T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1193 - 2025/1493 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1193 KARAR NO : 2025/1493 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/02/2024 NUMARASI : 2022/711 Esas - 2024/100 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 27/11/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 27/11/2025 Mahalli mahkemesince veril…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1193 - 2025/1493 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1193 KARAR NO : 2025/1493 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/02/2024 NUMARASI : 2022/711 Esas - 2024/100 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 27/11/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 27/11/2025 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu kazanın 20.08.2014 tarihinde Bursa ili, Osmangazi ilçesi, Yunuseli mahallesi, Yunusemre sokak ve Yetimler sokak kesişiminde/kavşağında davalı ...'ın ... plaka numaralı aracı ile müvekkilinin ... plaka numaralı motosikleti arasında gerçekleştiğini, davalı ...'in aşırı süratli gittiğinin polislerce tutulan trafik kazası tespit tutanağındaki verilerden sabit olduğunu, somut olayda davalı ...'ın tam kusurlu olduğunu, kaza neticesinde davacı müvekkilinin kafasının tepe noktasında solda bir dikiş, yüzünün sağ şakak ve göz bitiş noktasında dikişler atıldığını, kazaya bağlı seğirme, göz damarlarında çekilme ve göz kapağında düşme, sağ üst baldırda kesi izi ve pıhtının hala belirgin olduğunu, sağ kol yarım kol dirsek altı çatlak oluştuğunu, sol 2-3 kaburgasının çatladığını, davacı müvekkilinin ağır yaralanmış olduğunu, vücudunda kemik kırılmaları meydana geldiğini, yüzünde ve vücudunda hasarların kalıcı olduğunu, işe gidemediği günler için geçici iş göremezlik tazminatı, kalıcı hasar kaldığından dolayı kalıcı iş göremezlik/maluliyet (çalışma gücünün kaybından doğan) tazminatı ve kalıcı izlerin tedavisi için tedavi masrafı talep edildiğini, müvekkilinin kaza tarihinde moto-kurye olarak işgörerek aylık net 1.100,00 TL kazanç elde etmekte olduğunu, salt kaza nedeniyle yaralanması, maluliyetinin doğması ve kazanın yarattığı psikolojik sıkıntılar bedensel bütünlüğünün bozulmasına (TBK m. 54, 56) ve kişilik hakkının zedelenmesine (m. 58) yol açtığını, yaşadığı olay nedeniyle de manevi tazminat talep edildiğini, davalı ...'ın tam ve asli kusurlu olmasından dolayı davalı sigortanın KTK m. 94 gereği maddi tazminat tutarından müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakların ve ileride değer artırım hakkının saklı kalması kaydıyla 50,00 TL geçici iş göremezlik bedelinin, 50,00 TL kalıcı iş göremezlik/maluliyet (çalışma gücünün kaybından doğan) bedelinin, 50,00 TL tedavi masrafının 20.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı müvekkile verilmesine, 20.000,00 TL manevi tazminatın 20.08.2014 tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalı ... ve davalı ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacı müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar ... ve ... ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerine husumet yöneltmek ve kusur ithaf etmek suretiyle ikame edilen huzurdaki dava ve dava dilekçesi içeriğinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, huzurdaki davanın öncelikle yetkisiz mahkemede açılmış olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, dava açma hakkı mağdurun, zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlayan 2 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, davaya konu trafik kazasının 20.08.2014 tarihinde yaşandığını, müvekkilleri aleyhine haksız ve mesnetsiz olarak ikame edilen huzurdaki davanın 17.08.2022 tarihinde ikame edildiğini, zamanaşımı def’inde ve ayrıca hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, açıkça ortaya koyulan itiraz ve defiler sebebiyle esasa girilmeden, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkillerinin herhangi bir kusur ve ihmalinin söz konusu olmadığını, davacının gerekli dikkat ve özen yükümlülüğünü göstermemiş ve kazanın meydana gelmesine ve kendi yaralanmasına sebep olduğunu, davacının motosiklet kullanmasına rağmen hiçbir koruyucu ekipman kullanmaksızın, başında kask ve diğer koruyucu ekipmanlar olmaksızın trafiğe çıktığını ve zararın meydana geldiğini bildirerek, yetki ve zamanaşımı itirazlarının nazara alınarak davanın usulden reddine karar verilmesini, bunun mümkün olmaması durumunda haksız ve mesnetsiz davanın reddine, %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; sigortacının sorumluluğunun sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, dava konusu kazanın oluşunda sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, davacının kaza sırasında kask ve koruyucu kıyafet giymediği için müterafik kusurlu olduğunu, davacının kaza esnasında motosikletini sevk ve idare etmeye yeter derecede ehliyetinin bulunmadığının tespit edildiğini, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı giderleri ve tedavi giderleri yönünden SGK sorumlu olup, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sona erdiğini, davacının geçici iş göremezlik, bakıcı giderleri ve tedavi giderleri taleplerinin reddi gerektiğini bildirerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; 20/08/2014 tarihinde davalı ...'ın sürücüsü olduğu, davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı aracın, davacının sürücüsü olduğu motosiklete çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiği, davacının yaralandığı, Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığının 26.10.2023 tarihli raporunda, dosyada mevcut olan ifadeler, trafik kaza tespit tutanağı ve olay yeri krokisi, soruşturma dosyası evrakları ve diğer tüm veriler dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, olay mahallinin kavşak mahalli olduğu, kavşak kolları üzerinde trafik yoğunluğu bakımından farklılığı belirten işaret bulunmadığı, kanun gereği kavşak kollarının trafik yoğunluğu bakımından farklı oldukları işaretlerle belirlenmemiş yerlerde sağdakinin ilk geçiş hakkına sahip olduğu, yapılan değerlendirme sonucu davacı sürücü ...'ün % 100 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücü ...'ın kusursuz olduğunun bildirildiği, Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesinde ise; "Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir." hükmü uyarınca "Hiç kimsenin kendi kusurundan yaralanamayacağı" yönündeki genel hukuk ilkesinin etkisiyle, maddede sayılan belirli hal ve durumlarda tazminattan indirim yapılması mümkün olduğu gibi hakimin tazminatı tamamen ortadan kaldırmasının da mümkün olduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017-17/1315 E, 2017/1239 K. sayılı kararında; "zarara uğramamak için gerekli özeni göstermeyen veya hatta zararın meydana gelmesini isteyen kimse, bu hareket tarzının sonuçlarına katlanmalı ve bu davranışının zararın meydana gelmesinde oynadığı role, etkisine ve derecesine göre zararı kısmen veya tamamen üzerine almalıdır. Çünkü kendi kusuruyla sebebiyet verdiği ya da artmasına neden olduğu zararın ödettirilmesini istemek Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesinde düzenlenen doğruluk ve dürüstlük kurallarına aykırı olacaktır." gerekçesi ile davayı reddeden mahkeme kararının onanmasına karar verildiği, somut uyuşmazlıkta davacının %100 kusurlu olduğu, davacının kendi kusurundan yararlanmasının mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece yapılan yargılama sonunda, karara esas alınan raporu tanzim eden bilirkişiler tarafından davalı ... hakkında inceleme yapılmadığını, davalı ...’in aşırı süratli gittiğinin trafik polisleri tarafından tutulan kaza tespit tutanağı ile belirlendiğini, buna rağmen kavşağa hızını azaltmadan yaklaşan davalının kusursuz kabul edildiğini, hal böyle iken adli tıp raporu ile kaza tespit tutanağı arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesi tarafından davanın reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Tüm dosya kapsamından; olay tarihi olan 20/08/2014 günü davalı ...’ın sürücüsü, davalı ...’ın ise işleteni olduğu, davalı ... A.Ş. nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracı ile davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin kavşakta çarpışması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı, davacının şikayetçi olmaması nedeniyle Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2014/57788 Soruşturma numaralı dosyasında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır. Dosyada mevcut 20/08/2014 tarihli kaza tespit tutanağında; “sürücü (sertifika mevcut) ... idaresindeki, ... plakalı motosiklet ile, Yetmişbir sokaktan kontrolsüz şekilde ...sokağa çıktığı sırada aracın ön kısmı ile ... caddesi istikametinden gelip kavşağa giren sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracın sol arka lastik kısmına çarpması ve ... plakalı motosikletin kavşak içinde devrilmesi sonucu yaralamalı maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Bu kazada ... plakalı motosiklet sürücüsü ...; 2918 sayılı KTK’nın 57/10 maddesinde belirtilen “kavşak kodlarının trafik uygunluğu bakımından farklı oldukları işaretlerle belirlenmemiş ise motorlu araçlardan soldaki, sağdan gelen araca yol vermek zorundadır.” Kuralını ihlal ettiği, ayrıca ... plakalı araç sürücüsü ... da 2918 sayılı KTK’nın 52/10. maddesinde belirtilen “sürücüler araçlarının hızını kavşaklara yaklaşırken… azaltmak zorundadırlar.” kuralını ihlal ettiği yönünde görüş bildirilmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından dava konusu kazada tarafların kusur durumunun tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı tarafından düzenlenen raporda, davacı sürücü ... idaresindeki motosiklet ile seyir halinde iken olay yeri kontrolsüz kavşağa geldiğinde, kavşak kollarının trafik yoğunluğu bakımından farklı oldukları işaretlerle belirlenmemiş bu mahalde, hızını bu mahal şartlara göre ayarlayıp dikkatli şekilde seyrederek yolun her iki yönünü etkin şekilde kontrol edip geçiş hakkını sağdan gelen araca vermesi gerekirken, kontrolsüz bir şekilde kavşağa giriş yaparak aracı ile diğer aracın sol arka yan kısımlarına çarpması neticesi meydana gelen olayda asli kusurlu olduğu, davalı sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki kamyonet ile meskun mahal yolda seyirle geldiği olay mahalli kavşaktan geçişi esnasında solunda bulunan kavşak kolundan gelen motosikletin aracının sol arka yan kısımlarına çarpması sonucu meydana gelen olayda kusursuz olduğu, bu çerçevede davacının %100 kusurlu, davalının ise kusursuz olduğu mütalaa edilmiş olup, alınan rapor dosya kapsamına ve oluşa uygun düştüğünden hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Yukarıda açıklandığı üzere; dava konusu kazada davacının %100 kusurlu olduğu, davalı tarafın ise kusurunun bulunmadığı anlaşılmış olup, ilk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddi gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından yatırılması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talebinde bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından varsa, kullanılmayan kısmın yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 27/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.