6. Hukuk Dairesi 2011/2214 E. , 2011/6452 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi KARAR TARİHİ :11.11.2010 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmes davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, bir adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hük…
**6. Hukuk Dairesi 2011/2214 E. , 2011/6452 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi KARAR TARİHİ :11.11.2010 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmes davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, bir adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz etmiştir. Asıl olan duruşma tutanağına yazılıp taraflara tefhim olunan karardır. Tefhim ile birlikte yargılamadan elini çekmiş olan hakim tefhim ettiği kararı taraflara tebliğ etmek durumundadır. Sonradan yazılan gerekçeli kararın kısa karara uygun olması zorunludur. 10.04.1992 tarih, 1991-7 Esas 1992-4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında, tefhim edilen kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olmasının gerektiği öngörülmüştür. Asıl talepler bakımından kısa kararda hükmedilmeyen bir hak ve yükümlülüğün gerekçeli kararda hüküm altına alınmış olması veya tersi bir durumun çelişki teşkil etmediğini söylemek olanaklı değildir. İçtihadı Birleştirme Kararında; çelişkinin varlığı tespit edildiği takdirde, başka hiçbir incelemeye gerek görülmeksizin ve tarafların bu konuyu temyiz sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın kararın salt bu nedenle bozulması gerektiğine işaret edilmiştir. Olayımızda; hükmün tefhim edildiği 11.11.2010 tarihli kısa kararda, “arsa değeri olan %25'inin 3448/3616 sının davacıya, 63/3616'sının davalı ...'a, 63/3616'sının M. Burhan Çınar'a, 42/3616'sının ...'e ödenmesine, Satış bedelinin harç ve masraflar düşüldükten sonra 12/04/2010 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide B harfi ile gösterilen bina bedeli olan %75'inin ise 1/2' sinin davacı ...'a verilmesine, kalan kısmının ise 3448/3616'sının yine davacı ...'a, 63/3616'sının davalı ...'a, 63/3616'sını davalı ...'a, 42/3616'sının davalı ...'e ödenmesine,” karar verilmiş iken, gerekçeli kararda “ Satış bedelinin harç ve masraflar düşüldükten sonra arsa değeri olan %25'inin tapudaki ve Mudurnu Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2001/2002, 2001/198 E-K sayılı ve Göynük Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 1995/129, 1995/119 E-K sayılı veraset ilamındaki hisseleri oranında taraflar arasında paylaştırılmasına karar verilmekle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratıldığından yukarıda açıklanan nedenle önceki kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak suretiyle karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir. Kabule göre de dosya arasında mevcut tapu kayıtlarında, 136 ada 4 no'lu parsellerin maliki olarak gözüken İbrahim oğlu Ahmet Hamdettin Tarhan ile dosyada davalı olarak gözüken ...’ın aynı kişiler olup olmadıkları anlaşılamadığından bu husus üzerinde durulmaması da doğru değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 16.5.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.