10. Hukuk Dairesi 2009/4578 E. , 2010/16043 K. "" ...... Dava, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelir ve yapılan harcamaların 506 sayılı Yasanın 26.maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, ilk rücu davasında Kurum alacağının hüküm altına alınmış olması ve artışların istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı ve davalılardan ..............avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin s…
**10. Hukuk Dairesi 2009/4578 E. , 2010/16043 K.** **"İçtihat Metni"** ...... Dava, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelir ve yapılan harcamaların 506 sayılı Yasanın 26.maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, ilk rücu davasında Kurum alacağının hüküm altına alınmış olması ve artışların istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı ve davalılardan ..............avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı ...'nın temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı Kurumun temyiz itirazlarına gelince; iş kazasından doğan rücu tazminatı istemine ilişkin davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 26.maddesindeki halefiyet ilkesi uyarınca, Kurumun rücu alacağı; hak sahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebileceği maddi zarar (Tavan) miktarı ile sınırlı iken, Anayasa Mahkemesi’nin, 21.03.2007 gün ve 26649 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 23.11.2006 gün ve E:2003/10, K:2006/106 sayılı kararı ile 26.maddedeki “…sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere…” bölümünün Anayasaya aykırılık nedeniyle iptaline karar verilmiş olması; Anayasa’nın 153. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararlarının, Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmesi ve giderek elde bulunan ve kesinleşmemiş tüm davalarda uygulanmasının zorunlu bulunması; iptal kararının Resmi Gazetede yayınlandığı 21.03.2007 gününden sonra Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 76. maddesi uyarınca yürürlükteki yasaları tatbik etmekle yükümlü bulunan mahkemelerin ve Yargıtay’ın yürürlükten kalkan bir yasa maddesine dayanarak inceleme yapma ve karar verme yetkilerinin bulunmadığının kabulünün doğal bulunması; 26. maddedeki anılan cümlenin iptali ile Kurumun rücu hakkının, yasadan doğan kendine özgü ve sigortalı ya da hak sahiplerinin hakkından bağımsız basit rücu hakkına dönüşmüş olması karşısında, ilk peşin değerli gelirlerin, tazmin sorumlularının kusuruna isabet eden miktarıyla sınırlı şekilde hüküm kurulması gerekir. Davacı tarafından davalılar hakkında açılan ve kesinleşen .............. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2001/15 Esas 2005/36 Karar sayılı rücu davasında, davalıların toplam % 80 oranında kusurlu bulundukları, talep gibi masraflar ile ilk peşin sermaye değerli gelirle birlikte artışların % 25’inin hüküm altına alındığı, hükmolunan miktarın mahsubu ile bakiye % 55 kusur karşılığı kurum zararı bulunduğu gözetilmeksizin, davanın reddine karar verilmiş olması, isabetsizdir. ./.. -2-