(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/10891 E. , 2007/13696 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve müdahil davacı ... vekili tarafından, davalı ... aleyhine 20.5.1998 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin men’i istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davacı ... tarafından açılan davanın açılmamış sayılmasına, müdahil davacının davasının kabulüne dair verilen 13.3.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu an…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/10891 E. , 2007/13696 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve müdahil davacı ... vekili tarafından, davalı ... aleyhine 20.5.1998 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin men’i istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davacı ... tarafından açılan davanın açılmamış sayılmasına, müdahil davacının davasının kabulüne dair verilen 13.3.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, denizden doldurma suretiyle kazanılan taşınmazın müdahil davacı ... Başkanlığından kiralanması nedeniyle davalı Hazinenin çıkardığı muarazanın giderilmesi, istemine ilişkindir. Müdahil davacı ... ise davacının kira ilişkisine dayalı olarak bulunduğunu açılan davanın kabulünü savunmuştur. Davalı ... denizden doldurulma suretiyle kazanılan nizalı yerde davacının yapı yapmak suretiyle oluşan isteminin reddi gerekeceğini bildirmiştir. Mahkemece asıl davanın açılmamış sayılmasına müdahil davacının davasının kabulüne karar verilmiştir. Hükmü davalı ... temyiz etmiştir. Bugünkü Yasal mevzuat uyarınca doldurma ve kurutma yolu ile arazi elde edilmesine ilişkin 3621 sayılı Kıyı Kanununun 7.maddesine göre kamu yararının gerektirdiği hallerde uygulama imar planı kararı ile deniz, göl ve akarsularda ekolojik özellikler dikkate alınarak doldurma ve kurutma suretiyle arazi elde edilmesi olanaklıdır. Dava konusu yerin denizden doldurularak kazanıldığı tartışmasızdır. Ne var ki; bu araziler Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler kapsamında kaldığından özel mülkiyete konu olamaz. Sadece 3621 sayılı Yasanın 6. maddesinde belirtilen yapıların 7.madde gereğince de yol, açık otopark, ..., yeşil alan ve çocuk bahçeleri gibi teknik ve sosyal altyapı alanlarının düzenlenmesi mümkündür. Somut olayda ise, denizden doldurma suretiyle kazanıldığı anlaşılan 35 metrekare arazi bölümüne büfe işletmesi kurulduğu anlaşılmaktadır. Bu bölümün Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu ve hiçbir zaman özel mülkiyete konu teşkil etmeyeceği Yasanın yapılmasına izin verdiği yapı ve tesisler dışında, başkaca bir amaçla kullanılamayacağı açıktır.