Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Ancak, gerçek kişi olan bir tacir, işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borç adi sayılır.Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... İli .... İlçesi ... Mahallesinde oturup internet kafe işlettiğini, müvekkiline ... tarafından 2019 yılının 6. Ayında 5.063,64 TL ve 11. Ayında 3.141,38TL olmak üzere toplam 8.205,02TL iki adet kaçak elektrik cezası kesildiğini, müvekkiline kesilen bu cezalarla ilgili müvekkiline herhangi bir ihbarname tebligat v.s. olmadan telefonla aranarak bildirildiğini, ancak müvekkilinin kaçak kullanmadığı gibi, davalı kurum bünyesinde kaçak kullanımı gösterir bir bulgunun mevcut olmadığını, söz konusu müvekkiline ait ..... tesisat numarası üzerinden kurumdan istenilecek kaçak kayıt ve fotoğrafların dosya kapsamına sunulduğu takdirde kaçak kullanımına ilişkin bir delillendirme olmadan söz konusu cezanın görevli elemanlarca keyfi bir şekilde kesildiği anlaşılacağını, müvekkiline kesilen cezanın gerekçesi olarak harici hat çekmek ve direkten gelen bir kabloyla kaçak olduğu iddiasının olduğunu, bunun doğru olmadığını bahsi geçen kabloda elektrik olmadığını, kablo müvekkilinin işyerinin tabelasının ince olan kablosunun kopmaması için boşta bulunan kablodan destek amacıyla tabelaya bağlandığını, ayrıca müvekkilinin işyerinde herhangi bir elektrik kesintisi olduğunda bilgisayarlar UPS kesintisiz güç kaynağına bağlı olduğundan dolayı kapanmadığını, bunun da kaçak kullanımla ilgisi olmadığını, kamera görüntüleriyle ..... ekiplerince görüldüğünü, müvekkilinin endeks değerinden anlaşılacağı kadarıyla fatura miktarı ve tüketimlerin yakın olduğunun anlaşılacağını, müvekkilinin bilgisayarla iş yaptığı için de işlerinin aksamaması ve elektrik kesilmesin diye söz konusu kesilen cezayı ödediğini, müvekkiline haksız bir şekilde ceza yazıldığını, müvekkili cezayı ödemesine rağmen müvekkili hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkilinin telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğradığının açık olduğunu, müvekkilli tarafından ödenmiş olan 8.205,02 TL'nin ödenme tarihinden itibaren faiziyle birlikte istirdat yoluyla davalıdan iadesini, davalı tarafın açıkça kötü niyetli olması sebebiyle alacağının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı kuruma yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.