8. Hukuk Dairesi 2016/9589 E. , 2019/10503 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı Maliye Hazinesi Temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili, müvekkilinin davalı Hazine adına kayıtlı 161 ada 47 parsel sayılı taşınmaz ile 131 ada 75 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 20 yı…
**8. Hukuk Dairesi 2016/9589 E. , 2019/10503 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı Maliye Hazinesi Temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili, müvekkilinin davalı Hazine adına kayıtlı 161 ada 47 parsel sayılı taşınmaz ile 131 ada 75 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 20 yıldır zilyet olup arazileri ihya ederek bakımını yaptığını, bu taşınmazlardan 161 ada 47 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bağ, fıstık, badem ve benzeri ağaçlar dikip yetiştirdiğini ve taşınmazı kapama meyve bahçesi haline getirdiğini, taşınmaz üzerinde bir ev yaptığını, 131 ada 75 parsel sayılı taşınmaz üzerinde ise bağ bitkisi dikerek taşınmazı kapama meyve bahçesi haline getirdiğini, dava konusu taşınmazların da içinde bulunduğu bölgede DSİ tarafından Çetintepe Barajı (sulama barajı) yapılacak olmasından dolayı, dava konusu taşınmazların üzerindeki muhdesatlarla beraber sular altında kalacağını, bölgenin kamulaştırılması hususunda Bakanlar Kurulu kararı bulunduğunu açıklayarak, dava konusu taşınmazlar üzerinde bulunan ev ile muhtelif tür ve yaştaki ağaçların davacıya aidiyetine karar verilmesini, bu hususun taşınmazların tapu kaydına şerh düşülmesini talep etmiştir. Davalı Hazine vekili, dava konusu taşınmazların mülkiyetinin Hâzineye ait ve orman vasfında olduklarını, Hazine tarafından yapılacak Çetinkaya Barajı için DSİ Genel Müdürlüğüne tahsis edildiğini, Yargıtay HGK’nin 17.06.2009 tarihli ve 2009/7-217 Esas-2009/276 Karar sayılı kararında belirtildiği gibi muhdesatların arz maliklerinden başka kimselere aidiyetine karar verilemeyeceğini açıklayarak, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne, 161 ada 47 parsel sayılı taşınmazda fen bilirkişisinin 17.02.2016 tarihli raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen toplam 8280,97 m2 üzerinde ekilen meyve ağacı, 8,00 m2 büyüklüğündeki havuz, 30 m2 büyüklüğünde ki kargir ev ile 131 ada 75 parsel sayılı taşınmazda aynı raporda ekli krokide (C) harfi ile gösterilen toplam 1857,54 m2 üzerinde ekilen meyve ağacı şeklindeki ve (D) harfi gösterilen 784,12 m2 üzerinde ekilen meyve ağacı şeklindeki muhdesatların davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine, taşınmazların tapu kaydına şerh konulması yönündeki talebin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. Dava, muhdesat tespiti ve muhdesatların tapu kayıtlarında davacı adına şerh edilmesi isteğine ilişkindir.