Başvurucu, 10/3/2011 tarih ve 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu’nun 10. maddesi ile 27/7/1967 tarih ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’na eklenen geçici 32. maddesinde düzenlenen haklardan yararlanmak için yaptığı başvurunun Milli Savunma Bakanlığınca reddedildiğini, bu işlem aleyhine başvurduğu yargısal yollardan da sonuç alamadığını belirterek anayasal haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
Başvurucu, 10/3/2011 tarih ve 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu’nun maddesi ile 27/7/1967 tarih ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’na eklenen geçici maddesinde düzenlenen haklardan yararlanmak için yaptığı başvurunun Milli Savunma Bakanlığınca reddedildiğini, bu işlem aleyhine başvurduğu yargısal yollardan da sonuç alamadığını belirterek anayasal haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvuru, 12/11/2012 tarihinde Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca, 25/12/2012 tarihinde başvurunun karara bağlanması için Bölüm tarafından ilke kararı alınması gerekli görüldüğünden, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru dilekçesindeki ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu hakkında, muhabere teğmen olarak Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli iken bağlı olduğu idarece 926 sayılı Kanun’un maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve 8/6/1949 tarih ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi hükümleri gereğince, “disiplinsizlik” nedeniyle 31/8/1972 tarih ve 11279 sayılı karar ile resen emekliye ayırma işlemi tesis edilmiştir. 6191 sayılı Kanunla 926 sayılı Kanun’a eklenen geçici madde ile Türk Silahlı Kuvvetlerinden yargı yolu kapalı olarak ilişiği kesilenlere, yeniden mesleğe kabul edilmek, ekonomik ve diğer özlük haklarını vermek üzere başvuru hakkı tanınmış ve başvurucu bu kapsamda 19/4/2011 tarihinde Milli Savunma Bakanlığına yazılı başvuruda bulunmuştur. Anılan idare tarafından, başvurucunun Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayırma işleminin yargı yoluna açık olarak yapıldığı, durumunun düzenleme kapsamı dışında kaldığı gerekçesiyle başvuru 8/9/2011 tarihinde reddedilmiştir. Başvurucu, başvurusunun Milli Savunma Bakanlığınca reddedilmesi işleminin iptali istemiyle 3/11/2011 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde (AYİM) dava açmış, AYİM Üçüncü Dairesince yapılan yargılama sonucunda “davaya konu edilen hakkın getirilmiş olan kanuni düzenleme kapsamında bulunmadığı” gerekçesiyle 12/4/2012 tarih ve E.2011/2816, K.2012/740 sayılı karar ile dava reddedilmiştir. Bu karara karşı karar düzeltme kanun yoluna gidilmiş ve anılan Mahkemenin 4/10/2012 tarih ve E.2012/1531, K.2012/1908 sayılı ilâmı ile istemi reddedilmiştir. Bu karar, 18/10/2012 tarihinde başvurucu vekiline tebliğ edilmiştir.B. İlgili Hukuk 926 sayılı Kanun’un geçici maddesinin birinci, ikinci ve dördüncü fıkraları şöyledir:“12 Mart 1971 tarihinden bu Kanunun yayımı tarihine kadar, yargı denetimine kapalı idari işlemler veya Yüksek Askerî Şûra kararları ile Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiği kesilenler veya vefatları hâlinde hak sahipleri, bu madde hükümlerinden yararlanabilmek için altmış gün içinde Milli Savunma Bakanlığına başvururlar.Milli Savunma Bakanı, başvurunun kabulüne veya reddine en geç altı ay içinde karar verir. Milli Savunma Bakanı, hazırlık amacıyla sadece gerekli yazışmaların yapılması hususunda yardımcı olmak üzere gerektiğinde komisyonlar kurabilir ve bu komisyonlara, ilgili bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarından temsilci çağırabilir. İlgililerin, Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiklerinin kesilmesine esas bilgi ve belgeler Genelkurmay Başkanlığınca en geç altmış gün içinde Milli Savunma Bakanlığına gönderilir.… Başvurunun reddi hâlinde, bu ret işlemine karşı ilgililer altmış gün içinde Askerî Yüksek İdare Mahkemesinde dava açabilirler.”