Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/3756 E. , 2024/4173 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/3756 Karar No : 2024/4173 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- … 2- … 3- … 4- … 5- … 6- … 7- … 8- … 9- … 10- … 11- … 12- … 13- … 14- … 15- … VEKİLLERİ : Av. … TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri … İSTEMLERİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temy…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/3756 E. , 2024/4173 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/3756 Karar No : 2024/4173 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- … 2- … 3- … 4- … 5- … 6- … 7- … 8- … 9- … 10- … 11- … 12- … 13- … 14- … 15- … VEKİLLERİ : Av. … TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri … İSTEMLERİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılar tarafından; yakınları …'ın 16/12/2019 tarihinde polis kontrol noktasında polis memurlarınca açılan ateş sonucu hayatını kaybettiğinden bahisle olayda idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek müteveffanın eşi … için 100,00 TL (miktar artırımı ile 1.486.727,67 TL) maddi, 200.000,00 TL manevi; oğlu … için 100,00 TL (miktar artırımı ile 102.923,32 TL) maddi, 150.000,00 TL manevi; oğlu … için 100,00 TL (miktar artırımı ile 190.421,84 TL) maddi, 150.000,00 TL manevi, kızı … için 100,00 TL (miktar artırımı ile 241.462,64 TL) maddi, 150.000,00 TL manevi; … için 100,00 TL (miktar artırımı ile 241.462,64 TL) maddi, 150.000,00 TL manevi; annesi … için 100,00 TL (miktar artırımı ile 12.524,77 TL) maddi, 150.000,00 TL manevi; kardeşleri …, …, …, …, …, …, …, … ve … için ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren uygulanacak en yüksek mevduat faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; ... Ağır Ceza Mahkemesince olayda polis memurlarının müteveffaya yönelik silah kullanımının ölçüsüz, gereksiz ve hukuka aykırı olduğunun kabul edildiği, ayrıca polis memurlarının araç üzerinde kurdukları fiili hakimiyet nedeniyle eylem birliği içinde hareket ettikleri ve araca doğru birden fazla kez ve hedef gözeterek ateş etmeleri nedeniyle kastlarının doğrudan kast olduğu gerekçesiyle "Kasten Öldürme" suçunu işledikleri sabit görülerek haklarında ayrı ayrı 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına yönelik hüküm kurulduğu, dolayısıyla Mahkemece de sabit görüldüğü üzere polis memurlarının ölçüsüz, gereksiz ve hukuka aykırı silah kullanımı neticesinde ölüm olayının gerçekleştiği, olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, öte yandan ...'ın dur ihtarı ile uyarı atışlarına rağmen kaçmaya devam ettiği hususu göz önünde alındığında, %40 oranında müterafik kusurunun bulunduğu, davacı …'ın yapılan yargılama devam ederken 11/11/2022 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından, ... yönünden davayı takip hakkı kendisine geçen mirasçılarının başvurmasına kadar dosyanın işlemden kaldırılması, Mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği belirtilerek davacılar ..., ..., ..., ... ve ...'ın maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulü, kısmen reddi ile ... için 892.036,602 TL, ... için 61.753,992 TL, ... için 114.253,104 TL, ... için 144.877,584 TL ve ... için 144.877,584 TL tazminatın, dava dilekçesinde talep edilen 100'er TL'lik kısmı yönünden, idareye müracaat tarihi olan 17/09/2020 tarihinden itibaren, miktar artırım dilekçesi ile artırılan kısım yönünden ise miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 01/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacılara ödenmesine, davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın manevi tazminat taleplerinin kabulüyle, ... için 200.000,00 TL, ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 150.000,00 TL, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... için ise ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye müracaat tarihi olan 17/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacılara ödenmesine, davacı ... yönünden ise, 2577 sayılı Kanun'un 26/1 maddesi uyarınca davayı takip hakkı kendisine geçenlerin başvurmasına kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davalı idarenin ve davacıların kararın esasına yönelik istinaf başvurularının reddine, davacıların kararın maddi tazminata ilişkin miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihinden itibaren faiz yürütülmesine ilişkin kısmı yönünden istinaf başvurusunun kabulüne, kararın bu kısmının kaldırılmasına, davacılar lehine hükmedilen 1.357.798,866 TL maddi tazminatın miktar artırımı ile artırılan kısmı için de davalı idareye başvuruda bulunulduğu 17/09/2020 tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından; müterafik kusur verilmesinin hatalı olduğu, idarenin ağır hizmet kusuru bulunduğu, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından; dava konusu olayda idarenin kusurunun bulunmadığı, hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğu, maddi tazminat yönünden idareye başvuru tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğu ileri sürülmektedir. TARAFLARIN_SAVUNMASI: Taraflarca karşılıklı olarak savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: … DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Dosyanın incelenmesinden; davacıların yakını ...'ın 16/12/2019 tarihinde sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı araç ile seyir halinde iken Tatvan İlçe Emniyet Müdürlüğü bünyesinde görev yapan kolluk görevlilerince, aracın mülteci ve mülteciler üzerinden de uyuşturucu madde sevkiyatı yapacağı, ayrıca araçta silah olabileceği şüphesi ile el işareti ile "dur" ihtarı yapılarak durdurulmak istendiği, ancak araç sürücüsünün aracı tam durduracağı sırada U dönüşü yaparak kaçmaya, polis memurlarının ise ...'a ait aracı takip etmeye başladığı, ...'ın durmayarak Ahlat ilçesine doğru kaçmaya devam ettiği, Ahlat İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerine haber verilmesi üzerine aracın Ahlat İlçe Emniyet Müdürlüğü bünyesine bağlı polis memurları tarafından sivil araçlarla yolun kapatılarak durdurulmaya çalışıldığı, polis memurlarının durdurmak amacıyla öncelikle havaya, daha sonra araca doğru ateş ettikleri, açılan ateş sonucu ...'ın olay yerinde hayatını kaybettiği, müteveffanın yakınları tarafından dava konusu olayda idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek maddi ve manevi tazminat istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır. İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. Kamu hizmetlerinin yerine getirilmesi sırasında bu hizmetten doğan nedenlerle kişilerin uğradığı zararların hizmetin sahibi idarece karşılanması esas olmakla birlikte, tazminata hükmedilirken, olayın meydana geliş şekline göre zarara uğrayan kişilerin de kusurlu olup olmadığının, dolayısıyla olayda müterafik kusur bulunup bulunmadığının da ortaya konulması gerekmektedir. Müterafik kusur, zarara uğrayanın, zararın doğumuna veya zararın artmasına yardım/etki etmesidir. Böyle bir durumda, zarara uğrayana ve yakınlarına ödenecek tazminat miktarları müterafik kusur oranında orantısal olarak azaltılmalıdır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Mahkemece karara esas alınan ve dava konusu olay sebebiyle açılan ceza davasında, … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile davacılar yakınının ölümüne sebebiyet veren polis memurlarının, araç üzerinde kurdukları fiili hakimiyet nedeniyle eylem birliği içinde hareket ettikleri ve araca doğru birden fazla kez ve hedef gözeterek ateş etmeleri nedeniyle kastlarının doğrudan kast olduğu gerekçesiyle "Kasten Öldürme" suçunu işlediklerinin sabit görüldüğü gerekçesiyle 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği, söz konusu karara karşı istinaf isteminde bulunulması üzerine dosyanın … Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesine gönderildiği ve E:… sayılı dosya ile derdest olduğu ve kararın henüz kesinleşmediği anlaşıldığından bahse konu ceza dosyasının akıbeti araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Ayrıca, dosyada bulunan bilgi ve belgelerden; davacılar yakınının, polis memurlarının dur ihtarına uymayarak aracı ile kaçmaya çalıştığı, ikinci kez polis memurlarınca durdurulmaya çalışılmasına ve yolun kapatılmış olmasına rağmen tüm ihtarlara uymayarak kaçmaya devam ettiği ve aracını, durdurmak için yolun ortasında bekleyen polis memurlarının üzerine hızını kesmeden sürdüğü, ayrıca araç içerisinde göçmenlerin de bulunduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde Mahkemece belirlenen müterafik kusur oranının (%40) düşük olduğu, hayatını kaybetmesinde davacılar yakınının kusurunun bu orandan daha fazla olduğu sonucuna varılmış olup davacılar yakınının olayın meydana gelmesindeki müterafik kusur oranının yeniden belirlenmesi gerekmektedir. Bununla birlikte, davacılardan ... dava açıldıktan sonra vefat etmiş olup, mirasçıları tarafından 14/08/2023 tarihli dilekçe ile davaya devam edecekleri bildirildiğinden yeniden yapılacak yargılamada bu hususun da dikkate alınması gerektiği açıktır. Bu itibarla, öncelikle ceza dosyasının akıbetinin araştırılması, akabinde davacılar yakınının müterafik kusur oranı yeniden belirlenerek buna göre maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinden temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların temyiz istemlerinin KABULÜNE, 2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 21/10/2024 tarihinde davalı idarenin temyiz istemi yönünden esasta oy birliğiyle, gerekçede oy çokluğuyla, davacıların temyiz istemi yönünden ise oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) - KARŞI OY : Dosyanın incelenmesinden; davacıların yakını ...'ın 16/12/2019 tarihinde sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı araç ile seyir halinde iken Tatvan İlçe Emniyet Müdürlüğü bünyesinde görev yapan kolluk görevlilerince, aracın mülteci ve mülteciler üzerinden de uyuşturucu madde sevkiyatı yapacağı, ayrıca araçta silah olabileceği şüphesi ile el işareti ile "dur" ihtarı yapılarak durdurulmak istendiği, ancak araç sürücüsünün aracı tam durduracağı sırada U dönüşü yaparak kaçmaya, polis memurlarının ise ...'a ait aracı takip etmeye başladığı, ...'ın ise durmayarak Ahlat ilçesine doğru kaçmaya devam ettiği, Ahlat İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerine haber verilmesi üzerine aracın Ahlat İlçe Emniyet Müdürlüğü bünyesine bağlı polis memurları tarafından sivil araçlarla yolun kapatılarak durdurulmaya çalışıldığı, polis memurlarının durdurmak amacıyla öncelikle havaya, daha sonra araca doğru ateş ettikleri, açılan ateş sonucu ...'ın olay yerinde hayatını kaybettiği, müteveffanın yakınları tarafından dava konusu olayda idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek maddi ve manevi tazminat istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Dosyada bulunan bilgi ve belgelerden, davacılar yakınının, polis memurlarının dur ihtarına uymayarak aracı ile kaçmaya çalıştığı, ikinci kez polis memurlarınca durdurulmaya çalışılmasına ve yolun kapatılmış olmasına rağmen tüm ihtarlara uymayarak kaçmaya devam ettiği ve aracını, durdurmak için yolun ortasında bekleyen polis memurlarının üzerine hızını kesmeden sürdüğü, araç içerisinde göçmenlerin bulunduğu göz önüne alındığında polis memurları tarafından öncelikle havaya ateş açıldığı, davacılar yakınının bütün uyarılara rağmen kaçmaya devam ettiği, polis memurlarının davacılar yakınını durdurmak maksadıyla ateş ettiği, dolayısıyla görevlerini yerine getirmeye çalıştıkları anlaşıldığından dava konusu olayın meydana gelmesinde davalı idarenin hizmet kusuru bulunmadığından davanın reddine ve bu gerekçeyle temyize konu kararın bozulmasına karar verilmesi gerektiğinden davacıların temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin ise kabulüne karar verilmesi gerektiği oyuyla aksi yöndeki bozma kararına davacılar yönünden esas bakımından, davalı idare yönünden ise gerekçe bakımından katılmıyorum.