Başvuru, ihtirazi kayıtla verilen düzeltme beyannamesi üzerinden yapılan vergi tarhiyatlarına ve kesilen vergi ziyaı cezasına karşı açılan davanın esası incelenmeden reddedilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ihtirazi kayıtla verilen düzeltme beyannamesi üzerinden yapılan vergi tarhiyatlarına ve kesilen vergi ziyaı cezasına karşı açılan davanın esası incelenmeden reddedilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 2/5/2019 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucunun mal alımında bulunduğu mükellef firma hakkında vergi tekniği raporu düzenlenmiştir. Bu rapora göre vergi mükellefi firma, iş ve işlemlerinde sahte faturalar düzenlemiştir. Beylikdüzü Vergi Dairesi Müdürlüğü (Vergi İdaresi) tarafından 28/3/2018 tarihli yazı ile hakkında vergi tekniği raporu düzenlenen mükellef firmadan Mart 2017 döneminde yapılan mal alımlarına ait faturaların sahte olduğu belirtilerek başvurucudan bu alımlara isabet eden katma değer vergisinin (KDV) tenzil edilmesi istenmiş, aksi takdirde olumsuz mükellefler listesine alınacağı uyarısı yapılmıştır. Başvurucu anılan yazı üzerine olumsuz mükellefler listesine girmemek için 6/12/2017 tarihinde Vergi İdaresine ihtirazi kayıtla düzeltme beyannamesi vermiştir. Bu beyanname üzerine Vergi İdaresince KDV, damga vergisi ve gecikme faizi tahakkuk ettirilmiş ve vergi ziyaı cezası kesilmiştir. Başvurucu, ihtirazi kayıtla verilen düzeltme beyannamesi üzerine Vergi İdaresince kesilen vergi cezasının iptali talebiyle 27/4/2018 tarihinde İstanbul Vergi Mahkemesinde (Vergi Mahkemesi) dava açmıştır. Dava dilekçesinde başvurucu; düzeltme beyannamesini Vergi İdaresinin zorlayıcı yazısı üzerine olumsuz mükellefler listesinde yer almamak için verdiğini, mükelleflerin birtakım müeyyidelerin uygulanacağı baskısı altında beyanname vermek zorunda bırakılmasının haksızlık olduğunu ileri sürmüştür. Başvurucu ayrıca ilgili yükümlüden yapılan alışların gerçek olduğunu, bu alışlara ilişkin KDV'nin yasalara uygun şekilde defterlere kaydedilerek indirim konusu edildiğini ve şirket hakkında yapılmış kapsamlı bir vergi incelemesinin bulunmadığını iddia etmiştir. Vergi Mahkemesi 26/10/2018 tarihli kararıyla davanın kabulüne karar vermiştir. Kararın gerekçesi özetle şöyledir:i. Vergi İdaresinin 28/3/2018 tarihli yazısını müteakiben verilen beyanname üzerine başvurucunun aleyhine olan bu durumun kendi iradesiyle ortaya çıktığı iddia edilse de ticari hayatın olağan koşulları altında bir yükümlünün bu yönde bir eylemde bulunması olağan olmayacağından verilen ikinci beyannamenin özgür iradeyle oluştuğundan söz edilemeyecektir.ii. Somut olayda başvurucu tarafından düzeltme beyannamesinin verildiği tarih itibarıyla kullandığı faturaların gerçek olup olmadığına ilişkin olarak başvurucu hakkında Vergi İdaresince usulüne uygun biçimde vergi incelemesi bulunmamakta olup salt başvurucunun mal ve hizmet alımında bulunduğu şirket ya da şahıslar hakkındaki tespitlerden hareketle dava konusu tahakkuk işlemi yapılmıştır.iii. Bu durumda başvurucunun mal alımında bulunduğu yükümlü hakkındaki tespitler yeterli görülerek kullandığı faturaların gerçek olup olmadığına yönelik olayın gerçek mahiyetini ortaya koyacak bir inceleme yapılmaksızın Vergi İdaresinin baskısı altında verildiği anlaşılan düzeltme beyannamesi üzerine uyuşmazlık konusu dönem için tahakkuk ettirilen KDV, damga vergisi, kesilen vergi ziyaı cezası ile hesaplanan gecikme faizlerinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Mahkeme kararına karşı Vergi İdaresi tarafından 6/11/2018 tarihinde istinaf başvurusunda bulunulmuş, istinaf incelemesi sonucunda İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin (Bölge İdare Mahkemesi) 28/2/2019 tarihinde istinaf başvurusunun kabulüyle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine kesin olarak karar verilmiştir. Mahkemeye göre başvurucu tarafından beyanname verme süresi geçirildikten sonra faturaları kayıtlara intikal ettirilen firma hakkındaki olumsuz tespitler nedeniyle söz konusu faturalar kayıtlardan çıkarılarak ilgili dönemlere ait KDV düzeltme beyannamelerine konulan ihtirazi kaydın süresinden sonra verilen beyanname üzerine tahakkuk ettirilen vergiye dava açılmasına imkân sağlayan bir çekince olarak kabulüne olanak bulunmamaktadır. Mahkemeye göre ayrıca KDV beyannamelerinin yasal süresinden sonra verildiği gerçeği dikkate alındığında süresinde tahakkuk ettirilmeyen vergi kalemi için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun maddesi gereği vergi ziyaı cezası kesilmesi elzemdir. Nihai karar başvurucu vekiline 3/4/2019 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 2/5/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Konu ile ilgili hukuk için bkz. Arbay Petrol Gıda Turizm Taşımacılık Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ve Arbay Turizm Taşımacılık İthalat İhracat İnşaat ve Organizasyon Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., [GK], B. No: 2015/15100, 27/2/2019, §§ 19-