazlarla mukayeseli değerlendirmeyi içeren, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması gerektiğinden bahisle davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün bozulmasına" karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "101 ada 6 nolu parselin kuzey ve kısmen doğu sınırlarının çeperle çevrili olduğu, diğer sınırlarının belirsiz olduğu, beyanlarına başvurulan mahalli bilirkişiler ve tespit bilirkişisinin parselin kendilerini bildiklerinden beri tespit malikleri ..., ... ve ... tarafından ot biçmek şeklinde kullanıldığı, ziraat bilirkişileri raporunda kuzey tarafından tahta kazık ve tel örgü ile çevrilerek koruma altına alındığı, taş, çakıl vb yabancı maddelerden temizlenerek ıslah edildiği, toprak yapısı karşılaştırıldığında mera veya orman parsellerine benzemediği, imar ihyaya tabi tutulduğu, jeodezi bilirkişi raporunda parselin hava fotoğraflarının incelenmesi sonucu kullanıma konu olduğunu gösterir ışık yansınım değerlerine sahip olduğu, bu yıllarda taşınmazda imar ihyanın söz konusu olduğu, orman bilirkişi raporunda parselin orman sayılmayan alanlar içerisinde olduğu, tespit malikleri lehine olağanüstü zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle, davacının davasının reddine, davaya konu 101 ada 6 nolu parselin kadastro tespitinin iptali ile, parselin 407,50 m2 yüzölçümü ve "çayır" vasfıyla tespit malikleri ve vefat eden tespit malikleri mirasçıları adına tespit ve tapuya tesciline" karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekilince temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 01.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.