10. Hukuk Dairesi 2024/15223 E. , 2025/6131 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2135 E., 2024/1389 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 20. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/211 E., 2021/239 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik …
**10. Hukuk Dairesi 2024/15223 E. , 2025/6131 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2135 E., 2024/1389 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 20. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/211 E., 2021/239 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'e ait 34 M 0837 plakalı minibüste 02.01.2011 ile 30.11.2017 tarihleri arasında çalıştığının tespitini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 2011 yılında paraya ihtiyacı olduğunu, davacıyla arkadaşlığı nedeniyle ara sıra asıl şoförün çalışmadığı zamanlarda ihtiyaç olduğu takdirde yardımcı şoför olarak çalışabileceğinin kendisine söylendiğini, davacının 05:30-23:00 saatleri arasında çalıştığını iddia etmesinin ve sigortasız çalıştığını bilmediğini ileri sürmesinin tamamen asılsız olup haksız kazanç sağlamaya yönelik olduğunu, müvekkiline ait minibüste davalının yanında, ..., ... , ... gibi şoförlerin de çalıştığını, bu şoförlerin karıştığı kazalara ait tutanakların dosyaya sunulduğunu, asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalı sayılmasının bahse konu olmadığını, davacının ara ara ayda bir kaç saat çalışmalarının kısmi çalışma sayılması halinde ise 5510 sayılı Kanun'a 6111 sayılı Kanun'la eklenen ek madde 6 hükmünün uygulanması gerekeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, hizmet tespiti davalarının tanık anlatımları dışında resmi, yazılı ve sağlıklı deliller ile ispatlanması gerektiğini, çalışmayı ortaya koyan belgelerin işe giriş bildirgesi ile birlikte, sözü edilen Kanun'un 79. maddesinde öngörülen ve sigortalının çalışma gün sayısı ile kazanç durumunu çalışma tarihleri ile birlikte ortaya koyan aylık sigorta gün bildirgeleri ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 17. maddesinde belirtilen dört aylık prim bordroları gibi kuruma verilmesi zorunlu belgeler olduğunu, hizmetin geçtiği iddia edilen sürede iş yerinin 506 sayılı Kanun kapsamında bulunup bulunmadığının ve iş yerinin gerçekte var olup olmadığının vergi dairelerinden, esnaf ve sanatkarlar sicilinden ve meslek kuruluşlarından araştırılması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının davalı 1357850 sicil numaralı ... ünvanlı davalı iş yerinde; 01.06.2011-30.11.2017 tarihleri arasında çalışmalarının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili: a.Davacının müvekkili yanında sürekli ve kesintisiz bir çalışmasının bulunmadığını, b.Sadece tanık beyanları ile karar verilmesinin hatalı olduğunu beyanla kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili: a.Davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, b.Çalışma olgusunun yazılı delil ile kanıtlanması gerektiğini, sadece tanık beyanları ile hüküm kurulamayacağını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.