Başvuru, kamulaştırılan taşınmaz için tespit edilen kamulaştırma bedeli üzerinden faize hükmedilmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, kamulaştırılan taşınmaz için tespit edilen kamulaştırma bedeli üzerinden faize hükmedilmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 15/8/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Komisyonunca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucular, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. OLAYLAR VE OLGULAR Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucular Nesrin Akkaya, Murat Akkaya ve Fırat Akkaya sırasıyla 1956, 1978 ve 1981 doğumlu olup İzmir'in Bornova ilçesinde; Fatma Çukur 1985 doğumlu olup İzmir'in Karşıyaka ilçesinde ikamet etmektedir. Başvurucular, murisleri Recep Akkaya'dan kendilerine miras yoluyla intikal etmiş olan İzmir'in Bornova ilçesi Kazımdirik Mahallesi'nde yer alan 60 ada 1 ve 2 parsel numaralı taşınmazların ayrı ayrı 1/12 payı oranında malikidirler. İmar uygulamasında yol, yeşil alan ve otopark olarak yer alan taşınmazların İzmir Büyükşehir Belediye Encümeninin 8/5/2008 tarihli kararıyla kamulaştırılmasına karar verilmiştir. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı (Büyükşehir Belediyesi) 17/10/2008 tarihinde başvurucular aleyhine açtığı dava ile İzmir'in Bornova ilçesi Kazımdirik Mahallesi'nde yer alan 60 ada 1 ve 2 parsel numaralı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespitini ve Hazine adına tescilini talep etmiştir. İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi (Mahkeme) 5/4/2010 tarihli kararı ile taşınmazların kamulaştırma bedelinin 440,93 TL olduğunun tespitine ve her iki taşınmaz üzerinde başvurucuların murisi Recep Akkaya adına kayıtlı olan ayrı ayrı 1/12 pay tapularının iptaliyle davacı Büyükşehir Belediyesi adına tesciline karar vermiştir. Başvurucular tarafından temyiz edilen karar, Yargıtay Hukuk Dairesince (Daire) 21/2/2011 tarihinde onanmıştır. Başvurucunun karar düzeltme talebi de Daire tarafından 13/6/2011 tarihinde reddedilmiştir. Anılan karar başvuruculara 20/7/2011 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucular, yukarıda belirtilen mahkeme kararında mülkiyet haklarının ihlal edildiğinden bahisle 13/12/2011 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) başvuru yapmıştır. AİHM 15055/12 başvuru numaralı kararı ile mülkiyet hakkı çerçevesinde enflasyonun etkisiyle kamulaştırma bedelindeki değer kaybının telafi edilmediği yönündeki şikâyetler hususunda başvurucuların 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun'la kurulan Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonu Başkanlığına (Tazminat Komisyonu) başvurmaları gerektiğine ve diğer şikâyetlerin ise muhtelif gerekçelerle kabul edilemez olduğuna hükmetmiştir. Anılan karar doğrultusunda başvurucular; 25/8/2017 tarihinde Tazminat Komisyonuna başvuru yaparak AİHM başvuru formuna atıfla, aynı taleplerinin 6384 sayılı Kanun hükümlerine göre sonuçlandırılmasını istemiştir. Diğer bir deyişle başvurucular, ilk derece mahkemesi tarafından hükmolunan kamulaştırma bedelinin enflasyon karşısında değer kaybetmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Tazminat Komisyonu, 14/3/2018 tarihli kararı ile başvurunun reddine karar vermiştir. Tazminat Komisyonu bu sonuca ulaşırken idare tarafından kamulaştırılan taşınmazın kamulaştırma süreci boyunca 1 yıl 5 ay 18 gün kullanıldığını ve değer kaybının %11,84 olmasını nazara almıştır. Tazminat Komisyonuna göre taşınmazın dava tarihi ile karar tarihi arasında geçen 1 yıl 5 ay 18 gün boyunca kullanılması tazminattaki değer kaybını tamamen karşılamasa da yeterince karşılamaktadır. Sonuç olarak Tazminat Komisyonu, kamulaştırma bedelinde meydana gelen değer kaybının bireyin mülkiyet hakkı ile kamu yararı arasında korunması gereken adil dengeyi başvurucuların aleyhine bozmadığı sonucuna varmış ve başvurunun reddine karar vermiştir. Başvurucular, bu karara karşı 19/4/2018 tarihinde Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz etmiş ve AİHM’e yaptıkları başvurudaki taleplerini yinelemiştir. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 28/6/2018 tarihli kararı ile itirazın reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde; kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasının açıldığı (bedelin tespit edildiği) tarih ile Mahkemece müracaat eden adına bankaya bloke edilen bedellerin söz konusu kişilere ödenmesine karar verilip ödemenin yapıldığı tarih arasında kamulaştırma bedelinde oluşan değer kaybı oranının %11,84 olduğu, bu süre zarfında taşınmazın kullanılmasının kamulaştırma tazminatındaki değer kaybını tamamen olmasa da yeterince karşıladığı, kamulaştırma bedelinde oluşan değer kaybı farkının bireyin mülkiyet hakkının korunması ile kamu yararı arasında olması gereken adil dengeyi bozmadığı, dolayısıyla başvurucu üzerinde orantısız ve aşırı bir yük oluşturmadığı değerlendirmesinde bulunulmuştur. Nihai karar 17/7/2018 tarihinde başvurucular vekiline tebliğ edilmiştir. Başvurucular 15/8/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Kamulaştırma bedelinin değer kaybı şikâyetleri ile ilgili hukuk için bkz. Ali Şimşek ve diğerleri, B. No: 2014/2073, 6/7/2017, §§ 18-