(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2013/9042 E. , 2013/12620 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalıya trafik sigortalı (ZMSS) aracın sebebiyet verdiği trafik kazasında, davacının ağır derecede yaralandığını, sürekli ve geçici i
**(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2013/9042 E. , 2013/12620 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalıya trafik sigortalı (ZMSS) aracın sebebiyet verdiği trafik kazasında, davacının ağır derecede yaralandığını, sürekli ve geçici iş gücü kaybına uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 100,00 TL. maddi tazminatın faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, müvekkili şirketin yerleşim yeri itibariyle İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu savunmuştur. Mahkemece, davalının yetki itirazının kabulü ile davanın yetki yönünden reddine, talep halinde dosyanın yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nun genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesinin 1. fıkrasında "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmüne yer verilmiştir. Aynı yasanın 16. maddesinde ise, "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır. 2013/9042 2013/12620 Diğer taraftan, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi ile ZMSS Genel Şartlarının C.7. Maddesinde ise "Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." ifadesine yer verilmiştir. Bir davada birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer. Somut olayda, trafik kazası Akhisar'da meydana gelmiş, sigorta poliçesi Manisa'da tanzim edilmiş ise de; davacı vekilinin davayı sigortacının bir acenteden daha yetkili organı olan Bölge Müdürlüğünün bulunduğu Adana'da açtığı gözetilerek, mahkemece yetki itirazının reddi ile işin esasına girilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 23.9.2013 gününde Üye ... ve Üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi. -KARŞI OY- Dava, geçici ve sürekli iş gücü tazminatına ilişkindir. Davalı, davacının yaralanmasına sebep olan aracın ZMMS sigortasıdır. 2013/9042 2013/12620 Dava, davalı ... şirketinin "bölge müdürlüğü" olduğu bildirilen Adana Mahkemelerinde açılmıştır. Uyuşmazlık, bu tür davalarda davalı ... şirketinin "bölge müdürlüğü" nün bulunduğu yer mahkemesinin yetkili ve yasaca benimsenen bir mahkeme olup olmadığı konusunda toplanmaktadır. Davacının ikametgahı ... ... . Kaza... -... ’da meydana gelmiştir. Poliçe ... -... acentesinde düzenlenmiştir. Davalının Adana'da şubesi olmayıp bölge müdürlüğü mevcuttur ve tebligatda oraya yapılmıştır. Davacı yetki konusunda 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110.maddesine dayanmış ve ZMSS Genel Şartlar c.7 maddesine göre şubenin bulunduğu yer yetkisinden bahsetmiştir. ZMSS poliçesinden kaynaklanan davalarda yetkili mahkemenin belirlenmesinde HMK'daki genel yetki kuralları geçerlidir. Ancak sorumluluk sigortası özel bir yasa ile düzenlenmiş ise ve o düzenlemede özel yetki kurallarına yer verilmiş ise o hükümler de dikkate alınacaktır. Bu konuda KTK'nun 110.maddesi ile özel yetki düzenlemesi getirilmiştir. Bu duruma göre motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinde açılabileceği gibi kazanın meydana geldiği yer mahkemesinde de açılabilir. Bu aşamada somut olayda şube kavramına da değinmek gerekecektir. 6762 Sayılı TTK 41 (6102 Sayılı TTK'nin 39) maddesi ile her tacirin ticaret ünvanı kullanması, 42.madde (6102 sayılı kanunun madde 40) ile ticari işletmenin ticaret siciline tescili benimsenmiştir. 6762 Sayılı mülga TTK 50 maddesi ile 6102 Sayılı TTK'nin 48 maddesi ile şube tanımlanmıştır. Buna göre her şube, kendi merkezinin ticaret ünvanını, şube olduğunu belirterek kullanmak zorundadır. Bu ünvana şube ile ilgili eklemeler yapılabilir. Mülga TTK 43 ve 47.maddeleri, (6102 Sayılı TTK 41-45 Maddeleri) şubenin ticaret ünvanı hakkında da uygulanır. Bu durumda esas itibariyle işletme merkezinin ticaret ünvanı ile şubenin ticaret ünvanı aynıdır. Yalnız merkezin ticaret ünvanına, şubenin örneğin "Konya Şubesi" ekini ilave ederek kullanması ve tescil edilmesi gerekir. 2013/9042 2013/12620 (Mülga TTK 35- 6102 Sayılı TTK'nin 33 Maddesi). Buna göre bir ticari işletmenin "şubesinin" tescili mecburidir. (Yargıtay 11 HD. 12.9.1990 gün ve 1989/4631 esas 1990/5458 karar) Davalı ... şirketinin bölge müdürlüğünün Adana Ticari Sicil Memurluğunda şube olarak tescili yapılmamıştır. Zaten davacının ve davalının böyle bir iddiası da yoktur. Bu nedenle bölge müdürlüğü bir temsilcilik olup şube gibi yetkileri bulunmamaktadır. Bölge müdürlüğünün, yasaca benimsenen şube gibi tescil edilmiş bulunması halinde yetkili olduğu düşünülebilir. Mahkemeler yasa ile bağlıdır. Yetki düzenlemeleri yine yasa ile yapılır. Bu düzenlemelerin dışında yetkili mahkeme belirlemek yasa yapıcının amacına ve yorumuna aykırı düşer. Bu nedenle yerel mahkemenin yetkisizlik kararı yerinde olup davalının Adana’da bölge müdürlüğünün olmasının bu mahkemeleri yetkili hale getirmeyeceği ve kararın onanması görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun, kararın bozulması şeklindeki görüşüne karşıyız.