Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/2525 E. , 2024/4429 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/2525 Karar No:2024/4429 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...Gıda Tarım Hayvancılık Nakliye İnşaat Taahhüt Sanayi Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Odası VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ...Odası tarafınd…
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/2525 E. , 2024/4429 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/2525 Karar No:2024/4429 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...Gıda Tarım Hayvancılık Nakliye İnşaat Taahhüt Sanayi Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Odası VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ...Odası tarafından 15/12/2023 tarihinde Ziraat Odaları ve Türkiye Ziraat Odaları Birliği Alım ve Satım Yönetmeliği'nin 18. maddesi uyarınca gerçekleştirilen Kırşehir ili, Boztepe ilçesi, ... Mahalle, ... Mevkii, ... ada, ... parselde bulunan 789,83 m² yüzölçümlü taşınmazın satışına ilişkin ihale neticesinde Komisyon tarafından belirlenen bedeli (1.200.000,00-TL) veren istekli olmadığından bahisle söz konusu taşınmazın satılmamasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Boztepe Ziraat Odası Başkanlığı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen kararda; davacı tarafından, davalı idarece belirlenen muhammen bedelin üzerindeki en yüksek teklif kendisine ait olmasına rağmen taşınmazın satışının yapılmamasının hukuka aykırı olduğunun iddia edildiği, ihale usulüne, tekliflerin alınmasına ve artırmanın yapılmasına yönelik herhangi bir beyanda bulunulmadığı; Bu durumda, her ne kadar davacının teklifi davalı idarece belirlenen muhammen bedelin üzerinde ise de, davalı idarenin dava konusu taşınmazı satış amacının, odadan emekli olacak personelin kıdem tazminatını ödemek üzere kaynak temini olduğu, birlik ve odaların Ziraat Odaları ve Türkiye Ziraat Odaları Birliği Alım ve Satım Yönetmeliği'nin 39. maddesi uyarınca ihaleyi yapıp yapmama veya ihaleyi tamamen iptal etme husunda takdir yetkisinin bulunduğu, davalı idarenin personel giderlerini ödemek üzere satışa çıkardığı taşınmazını daha yüksek bir bedelle satmak istemesinin mülkiyet hakkının kullanımına ilişkin olduğu, takdir yetkisinin keyfi şekilde ve hukuka aykırı olarak kullanıldığına ve kamu yararı dışında subjektif nedenlerle hareket edildiğine ilişkin dava dosyasında herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı gibi davacı tarafından da somut bir bilgi ve belge sunulmadığı dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, taşınmazın 1.200.000,00-TL'nin altında satılmayacağı bilgisinin taraflarına verilmediği, taraflarından yeniden teklif istenmediği, söz konusu bedeli taraflarının tahmin etmesinin mümkün olmadığı, ihalenin haklı bir neden olmaksızın iptal edildiği, davalı savunma vermediğinden lehine vekalet ücreti hükmedilmesinin ve yargılama giderlerinin tamamının üzerlerinde bırakılmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, mahkeme kararının isabetli olduğu, davanın reddine karar verildiğinden yargılama giderinin davacının üzerinde bırakılması gerektiği, vekalet ücretine hükmedilebilmesi için vekilin emek harcamasının yeterli olduğu, taraflarınca davaya cevap verilmemiş ise de ara kararına cevap verildiği, dolayısıyla temyize konu kararın yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden de hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 24. maddesinin (f) bendinde, kararlarda yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği; 31. maddesinde, yargılama giderleri hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmış; anılan madde ile atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323. maddesinin (ğ) bendinde, "vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti" yargılama giderleri arasında sayılmış; "Yargılama giderlerinden sorumluluk" başlıklı 326. maddesinin 1. fıkrasında, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği; "Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri" başlıklı 331. maddesinin 1. fıkrasında, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hakimin, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği; "Yargılama giderlerine hükmedilmesi" başlıklı 332. maddesinde, yargılama giderlerine mahkemece re'sen hükmedileceği kurala bağlanmıştır. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Avukatlık ücreti" başlıklı 164. maddesinde, avukatlık ücretinin avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği belirtilmiştir. 2577 sayılı Kanun'un "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinde, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinin ivedi yargılama usulüne tabi olduğu, ivedi yargılama usulünde savunma süresinin dava dilekçesinin tebliğinden itibaren on beş gün olup bu sürenin bir defaya mahsus olmak üzere en fazla on beş gün uzatılabileceği, savunmanın verilmesi veya savunma verme süresinin geçmesiyle dosyanın tekemmül etmiş sayılacağı kurala bağlanmış; "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasında, "Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar. b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." kuralı yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : 1. Temyize konu Mahkeme kararının davanın reddine ilişkin kısmı ile vekalet ücreti dışındaki yargılama giderlerine ilişkin kısmının incelenmesi; İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Temyize konu Mahkeme kararının vekalet ücretine ilişkin kısmının incelenmesi; 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, Danıştay'ın, temyize konu kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayabileceği kuşkusuzdur. 2577 sayılı Kanun ve 6100 sayılı Kanun'un yargılama giderlerine ilişkin hükümlerine göre, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti yargılama giderlerinden olup vekalet ücretinin tutarı ve hangi tarafa yükletildiğinin kararda gösterilmesi gerekmektedir. Avukatın vekalet ücretini almaya hak kazanabilmesi için hukuki yardım olarak nitelendirilen hizmetini kanun ile belirlenen süre içinde yerine getirmesi gerekmektedir. Dosyanın incelenmesinden, İdare Mahkemesince dava dilekçesinin davalı idareye 03/04/2024 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen davalı idarenin savunma vermediği, İdare Mahkemesince 22/04/2024 tarihli ara kararı ile davalı idareden bazı hususlara ilişkin olarak bilgi ve belge istenilmesi üzerine savunmanın verilmesi gereken süre dolduğu halde 03/05/2024 tarihinde Mahkeme kaydına giren dilekçeyle savunma ve beyanlar ile ara kararında talep edilen belgelerin sunulduğu, ancak buna rağmen İdare Mahkemesince, davanın reddi ile birlikte davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmıştır. Davada, vekil tarafından temsil edilen davalı idarece süresi içinde savunma dilekçesi verilmediği anlaşıldığından, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği halde, vekalet ücretine hükmedilmesinde usul kurallarına uygunluk bulunmamaktadır. Ancak, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyize konu İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "10.500,00-TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalıya ödenmesine" ibaresinin çıkarılması suretiyle düzeltilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının hüküm fıkrasında yer alan "10.500,00-TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalıya ödenmesine" ibaresinin çıkarılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 01/11/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.