T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/94 - Karar No:2025/897 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında Kararın Kaldırılarak Dosyanın Mahkemesine Gönderilmesi HMK 353/1-a.6 md) ESAS NO : 2024/94 KARAR NO : 2025/897 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/12/2023 NUMARASI : 2021/803 E-2023/828 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali ( Eser Sözl…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/94 - Karar No:2025/897 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında Kararın Kaldırılarak Dosyanın Mahkemesine Gönderilmesi HMK 353/1-a.6 md) ESAS NO : 2024/94 KARAR NO : 2025/897 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/12/2023 NUMARASI : 2021/803 E-2023/828 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali ( Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ :16/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ :31/10/2025 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatife ait 48 daire ve 4 dükkandan oluşan binanın 30 adet 1 +1 dairenin petekleri, Vanalar ve bağlantı elemanlarının temini ile montajı, 14 adet 2+1 dairenin petekleri, vanaları ve bağlantı elemanlarının temini ile montajı, bina ortak alanlarının petekleri, vanaları ve bağlantı elemanlarının temini ile montajı, daire içi ve dükkânların sıcak su gidiş-dönüş hatlarının yapılması, kollektörlerin bağlanması, eksik bağlantıların yapılmasında malzeme ve işçili işleri ile binanın kazan dairesi ısıtma sistemlerindeki eksikliklerin yapılması, boru hatlarının yapılması, yana grubu ve kollektörlerin yapılmasında malzeme ve işçilik işlerini yaptığını ve bu yapılan bu işler nedeni ile davalıya 10.05.2021 tarihli, GIB2021000000007 numaralı ve 376.528,00 TL bedelli faturayı kestiğini , davalının fatura borcunu ödememesi üzerine Ankara 16. Noterliğinin 10.05.2021 Tarih ve 07799 Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 10.05.2021 tarihli ve GIB2021000000007 numaralı faturaya ilişkin borcun ödenmesinin talep edildiğini ancak bu ihtarnameye rağmen borcun ödemediğini, bunu üzerine Ankara 29. İcra Müdürlüğünün 2021/6668 Esas sayılı dosyasında takibe başlandığını, takibe itiraz üzerine takibin durduğundan bahisle itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, ayrıca ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararı verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; öncelikle davanın yetkisiz mahkemede açıldığını bu sebeple davanın yetki yönünden reddine karar verilmesi gerektiği, davaya konu faturaların müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini ve faturanın 213 sayılı vergi usul kanununu 231/5 md gereğince yok hükmünde olduğu, müvekkili ile davacı arasında herhangi bir yazılı sözleşme bulunmadığı, ancak Eser Sözleşmesi niteliğinde davacı taraf ile bina kazan dairesinin bakım ve onarımı ile eksiklilerin yapılması konusunda anlaşmaya varıldığını ,davacı tarafın (yüklenici) kazan dairesinde yapmış olduğu tüm işleri eksik ve gizli ayıplı bir şekilde yapmış olması nedeni ile halen binada ısıtma sisteminin düzgün çalışmadığını, buna rağmen davalı kooperatif tarafından davalı tarafa 16/04/2020 tarihinde 55.000 TL, 24/03/2020 tarihinde de 20.000 TL olmak üzere toplam 75.000 TL banka üzerinden ödeme yapıldığını, buna rağmen davacının kötü niyetli olarak icra takibinde bulunduğu; davacı taraf ile davalı kooperatif üyelerinin bireysel olarak dairelerinin içerisinde bir kısım işlerin yapılması konusunda anlaşmaya vardıklarını, her bir dairenin kat malikinin kendi dairesi içerisinde kalorifer tesisatını bireysel olarak davacıya yaptırdığını, davacının bu işi de özensiz ve ayıplı yapmasına rağmen kooperatif üyesi kat maliklerinin bu işlerin karşılığını davacıya ödediklerini, davalı kooperatif yönetim kurulunun 15.01.2020 tarihinde almış olduğu yönetim kurulu kararında " ...kalorifer peteği ve aparatlar, kolektörler, ısı pay ölçer ve şofbenlerin bireysel olarak yaptırılmasına ve bedelinin kat malikleri tarafından ödenmesine oy birliği ile karar alınmıştır." şeklinde bu hususun dile getirildiği; davacının davalı kooperatiften bedelini talep ettiği kalemlerden kazan dairesinin bakım ve onanmı dışındaki kalemlerin davalı kooperatifin sorumluluğunda olmadığından davanın reddine karar verilmesini, %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece;"Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki ihtilaf davalı kooperatife ait binada davacı tarafından yapılan işler nedeni ile kooperatifin davacıya borçlu olup olmadığı, borçlu ise borç miktarının ne kadar olduğu ve bu miktardan davalının sorumlu olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır. Ayrıca taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı ancak bina kazan dairesinin bakım ve onarımı ile eksiklilerin yapılması ve dairelerinin içerisinde bir kısım işlerin yapılması konusunda anlaşmaya varıldığı sabit olup dairelerinin içerisinde bir kısım işlerin yapılması konusundaki anlaşmanı kiminle yapıldığı taraflar arasında ihtilaflıdır. İİK'nun 50. Maddesi gereğince " Para ve teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile uygulanır." HMK 6. mad. hükmü gereğince " genel yetkili mahkeme , davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. HMK 7. Mad. Hükmü gereğince "davalı birden fazla ise dava , bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir ", aynı Kanunun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Ayrıca Türk Borçlar Kanunu 89. (eski B.K'nın 73.) maddesi gereğince para borcu alacaklıya götürülerek ödenmesi gereken borçlardan olduğundan, davacının yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. Dolayısıyla dava, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir. Davacının adresinin ... olduğu anlaşılmakta olup icra takibinin davacının yerleşim yeri mahkemesinde yapıldığı ve davanın davacının yerleşim yeri mahkemesinde açıldığı anlaşıldığından davalının yetki itirazı yerinde görülmemiştir. Ankara 29. İcra Müdürlüğü'nün 2021/6668 sayılı dosyası incelenmiş ; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 306.528,00TL asıl alacak , 604,66TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 307.132,66TL üzerinden ilamsız ilamsız icra takibi yapıldığı , davalı borçlu tarafından alacaklı görünün tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığı bildirilerek borca ve tüm ferilerine itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğu ve davanın süresi içinde açıldığı görülmüştür. Takibe dayanak davacı şirket tarafından davalı koop. kesilen 10.05.2021 tarihli faturanın KDV dahil 376.528,00TL bedelli olduğu, taraflar arasında imzalanan 09.11.2015 tarihli protokole istinaden malzeme ve montaj hizmet bedeli açıklaması ile düzenlendiği görülmüştür. Davacı tarafından davalıya Ankara 16. Noterliğinin 10.05.2021 tarih 07799 yevmiye nolu ihtarnamesi gönderilmiş ve 10.05.2021 tarihli 376.528,00TL bedelli faturadan doğan borcun en geç 7 gün içinde ödenmesi talep edilmiş; 12.05.2021 tarihinde davalı koop. Tebliğ edilmiştir. Davacı tarafından dava dilekcesine eklenen ve bir inşaat mühendisi ile bir makine mühendisi tarafından düzenlenen uzman görüşü içeren raporda özetle; uzman bilirkişiler tarafından mahalline gidildiği ve kazan dairesinden başlayarak kalorifer tesisatlarında inceleme yapıldığı yapılan incelemeye göre davacı tarafından yapılan imalatların bedelinin toplam 364.240,00TL olduğu, eksik ve kusurlu imalat bedelinin 28.000,00TL olduğu buna göre davacının davalıdan 336.240.00TL talep edebileceği bildirilmiştir. Mahkememizce mahallinde yapılan keşif sonucunda alınan bilirkişi rapor ve ek raporunda özetle uzman görüşü de değerlendirilmek suretiyle ;Takip konu 10/05/2021 tarihli faturanın, takip tarihi itibariyle adil piyasa rayiçleri çerçevesinde tespit edilen takibe esas bedelinin 47 nolu daire dahil KDV Dahil 312.693 TL olduğu; Takip konusu 10/05/2021 tarihli faturadan davalı vekilinin beyanına göre 47 nolu daire minha edildiğinde, takip tarihi itibariyle adil piyasa rayiçleri çerçevesinde tespit edilen takibe esas bedelinin KDV Dahil 308.489 TL olduğu; Takip konusu 10/05/2021 tarihli fatura bedelleri, nihai takdir Yüce Mahkemeye ait olmak üzere imalat tarihi 2020 itibariyle değerlendirilerek, 47 nolu daire toplama dahil edildiğinde, 2020 itibariyle adil piyasa rayiçleri çerçevesinde tespit edilen takibe esas bedelinin KDV Dahil 299.922 TL olduğu; Takip konusu 10/05/2021 tarihli fatura bedelleri, davalı vekilinin beyanına göre imalat tarihi 2020 itibariyle değerlendirilerek, yine 47 nolu daire minha edildiğinde. 2020 itibariyle adil piyasa rayiçleri çerçevesinde tespit edilen takibe esas bedelinin KDV dahil 296.559 TL olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Her ne kadar davalı vekili , davalı kooperatif yönetim kurulunun 15.01.2020 tarihinde ...kalorifer peteği ve aparatlar, kolektörler, ısı pay ölçer ve şofbenlerin bireysel olarak yaptırılmasına ve bedelinin kat malikleri tarafından ödenmesine oy birliği ile karar alındığın bildirmiş ise de , bu işlerin davalı tarafından yapıldığı anlaşılmış olup , kooperatif üyeleri ile davacı arasında ayrıca buna ilişkin anlaşma yapıldığı kanıtlanamadığı gibi kooperatif üyeleri tarafından daire içi yapılan işlerle ilgili olarak yapıldığı iddia edilen ödemelere ilişkin her hangi bir belge ibraz edilmemiş olup kooperatif yönetim kurulunca alınan karar davacıyı bağlamadığından davalının daireler içinde yapılan imalatlar nedeni ile de davacıya borçlu olduğu kanaatine varılmış olup davanın kısmen kabulüne" karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; işin bedeli 297.163,66 TL olarak belirlinmiş ise de, yapılan işi ve emeğin karşılığının bu tutarın çok üzerinde olduğunu, kararın hakkaniyete aykırı olduğunu, işin 2021 yılında yapıldığını, müvekkilinin alacağının günden güne değer kaybettiğini, bu nedenle takibin açıldığı miktarlar üzerinden karar verilmesi gerektiğini, tarafların birlikte aldığı uzman görüşüne göre 336.240,00 TL alacağı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının dosyaya 09/11/2015 tarihli protokolü sunulmadığını, taraflar arasında böyle bir protokol bulunmadığını, 10/05/2021 tarihli ihtarın müvekkiline tebliğ edilmediğini, tebliğ yapılan ...'in kooperatifin yetkilisi veya daimi çalışanı olmadığını, uzman görüşü ve bilirkişi raporunda kazan dairesi de dahil kalorifer tesisatlarının bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle bedel tespit edilmiş ise de, davacının da kabulünde olan 75.000,00 TL ödemenin mahsup edilmediğini, her bir kat malikinin bireysel olarak davacıya kalorifer tesisatını yaptırdığını, bir kısım kooperatif üyesinin ödeme yaptığını, bu hususta talep ettikleri halde ticari defterlerin incelenmediğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davalı iş sahibi tarafından, davacı yüklenici şirkete iki adet banka dekontuyla toplam 75.015,75 TL lik ödeme yapıldığı, davalı tarafça bu ödemelerin faturada yazılan işlerden bir kısmına ilişkin olduğunu ileri sürdüğü ancak mahkemece bu hususta bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; davalı tarafça yapılan bu ödemelerin, faturada belirtilen bir kısım işlere karşılık olup olmadığı, gerekirse bilirkişi heyetinden de ek rapor alınmak suretiyle, tespit edilerek davacı alacağından bu miktarın mahsup edilmesinin gerekip gerekmediği belirlenip sonucuna uygun bir hüküm kurulması gereklidir. Açıklanan nedenlerle; taraf vekillerince istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜNE, 2-Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/12/2023 gün ve 2021/803 Esas 2023/828 sayılı kararının HMK’nun 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Taraflarca yatırılan peşin istinaf karar harcının istek halinde kendilerine iadesine, 5-Taraflarca ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa ilgili icra dairesince iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 16/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip