T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2025/221 Esas KARAR NO: 2025/1526 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 26/11/2024 NUMARASI: 2021/262 E. - 2024/239 K. ASIL VE BİRLEŞEN 2021/263 ESAS SAYILI DAVADA ASIL VE B. DAVA: FSEK - Tazminat ASIL VE B. DAVA TARİHİ: 09/11/2021 KARAR TARİHİ: 28/11/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2025/221 Esas KARAR NO: 2025/1526 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 26/11/2024 NUMARASI: 2021/262 E. - 2024/239 K. ASIL VE BİRLEŞEN 2021/263 ESAS SAYILI DAVADA ASIL VE B. DAVA: FSEK - Tazminat ASIL VE B. DAVA TARİHİ: 09/11/2021 KARAR TARİHİ: 28/11/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin yayıncılık, kitap yazım, basım ve dağıtımı alanında köklü geçmişi olduğunu, sektörde uzun yıllardan beri başarıyla faaliyetlerini sürdürdüğünü, saygın ve tanınan ticari bir şirket olduğunu, müvekkilinin davaya konu "..." , "...", "İlk ...", "Orta ..." ve "Türkçe ..." olmak üzere birçok eseri bulunduğunu, söz konusu eserlerin piyasada oldukça bilinen ve tercih edilen ve satılan kitaplar olduğunu, davalının müvekkiline ait olan bu kitapları yıllarca izinsiz bir şekilde bastığını, çoğalttığını ve piyasadaki birçok şirkete satarak kazanç elde ettiğini, davalının bu eyleminin müvekkilinin eserden kaynaklanan haklarını ihlal ettiğini iddia ederek, FSEK'in 68. maddesi kapsamında şimdilik 10.000,00 TL ve FSEK'in 70. maddesi kapsamında 10.000,00 TL tazminatın 01/01/2010 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari avansı faiz oranıyla tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ISLAH: Davacı vekili 19/09/2024 tarihli dilekçesi ile, 10.000,00 TL olan tazminat talebini 20.460.343,00 TL tutarında ıslah ederek, harcını yatırmıştır. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili şirket arasında dava konusu eserlerin basılması noktasında anlaşma mevcut olduğunu, bu yönüyle davacının bu davayı ikame etmesinin dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini, davacı yetkilisi ... tarafından ortağı olduğu müvekkili şirkete karşı 7 adet dava ikame edildiğini ve her birinde gerçeğe aykırı kötü niyetli iddialar ile müvekkili şirketi zarara uğratmaya çalıştığını, davacı şirket yetkilisi ...'nun müvekkili şirketin 15 yılı aşkındır imtiyazlı paya sahip ortağı olduğunu ve yıllardır müvekkili şirket işleriyle ilgilendiğini ve ticari faaliyetine öncülük ettiğini, dava dilekçesinde belirtildiği üzere müvekkili şirketin davacıya ait eserleri 10 yılı aşkın süredir basıp sattığını ve bu anlamda şirkete gelir kazandırdığını, davacı yetkilisinin bu faaliyetten haberdar olmadığını iddia etmenin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, nitekim bu basımlardan elde edilen gelirlerden davacı şirket yetkilisinin de dolaylı olarak faydalandığını, davacı ile müvekkili şirket arasında dava konusu eserlerin basılması hakkında herhangi bir yazılı sözleşme olmasa da, davacı yetkilisinin teklifi ile müvekkili şirket tarafından ilgili eserlerin basımının yapıldığını ve 10 yılı aşkın süredir bu basımların devam ettiğini, ancak 2019 itibariyle taraflar arasında oluşan husumet sonrasında müvekkili şirket tarafından ilgili eserlerin basımına son verildiğini, iddiaların ve davanın haksız olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin yayıncılık, kitap yazım, basım ve dağıtımı alanında köklü geçmişi olduğunu, sektörde uzun yıllardan beri başarıyla faaliyetlerini sürdürdüğünü, saygın ve tanınan ticari bir şirket olduğunu, müvekkilinin davaya konu "... Türkçe ..." , "... İngilizce ..." , "... İmla Klavuzu" ve "... Atasözleri" olmak üzere birçok eseri bulunduğunu, söz konusu eserlerinin piyasada oldukça bilinen ve tercih edilen ve satılan kitaplar olduğunu, davalının müvekkiline ait olan bu kitapları yıllarca izinsiz bir şekilde bastığını, çoğalttığını ve piyasadaki birçok şirkete satarak kazanç elde ettiğini, davalının bu eyleminin müvekkilinin eserden kaynaklanan haklarını ihlal ettiğini iddia ederek, FSEK'in 68. maddesi kapsamında şimdilik 10.000,00 TL ve FSEK'in 70. maddesi kapsamında 10.000,00 TL tazminatın 01/01/2010 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari avansı faiz oranıyla tahsilini talep ve dava etmiştir. MAHKEME KARARI:Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 26/11/2024 tarihli 2021/262E. - 2024/239 K. sayılı kararıyla; "...Buna göre, mahkememizin birleşen 2021/263 esas sayılı dosyası yönünden davacı vekili davasından feragat ettiğinden davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. Asıl dosya yönünden dosya kapsamı deliller, taraf iddia ve savunmaları ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; bilirkişi raporlarına göre dava konusu olan ..., Orta ..., ..., İlk ..., kitaplarının 5846 sayılı FSEK kapsamında ilim ve edebiyat eseri olarak kabul edilmiştir. İlköğretim Türkçe ...’ün ise derleme eser olduğu kabul edilmiştir. FSEK kapsamında eser olan ‘...’ isimli eserde; sahip ...ve..., ‘Orta ...’ isimli eserde; sahip ...ve..., ‘...’ isimli eserde; sahip ...ve..., ‘İlk ...’ isimli eserde; sahip ...ve İbrahim ...’tir. ... Yay.Dağ.San. ve Tic. Ltd. Şti ile 03.04.2011 tarihinde... arasında ve 18.02.2011 tarihinde ise ...ile ... Yay.Dağ.San. ve Tic. Ltd. Şti arasında telif devrine ilişkin sözleşme imzalanmıştır. Taraflar arasında ...’a ilişkin imzalanan sözleşmeden eser sahipliği sıfatı anlaşılamamış, bu bakımdan bandrol tespiti ile ilerlendiği 10 Ağustos 2017 tarih ve 9386 sayılı Türkiye Sicil Gazetesi’nde de görüleceği üzere ... Yayıncılık San. ve Tic. A.Ş. ismini ... Yayıncılık Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi olarak değiştirmiştir. Bu sebeple eserlerde yer alan künye bilgileri, devir sözleşmeleri ile Ticaret Sicil Gazetesinde yer alan değişiklik referansı ışığında ... YAYINCILIK bu eserler üzerinde hak sahibi olduğunun kabulü gerekmiştir. Yine, FSEK kapsamında derleme eser olan ‘Türkçe ...’ isimli eserde; sahip ... olup, eserin T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Bandrol Sorgulama Sistemi üzerinden sorgulanması sonucunda; eser sahibinin ... gözükmekte olup, ...'nun davacı şirket yetkilisi ve ...'in ise mali haklarını davacıya devrettiği anlaşılmıştır. Bu itibarla davalının hak sahipliğine bir itirazı bulunmadığı gibi davacının dava konusu eserler üzerinde hak sahibi olduğunun kabulü gerekmiştir. Davalı taraf dava konusu bu eserleri basıp dağıttığını kabul etmiştir. Bu kullanımın rızaya dayalı olduğunu, davacının uzun süre sessiz kalmak suretiyle hakkını kötüye kullandığını iddia etmiştir. Ancak, tarafların her ikisi de anonim şirketi olup, davalı taraf bu kullanımın rızaya dayalı olduğunu usulen ispat edememiştir. Yerleşik Yargıtay içtihadı gereği farazi sözleşme ilişkisi söz konusu olup, talep on yıllık zaman aşımına tabi olduğundan dava tarihinden geriye doğru on yıllık dönem üzerinden hesap yapılmıştır. Davacı 5846 sayılı yasasın 68. Maddesine göre üç kat tazminat ile aynı yasanın 70. Maddesine göre elde edilen karı talep etmiştir. En son tanzim edilen bilirkişi raporuna göre FSEK 70. Maddesi kapsamında davalının elde ettiği kar toplamı 20.460.343,00 TL olup, davacı vekili talebini bu tutar üzerinden arttırmıştır. FSEK 70/3 maddesi kapsamında elde edilen kar istendiği takdirde FSEK 68 maddesinde ön görülen tazminat indirileceğinden ayrıca FSEK 68 maddesine göre hesaplanan bedel dahil edilmeyerek davanın kabulü ile toplam 20.460.343,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekili ilk basım tarihiden itibaren faiz talebinde bulunmuş ise de , dava tarihine kadar olan dönemdeki davalı karı hesaplandığından zorunlu olarak dava tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir. Bu itibarla aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;A-ASIL DOSYA YÖNÜNDEN;1-Davacının davasının KABULÜNE, toplam 20.460.343,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, B-BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN 2021/263 ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN;1-Davacının davasının feragat nedeniyle REDDİNE... " karar verildiği görülmüştür.İSTİNAF İSTEMLERİ: Asıl ve birleşen davada Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu, ancak faize dava tarihinden itibaren hükmedilmesinin hatalı olduğunu, Faizin başlangıcı konusunda da zaman aşımının devreye girdiği ilk tarihten (dava tarihinden itibaren geriye doğru 10 yıl) itibaren başlatılması gerekirken bunun yapılmayıp, dava tarihinin baz almış olmasının eksiklik olduğunu, dosyada, davalının 2019 yılında yaptığı satışları gösteren faturalar olduğuna göre en kötü ihtimalle faiz başlangıcının bu tarih olması gerekirken, mahkemenin dava tarihinden itibaren faize hükmetmiş olmasının hatalı olduğunu, karara bu yönüyle itiraz ettiklerini belirterek, arz ve izah edilen sebeplerle; Bakırköy 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/263 Esas ve 2024/239 Karar sayılı dosyasında 26.11.2024 tarihinde verilen karara karşı kısmen istinaf kanun yoluna başvurularının kabulü ile kararın kısmen kaldırılmasına ve dava dilekçesindeki talepleri çerçevesinde davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Asıl ve birleşen davada Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davacı şirketin dava konusu eserlere ilişkin sözleşmeleri davanın genişletilmesi yasağına aykırı olarak müvekkilinin muvafakati olmadığı halde bilirkişi raporu alındıktan sonra dosyaya ibraz etmesinin usule aykırı olduğunu,Dava konusu eserlere ilişkin sunulan sözleşmelerde -hak sahibi- hususunun belirli olmaması ve elirlenemediğini, bu yönüyle davacı şirketin hak sahipliği sıfatını ortaya koyamadığını, dava ehliyetine sahip olmadığını,Bilirkişi heyeti tarafından "..." bakımından davacının dava ehliyetine sahip olduğu, "..." bakımından gerek sözleşmenin tarafları açısından, gerekse de eserlerin üzerinde tarih olmaması ve bandrolsüz olmaları nedeniyle net bir tespit yapılamadığının belirtildiğini,... için yapılan bandrol incelemesinde hak sahibinin... olduğunun tespit eidldiğini, ancak davacı vekilinin usule aykırı olarak dosyaya ibraz ettiği sözleşmelerin ise davacı ile ... arasında imzalandıklarını, davacının bu eser için dava ehliyetinin bulunmadığını,... hakkında bilirkişilerce hak sahipliği tespit edilemediğinden ve davacı vekili tarafından usule aykırı olarak dosyaya sunulan sözleşmeler birbirleriyle çelişkili olduklarından, yine ... tarihsiz ve bandrolsüz olduğundan davacının davaya konu eserler bakımından dava ehliyetine sahip olmadığını,Davacının hak sahipliğine yargılama sırasında itiraz etmelerine rağmen, Mahkemece hatalı gerekçe ile davalı tarafın davacının hak sahipliğine itiraz etmediği belirtilerek ve hak sahipliği konusunda hiçbir araştırma yapılmadan karar verildiğini, Davacının davaya konu eserleri müvekkilinin bastığına dair iddiasını ispatlayamadığını, dosyaya sunulan ve üzerinde "..." yazan faturaların doğruluğu ve davaya konu esere ait olup olmadığı araştırılmadan Mahkemece faturalara itibar edildiğini,Müvekkilinin davaya konu eserleri hiçbir zaman basmadığını, 2018 yılı Ocak ayında ... isimli eserin basımı konusunda davacı yetkilisi ... ile davalı yetkilisi ... arasındaki Whatsapp konuşmalarından da anlaşılacağı gibi sorun yaşandığını, faturanın ise 2019 Haziran dönemine ait olduğunu,Tazminat hesabında esas alınan kar oranının gerçeklikten uzak olduğu,Tazminat hesabına konu edilen ve davacı tarafından dosyaya ibraz edilen faturada yer alan ... ibaresinin neye istinaden hesaplamaya dahil edildiğinin anlaşılamadığı, işbu ibarenin dava konusu eserlerle hiçbir ilişkisinin olmadığı, bu yönüyle davacının davasını ispat edemediği,Davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığı,Akyurt Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/862 Soruşturma no ile yürütülmüş olan ve kolluk kuvvetleri tarafından şirket nezdinde yapılan araştırmalarda dava konusu eserlere ilişkin hiçbir delil elde edilemediği gerekçesi ile 2021/1101 karar numarası ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi suretiyle davacının davasını ispat edemediğinin sabit olduğunu,Mahkeme kararının gerekçesinde davalının dava konusu eserlerin basılıp dağıtıldığını kabul ettiği yazılmışsa da, müvekkilinin böyle bir kabulünün bulunmadığını, Mahkemenin davacının ispat şartlarını yerine getirip getirmediğine dair hiçbir araştırma yapmadığını, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun tazminat hesabı ve ispat hukuku bakımından hukuki garabet niteliğinde olduğunu, müvekkili tarafından basıldığı iddia edilen eser sayısının afaki olarak hesaplandığını,Mahkemece bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, Davacı şirket yetkilisi ...'nun müvekkil şirket nezdinde 20 senedir imtiyazlı pay sahibi olduğu ve yönetimde aktif rol aldığı ve dava konusu eserler hakkında davalı şirket yetkilisi ... ile aralarındaki Whatsapp konuşmaları bir arada değerlendirildiğinde; işbu davayı ikame etmesinin TMKm.2 gereğince dürüstlük kuralına ve hakkın kötüye kullanılması yasağına aykırılık teşkil ettiği,Müvekkilinin bilirkişi incelemesi için ticari defterlerini sunmadığının doğru olmadığını, bu tespitin bilirkişilerin tarafsızlığına gölge düşürdüğünü,Davacının uzun süre sessiz kalmış olması nedeniyle telif tazminatı talep etmesinin mümkün olmaması gerekçeleriyle; istinaf başvurularının kabulüne, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/262 E. 2024/239 K. sayılı kararın ortadan kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesine, masraf ve avukatlık ücretinin davacıdan tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan sözleşme örnekleri incelendiğinde; ... Yay. Dağ. San. Ve tic. Ltd. Şti ile ...arasında imzalanan, ..., Orta ..., ... ve İlk ... isimli eserlerin mali haklarının 5846 sayılı FSEK genel hükümler ve sözleşme hükümlerine göre devrine ilişkin 18/02/2011 tarihli sözleşme olduğu, devrin 49 yıllığına yapıldığı, ... Yay. Dağ. San. Ve tic. Ltd. Şti ile ... arasında imzalanan, İlköğretim Türkçe ... isimli eserin mali haklarının 5846 sayılı FSEK genel hükümler ve sözleşme hükümlerine göre devrine ilişkin 15/03/2011 tarihli sözleşme olduğu, devrin 49 yıllığına yapıldığı, ... Yay. Dağ. San. Ve tic. Ltd. Şti ile... arasında imzalanan, ..., Orta ..., ... ve İlk ... isimli eserlerin mali haklarının 5846 sayılı FSEK genel hükümler ve sözleşme hükümlerine göre devrine ilişkin 03/04/2011 tarihli sözleşme olduğu, devrin 49 yıllığına yapıldığı tespit edilmiştir.Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından gönderilen bandrol talep belgeleri incelendiğinde; davalı şirket tarafından İlköğretim Türkçe ... isimli eserle ilgili 01/10/2016 tarihinde 1000 adet, 30/03/2021 tarihinde ise 21000 adet bandrol talep edildiği tespit edilmiştir.Davacı tarafça dosyaya sunulan 26/06/2019 tarihli, SRY2019000000162 numaralı fatura incelendiğinde; davalı şirket tarafından dava dışı ... San. Ve Tic. A.Ş.'ne kitap satışı nedeniyle düzenlendiği, ... isimli kitaptan 1.070.000 adet satış yapıldığı, satış tutarının 3.691.500, 00 TL olduğu tespit eidlmiştir.Davacı tarafça dosyaya sunulan 25/06/2019 tarihli, SRY2019000000153 numaralı fatura incelendiğinde; davalı şirket tarafından dava dışı ...t Kırtasiye San. Ve Tic. A.Ş.'ne kitap satışı nedeniyle düzenlendiği, ... isimli kitaptan 1.670.000 adet satış yapıldığı, satış tutarının 5.761.000,00 TL olduğu tespit eidlmiştir.İlk derece mahkemesince talimat yoluyla yazar-yayıncı-matematik öğretmeni ..., hukukçu ... ve serbest muhasebeci ...'dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 08/08/2022 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; dava konusu "...", "Orta ...", "...", "İlk ...", "İlköğretim Türkçe ...", "İlköğretim Türkçe-İngilizce/English-Turkish ... ...", "İlköğretim Yazım Kılavuzu", "İlköğretim Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü" kitaplarının 5846 sayılı FSEK’in 2. maddesi anlamında İlim ve Edebiyat Eseri olduğu, davacı yanın "...", "Orta ...", "...", "İlk ...", "İlköğretim Türkçe ...", "İlköğretim Türkçe-İngilizce/English-Turkish ... ...", "İlköğretim Yazım Kılavuzu", "İlköğretim Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü" adlı eserler bakımından hak sahipliği sıfatına haiz olmadığı, bu nedenle davalı yanın gerçekleştirdiği kullanımların davacı tarafın eser sahipliğinden/hak sahipliğinden doğan mali hakları ihlal edip etmediği yönünden değerlendirme yapılmasına gerek olmadığı belirtilmiştir. İlk derece mahkemesince önceki bilirkişi heyetinden talimat yolu ile alınan 12/01/2023 tarihli ek rapor incelendiğinde; dava konusu "...", "Orta ...", "...", "İlk ...", "İlköğretim Türkçe ..." kitaplarının 5846 sayılı FSEK’in 2. maddesi anlamında İlim ve Edebiyat Eseri olduğu ve bu hususta kök raporda yer verilen görüşleri değiştirmeyi gerektirecek yeni bir durumun söz konusu olmadığı, davacı yanın sunmuş olduğu telif hakkı sözleşmelerinin mahkemece hak sahipliğinin tespiti ve 68. maddeye göre tazminat hesabının yapılması için yeterli görülmesi halinde "...", "Orta ...", "...", "İlk ...", "İlköğretim Türkçe ...", adlı eserler bakımından 68. maddeye göre hesaplanacak tazminatın 87.000,00 TL olacağı, 70. maddeye göre belirlenen tazminat hesabının ise 33.464,20 TL olduğu, tazminat bedellerinin toplanmasının uygun olmadığı, hak sahibinin bu tazminat taleplerinden birine göre seçim yapması gerektiği belirtilmiştir. İlk derece mahkemesince FSEK uzmanı ..., sektör bilirkişisi ... ve sebest mali müşavir ...'den oluşan bilirkişi heyetinden alınan 26/12/2023 tarihli rapor incelendiğinde; "...dava konusu olan "...", "Orta ...", "...", "İlk ..." kitaplarının incelenmesi sonucunda emtainın 5846 sayılı FSEK kapsamında ilim ve edebiyat eseri olduğu, İlköğretim Türkçe ...’ün derleme eser olduğu, FSEK kapsamında eser olan "..." isimli eserde; sahip ...ve..., "Orta ..." isimli eserde; sahip ...ve..., "..." isimli eserde; sahip ...ve..., "İlk ..." isimli eserde; sahip ...ve...’tir. ... Yay.Dağ.San. ve Tic. Ltd. Şti ile 03.04.2011 tarihinde... arasında ve 18.02.2011 tarihinde ise ...ile ... Yay.Dağ.San. ve Tic. Ltd. Şti arasında telif devrine ilişkin sözleşme imzalanmıştır. Taraflar arasında ...’a ilişkin imzalanan sözleşmeden eser sahipliği sıfatı anlaşılamamış, bu bakımdan bandrol tespiti ile ilerlendiği 10 Ağustos 2017 tarih ve 9386 sayılı Türkiye Sicil Gazetesi’nde de görüleceği üzere ... Yayıncılık San. ve Tic. A.Ş. ismini ... Yayıncılık Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi olarak değiştirmiştir. Bu sebeple serlerde yer alan künye bilgileri, devir sözleşmeleri ile Ticaret Sicil Gazetesinde yer alan değişiklik referansı ışığında ... YAYINCILIK bu eserler üzerinde hak sahibi olduğunu, FSEK kapsamında eser olan ‘Türkçe ...’ isimli eserde; sahip ... olup, eserin T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Bandrol Sorgulama Sistemi üzerinden sorgulanması sonucunda; eser sahibinin ... olarak gözüktüğü, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü tarafından 15.03.2022 tarihli dosyada bulunan ilgili yazısı referans alınarak, ... ... tarafından İlköğretim Türkçe ... için 22.000 adet, İngilizce Türkçe ... için 1.000 adet, Deyimler ve Atasözleri Sözlüğü için 600.000 adet, İlköğretim İmla Kılavuzu için ise 600.000 adet bandrol alındığı, ... ve ... kapsamında davacının TELİF SÖZLEŞMELERİ uyarınca hak sahibi olduğu belirlenir ise, herhangi bir yazılı muamele ile davalıya haklarını devretmediği anlaşıldığından, taraflar arasında farazi sözleşme ilişkisinin kurulduğuna, bu halde davacının mali haklarına tecavüzün varlığı dolayısıyla, FSEK md. 68 ve 70 kapsamında tazminat talep edebileceği takdirini mahkemeye ait olmak üzere, hakkaniyet çerçevesinde bir hesaplama yapılması amacıyla mali bilirkişinin muhtemel kazancı 9.616.732.10 olarak ve kar marjını da hakkaniyet çerçevesinde %40 olarak belirlemesi sonucunda 3.846.692,84 olarak muhtemel kazanç bedeli ortaya çıkmıştır. Mali bilirkişisinin tespitlerine istinaden elde edilen 3.846.692,84 lira muhtemel kazanç üzerinden FSEK 70 hükmüne göre davacının madde hükmünde belirlenen tazminat talep edebileceği görülmekle, FSEK md. 68 hususunda hesaplama, davalı defter incelemesi yapılamadığı için sağlanamadığı, davada Farazi Sözleşme İlişkisi kapsamında TBK md. 146 madde hükmü uyarınca 10 yıllık zamanaşımının işlemeye başlayacağı, ancak sürekli borç ilişkilerinde dava zamanaşımı süresinin TBK md. 149 hükmü uyarınca işlemeye başlamadığı, Türkçe ... davalı yanca 2015 yılında ilk basımı yapılmış olup, Nitekim, Orta ..., İlk ..., ... ve ... isimli eserler üzerinde tarih olmaması ve bandrolsüz eserler olması tecavüz tarihini net tespit etmeye olanak vermediği, daha önce başka heyetler tarafından hazırlanan bilirkişi raporları arasında farklılıklar olması ve her iki taraftan da itirazların gelmesinin sebebi dava dosyasında yer alan ... grubu eserlerinin bandrolsüz olmaları ve bazı tespitlerin sağlıklı yapılamamasından kaynaklı olduğu..." belirtilmiştir. İlk derece mahkemesince ilk bilirkişi heyetinden alınan 22/05/2024 tarihli ek rapor incelendiğinde; "...2021/262 E sayılı Esas dava dosyası yönünden; Davacı yayınevinin davalı ... A.Ş.'den 20.373.343,00 TL mali haklar tazminatı istemesinin olanaklı olduğu, hukuki değerlendirme yapma ve usul hükümlerine göre karar verme yetkisinin mahkemenin uhdesinde olduğu, davacı yayınevi; alacağın 01/01/2010 tarihinden başlatılmak koşuluyla işleyecek en yüksek ticari avans faiz oranıyla birlikte tahsilini istediği, 2021/263 Birleşen dava dosyası yönünden; Davacı yayınevinin davalı ... A.Ş.'den "... İngilizce ...", "... İmla Kılavuzu" ile "... Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü" basılı eser için 826.375,00 TL mali haklar tazminatı istemesinin olanaklı olduğu, hukuki değerlendirme yapma ve usul hükümlerine göre karar verme yetkisinin mahkemenin uhdesinde olduğu, davacı yayınevi; alacağın 01/01/2010 tarihinden başlatılmak koşuluyla işleyecek en yüksek ticari avans faiz oranıyla birlikte tahsilini istediği..." belirtilmiştir. Mahkemenin 20/09/2022 tarihli duruşmasında davacı vekili, mahkemenin birleşen 2021/263 Esas sayılı dosyasında taleplerine konu "İlköğretim Yazım Kılavuzu", "Atasözler ve Deyimler Sözlüğü" ile "İngilizce Türkçe (School ...)" isimli eserler yönünden taleplerinden feragat ettiklerini beyan etmiş ve bu beyanı imzası ile tasdik etmiştir. G E R E K Ç E : Asıl ve birleşen davalar, davacının FSEK’ten kaynaklanan mali haklarına tecavüz edildiği iddiasıyla açılan maddi tazminat davalarıdır.Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, asıl davayla ilgili karara karşı her iki taraf vekili de istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dava konusu kitapların baskılarının ve umuma arzının davacı şirketin ortağı ve yetkilisi olan dava dışı ...’nun davalı şirkette de ortak olduğu ve kitapların basımı ve satışının şirket ortağı olduğu dönemde yapıldığı, bu nedenle basılan kitapların nitelikleri, kitap sayıları, kitap basım ve satışının devam ettiği süre ve davacı şirketin de aynı konuda faaliyette bulunan bir şirket olduğu da dikkate alındığında, kitapların davalı şirket tarafından basılıp satıldığından haberdar olmamalarının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, kitapların davacı şirketin izni ve bilgisi dışında basıldıklarından söz edilemeyeceği, TMK’nın 2. maddesi uyarınca, davacı şirket ortağı ve yetkilisi ...'nun davalı şirketle arasında oluşan hukuki uyuşmazlıklardan sonra, davacı şirketin önceki dönemle ilgili, çoğaltma ve yayma mali haklarının kullanımına ilişkin sözleşmenin FSEK’in 52. maddesine uygun olmadığını ileri sürmesinin ve FSEK’in 68. maddesi uyarınca tazminat ve FSEK’in 70. maddesi uyarınca davalının elde ettiği geliri talep etmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde bulunduğu kanaatine varılmıştır.Davacı şirketin mali haklarına sahip olması nedeniyle asıl davaya konu kitaplar yönünden telif bedeli talep edebileceği düşünülse bile; davacının söz konusu eylemleri bilmesine ve eserin yeni basılarından haberdar olmasına rağmen 2010 yılından davanın açılış tarihi olan 2021 yılına kadar sessiz kaldığı, davalıya bir ihtar göndermediği gibi herhangi bir hak talebinde de bulunmadığı, bu kadar uzun süre sessiz kaldıktan ve karşı tarafta artık dava açmayacağına dair güven oluşturduktan sonra davayı açarak eserlerin mali hak sahipliğine dayalı telif haklarını talep etmesinin de TMK’nın 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı olduğu anlaşılmakla, davacının sessiz kalma suretiyle hak kaybına uğradığının kabulü ile asıl davanın reddi yönünde hüküm kurulması gerektiği halde, asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.Bu nedenle; davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, kazanılmış haklar saklı tutularak yeniden hüküm kurulmasına, asıl davanın reddine, birleşen davanın feragat nedeniyle reddine, birleşen davayla ilgili istinaf talebi bulunmadığından, harç ve yargılama giderleriyle ilgili hükmün aynen korunmasına, kararın gerekçesine göre davacı vekilinin istinaf talebinin incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin incelenmesine yer olmadığına, 2-Davalı vekilinin istinaf isteminin esastan KABULÜNE, 6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin 26/11/2024 tarihli 2021/262 E. - 2024/239 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,Asıl davanın REDDİNE,Birleşen davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 3-İlk derece yargılaması yönünden; A-ASIL DAVADA; a-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın, 341,55 TL peşin ve 349.500,00 TL ıslah harcının toplamından mahsubu ile, fazla alınan 349.226,15 TL harcın karar kesinleştiğinde talebi halinde davacı tarafa İADESİNE, b-Davalı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 812.603,43 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, c-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, ç-Davalı tarafından yapılan 600,00 TL posta giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, B-BİRLEŞEN DAVADA; a-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince 427,60 TL ilam harcından, 341,55 TL peşin harcın mahsubu ile, 86,05 TL bakiye karar harcının, davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,b-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 10.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-İstinaf yargılaması yönünden; a-Davacı vekilinin istinafı incelenmediğinden istinaf peşin harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,b-Davalı vekilinin istinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talep halinde iadesine,c-İstinaf yargılaması sırasında davalı tarafından yapılan 1.683,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 400,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 2.083,10 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ç-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 28/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.