T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/4560 Karar No : 2025/2941 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR : 1- (DAVACILAR) ... ve...'e velayeten, kendi adlarına asaleten; ..., ... VEKİLLERİ : Av. ... 2- (DAVALI) ...Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:...sayılı kararının, karşılıklı olarak temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılar tarafından, Ank…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/4560 E. , 2025/2941 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/4560 Karar No : 2025/2941 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR : 1- (DAVACILAR) ... ve...'e velayeten, kendi adlarına asaleten; ..., ... VEKİLLERİ : Av. ... 2- (DAVALI) ...Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:...sayılı kararının, karşılıklı olarak temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılar tarafından, Ankara ili, Çankaya ilçesinde yer alan... İlköğretim Okulunda eğitim gören çocukları ...'in, 20/02/2020 tarihinde parmağının üzerine sıranın düşmesi olayında davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle ... için 1.000,00 TL, kardeş... için 1.000,00 TL, anne ... için 1.000,00 TL, baba ... için 1.000,00 TL olmak üzere şimdilik toplam 4.000,00 TL maddi ve ... için 250.000,00 TL,... için 50.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 400.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacıların çocuklarının eğitim gördüğü ... İlköğretim Okulunda derslerin başlama saatinin 08.40 olduğu, nöbetçi müdür yardımcılarının nöbet günlerinde dersin başlama saatinden 20 dakika önce hazır bulunduğu, Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği'nde yer alan nöbet görevinin ilk ders başlamadan 30 dakika önce başlayacağı, son ders bitiminden 30 dakika sonra sona ereceği, ancak bu sürenin okulun özelliğine göre öğretmenler kurulu kararıyla 15 dakikadan az olmamak kaydıyla kısaltılabileceği şeklindeki düzenleme uyarınca 2019-2020 eğitim-öğretim yılı eylül ayında öğretmenler kurulunda karar alınarak nöbetçi öğretmenlerin okula geliş saatinin 08.25 olarak belirlendiği, söz konusu hususa ilişkin olarak okulun web sayfasında ve bina girişinde gerekli bilgilendirmenin yapıldığı, uyarı yazılarının asıldığı, velinin sorumlulukları başlıklı duyurularda "çocuğumu okul binasına ve bahçesine ders başlangıç saatinden en fazla 20 dakika önce getireceğim. Öğrencimi okul binasında ve bahçesinde tek bırakmayacak, nöbetçi öğretmen ya da okul idaresine emanet edip okuldan ayrılacağım" şeklinde hususlara yer verildiği, dava konusu olayın gerçekleştiği tarihte veli tarafından çocukların okula nöbetçi öğretmenlerin ve müdür yardımcılarının mesai saatinin başlamadığı bir saatte okul idaresine herhangi bir haber verilmeksizin bırakıldığı, söz konusu olay yaşandıktan sonra okula erken gelen ve çocuğun ağlama sesini duyan bir öğretmen tarafından saat 08.20'de ambulansın arandığı, acil servisten alınan talimat doğrultusunda öğrenciye buz kompleksinin uygulanarak gerekli müdahalenin yapıldığı, başka bir öğretmenin ambulansla birlikte çocuğun yanında hastaneye gittiği, diğer yandan dava konusu olayla ilgili olarak Çankaya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünce soruşturma başlatıldığı, yapılan soruşturma sonucunda muhakkik tarafından düzenlenen raporda sıraların Milli Eğitim Bakanlığı sıra standardına uygun olduğu, sıralarda herhangi bir demir parça veya sac eklemesinin söz konusu olmadığı, okul idaresi tarafından iş güvenliği açısından gerekli önlemlerin alındığı, mesai başlamadan yaşanan bir olayda okula denetim ve gözetim sorumluluğunun yüklenemeyeceği belirtilerek işlem tayinine gerek olmadığına dair karar verildiği hususları dikkate alındığında, olay öncesi ve sonrası için idareye atfı kabil bir kusur bulunmadığı, diğer yandan, idare hukukunda kusursuz sorumluluğun esas itibarıyla iki ilkeye dayandığı, bunlardan birinin risk ilkesi diğerinin ise kamu külfetleri karşısında eşitlik ilkesi olduğu, dava konusu uyuşmazlıkta, velinin çocuğunu nöbetçi öğretmenlerin mesai saati başlamadan bıraktığı, sıraların standartlara uygun olduğu ve sıralarda herhangi bir demir parça veya sac eklemesi söz konusu olmadığı, yaşanan olay sonrasında ambulansın hemen arandığı ve ilk müdahalenin öğretmen tarafından yapıldığı, öğrencinin hastaneye götürüldüğü, idarece olay sonrası gerekli inceleme ve soruşturmanın yapıldığı nazara alındığında, olayda kusursuz sorumluluk ilkesinin de uygulanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinafa konu İdare Mahkemesi kararının davanın reddine ilişkin kısmı usul ve yasaya uygun olup, davacı tarafın istinaf başvuru nedenleri kararın bu kısmının kaldırılmasını gerektirir nitelikte görülmediği sonucuna varılarak davacıların istinaf istemlerinin reddine, İdare Mahkemesince, davanın reddine karar verildiği görülmekle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10. maddesi uyarınca maddi ve manevi tazminat istemi için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, tek vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, Mahkeme kararının manevi tazminat istemi için vekalet ücretine hükmedilmemesi yönünden kaldırılmasına, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ret edilen manevi tazminat miktarı için belirlenen 2.550,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar: Çocukları ...'in sol el işaret parmağının, orta parmağın uç kısmının kopması ve yüzük parmağının ezilmesi şeklinde meydana gelen olayın, davalı idarenin eğitim ve öğretim hizmetini sunmuş olduğu okul sınırları içerisinde gerçekleştiği, davalı idarenin iddia ettiği gibi çocuklarını gizlice okula bırakmadıkları, her ne kadar nöbet saatinden önce çocukları okula bırakmış olsalar da, okulun nöbet saatinden önce açılması ve güvenlikten geçilerek sınıfa girilmelerine müsade edilmesi sebebiyle sınıfa girdiği andan itibaren davalı idarenin denetim ve gözetim görevinin başladığı, davalı idarenin sorumluluğu salt nöbetçi öğretmenin görev vaktinin gelmediği gerekçesi ile göz ardı edilemeyeceği, okulda bulunan sıraların Milli Eğitim Bakanlığı sıra standardına aykırı şekilde U biçiminde sac eklemesi yapılan sıralar olduğu, olay sonrasında bu sıraların davalı idarece değiştirildiği, bu hususa bizzat okula gittiklerinde şahit oldukları, başka veli ve çocukların da bu hususu doğruladığı, ancak olay ile ilgili başka bir veli ve çocuğun ifadesine başvurulmaması sebebiyle bu hususun açığa çıkarılmadığı, çocuklarının elindeki kesiler incelendiğinde, önüne sac eklemesi yapılmayan bir sıranın bu derecede bir kesiyi oluşturamayacağı, kabul etmemekle birlikte bir an için okula çocuklarını gizlice bıraktıkları kabul edilse bile, söz konusu durumun idarenin kusurlu ve ihmalkar hareket ettiğini gösterdiği, nitekim anılan idari kuruma gizli surette girilebilme durumunun da idarenin tedbirsiz, özensiz ve dikkatsiz hareketleri sonucu meydana geldiği, okulun kapısının açıldığı zaman gerek öğrencilerin gerekse de başkaca kimselerin okul içine giriş yapabileceğinin ilgili idare tarafından bilinmesi gerektiği, dava konusu olayda idarenin kusurunun bulunmadığı kabul edilse bile kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince maddi ve manevi tazminat istemlerinin kabul edilmesi gerektiği ileri sürülmüştür. Davalı Milli Eğitim Bakanlığı: Davacıların reddedilen tüm talepleri açısından ayrı ayrı belirlenmek üzere nisbi vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesi gerektiğinden istinaf kararının maktu olarak belirlenen vekalete ilişkin kısımların bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davacılar: Davalı idarenin söz konusu olayda açık bir şekilde kusur ve sorumluluğunun bulunduğu, yüklenmiş olduğu gözetim ve denetim sorumluluğunu yerine getirmediği, Mahkemece olaya ilişkin olarak yeterli araştırma yapılmaksızın eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiği, bu sebeple davalının gerek dava konusu olaya ilişkin beyanları gerekse de vekalet ücretinin nisbi olarak hükmedilmesi gerektiğine dair iddialarının reddi gerektiği savunulmuştur. Davalı Milli Eğitim Bakanlığı: Tazminata konu olayda hizmet kusurunun bulunmadığı, davacıların çocuklarını okula nöbetçi öğretmenin göreve başlayacağı saatten önce gizlice bıraktıkları, olayın nöbetçi öğretmenin görev saatinin başlamasından önce gerçekleştiği, dolayısıyla eğitim ve öğretim saati içinde gerçekleşmeyen olay nedeniyle davacı tarafından istenen maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine dair istinaf kararının vekalet ücreti dışındaki kısımlarının hukuka uygun olduğu savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacılar, ikiz çocuklarını 20/02/2020 tarihinde sabah nöbetçi öğretmenin görev saatinden önce Ankara ili, Çankaya ilçesinde yer alan ... İlköğretim Okuluna bırakmışlardır. Saat 08.10-08.25 sıralarında davacıların çocuğu ..., sınıfta bulunan sıranın parmağının üzerine düşmesi sonucunda yaralanmıştır. Davacılar tarafından, yaşanan olay sonrasında çocukları ...'in sol el işaret parmağı ile orta parmağının uç kısmının koptuğu, yüzük parmağının ise ezildiği, söz konusu olayda idarenin hizmet kusurunun bulunduğu iddiasıyla maddi ve manevi tazminat istemli bakılmakta olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasamızın 'Yargı yolu' başlıklı 125. maddesinin 7. fıkrasında; "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." hükmüne yer verilmiş, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde ise tam yargı davaları, idarenin eylem ve işlemlerinden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 20/11/1989 tarih ve 44/25 sayılı kararıyla kabul edilen ve ülkemiz tarafından 14/09/1990 tarihinde imzalanan, onaylanmasına ilişkin 23/12/1994 tarih ve 94/6423 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile resmi Türkçe çevirisi de 27/01/1995 tarih ve 22184 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve 4 Mayıs 1995 tarihinde yürürlüğe giren Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'nin 1. maddesinde; "Bu Sözleşme uyarınca çocuğa uygulanabilecek olan kanuna göre daha erken yaşta reşit olma durumu hariç, onsekiz yaşına kadar her insan çocuk sayılır.", 3. maddesinde; "1.Kamusal ya da özel sosyal yardım kuruluşları, mahkemeler, idari makamlar veya yasama organları tarafından yapılan ve çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde, çocuğun yararı temel düşüncedir. 2. Taraf Devletler, çocuğun ana–babasının, vasilerinin ya da kendisinden hukuken sorumlu olan diğer kişilerin hak ve ödevlerini de gözönünde tutarak, esenliği için gerekli bakım ve korumayı sağlamayı üstlenirler ve bu amaçla tüm uygun yasal ve idari önlemleri alırlar. 3. Taraf Devletler, çocukların bakımı veya korunmasından sorumlu kurumların, hizmet ve faaliyetlerin özellikle güvenlik, sağlık, personel sayısı ve uygunluğu ve yönetimin yeterliliği açısından, yetkili makamlarca konulan ölçülere uymalarını taahhüt ederler." düzenlemesi bulunmaktadır. 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun 2. maddesinde; "Türk Milli Eğitiminin genel amacı, Türk Milletinin bütün fertlerini, Atatürk inkılap ve ilkelerine ve Anayasada ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine bağlı; Türk Milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren; ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan, insan haklarına ve Anayasanın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getirmiş yurttaşlar olarak yetiştirmek; beden, zihin, ahlak, ruh ve duygu bakımlarından dengeli ve sağlıklı şekilde gelişmiş bir kişiliğe ve karaktere, hür ve bilimsel düşünme gücüne, geniş bir dünya görüşüne sahip, insan haklarına saygılı, kişilik ve teşebbüse değer veren, topluma karşı sorumluluk duyan; yapıcı, yaratıcı ve verimli kişiler olarak yetiştirmek; ilgi, istidat ve kabiliyetlerini geliştirerek gerekli bilgi, beceri, davranışlar ve birlikte iş görme alışkanlığı kazandırmak suretiyle hayata hazırlamak ve onların, kendilerini mutlu kılacak ve toplumun mutluluğuna katkıda bulunacak bir meslek sahibi olmalarını sağlamak; böylece bir yandan Türk vatandaşlarının ve Türk toplumunun refah ve mutluluğunu artırmak; öte yandan milli birlik ve bütünlük içinde iktisadi, sosyal ve kültürel kalkınmayı desteklemek ve hızlandırmak ve nihayet Türk Milletini çağdaş uygarlığın yapıcı, yaratıcı, seçkin bir ortağı yapmaktır. " hükmü, 56. maddesinde; "Eğitim ve öğretim hizmetinin, bu kanun hükümlerine göre Devlet adına yürütülmesinden, gözetim ve denetiminden Milli Eğitim Bakanlığı sorumludur." kuralı yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdare, kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup, idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri uyarınca tazmin edilmektedir. Tam yargı davalarında, öncelikle zarara yol açtığı öne sürülen idari işlem veya eylemin hukuka uygunluğunun denetlenmesi esas alındığından, olayın oluşumu ve zararın niteliği irdelenip, idarenin hizmet kusuru olup olmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanıp uygulanmayacağının incelenmesi, tazminata hükmedilirken de her halde sorumluluk sebebinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir. İdarenin sorumluluğuna ilişkin kusursuz sorumluluk ilkesi, kusurlu yürütülen bir kamu hizmeti bulunmasa dahi ortaya çıkan özel ve olağan dışı zarar ile idarenin faaliyeti arasında neden sonuç ilişkisi (illiyet bağı) bulunması, diğer bir ifade ile zararın yürütülen kamu hizmetinin neden ve etkisi ile ortaya çıkması halinde söz konusu zarardan idarenin sorumlu tutulmasını öngörmektedir. Hakkaniyet, nesafet, kamu külfetleri karşısında eşitlik, idareye güven, fırsat ve imkan eşitliği ilkeleriyle açıklanan kusursuz sorumluluk ilkesi hukuk devletinde vatandaşların idari işlem ve eylemler nedeniyle uğradıkları zararların tazmini bakımından kusura dayalı sorumluluk ilkesinin yeterli güvenceyi sağlamaması nedeniyle yargısal içtihatlarla geliştirilmiş ve bu ilke gereğince zarara sebep olma hali sorumluluk için gerekli ve yeterli görülmüştür. Dolayısıyla kusursuz sorumlulukta idari faaliyet ile uğranılan zarar arasında illiyet bağının kanıtlanması yeterlidir. Kusursuz sorumluluk, genellikle risk ilkesi ve fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi çerçevesinde değerlendirilmektedir. Risk ilkesi, idarenin yürüttüğü bazı faaliyetlerin, kullandığı eşyaların veya uyguladığı yöntemlerin bünyesinde yer alan riskin idarenin kusuru olmaksızın ortaya çıkması nedeniyle bireylerin uğramış olduğu zararın idarece karşılanmasını öngörür. Bu ilke uygulanırken kamusal faaliyetin, eşyanın ya da yöntemin bünyesinde barındırdığı riskin gerçekleşme olasılığının bireylerin öznel niteliklerine göre farklılaşacağı açıktır. Bazen yetişkin bireyler için risk barındırmayan bir kamusal faaliyet çocuklar için risk taşıyabilir ya da bir meslek erbabı için olağan ve sıradan sayılan kimi işlemler bu meslek dışında olanlar için tehlike barındırabilir. Bu nedenle risk ilkesinin somut olaylara uygulanmasında bir taraftan faaliyete, eşyaya ve yönteme öte yandan bu alandan etkilenen bireyin öznel durumuna bakmak gerekir. Fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesinin temelinde ise, idarenin toplum yararına yürütmüş olduğu bayındırlık hizmetleri gibi bir faaliyet nedeniyle yine toplumdan bazı kişilerin uğramış olduğu özel ve olağan dışı zararların topluma paylaştırılması düşüncesi yatmaktadır. Bu ilke uygulanırken yürütülen kamu hizmetinin bünyesinde risk taşıması yani riskli kamusal faaliyet olarak nitelendirilmesi ön koşul olarak görülmez. İlk ve orta dereceli okullarda okuyan küçüklerin eğitim hizmetinin yürütülmesi sırasında idareye doğrudan atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı halde gerek küçüğün kendi dikkatsizliği, gerek diğer öğrencilerin bilinçsiz ve çocukça davranmaları veyahut nedeni açıklanamayacak şekilde gördükleri zararlar bakımından hizmet kusuru ilkesinin uygulanması mümkün olmadığı gibi bünyesinde risk taşıyan kamusal faaliyet olmaması ve kamu külfetleri karşısında eşitlik ilkesinin uygulanmasına imkan verecek kamu hizmeti veya yatırım mahiyetinde bulunmaması nedeniyle bu alanda yeni bir yaklaşımın ortaya konulması zorunlu hale gelmiştir. İlköğretim çağındaki çocuklar ebeveynleri tarafından okula bırakıldıklarında çocuk üzerindeki gözetim ve denetim yükümlülüğü ile çocuğun güvenliği ve eğitim hizmetinin güven içinde yürütülmesi yükümlülüğü ebeveynden okul idaresine geçmektedir. Diğer bir ifadeyle çocuk, kamu idaresine nesnel bir şekilde emanet bırakılmış olmaktadır. Çocuğun emanet edildiği zaman dilimi içerisinde göreceği zararlar, eğer hizmetin kusurlu işletilmesi sonucu meydana gelmemiş ise artık bir kusursuz sorumluluk ilkesi olarak emanet (güven) sorumluluğunu gündeme getirecek ve bu ilkeye göre tazminata hükmedilecektir. Bununla birlikte her somut olaya ve olayın meydana geliş şekline göre ebeveynlerin çocuğun himayesi, bakımı ve gözetimi, okula devamı gibi konulardaki yükümlülüğünü yerine getirmediği durumlarda “müterafik kusur” değerlendirmesi yapılabileceği de tabidir. Emanet kelimesi “Güvenmek, korku ve endişeden uzak olmak, güvenilir bir kimseye koruması için geçici olarak verilen şey” anlamına gelmektedir. Türk Dil Kurumu’na göre “emanet” kelimesinin sözlük anlamı ise; “birine, geri alınmak üzere, geçici olarak bırakılan, teslim alan kişice korunması gereken eşya, kimse vb.” olarak tanımlanmıştır. Emanet sorumluluğu, emanet alan tarafın emanet aldığı şeyi veya kimseyi, bizzat emanetin veya emanet sahibinin çıkarını en iyi şekilde koruyacak şekilde hareket etmekle yükümlü olmasını anlatır. Emanet görevi, emanet alan kişinin yasal olarak gerekli olandan daha fazla bir etik standarda göre hareket etmesini gerektirir. Bu, koşullar ne olursa olsun, ahlaki olarak doğru olanı yapma zorunluluğudur. Özünde, emanet sorumluluğu kendisine güvenilerek emanet bırakılan kişilerin emanet aldıklarının çıkarlarını kendi kişisel çıkarlarının üstünde görmesidir. Öğrenci velisi öğrenciyi okula bırakmakla okul idaresinin eğitim ve öğretim görevini yerine getirirken küçüğün güven içinde olmasını umar ve bekler. Böylece küçük bir zarar görürse idare, kusurunun bulunmadığını ileri sürerek sorumluluktan kurtulamaz. Zira okulda geçirilen zaman boyunca okul görevlileri veliler gibi davranmak, velilerin yaptığı gibi çocukların (güvenlik gibi) ihtiyaçlarını karşılamak zorundadırlar. Davalı idare tarafından, davacıların çocuklarını okulda nöbetçi öğretmenin nöbet görevine başladığı 08.25 saatinden önce gizlice okula bıraktıkları ileri sürülmüşse de, dosya kapsamında yer alan ve okul müdürü, güvenlik görevlisi ve sınıf öğretmeninin imzalarının bulunduğu olaya ilişkin tutulan tutanağın incelenmesinden, davacıların çocuklarını okula bıraktıkları saatte güvenlik görevlisinin görevinin başında olduğu ve okul kapısının açık olduğu, davacıların çocuklarını okulun güvenliğinden geçerek kapısı açık olan okula bıraktıkları, okula giriş yapılamayacağına dair güvenlik görevlisi tarafından uyarılmadıkları görüldüğünden, davacıların çocuklarının okula bırakılmasıyla birlikte okul idaresinin denetim ve gözetim görevinin başladığının kabulü gerekmektedir. Uyuşmazlıkta, tazminat istemine konu olan olaya ilişkin olarak hizmet kusurunun bulunmadığı ve olayda müterafik kusurdan söz edilemeyeceği anlaşılmış olup; velisi tarafından, eğitim öğretim hizmetinin yürütülmesi için, öğrencinin okul idaresinin gözetim ve denetimine bırakıldığı, okul idaresine güven duyarak okula emanet edildiği ve bu güvenin korunmasının da hukuk devletinin gereği olduğu açıktır. Bu durumda, öğrencinin okul idaresinin gözetim ve denetiminde bulunduğu süre zarfında meydana gelen olay sonucu oluşan mevcut zararın, idarenin kusursuz sorumluluğu kapsamında gerekli araştırmalar yapılarak olay sebebiyle davacıların çocuğunda oluşan zararın tespiti için dosyanın gerekirse adli tıbba gönderilmesi ve sonrasında tazminat miktarlarının belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle maddi ve takdir edilecek manevi zararın mahkemece tazminine karar verilmesi gerekirken, idarenin hizmet kusuru bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddeden İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, davalı idare tarafından, vekalet ücreti yönünden temyiz isteminde bulunulmuşsa da, bozma kararı üzerine yapılacak yargılama sonucu yeniden bir karar verileceğinden, vekalet ücreti yönünden bu aşamada ayrıca bir inceleme yapılmamıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Davacıların, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz istemlerinin kabulüne, 3. ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak 17/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. denetim //begin::Page Scripts var options = {}; $(document).ready(function() { options["separateWordSearch"] = false; options["accuracy"] = "complementary"; options["diacritics"] = false; $("#content").append(stringToHTML($("#hiddencontent").text())); var arananKelime = $("#hiddenArananKelime").text(); const kelimeListesi = arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k); // Virgüle göre ayır, boşlukları temizle // Aynı kelimenin büyük/küçük varyasyonlarını da ekle const tumKelimeler = kelimeListesi.flatMap(kelime => [ kelime, kelime.toLocaleUpperCase('tr-TR'), kelime.toLocaleLowerCase('tr-TR') ]); highlighter(tumKelimeler); // arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k).forEach(function(each) { // if (each != undefined && each != "") { // highlighter(each); // highlighter(each.toLocaleUpperCase('tr-TR')); // highlighter(each.toLocaleLowerCase('tr-TR')); // } // }); }); var highlighter = function(arananKelime) { try { highlight(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzyumusamasi(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzBenzesmesi(arananKelime); } catch (err) { } try { //cogulEki(arananKelime); } catch (err) { } try { //iyelikEki(arananKelime); } catch (err) { } }; var stringToHTML = function(str) { var parser = new DOMParser(); var doc = parser.parseFromString(str, 'text/html'); return doc.body; }; var highlight = function(text) { $(".context").mark(text, options); } var unsuzyumusamasi = function(arananKelime) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (lastChar === "p") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "b"); } if (lastChar === "ç") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "c"); } if (lastChar === "t") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "d"); } if (lastChar === "k") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "g"); highlight(ara + "ğ"); } } var unsuzBenzesmesi = function(arananKelime) { var sertSessiz = [ 'f', 's', 't', 'k', 'ç', 'ş', 'h', 'p' ]; var yumusakSessiz = [ 'ç', 't', 'k' ]; for (var i = 0; i < sertSessiz.length; i++) { let sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i]); while (sertSessizPosition !== -1) { for (var j = 0; j < yumusakSessiz.length; j++) { let yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j]); while (yumusakSessizPosition !== -1) { if (sertSessizPosition + 1 === yumusakSessizPosition) { highlight(arananKelime.substr(0, sertSessizPosition + 1)); } yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j], yumusakSessizPosition + 1); } } sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i], sertSessizPosition + 1); } } } var cogulEki = function(arananKelime) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (last3Char === "lar" || last3Char === "ler") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } var iyelikEki = function(arananKelime) { var iyelikEkleri = [ "ım", "im", "um", "üm", "ın", "in", "un", "ün", "ı", "i", "u", "ü", "mız", "miz", "muz", "müz", "nız", "niz", "nuz", "nüz", "ları", "leri" ]; if (arananKelime.length > 2) { var last2Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 2); if (iyelikEkleri.includes(last2Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 2); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 2) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (iyelikEkleri.includes(lastChar)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 3) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (iyelikEkleri.includes(last3Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 4) { var last4Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 4); if (iyelikEkleri.includes(last4Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 4); highlight(ara); } } } // begin:: Global Config(global config for global JS scripts) var KTAppSettings = { "breakpoints" : { "sm" : 576, "md" : 768, "lg" : 992, "xl" : 1200, "xxl" : 1200 }, "colors" : { "theme" : { "base" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#E5EAEE", "success" : "#1BC5BD", "info" : "#6993FF", "warning" : "#FFA800", "danger" : "#F64E60", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#212121" }, "light" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#ECF0F3", "success" : "#C9F7F5", "info" : "#E1E9FF", "warning" : "#FFF4DE", "danger" : "#FFE2E5", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#D6D6E0" }, "inverse" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#ffffff", "secondary" : "#212121", "success" : "#ffffff", "info" : "#ffffff", "warning" : "#ffffff", "danger" : "#ffffff", "light" : "#464E5F", "dark" : "#ffffff" } }, "gray" : { "gray-100" : "#F3F6F9", "gray-200" : "#ECF0F3", "gray-300" : "#E5EAEE", "gray-400" : "#D6D6E0", "gray-500" : "#B5B5C3", "gray-600" : "#80808F", "gray-700" : "#464E5F", "gray-800" : "#1B283F", "gray-900" : "#212121" } }, "font-family" : "Poppins" };