TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : ... KARAR NO :... BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACI :... VEKİLİ : Av.... DAVALI :... DAVA : İflas DAVA TARİHİ : 01/10/2025 KARAR TARİHİ : 24/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan İflas davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın, davalı (borçlu) ...'dan alacağı olması nede…
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : ... KARAR NO :... BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACI :... VEKİLİ : Av.... DAVALI :... DAVA : İflas DAVA TARİHİ : 01/10/2025 KARAR TARİHİ : 24/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan İflas davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın, davalı (borçlu) ...'dan alacağı olması nedeniyle 12.09.2024 tarihinde kambiyo senetleri özgü haciz yoluyla Kayseri Genel İcra Dairesi-... Esas numaralı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, 13.12.2024 tarihinde Kayseri Genel İcra Dairesi-... Esas Numaralı dosyasında, dosya borçlusu ...'ın avukat olması ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında tacir gibi sorumlu olan kişilerden olması dolayısıyla takip yolunu değiştirerek kambiyo senetleri özgü iflas yoluyla takipte bulunulması ve borçluya ek takip talebinin gönderilmesi talep edildiğini, talepleri doğrultusunda iflas takip talebinin borçluya gönderildiğini, tebliğ edildiğini, borçlunun taraf yasal süresi içerisinde iflas takibine konu olan borcu ödememiş ve itiraz ve şikayet yoluna başvurmadığını, müvekkilinin şirket yöneticiliğini yaptığı firma olan (eski adı ... Yapı Mimarlık İnş. San. Ltd. Şti) şuan ticaret sicilde kayıtlı olan adı ... Tic. Ltd. Şti ile taşeron firma vasfıyla hareket ederek dilekçemiz ekinde sunmuş olduğumuz ilgili sözleşmeleri imzaladıklarını, söz konusu taşeron sözleşmeleri incelendiğinde davalı tarafın, müvekkiline tacir sıfatıyla bir işi ifa etmek için taahhütte bulunduğu ve tacir gibi hareket ettiğini belirterek davanın kabulü ile, Davalı ...'ın 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu Kapsamında iflasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yandan tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi ekli meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen süresince cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, İİK'nun 177. maddesi gereğince borçlunun doğrudan doğruya iflası istemine ilişkindir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 2004 sayılı İİK'nun 177. maddesinde, "Doğrudan Doğruya İflas Halleri" üst başlığı altında, "Evvelce takibe hacet kalmaksızın İflas", "Alacaklının talebi" düzenlenmiştir. 177/1. fıkrada, aşağıdaki hallerde alacaklının evvelce takibe hacet kalmaksızın iflasa tabi borçlunun iflasını isteyebileceği ifade edilmiştir. Yasada belirtilen "4" bent ise sırasıyla, "1- Borçlunun malum yerleşim yeri olmaz, taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla kaçar, alacaklıların haklarını ihlal eden hileli muamelelerde bulunur veya bunlara teşebbüs eder yahut haciz yoluyla yapılan takip sırasında mallarını saklarsa; 2-Borçlu ödemelerini tatil eylemiş bulunursa; 3-308 inci maddede ki hal varsa; 4-İlama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse,.." şeklinde sayılmıştır. Yasanın 181. maddesinde, 159, 160, 164, 165 ve 166’ıncı maddelerin bu fasıl hükmüne göre vukua gelen iflaslarada tatbik olunacağına yer verilmiştir. Uygulanması gerektiği belirtilen 160. maddede ise "masrafların peşin verilmesi" üst başlığı ile iflas isteyen alacaklının ilk alacaklılar toplantısına kadar olan masraflardan sorumlu olduğu, mahkemenin, bu masraflar ile iflas kararının kanun yolları için gerekli bütün tebliğ masraflarının peşin verilmesini isteyeceği düzenlenmiştir. İİK'nun 160. maddesi kamu düzenindedir. İflas isteyen alacaklının, alacaklılar toplantısına kadar gerekli giderleri ödemek zorundadır. Mahkemenin, bu masrafların peşin verilmesini ara kararıyla istemesi, bu yükümlülük yerine getirildikten sonra ancak davaya devam edilmesi gerekecektir. Mahkememizce 01/10/2025 tarihli tensip tutanağının 1 ve 2 numaralı ara kararı ile İİK'nun 176. maddesi yollamasıyla, 160. madde gereğince iflas masraflarına avans olarak 200.000,00-TL'yi yatırması için tensip zaptının davacı vekiline tebliğinden itibaren başlamak üzere davacılar vekiline ihtar edilmesine, İİK'nun 173/2, 176. maddesi yollamasıyla ve 166/2. maddesi gereği tirajı 50.000'in üzerinde olan Türkiye genelinde yayınlanan ulusal gazetelerin birisinde, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ve mahalli gazetelerden birisinde, davanın ilanı hususunda ilan masraflarına karşılık avans mahiyetinde 30.000,00-TL'nın tensip zaptının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık KESİN SÜRE içinde davacılar tarafından karşılanmasına, ayrıca İİK'nun 166/2 ve 158. maddeleri gereği iflas talebinin ilanı zorunlu olduğundan kesin süre içinde ilan masraflarının yatırılmaması halinde davanın ön koşul yokluğundan usulden reddedileceğinin davacı vekiline ihtar edilmiş, Davacı vekilinin dava açarken ihtiyati tedbir harcı 1.013,90-TL'nı yatırmadığı anlaşıldığından bu bedeli mahkememiz veznesine yatırması için işbu tensip tutanağının tebliğinden itibaren süre verilmiş, İİK'nun 166/2 ve 158. maddeleri gereği iflas talebinin ilanı zorunlu olduğundan kesin süre içinde ilan masraflarının yatırılmaması halinde davanın ön koşul yokluğundan usulden reddedileceğinin davacı vekiline ihtarına karar verilmiştir. Tebliğe rağmen davacı kesin süre içinde yukarıda sözü edilen ara kararlarında yazılı iflas avans ve giderlerini yatırmamıştır. İİK'nun 160. maddenin ilk fıkrasında, iflas isteyen alacaklının masraflardan sorumlu olduğu açıkça ifade edilmişken masrafların Hazine'den karşılanması düzenlenmemiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 16/01/2020 tarihli, 201/3169 Esas ve 2020/143 Karar sayılı emsal karar ilamında da iflas avansının Hazine'den karşılanamayacağı açıkça belirtilmiştir. Açıklanan nedenlerle, İİK'nun 177. maddesi gereğince doğrudan doğruya iflas talebinde bulunan davacı alacaklıya mahkememizin 01/10/2025 tarihli tensip zaptının 12 ve 13 numaralı ara kararı ile iflas avansını ve giderlerini yatırması için kesin süre verilmesinin yasal düzenlemeye uygun olduğu, iflas masraflarının Hazine'den karşılanmasının ise somut davada mümkün olmadığı, bahsi geçen tensip ara kararı ile davacıdan yatırması istenilen iflas giderlerinin tensip zaptının 1, 2 ve 3 nolu ara kararında açıklandığı üzere İİK'nun 160. maddesinde yer alan masraflarının ilk alacaklılar toplantısına kadar olan iflas tasfiye işlemleri için iflas dairesince kullanılması gereken masraflar ile iflas kararının kanun yolları için gerekli bütün tebliğ masraflarını kapsamakta olduğu, kanun metnine bakıldığında bunun kolayca görülebileceği, mahkememizce verilen kesin sürenin tarafları ve mahkemeyi bağlayıcı olduğu anlaşılmıştır. Buna rağmen davacı kesin süre içinde yukarıda sözü edilen ara kararlarında yazılı iflas avans ve giderlerini yatırmamıştır. Eldeki davanın mevcut safahatı itibarı ile uyuşmazlık, İİK'nun 177/4. bendi gereğince açılan doğrudan doğruya iflas davasında İİK'nun 160. maddesinde düzenlenen masrafların peşin verilmesine dair özel dava şartının yerine getirilmemesi durumuna ilişkindir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 2004 sayılı İİK'nun 177. maddesinde, "Doğrudan Doğruya İflas Halleri" üst başlığı altında, "Evvelce takibe hacet kalmaksızın İflas", "Alacaklının talebi" düzenlenmiştir. 177/1. fıkrada, aşağıdaki hallerde alacaklının evvelce takibe hacet kalmaksızın iflasa tabi borçlunun iflasını isteyebileceği ifade edilmiştir. Yasada belirtilen "4" bent ise sırasıyla, "1- Borçlunun malum yerleşim yeri olmaz, taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla kaçar, alacaklıların haklarını ihlal eden hileli muamelelerde bulunur veya bunlara teşebbüs eder yahut haciz yoluyla yapılan takip sırasında mallarını saklarsa; 2-Borçlu ödemelerini tatil eylemiş bulunursa; 3-308 inci maddede ki hal varsa; 4-İlama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse,.." şeklinde sayılmıştır. Yasanın 181. maddesinde, 159, 160, 164, 165 ve 166'ncı maddelerin bu fasıl hükmüne göre vukua gelen iflaslarada tatbik olunacağına yer verilmiştir. Bilindiği üzere, mahkeme, iflas talebini İİK'nun 166. maddesindeki usule göre ilan eder (KURU B./ARSLAN R./YILMAZ E.; İcra ve İflas Hukuku 23. Baskı, Ankara 2009, s. 471). İİK'nun 173/2. ve 176. maddeleri yollaması ile aynı kanunun 166/2. maddesi gereğince tirajı 50.000'in üzerinde Türkiye'de yayınlanan ulusal gazetelerin birinde, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ve mahalli gazetelerden birinde, davacının ilan hususunda ilan masraflarına karşılık avansın davacı tarafından yatırılması gerekir. Uygulanması gerektiği belirtilen 160. maddede ise "masrafların peşin verilmesi" üst başlığı ile iflas isteyen alacaklının ilk alacaklılar toplantısına kadar olan masraflardan sorumlu olduğu, mahkemenin, bu masraflar ile iflas kararının kanun yolları için gerekli bütün tebliğ masraflarının peşin verilmesini isteyeceği düzenlenmiştir. İİK'nun 160. maddesi kamu düzenindedir. İflas isteyen alacaklı, alacaklılar toplantısına kadar gerekli giderleri ödemek zorundadır. Yani, 2004 sayılı İİK'nun 160. maddesi uyarınca, iflas isteyen alacaklı ilk alacaklılar toplantısına kadar olan masraflardan sorumludur. İflas isteyen alacaklı İİK'nun 181. maddesi yollamasıyla 160. maddesi uyarınca, gerekli masrafları avans olarak mahkeme veznesine peşin olarak yatırmak zorunda olup, söz konusu husus özel olarak düzenlenmiş bir dava şartıdır. Dava şartı mahiyetindeki iflas avansı depo edilmeden yargılamaya devam edilmesi mümkün değildir. Nitekim Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 01/05/1992 tarihli, 1610/1778 Esas ve Karar sayılı ve 21/03/1995 tarih 1435/2572 Esas ve Karar sayılı ilamlarında bu husus açıkça vurgulanmıştır. Mahkemenin, bu masrafların peşin verilmesini ara kararıyla istemesi, bu yükümlülük yerine getirildikten sonra ancak davaya devam edilmesi gerekecektir. Çünkü, yasanın öngördüğü bu yükümlülük davanın görülebilmesi şartıdır. Bir diğer anlamıyla dava şartıdır. İflas avansının yatırılmış olması, 6100 sayılı HMK'nun 114/2. maddesinde düzenlenen "diğer kanunlarda yer alan dava şartları"ndan olup, HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca, mahkemece dava şartı noksanlığı tespit edilirse davanın usulden reddine karar verilir. Eldeki davada, davacı kendisine verilen kesin süreye rağmen iflas avansını yatırmamış ve bu nedenle HMK'nun 114. maddesindeki dava şartı gerçekleşmemiştir. HMK'nun 115. maddesi gereğince mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verilir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. Somut olayda davacı vekiline iflas avansını yatırması için usulüne uygun kesin süre verilmesine rağmen davacı tarafça iflas avansını yatırmamış ve bu nedenle dava şartı noksanlığı giderilememiş olmakla HMK'nun 114. ve 115. maddeleri gereğince iş bu davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi sonuç ve kanaatine varılmıştır (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'ni 27/04/2015 tarihli, 2014/7945 Esas ve 2015/2915 Karar sayılı, 17/01/2017 tarihli, 2016/2973 Esas ve 2017/56 Karar sayılı, 14/04/2016 tarihli, 2015/1364 Esas ve 2016/2405 Karar sayılı kararları, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nin 14/09/2017 tarihli, 2017/1009 Esas ve 2020/370 Karar sayılı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi'nin 11/11/2020 tarihli, 2020/1552 Esas ve 2020/248 Karar sayılı emsal kararı). HÜKÜM: Yukarıda arçıklanan nedenlerle; 1-Dava şartı yokluğundan HMK'nun 114/2 ve 115/2. maddesi gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcı peşin olarak alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleşmesinden sonra yatıran davacıya iadesine, davalı tarafından yatırılan gider/delil avansı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına. 6-Kararın mahiyeti gereği davacı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/10/2025 Başkan ... E-imzalıdır Üye ... E-imzalıdır Üye ... E-imzalıdır Katip ... E-imzalıdır