TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR MEHMET BE ŞİR ARDA BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2017/15460) Karar Tarihi: 8/9/2020 R.G. Tarih ve Say ı: 16/10/2020-31276 Başvuru Numaras ı: 2017/15460 Karar Tarihi : 8/9/2020 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Serdar ÖZGÜLDÜR Burhan ÜSTÜNMuammer TOPAL Selahaddin MENTE Ş Raportör : Umut FIRTINA Başvurucu : Mehmet Be şir ARDA Vekili : Av. Ferhan ARSLAN I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, kamula ştırmas ız el atma se
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR MEHMET BE ŞİR ARDA BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2017/15460) Karar Tarihi: 8/9/2020 R.G. Tarih ve Say ı: 16/10/2020-31276 Başvuru Numaras ı: 2017/15460 Karar Tarihi : 8/9/2020 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Serdar ÖZGÜLDÜR Burhan ÜSTÜNMuammer TOPAL Selahaddin MENTE Ş Raportör : Umut FIRTINA Başvurucu : Mehmet Be şir ARDA Vekili : Av. Ferhan ARSLAN I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, kamula ştırmas ız el atma sebebiyle aç ılan k ısmi davada kesin delil niteliği kazanan olgunun aç ılan ek davada dikkate al ınmamas ı nedeniyle mülkiyet hakk ının ihlal edildi ği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 13/3/2017 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ında n yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık, görüş bildirmemi ştir. III. OLAY VE OLGULAR 7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: A. Uyuşmazl ığın Arka Plan ı 8. Başvurucu Mehmet Be şir Arda 1938 do ğumlu olup Ad ıyaman merkezde ikamet etmektedir. Başvuru Numaras ı: 2017/15460 Karar Tarihi : 8/9/2020 39. Başvurucunun Ad ıyaman' ın Merkez ilçe Eskisaray Mahallesi'nde kâin, toplam büyüklüğü 2.184,95 m² olan, 2007 ada 3 parsel numaral ı arsa niteli ğindeki ta şınmaz ının 1.249,75 m²lik k ısm ı üzerinden kamula ştırma yap ılmadan veya idari irtifak tesis edilmeden 1986 y ılında enerji nakil hatt ı geçirilmi ştir. 10. Başvurucu 3/8/2012 tarihinde Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi (TE İAŞ) aleyhine Ad ıyaman 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) kamula ştırmas ız el atma nedeniyle tazminat davas ı açm ıştır. Başvurucu; dava dilekçesinde ta şınmaz ının ortas ından yüksek gerilim enerji nakil hatt ı geçtiğini, bu hat nedeniyle ta şınmaz ın işletme bütünlü ğünün bozulduğunu, üzerinde çal ışma yap ılmas ının hayati tehlike riskini art ırdığını ifade etmi ştir. Dilekçede ar ıza ve periyodik bak ımlar nedeniyle ekili ürüne zarar verildi ğini, taşınmaz üzerinde güvenli tar ım yap ılamad ığını, bu nedenle ta şınmaz ın tümünde k ıymet düşüklüğü meydana geldi ğini belirtmi ştir. Son olarak kamula ştırma yap ılmaks ızın taşınmaz üzerinden geçirilen enerji nakil hatt ı nedeniyle pilon yeri bedeli ve irtifak hakk ı karşılığı olarak -fazlay a ilişkin talep ve dava hakk ı sakl ı kalmak ko şuluyla- 1 TL'nin ödenmesine karar verilmesini talep etmi ştir. 11. Başvurucu, Mahkemeye sundu ğu 12/2/2013 tarihli dilekçeyle fazlaya ili şkin haklar ını sakl ı tutarak davan ın değerini 220.000 TL olarak ıslah etmiştir. 12. Daval ı idare ise savunmas ında davan ın usulden reddedilmesi gerekti ğini, dav a konusu ta şınmaz üzerinden enerji nakil hatt ı geçmesinin dava konusu ta şınmaz ın değerinde bir azalmaya yol açmad ığını ve kullan ımını etkilemedi ğini ileri sürmü ştür. 13. Mahkemece 11/12/2012 tarihinde bilirki şilerle keşif yap ılm ıştır. İnşaat ve elektrik mühendisi dört bilirki şi taraf ından haz ırlanan raporda öncelikle emsal al ınmas ı gereken sat ış bedeli tespit edilmeye çal ışılm ıştır. 14. Bilirki şi raporunda özetle şu tespitlere yer verilmi ştir: i. Emsal te şkil ettiği değerlendirilen ta şınmaz ın beher m² fiyat ı 353,82 T L olarak hesaplanm ıştır. Emsal ta şınmaz ın sat ışının 2/8/2012 tarihinde gerçekle ştiği, dava tarihinin ise 3/8/2012 oldu ğu aç ıklanm ıştır. Emsal ta şınmaz ın dava tarihindeki değeri toptan e şya fiyat endeksi kullan ılarak 353,82 TL/m² olarak hesaplanm ıştır. ii. Emsal ta şınmaz ile ba şvurucunun ta şınmaz ının hâlihaz ırda belediyenin altyap ı hizmetlerinden yararland ığı vurgulanm ıştır. Taşınmaz ın 2012 y ılı için m² fiyat ının 28,62 TL iken emsal ta şınmaz ın 2012 y ılı için m² fiyat ının 34,36 T L olduğuna dikkat çekilmi ştir. Bu nedenle emsal parselin ta şınmazdan 1/3 kat daha değerli olduğu kanaatine var ılm ıştır. Buna göre ba şvurucunun ta şınmaz ının m² fiyat ı 235,88 TL olarak aç ıklanm ıştır. iii.İrtifak nedeniyle ta şınmaz ın değerinin toplamda %57,19 oran ında azald ığı, irtifak bedelinin ise 293.770,02 TL oldu ğu sonucuna ula şılm ıştır. Ancak yerle şik Yarg ıtay içtihatlar ına göre arsa vasf ındaki taşınmazlar için de ğer düşüklüğü oran ının %50'yi geçemeyece ği dikkate al ındığında irtifak bedelinin 257.693 TL oldu ğu kanaatine var ıldığı belirtilmi ştir. iv. Sonuç olarak toplam 2.184,95 m² büyüklü ğündeki ta şınmaz ın 1.249,75 m²sine el at ılmas ı nedeniyle ta şınmaz ın değerinde meydana gelen azalma dikkate alınm ış ve ödenmesi gereken tazminat 257.693 TL olarak belirlenmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2017/15460 Karar Tarihi : 8/9/2020 415. Mahkeme 12/2/2013 tarihinde ıslah dilekçesini de gözeterek davan ın kabulü ile bilirkişi raporunu hükme esas alm ış, 220.000 TL tutar ındaki maddi tazminat ın daval ı idareden al ınarak ba şvurucuya ödenmesine karar vermi ştir. Mahkeme ayr ıca taşınmaz ın 1.249,75 m² büyüklü ğündeki k ısm ı yönünden irtifak hakk ı tesisine ve bu k ısm ın idare ad ına tapuya tesciline hükmetmi ştir. Kararda, emsal ta şınmaz ile ba şvurucuya ait ta şınmaz ın dava tarihi itibar ıyla emlak rayiç bedelinin birbirine yak ın olmas ı nedeniyle bilirki şi raporunun denetime elveri şli olduğu sonucuna var ıldığı belirtilmi ştir. Ayr ıca bilirkişi raporunda, tamam ı başvurucuya ait olan 2.184,95 m² büyüklü ğündeki ta şınmaz ın 1.249,75 m²lik k ısm ı üzerinde TEİAŞ Genel Müdürlü ğü ad ına yüksek gerilim enerji nakil hatt ı geçirilmesi nedeniyle daimî irtifak hakk ı tesisi gerekece ği belirtildi ği ifade edilerek ıslah talebi do ğrultusunda davan ın kabulüne karar verildi ği aç ıklanm ıştır. 16. Karar ın idarece temyizi üzerine Yarg ıtay 5. Hukuk Dairesi (Daire) 3/10/2013 tarihli karar ıyla taleple ba ğlı kal ınarak karar verildi ği hâlde gerekçe bölümünde kabul edilen tazminat miktar ının aç ıkça belirtilmemesi ve vekâlet ücretinin maktu olarak hüküm alt ına alınmamas ı gerekçeleriyle karar ı bozmuştur. Daire ayn ı kararda; al ınan bilirki şi raporunun kanuna uygun oldu ğunu, arsa niteli ğindeki taşınmaza emsal kar şılaştırmas ı yap ılarak değer biçilmesinde ve irtifak hakk ı bedelinin tespitinde isabetsizlik bulunmad ığını belirtmiştir. 17. Bozma karar ına uyan Mahkeme 20/2/2014 tarihinde kamula ştırma bedeline, ilk kararda oldu ğu gibi tescile ve maktu vekâlet ücretine hükmetmi ştir. 18. İdarenin karar ı temyizi üzerine Daire, temyiz nedenlerinin bozma ile kesinle şen yönlere ili şkin olduğunu belirterek hükmün onanmas ına karar vermi ştir. Başvurucunun karar düzeltme istemi üzerine Daire 14/5/2015 tarihli karar ında nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekti ğini belirterek vekâlet ücreti yönünden hükmü düzelterek onam ıştır. Karara kar şı idare taraf ından karar düzeltme talebinde bulunulmam ıştır. B. Başvuruya Konu Ek Tazminat Davas ı Süreci 19. Başvurucu, fazlaya ili şkin haklar ının sakl ı tutulduğunu belirterek açt ığı ilk tazminat davas ında taleple ba ğlı kal ınarak 220.000 TL'ye hükmedildi ğini ve an ılan yarg ılama esnas ında al ınan bilirki şi raporlar ında tazminat miktar ının 257.693 TL olarak hesapland ığını ifade ederek 37.693 TL'nin ilk dava tarihinden itibaren i şletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle Ad ıyaman 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) ek dava açm ıştır. Mahkeme 17/11/2016 tarihinde eldeki davan ın ilk davan ın devam ı niteliğinde oldu ğu, dava konusu ta şınmaza yönelik kamula ştırmas ız el atma iddias ının ve el atma bedelinin kesinleşmiş hüküm ile ispatland ığı, başvurucunun ilk davada sundu ğu ıslah dilekçesinde fazlaya ili şkin talep ve dava hakk ını sakl ı tuttuğu gerekçeleriyle davan ın kabulüne kara r vermiştir. 20. TEİAŞ Genel Müdürlü ğü taraf ından bu karara kar şı istinaf yolun a başvurulmuştur. İstinaf dilekçesinde özetle; i. Bilirki şi raporunda, arsa için tespit edilen 235,88 TL birim m² fiyat ının rayiç bedellere göre çok fazla oldu ğu ifade edilmi ştir. ii. As ıl dava dosyas ında taşınmaz ın değer kayb ının %57,19 olarak belirlenmesinin usul ve yasaya ayk ırı olduğu aç ıklanm ıştır. Başvuru Numaras ı: 2017/15460 Karar Tarihi : 8/9/2020 5iii. As ıl dava dosyas ında bilirki şi raporunda emsal olarak Eskisaray Mahallesi'nden bir ta şınmaz al ınmas ı gerekirken Yeni Sanayi Mahallesi'ndeki 900 ada 92 parsel say ılı taşınmaz ın emsal al ınmas ının usul ve yasaya ayk ırı olduğu vurgulanm ıştır. iv. As ıl dava dosyas ının bilirkişi raporunun hatal ı haz ırland ığı, bilirkişi raporundaki irtifak de ğer düşüklüğü hesaplamas ının emsal Yarg ıtay kararlar ı doğrultusunda yap ılmas ı gerektiği belirtilmi ştir. v. Kurumun fiilî el atma tarihinde imar plan ı bulunmad ığından taşınmaz ın arsa özelliğini taşımamakta oldu ğunun, taşınmaz ın fiilî el atma tarihindeki durumunun dikkate al ınmas ı gerektiğinin alt ı çizilmiştir. vi. Bilirki şi raporunda irtifak hakk ı yerine tamamen zemin kamula ştırma bedelinin hesapland ığı öne sürülmü ştür. vii. Davaya konu ta şınmazdan geçirilen enerji nakil hatt ının mevzuata uygun olduğuna, başvurucu aç ısından herhangi bir tazminat ı gerektirir zarar bulunmad ığına dikkat çekilmi ştir. 21. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 30/1/2017 tarihinde istinaf ba şvurusunun kabulü ile davan ın reddine kesin olarak karar vermi ştir. Karar ın gerekçesinde; i. K ısmi davadaki bilirki şi raporunda irtifak de ğer düşüklüğü oran ının hatal ı olarak belirlendi ğine ve hesapland ığına yönelik olarak öne sürülen istinaf sebebi dışındaki istinaf itirazlar ının k ısmi davadaki hükmün tespite ili şkin bölümünün kesin hüküm olu şturduğu gerekçesiyle yerinde olmad ığı kanaatine var ılm ıştır. ii. K ısmi davadaki bilirki şi raporunda irtifak de ğer düşüklüğü oran ının hatal ı olarak belirlendi ğine ve hesapland ığına yönelik olarak öne sürülen istinaf itiraz ının ise üzerinde durulmas ı gerektiği aç ıklanm ıştır. Buna göre tart ışılmas ı gereken husus kısmi davada al ınan ve kesinle şen hükmün dayana ğını teşkil eden bilirki şi raporunun kısmi dava tutar ını aşan bölümünün aç ılan ek davada mahkemeyi ba ğlayacak nitelikte kesin bir delil mahiyetinde olup olmad ığıdır. iii. Her dava, kural olarak tespit ve eda olmak üzere iki k ısımdan olu şur. Davan ın k ısmi nitelikte olmas ı hâlinde önceden aç ılan davada kesinle şen ilam ın tespit k ısm ı, kalan k ısım hakk ında aç ılan ikinci davan ın tespit k ısm ı için kesin hüküm olu şturur ve ku şkusuz ba ğlay ıcıdır. Öğreti ve yarg ısal uygulamada; k ısmi davan ın retle sonuçlanmas ı hâlinde tüm alacak hakk ında kesin hüküm olu şacağı, kısmi dava k ısmen kabul k ısmen retle sonuçlan ırsa her iki bölüm yönünden de kesin hüküm olu şacağı, k ısmi dava tümüyle kabul edilirse de karar ın tespit bölümünü n açılan ek dava için kesin hüküm olu şturacağı kabul edilmi ştir. iv. Eş söyleyişle k ısmi dava sonunda örne ğin daval ının borcu ödemeye mahkûm edilmesi ya da k ısmi davan ın tamamen veya k ısmen reddine karar verilmi ş olmas ı hâlinde taraflar aras ındaki borç ili şkisinin varl ığı ya da yoklu ğu da tespit edilmi ş olur ki bu tespit zorunlu olarak borç ili şkisinin tümünü kapsar. Bu nedenle k ısmi dava sonunda verilen ve kesinle şen karar ın tespite ili şkin bölümü sonradan aç ılan ek Başvuru Numaras ı: 2017/15460 Karar Tarihi : 8/9/2020 6dava için kesin hüküm olu şturur. K ısacas ı ikinci davaya bakan mahkeme, k ısmi davan ın daval ının sorumlulu ğuna ilişkin bu tespit bölümüyle ba ğlıdır. Burada daval ının haks ızlığı olgusu art ık tart ışılamaz hâle gelmi ştir. Zira kesin hüküm bulunan bir konuda mahkemenin bu yönün do ğruluğunu yeniden ara ştırma ve inceleme konusu yapmas ına hukuken olanak bulunmamaktad ır. Bu yön kamu düzenine ili şkin olup mahkemeler ve Yarg ıtayca do ğrudan do ğruya (resen) gözönünde tutulmal ıdır. Kısmi davada al ınan bilirki şi raporlar ının aç ılan ek dava yönünden kesin delil olmayaca ğı gerek öğretide gerek yarg ısal uygulamada kural olarak kabul edilmi ştir. v. Bilirki şi raporu takdirî delillerden olup k ısmi davada alaca ğın dava edilen miktar kadar oldu ğunu ispat için yeterlidir. Bilirki şi raporunun kazan ılm ış hak teşkil etmesi verildi ği ilk davada hükmedilen miktar için olup daha önce aç ılan k ısmi davada al ınan bilirki şi raporu, sonradan aç ılan ek davada hâkimi ba ğlamaz. K ısmi davan ın tespite ili şkin bölümü kesin hüküm olu ştururken karara dayanak al ınan bilirkişi raporu kesin delil hâline gelmez. Aç ılan ikinci davaya konu edilen alaca ğın miktar ının davac ı tarafça kan ıtlanmas ı gerekir. Bu nedenle ilk davada al ınan bilirkişi raporu ikinci davada talep edilen alaca ğın miktar ının ispat ı için mutlak olarak yeterli say ılmaz. K ısmi davadaki bilirki şi raporu kesin delil niteli ğinde olmad ığı için bu raporun esas al ındığı ek davada verilen karara kar şı daval ı vekilince yap ılan istina f başvurusunda bilirki şi raporuyla ilgili yap ılan itirazlar ın incelenmesi imkân ı vard ır. Bu nedenle de eldeki dosyada daval ı vekilinin aç ık istinaf sebepleri do ğrultusund a ilk davadaki bilirki şi raporunun denetlenmesi cihetine gidilmi ştir. vi. Yarg ıtay Hukuk Genel Kurulunun E.2013/7-1728, K.2015/1036 say ılı karar ında da belirtildi ği üzere k ısmi davada al ınan bilirki şi raporlar ının aç ılan ek dava yönünden kesin delil olmayaca ğı gerek öğretide gerek yarg ısal uygulamad a genel prensip olarak kabul edilmi ştir. Ne var ki k ısmi davada kesinle şen hükme esas alınan rapor tümüyle inceleme ve itiraz konusu yap ılıp tüm yarg ısal denetim yollar ından geçerek toplam alacak miktar ını ortaya koyacak şekilde kesinle şmiş ve taraflar yönünden yarg ısal denetim yollar ı tüketilerek usulü kazan ılm ış haklar gerçekleşmişse kesin delil olarak de ğerlendirilmesi gerekece ği de ortadad ır. Bu nedenledir ki bilirki şi raporlar ının takdirî delil oldu ğu kural ise de somut ola y özelliklerine göre kesin delil niteli ği alabilece ği de gözard ı edilmemelidir. vii. Somut olay bu aç ıdan da de ğerlendirildi ğinde kısmi davada kesinle şen hükme esas al ınan raporun tümüyle inceleme ve itiraz konusu yap ılıp tüm yarg ısal denetim yollar ından geçerek toplam alacak miktar ını ortaya koyacak şekilde kesinleştiğini söylemek de mümkün de ğildir. Çünkü TE İAŞ Genel Müdürlü ğünün istinaf talebinde aç ıklad ığı bilirkişi raporundaki hatalar ı, k ısmi davadaki ilk temyiz dilekçesi olan 11/3/2013 tarihli temyiz dilekçesinde ayr ıntılı olarak belirtmemi ş; bu temyiz dilekçesi üzerine bozma karar ı farkl ı sebeplerden verilmi ştir. Bozma sonras ı verilen ikinci karara kar şı idarenin yapt ığı 27/3/2014 tarihli ikinci temyiz başvurusunda bilirki şi raporundaki irtifak de ğer düşüklüğü oran ıyla ilgili hatalar ın ayr ıntılı olarak belirtildi ği Daire karar ında daval ı idare vekilinin temyiz nedenlerinin bozma ile kesinle şen yönlere ili şkin olduğu belirtilerek yani rapora kar şı yapt ığı bu ayr ıntılı itirazlar ve temyizi incelenmeksizin onama karar ı verildiği görülmü ştür. Dolay ısıyla da k ısmi davada kesinle şen hükme esas al ınan raporun tümüyle inceleme ve itiraz konusu yap ılamad ığı, bu nedenle somut olay ın özelliklerine göre Başvuru Numaras ı: 2017/15460 Karar Tarihi : 8/9/2020 7de kesin delil niteli ğini kazanmad ığı, takdirî delil niteli ğindeki bilirki şi raporuyla ilgili istinaf itirazlar ının değerlendirilebilece ği sonuç ve kanaatine var ılm ıştır. viii. K ısmi davada kesinle şen hükme esas al ınan bilirki şi ek raporuyla ilgili yap ılan istinaf itirazlar ı incelendi ğinde bilirki şi raporunda irtifak de ğer düşüklüğü oran ı belirlenirken bir k ısım hesap ve de ğerlendirme hatas ının yap ıldığı, bu yöne münhas ır olarak idarenin istinaf itiraz ının yerinde oldu ğu sonucuna ula şılm ıştır. ix. Yarg ıtay uygulamalar ında üzerinde irtifak hakk ı kurulmuş olan taşınmazda bu irtifak nedeniyle olu şacak değer düşüklüğünün (taşınmaz ın cins ve niteli ğine uygun kullan ımı önemli ölçüde etkileyen özel bir durum yoksa) irtifaktan etkilenen alan ın mülkiyet de ğerinin arazide en fazla %35 ini, arsada ise en fazla %50 sini geçmeyece ği aç ıklanm ıştır. x.İrtifak alan ı 1.249,75 m² olan ta şınmaz ın toplam alan ı 2.184,95 m² oldu ğuna göre ayr ıca arsa niteli ğindeki ta şınmazlarda de ğer düşüklüğünün en fazla %50 olabileceği dikkate al ınıp hesaplama do ğru şekilde yap ıldığında (1.249,75x%50/2.184,95=) 0.28599 oran ına ulaşılmakta yani irtifak nedeniyle de ğer düşüklüğü oran ının en fazla %28,59 olabilece ği ortaya ç ıkmaktad ır. İrtifak bedeli, bu değer düşüklüğü oran ı üzerinden hesapland ığında ise irtifak bedelinin (%28,59x2.184,95x235,88=) 147.348,85 TL oldu ğu sonucuna var ılmaktad ır. Bu durumda ba şvurucunun k ısmi ve ek davada toplam olarak talep edebilece ği (irtifak bedeli) miktar 147.348,85 TL'dir. Ba şvurucu taraf ından 3/8/2012 tarihinde Ad ıyaman 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/31 Esas say ılı dosyas ında aç ılan kısmi davada 220.000 TL irtifak bedeli al ındığına göre ek davada davac ının hak ettiği bir miktar kalmamakta, dolay ısıyla da ek davan ın reddine karar verilmesi gerekmektedir. xi. Ancak ilk derece mahkemesince yan ılgılı değerlendirmeyle bilirkişi raporundaki hatal ı hesaplama esas al ınarak ek davan ın da kabulüne dair karar verilmiştir. İdarenin aç ıklanan bu yöne münhas ır olmak üzere bilirki şi raporuna ve rapor esas al ınarak ek davan ın kabulüne dair karara kar şı itirazlar ı ve istinaf talebi yerindedir. 22. Nihai karar 9/2/2017 tarihinde ba şvurucuya tebli ğ edilmiştir. 23. Başvurucu 13/3/2017 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. IV.İLGİLİ HUKUK A. Ulusal Hukuk1.İlgili Mevzuat 24. 4/11/1983 tarihli ve 2942 say ılı Kamulaştırma Kanunu nun Kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti ve ta şınmaz mal ın idare ad ına tescili kenar ba şlıklı 10. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: Kamulaştırman ın sat ın alma usulü ile yap ılamamas ı halinde idare, asliye hukuk mahkemesine müracaat eder ve ta şınmaz mal ın kamula ştırma bedelinin tespitiyle, idare adına tesciline karar verilmesini ister. Başvuru Numaras ı: 2017/15460 Karar Tarihi : 8/9/2020 8Mahkeme, idarenin ba şvuru tarihinden itibaren en geç otuz gün sonras ı için belirledi ği duruşma gününü, ta şınmaz mal ın malikine bildirerek duru şmaya kat ılmaya çağırır. Duruşma günü idareye de tebli ğ olunur. Mahkemece yap ılan duruşmada taraflar ın bedelde anla şamamalar ı halinde hakim, e n geç on gün içinde ke şif ve otuz gün sonras ı için de duru şma günü tayin ederek, 15 inci maddede say ılan bilirki şiler marifetiyle ve tüm ilgililerin huzurunda ta şınmaz mal ın değerini tespit için mahallinde ke şif yapar Bilirkişiler, taraflar ve di ğer ilgililerin beyan ını da dikkate alarak, 11 inci maddedeki esaslar do ğrultusunda ta şınmaz mal ın değerini belirten raporlar ını onbeş gün içind e mahkemeye verirler. Mahkeme bu raporu, duru şma günü beklenmeksizin taraflara tebli ğ eder. Yap ılacak duru şmaya hakim, taraflar veya vekillerini ve bilirki şileri çağırır. Bu duruşmada taraflar ın bilirkişi raporlar ına varsa itirazlar ı dinlenir ve bilirki şilerin bu itirazlara kar şı beyanlar ı al ınır. Taraflar ın bedelde anla şamamalar ı halinde gerekti ğinde hakim taraf ından onbe ş gün içinde sonuçland ırılmak üzere yeni bir bilirki şi kurulu tayin edilir ve hakim, taraflar ın ve bilirkişilerin rapor veya raporlar ı ile beyanlar ından yararlanarak adil ve hakkaniyete uygun bir kamula ştırma bedeli tespit eder. Mahkemece tespit edilen bu bedel, ta şınmaz mal, kaynak veya irtifak hakk ının kamula ştırılma bedelidir. İdarece, kamula ştırma bedelini n hak sahibi ad ına yat ırıldığına dair makbuzun ibraz ı halinde mahkemece, ta şınmaz mal ın idare ad ına tesciline ve kamula ştırma bedelinin hak sahibine ödenmesine karar verilir ve bu karar, tapu dairesine ve paran ın yat ırıldığı bankaya bildirilir. Tescil hükmü kesin olup taraflar ın bedele ili şkin temyiz haklar ı sakl ıdır. (Ek f ıkra: 11/04/2013-6459 S.K./6. md) Kamula ştırma bedelinin tespiti için aç ılan davan ın dört ay içinde sonuçland ırılamamas ı halinde, tespit edilen bedele bu süreni n bitiminden itibaren kanuni faiz i şletilir. 25. 2942 say ılı Kanun un Kamulaştırma bedelinin tespiti esaslar ı kenar başlıklı 11. maddesi şöyledir: 15 inci madde uyar ınca oluşturulacak bilirki şi kurulu, kamula ştırılacak taşınmaz ma l veya kayna ğın bulundu ğu yere mahkeme heyeti ile birlikte giderek, haz ır bulunan ilgililer i de dinledikten sonra ta şınmaz mal veya kayna ğın; a) Cins ve nevini, b) Yüzölçümünü, c) K ıymetini etkileyebilecek bütün nitelik ve unsurlar ını ve her unsurun ayr ı ayr ı değerini, d)Varsa vergi beyan ını, e)Kamula ştırma tarihindeki resmi makamlarca yap ılmış kıymet takdirlerini, Başvuru Numaras ı: 2017/15460 Karar Tarihi : 8/9/2020 9f) Arazilerde, ta şınmaz mal veya kayna ğın kamula ştırma tarihindeki mevkii v e şartlar ına göre ve oldu ğu gibi kullan ılmas ı halinde getirece ği net gelirini, g) Arsalarda, kamula ştırılma gününden önceki özel amac ı olmayan emsal sat ışlara göre sat ış değerini, h) Yap ılarda, ( )(2) resmi birim fiyatlar ı ve yap ı maliyet hesaplar ını ve y ıpranm a pay ını, ı) Bedelin tespitinde etkili olacak di ğer objektif ölçüleri, Esas tutarak düzenleyecekleri raporda bütün bu unsurlar ın cevaplar ını ayr ı ayr ı belirtmek suretiyle ve ilgililerin beyan ını da dikkate alarak gerekçeli bir de ğerlendirm e raporuna dayal ı olarak ta şınmaz mal ın değerini tespit ederler. Taşınmaz mal ın değerinin tespitinde, kamula ştırmay ı gerektiren imar ve hizmet teşebbüsünün sebep olaca ğı değer art ışlar ı ile ilerisi için dü şünülen kullanma şekillerine göre getirece ği kâr dikkate al ınmaz. ... 26. 12/1/2011 tarihli ve 6100 say ılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Belirsiz alacak ve tespit davas ı" kenar başlıklı 107. maddesinin (1) ve (2) numaral ı fıkralar ı şöyledir: "(1) Davan ın aç ıldığı tarihte alaca ğın miktar ını yahut de ğerini tam ve kesin olara k belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyece ği veya bunun imkâns ız olduğu hâllerde, alacakl ı, hukuki ili şkiyi ve asgari bir miktar ya da de ğeri belirtmek suretiyle belirsiz alaca k davas ı açabilir. (2) Karşı taraf ın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alaca ğın miktar ı veya değerinin ta m ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün oldu ğu anda davac ı, iddian ın genişletilmesi yasağına tabi olmaks ızın davan ın başında belirtmi ş olduğu talebini art ırabilir." 27. 6100 say ılı Kanun'un "Kapsam ı ve say ısı" kenar başlıklı 176. maddesi şöyledir: (1) Taraflardan her biri, yapm ış olduğu usul işlemlerini k ısmen veya tamamen ıslah edebilir. (2) Ayn ı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna ba şvurabilir. 28. 6100 say ılı Kanun'un "Islah ın zaman ı ve şekli" kenar ba şlıklı 177. maddesi şöyledir: (1) Islah, tahkikat ın sona ermesine kadar yap ılabilir. (2) Islah, sözlü veya yaz ılı olarak yap ılabilir. Kar şı taraf duru şmada haz ır değilse veya ıslah talebi duru şma d ışında yap ılıyorsa, bu yaz ılı talep veya tutanak örne ği, haber vermek amac ıyla karşı tarafa bildirilir". 29. 6100 say ılı Kanun'un "Islah ın etkisi" kenar başlıklı 179. maddesi şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2017/15460 Karar Tarihi : 8/9/2020 10 (1) Islah, bunu yapan taraf ın teşmil edece ği noktadan itibaren, bütün usu l işlemlerinin yap ılmam ış say ılmas ı sonucunu do ğurur. (2) Ancak ikrar, tan ık ifadeleri, bilirki şi rapor ve beyanlar ı, keşif ve isticvap tutanaklar ı, yerine getirilmi ş olan veya henüz yerine getirilmemi ş olmakla beraber, kar şı taraf ın yerine getirece ğini ıslahtan önce bildirmi ş olmas ı koşuluyla, yeminin teklifi, redd i veya iadesi ıslah ile geçersiz k ılınamaz. (3) Şu kadar ki, ıslahtan sonra yap ılacak tahkikat sonucuna göre, bu i şlemlerin göz önünde tutulmas ı gerekmiyorsa, bunlar da yap ılmam ış say ılır." 2. Yarg ıtay Kararlar ı 30. Yarg ıtay Hukuk Genel Kurulunun 13/3/2015 tarihli ve E.2014/4-840, K.2014/837 say ılı karar ının ilgili k ısm ı şöyledir: ...Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyu şmazl ık; k ısmi davada al ınan rapor ve verilen karar ın eldeki ek davaya etkisinin ne olaca ğı ve buna göre yeniden bilirki ş incelemesi yap ılarak rapor al ınmas ı gerekip gerekmedi ği noktas ında toplanmaktad ır. Hemen burada, k ısmi dava ve ek davan ın etkisi üzerinde durulmal ıdır. Her dava, kural olarak iki k ısımdan; tespit ve eda k ısımlar ından oluşur. Davan ın k ısmi nitelikte olmas ı halinde önceden aç ılan davada kesinle şen ilam ın tespit k ısm ı, kalan k ısım hakk ında aç ılan ikinci davan ın tespit k ısm ı için kesin hüküm olu şturur ve ku şkusuz bağlay ıcıdır. Öğreti ve yarg ısal uygulamada; k ısmi davan ın redle sonuçlanmas ı halinde tüm alacak hakk ında kesin hüküm olu şacağı kısmi dava k ısmen kabul k ısmen redle sonuçlan ırsa her iki bölüm yönünden de kesin hüküm olu şacağı, k ısmi dava tümüyle kabul edilirse d e karar ın tespit bölümünün aç ılan ek dava için kesin hüküm olu şturacağı kabul edilmi ştir. Eş söyleyişle; k ısmi dava sonunda daval ının borcu ödemeye mahkum edilmesi veya k ısmi davan ın tamamen veya k ısmen reddine karar verilmi ş olmas ı halinde taraflar aras ındaki borç ili şkisinin varl ığı ya da yoklu ğu da tespit edilmi ş olur ki bu tespit zorunlu olarak borç ili şkisinin tümünü kapsar. Bu nedenle k ısmi dava sonunda verilen ve kesinle şen karar ın tespite ili şkin bölümü sonradan aç ılan ek dava için kesin hüküm olu şturur. Kısacas ı ikinci davaya bakan mahkeme, k ısmi davan ın daval ının sorumluluğuna ilişkin bu tespit bölümüyle ba ğlıdır. Burada daval ının haks ızlığı olgusu art ık tart ışılama z hale gelmi ştir. Zira, kesin hüküm bulunan bir konuda mahkemenin bu yönün do ğruluğunu yeniden ara ştırma ve inceleme konusu yapmas ına hukuken olanak bulunmamaktad ır. Bu yön kamu düzenine ili şkin olup mahkemeler ve Yarg ıtayca doğrudan doğruya (resen) göz önünd e tutulmal ıdır. Kısmi dava sürerken ek davan ın aç ılmış olmas ı halinde daval ı ilk itirazda bulunarak birle ştirme istememi şse k ısmi dava ile ek dava birle ştirilemez. Ancak, ek davaya bakan mahkeme k ısmi davan ın sonuçlanmas ını bekletici sorun yapmal ıdır. Çünkü, k ısmi dava tamamen veya k ısmen reddedilecek olursa bu karar ek dava için kesin hüküm te şkil edecek, k ısmi dava tamamen kabul edilirse de karar ın tespite ili şkin bölümü ek dava için kesin hüküm te şkil edecektir. Başvuru Numaras ı: 2017/15460 Karar Tarihi : 8/9/2020 11 A ç ıklanan hususlar Yarg ıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.02.1980 gün ve 1980/9-73 E. 1980/186 K., 02.06.1982 gün ve 1981/11-1130 Esas 1982/549 Karar ve 09.11.1988 gün ve 1988/15-572 Esas 1988/898 K. say ılı kararlar ında da aç ıkça vurgulanm ıştır. Kısmi davada al ınan ve kesinle şen hükmün dayana ğını teşkil eden bilirki şi raporunun k ısmi dava tutar ını aşan bölümünün aç ılan ek davada mahkemeyi ba ğlayacak nitelikte bir kesin delil mahiyetinde olup olmad ığı konusundaki uyu şmazl ığa gelince; Kural olarak, k ısmi davada al ınan bilirki şi raporlar ının aç ılan ek dava yönünde n kesin delil olmayaca ğı gerek öğretide gerek yarg ısal uygulamada kabul edilmi ştir. Ne var k i kısmi davada kesinle şen hükme esas al ınan rapor tümüyle inceleme ve itiraz konusu yap ılıp, tüm yarg ısal denetim yollar ından geçerek toplam alacak miktar ını ortaya koyacak şekilde kesinleşmiş ve taraflar yönünden yarg ısal denetim yollar ı tüketilerek usulü kazan ılmış haklar gerçekle şmişse kesin delil olarak de ğerlendirilmesi gerekece ği de ortadad ır. Bu nedenledir ki, bilirki şi raporlar ının takdiri delil olduklar ı kural ise de somut ola y özelliklerine göre kesin delil niteli ği alabilecekleri de göz ard ı edilmemelidir. Nitekim, somut olayda da davac ı taraf ından daval ı aleyhine aç ılmış bulunan ve yukar ıda ayr ıntılar ı ile safahat ı aç ıklanan k ısmi dava taleple ba ğlı kal ınarak sonuçlanm ış; böylece davaya dayanak al ınan hukuki ili şkinin varl ığı saptanarak, daval ının sorumlulu ğu da kesinle şen bu hükümle tespit edilmi ştir. Bu karar ın tespite ili şkin bölümünün sonradan açılan eldeki ek dava için kesin hüküm olu şturacağında kuşku bulunmamaktad ır. Bu aşamada Mahkemece ilk davada taleple ba ğlı kal ınarak hükmedilen k ısımdan art a kalan k ısım için aç ılan ek davada ilk dava a şamas ında kesinle şen olgular karar ın tespi t bölümü yönünden kesin hüküm olu ştururken, karara dayanak al ınan bilirki şi raporunun da kesin delil haline gelip gelmeyece ği hususu aç ıklığa kavuşturulmal ıdır. Daval ının sorumlulu ğunu tespit eden bu kesin hükmün içeri ği, dosya safahati ve özellikle hükmüne uyulan bozma ilamlar ı ile k ısmi davada verilen hükmü onayan daire karar ının kesinleşen olgular ın inceleme konusu yap ılamayaca ğı gerekçesi kar şısında, k ısmi davada hükme dayanak al ınan bilirki şi raporundaki tespitler de gerek davac ı gerek daval ı yönünden kesinle şerek bağlay ıcı hal alm ıştır. Özellikle, daval ı taraf ın k ısmi davada verilen son karar ı temyizinde bilirki şi raporuna yönelik temyiz itirazlar ı, daha önce hükmüne uyulan bozma ilamlar ı içeriğine göre kesinleştiği ifade edilerek reddedilmi ş, karar onanm ış; böylece kesinle şen k ısmi davada hükme esas al ınan rapor daval ı yönünden kesinle şmiştir. Davac ı ise raporlara itiraz etmemekle burada ortaya konan tazminat miktar ı ile kendisini ba ğlam ıştır. Taraflar açısından kesinle şen bu hususlar ın yeniden inceleme konusu yap ılmas ı hukuken olanakl ı değildir. Zira k ısmi davada al ınan raporlar yarg ısal denetimler s ıras ında değerlendirilmi ş; sonra aç ılacak davada halledilecek bir yön b ırak ılmadan raporlarla ilgili ayr ıntılı değerlendirmelerle bozma nedenleri ortaya konulmu ş; bozma ilam ına uyularak ve gerekleri yerine getirilerek olu şturulan mahkeme karar ı da bu kesinle şme olgusu da ifade edilere k onanm ıştır. K ısmi davadaki raporlara daval ı itiraz etmi ş; bu itirazlar ını temyiz isteklerine de konu etmi şse de bunlar Özel Dairece incelenerek sonuçta hükmüne uyulan ilamlar çerçevesinde ve alaca ğın tamam ının miktar ını da ortaya koyan ancak taleple ba ğlı kalara k verilen mahkemenin kabul karar ı onanarak kesin halini alm ıştır. K ısmi dava için aç ıklana n şekilde olu şturulan mahkeme hükmü ve gerekçesi birlikte de ğerlendirildi ğinde toplam alacak miktar ının da ortaya konuldu ğu ancak taleple ba ğlı kal ınarak karar verildi ği belirgindir. Başvuru Numaras ı: 2017/15460 Karar Tarihi : 8/9/2020 12Görülmektedir ki, somut olayda, k ısmi davada al ınan ve kesinle şen hükmün dayana ğını teşkil eden bilirki şi raporunun k ısmi dava tutar ını aşan bölümü de aç ılan eldeki ek dav a yönünden hem taraflar ı hem de mahkemeyi ba ğlayacak nitelikte kesin bir delil mahiyetini alm ış; kısmi davada kesinle şen bu rapor içeri ği de dayanak al ınarak hükme var ılmıştır. Hukuk Genel Kurulunda yap ılan görü şmeler s ıras ında bir k ısım üyelerce k ısmi davada al ınan bilirki şi raporu içeri ğinin ve raporda tespit edilen miktar ın, k ısmi davada bilirkişi raporunun irdelenmemesi nedeniyle eldeki ek dava yönünden ba ğlay ıcı kabul edilmesinin mümkün olmad ığı; alacak miktar ının belirlenmesi için mahkemece yeniden bilirkişi incelemesi yapt ırılmas ı gerektiği; kesin hüküm veya kesin delilin ancak ilk davada talep edilen miktar için sözkonusu olabilece ği gerekçeleriyle mahkeme karar ının Özel Daire bozma karar ı doğrultusunda bozulmas ı gerektiği görüşünü dile getirilmi ş ise de bu görüş Kurul çoğunluğu taraf ından benimsenmemi ştir. O halde, Mahkemenin k ısmi davada tespit edilen olgularla kendisini ba ğlı kabul etmesi ve ayr ıca taraflar aç ısından da ba ğlay ıcı hale gelen k ısmi davadaki rapor içeri ğini v e raporda tespit edilen miktar ı hükmüne dayanak almas ı yukar ıda aç ıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun olup, direnme karar ının aç ıklanan nedenlerle onanmas ı gerekmiştir..." B. Uluslararas ı Hukuk 31. Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi'ne (Sözle şme) ek 1 No.lu Protokol'ün 1. maddesi şöyledir: "Her gerçek ve tüzel ki şinin mal ve mülk dokunulmazl ığına sayg ı gösterilmesini isteme hakk ı vard ır. Bir kimse, ancak kamu yarar ı sebebiyle ve yasada öngörülen ko şullara ve uluslararas ı hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun b ırak ılabilir. Yukar ıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yarar ına uygun olarak kullan ılmas ını düzenlemek veya vergilerin ya da ba şka katk ılar ın veya para cezalar ının ödenmesini sa ğlamak için gerekli gördükleri yasalar ı uygulama konusunda sahip olduklar ı hakka halel getirmez." 32. Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesinin (A İHM) Kahyaoğlu ve diğerleri/Türkiye (B. No: 37203/05, 31/5/2016, 4-19) karar ına konu olayda, ba şvurucular ın taşınmaz ının bir bölümü üzerinden kamula ştırma yap ılmaks ızın veya kamu irtifak ı tesis edilmeksizin enerji nakil hatt ı geçirilmi ştir. Başvurucular taraf ından kamula ştırmas ız el atma nedeniyle aç ılan tazminat davas ında mahkeme bilirki şi görüşüne başvurmuş ve bilirki şi, taşınmaz ın bir bölümünün üzerinden enerji nakil hatt ı geçirilmi ş olmas ı dolay ısıyla değerinin %9 oran ında azald ığını kabul ederek tazminat hesaplam ıştır. Ancak mahkemece, Yarg ıtay kararlar ında kamu irtifak ı kurulmas ı nedeniyle ta şınmazda olu şacak değer düşüklüğünün taşınmaz ın toplam de ğerinin %2'sini geçemeyece ğinin belirtildi ği gerekçe gösterilerek zarar ın taşınmaz değerinin %2'siyle s ınırlı olduğu sonucuna ula şılm ıştır. Mahkeme, bu görü şten yola ç ıkarak bilirkişi raporundaki tespite ra ğmen taşınmaz ın değerinin %7'sine isabet eden tazminat istemi yönünden davay ı reddetmi ş ve söz konusu karar Yarg ıtay taraf ından onanm ıştır. 33. AİHM, bilirki şi raporunda ta şınmazda olu şan değer kayb ı taşınmaz ın gerçek değerinin %9'u olarak tespit edildi ği hâlde yerel mahkemenin Yarg ıtay içtihad ından hareketle zarar miktar ını taşınmaz değerinin %2'si ile s ınırland ırdığına işaret ettikten sonra yarg ı mercilerince bunun gerekçesinin aç ıklanamad ığını vurgulam ıştır. AİHM, Yarg ıtay ın farkl ı durumlar ın gözönünde bulundurulmas ını d ışlayan kat ı yorumu nedeniyle başvurucular ın Başvuru Numaras ı: 2017/15460 Karar Tarihi : 8/9/2020 13taşınmaz ının değerinin %7'sine tekabül eden zararlar ının karşılanamad ığını belirtmi ş ve bunun da kamu yarar ı ile bireysel yarar aras ındaki adil dengeyi bozdu ğunu ifade ederek mülkiyet hakk ının ihlal edildi ği sonucuna ula şmıştır (Kahyaoğlu ve diğerleri/Türkiye, 33-40). 34.Kutlu ve di ğerleri/Türkiye (B. No: 51861/11, 13/12/2016) karar ında da kamulaştırılan bir ta şınmaz ın bilirkişi raporunda objektif de ğer art ışının %40 oran ında belirtilmesine ra ğmen derece mahkemelerince %25 olarak belirlenmesi mülkiyet hakk ı bağlam ında incelenmi ştir. AİHM; derece mahkemelerinin bilirki şi raporundaki sonuçlar ın gözard ı edilmesinin nedenlerini somut ve yeterli gerekçelerle aç ıklamas ı gerektiğini, somut olayda ise gözönünde bulundurulacak ölçütlerin basit bir anlat ımının mahkemece de ğer düşüklüğü oran ının %25 ile s ınırland ırılmas ına yol açan kriterlerin neden ve nas ıl dikkate alındığı belirtilmedi ği için yeterli bir gerekçe olarak kabul edilemeyece ğini belirtmiştir. AİHM; sonuç olarak tazminat miktar ının belirlenme şeklinin söz konusu miktar ın maruz kal ınan zarara makul bir şekilde uygun oldu ğunu belirtmeye imkân vermedi ği gerekçesiyle ölçülülük yönünden mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğine karar vermi ştir ( Kutlu ve diğerleri/Türkiye , 62-76). V.İNCELEME VE GEREKÇE 35. Mahkemenin 8/9/2020 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gereği düşünüldü: A. Başvurucunun İddialar ı 36. Başvurucu, kendisi taraf ından aç ılan kamula ştırmas ız el koymadan kaynakl ı tazminat davas ının Yarg ıtay aşamas ından geçerek kesinle ştiğini dile getirmi ştir. Başvurucuya göre kesinle şmiş hüküm ve bilirki şi raporu bulunmas ına rağmen aç ılan ek davan ın reddedilmesi, usule ili şkin kazan ılm ış hakk ın ortadan kald ırmas ı anlam ına gelmektedir. Başvurucu, kesin delilin ve önceki mahkeme kararlar ının yok hükmünde say ılmas ının hakkaniyete ayk ırı olduğunu öne sürmü ş; bu gerekçelerle e şitlik ilkesi ile adil yarg ılanma ve mülkiyet haklar ının ihlal edildi ğini iddia etmi ştir. B. Değerlendirme 37. Anayasa'n ın iddian ın değerlendirilmesinde dayanak al ınacak "Mülkiyet hakk ı" kenar başlıklı 35. maddesi şöyledir: "Herkes, mülkiyet ve miras haklar ına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yarar ı amac ıyla, kanunla s ınırlanabilir. Mülkiyet hakk ının kullan ılmas ı toplum yarar ına ayk ırı olamaz." 38. Anayasa'n ın "Kamulaştırma" kenar başlıklı 46. maddesi şöyledir: "Devlet ve kamu tüzelki şileri; kamu yarar ının gerektirdi ği hallerde, gerçek karşılıklar ını peşin ödemek şart ıyla, özel mülkiyette bulunan ta şınmaz mallar ın tamam ını veya bir k ısm ını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamula ştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir. Başvuru Numaras ı: 2017/15460 Karar Tarihi : 8/9/2020 14Kamulaştırma bedeli ile kesin hükme ba ğlanan art ırım bedeli nakden ve pe şin olara k ödenir. Ancak, tar ım reformunun uygulanmas ı, büyük enerji ve sulama projeleri ile iskân projelerinin gerçekle ştirilmesi, yeni ormanlar ın yetiştirilmesi, k ıyılar ın korunmas ı ve turiz m amac ıyla kamula ştırılan topraklar ın bedellerinin ödenme şekli kanunla gösterilir. Kanunun taksitle ödemeyi öngörebilece ği bu hallerde, taksitlendirme süresi be ş yılı aşamaz; b u takdirde taksitler e şit olarak ödenir. Kamulaştırılan topraktan, o topra ğı doğrudan do ğruya işleten küçük çiftçiye ai t olanlar ının bedeli, her halde pe şin ödenir. İkinci f ıkrada öngörülen taksitlendirmelerde ve herhangi bir sebeple ödenmemi ş kamulaştırma bedellerinde kamu alacaklar ı için öngörülen en yüksek faiz uygulan ır. " 39. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Ba şvurucunun şikâyetinin özünün kamula ştırma bedelinin miktar ına ilişkin olduğu gözetildi ğinde şikâyetlerin tümünün mülkiyet hakk ı kapsam ında incelenmesi gerekti ği değerlendirilmi ştir. 1. Kabul Edilebilirlik Yönünden 40. Başvurucunun kamula ştırmas ız el atma bedelinin tespitine ili şkin şikâyetlerinin açıkça dayanaktan yoksun olmad ığından ve ba şka bir kabul edilemezlik nedeni de bulunmad ığından kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. 2. Esas Yönünden a. Mülkün Varl ığı ile Müdahalenin Varl ığı ve Türü 41. Başvuru konusu olayda ilgili ta şınmaz, ba şvurucu ad ına tapuda kay ıtlı olduğundan mülkün varl ığında bir tereddüt bulunmamaktad ır. Bu taşınmaz ın 1.249,75 m² yüz ölçümlük k ısm ına ise -kamula ştırma yap ılmadan enerji nakil hatt ı geçirilmek suretiyle- idare taraf ından el at ılm ıştır. Dolay ısıyla müdahalenin mülkten yoksun b ırakmaya ili şkin ikinci kural çerçevesinde incelenmesi gerekir. b. Müdahalenin İhlal Oluşturup Olu şturmad ığı 42. Anayasa'n ın "Temel hak ve hürriyetlerin s ınırlanmas ı" kenar ba şlıklı 13. maddesi şöyledir: "Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaks ızın yaln ızca Anayasan ın ilgil i maddelerinde belirtilen sebeplere ba ğlı olarak ve ancak kanunla s ınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasan ın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine ayk ırı olamaz." 43. Anayasa n ın 35. maddesinde mülkiyet hakk ı s ınırsız bir hak olarak düzenlenmemi ş, bu hakk ın kamu yarar ı amac ıyla ve kanunla s ınırland ırılabileceği öngörülmü ştür. Mülkiyet hakk ına müdahalede bulunulurken Anayasa'n ın temel hak ve özgürlüklerin s ınırland ırılmas ına ilişkin genel ilkeleri düzenleyen 13. maddesinin de gözönünde bulundurulmas ı gerekmektedir. Dolay ısıyla mülkiyet hakk ına yönelik müdahalenin Anayasa'ya uygun olabilmesi için müdahalenin kanuna dayanmas ı, kamu yarar ı Başvuru Numaras ı: 2017/15460 Karar Tarihi : 8/9/2020 15amac ı taşımas ı ve ayr ıca ölçülülük ilkesi gözetilerek yap ılmas ı gerekmektedir ( Recep Tarhan ve Afife Tarhan , B. No: 2014/1546, 2/2/2017, 62). i. Kanunilik 44. Somut olayda ba şvurucunun ta şınmaz ına kanunda öngörülen usuller çerçevesinde idari irtifak tesis edilmedi ği derece mahkemelerince tespit edilmi ştir. Anayasa Mahkemesi bu tespitten ayr ılmay ı gerektirir bir durum görmemi ştir. Bununla birlikte mevcut başvuru, söz konusu müdahale sebebiyle ödenmesi gereken tazminat ın taşınmaz ın gerçek değerini yans ıtıp yans ıtmad ığı ile ilgilidir. Bu sebeple müdahalenin me şru amac ı ile bağlant ılı olarak ölçülü olup olmad ığı incelenerek sonuca var ılacakt ır. ii. Meşru Amaç 45. Başvuruya konu ta şınmazdan enerji nakil hatt ı geçirilmesinde kamu yarar ı amac ının bulundu ğu aç ıktır. iii. Ölçülülük (1) Genel İlkeler 46. Ölçülülük ilkesi; elverişlilik, gereklilik ve orant ılılık olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktad ır. Elverişlilik öngörülen müdahalenin ula şılmak istenen amac ı gerçekle ştirmeye elverişli olmas ını, gereklilik ulaşılmak istenen amaç bak ımından müdahalenin zorunlu olmas ını yani ayn ı amaca daha hafif bir müdahale ile ula şılmas ının mümkün olmamas ını, orant ılılık ise bireyin hakk ına yap ılan müdahale ile ula şılmak istenen amaç aras ında makul bir dengenin gözetilmesi gereklili ğini ifade etmektedir (AYM, E.2011/111, K.2012/56, 11/4/2012; E.2012/102, K.2012/207, 27/12/2012; E.2012/149, K.2013/63, 22/5/2013; E.2013/32, K.2013/112, 10/10/2013; E.2016/16, K.2016/37, 5/5/2016; E.2016/13, K.2016/127, 22/6/2016; Mehmet Akdo ğan ve diğerleri , 38). 47. Mülkiyet hakk ından yoksun b ırakma biçimindeki müdahalelerde, hedeflenen kamu yarar ı ile malikin bireysel yarar ı aras ında gözetilmesi gereken adil denge ancak malike tazminat ödenmek suretiyle sa ğlanabilir. Di ğer bir ifadeyle mülkten yoksun b ırakmalarda malike tazminat ödenmesi, müdahaleyle malike yüklenen a şırı külfetin telafi edilmesini temin eden temel bir araçt ır. Anayasa'n ın 46. maddesi uyar ınca kamula ştırma yoluyla maliki n mülkiyet hakk ının sona erdirildi ği hâllerde malike ödenmesi gereken tazminat ta şınmaz ın gerçek bedelidir. Bu itibarla ta şınmaz ın gerçek bedelinin ödenmedi ği durumlarda somut olay ın koşullar ı da gözetilerek müdahalenin orant ılı olmad ığı sonucuna ula şılabilir ( Cevat Aydın, B. No: 2014/13886, 4/10/2017, 59). 48. Kamula ştırma yoluyla malikin mülkiyet hakk ının sona erdirildi ği hâllerde taşınmaz ın gerçek bedelinin malike ödenmesi orant ılılık ilkesinin gere ğidir. Taşınmaz bedelinin tespiti teknik ve uzmanl ık gerektiren bir konudur. Bu nedenle kamula ştırılan taşınmaz ın bedelinin tespiti uzman mahkemelerin ve Yarg ıtay ın bu konudaki uzman dairelerinin yetki ve görevindedir. Anayasa Mahkemesi bu konuda uzmanla şmış bir mahkeme olmad ığı gibi Anayasa Mahkemesinin mülkiyet hakk ı kapsam ında yap ılan bireysel başvurularda bedel veya de ğer düşüklüğü karşılığını hesaplamak gibi bir görevi de bulunmamaktad ır. Anayasa Mahkemesinin mülkiyet hakk ına yap ılan müdahale ile ödenen bedel aras ındaki ili şki yönünden yapaca ğı tespit, orant ılılık incelemesinden ibarettir Başvuru Numaras ı: 2017/15460 Karar Tarihi : 8/9/2020 16(Mukadder Sa ğlam ve di ğerleri , B. No: 2019/2511, 22/1/2015, 49; Abdülkerim Çakmak v e diğerleri , B. No: 2014/1964, 23/2/2017, 52). 49. Mülkiyet hakk ının usule ili şkin güvenceleri hem özel ki şiler aras ındaki mülkiyet uyuşmazl ıklar ında hem de taraflardan birinin kamu gücü oldu ğu durumlarda geçerlidir. Bu bağlamda mülkiyet hakk ının korunmas ının söz konusu oldu ğu durumlarda usule ili şkin güvencelerin somut olayda sa ğland ığından söz edilebilmesi için derece mahkemelerinin kararlar ında konu ile ilgili ve yeterli gerekçe bulunmal ıdır. Ayr ıca belirtmek gerekir ki bu zorunluluk davac ının bütün iddialar ına cevap verilmesi anlam ına gelmemekle birlikte mülkiyet hakk ını ilgilendiren davan ın sonucuna etkili esasa ili şkin temel iddia ve itirazlar ın yarg ılama makamlar ınca özenli bir şekilde de ğerlendirilerek kar şılanmas ı gerekmektedir (Kamil Darbaz ve Gmo Yap ı Grup End. San. Tic. Ltd. Şti., B. No: 2015/12563, 24/5/2018, 53). (2)İlkelerin Olaya Uygulanmas ı 50. Başvurucunun kamula ştırmas ız el atma nedeniyle açt ığı tazminat davas ında Mahkeme, maddi tazminatla birlikte ta şınmaz ın 1.249,75 m² büyüklü ğündeki k ısm ı yönünden irtifak hakk ı tesisine ve idare ad ına tapuya tesciline hükmetmi ştir. 51. Somut olayda ba şvurucu taraf ından fazlaya ili şkin talep ve dava hakk ı sakl ı kalmak ko şuluyla aç ılan ilk dava sürecinde Mahkemece irtifak bedeli belirlenmi ştir. Buna göre Mahkeme, irtifak bedelini 257.693 TL olarak tespit etmi ş ancak taleple ba ğlı kalarak 220.000 TL tazminata hükmetmi ştir. An ılan hüküm -tazminata ili şkin hüküm ayn ı kalmak kayd ıyla- verilen ilk bozma karar ının ard ından temyiz ve karar düzeltme a şamalar ından geçerek kesinle şmiştir. 52. Yukar ıda da değinildiği üzere kamula ştırma bedelinin belirlenmesi görevi bu davalarda uzman derece mahkemelerine dü şmektedir. Anayasa Mahkemesi, gerekli usul güvencelerinin sa ğlanmas ı kayd ıyla ve keyfî olmad ığı veya bariz bir hata içermedi ği sürece kamulaştırma bedelinin hesaplanmas ına ve tespitine kar ışmaz. Nitekim ba şvurucunun açt ığı ilk davada da taraflar aras ında yap ılan çelişmeli yarg ılama sonucunda bilirki şi raporuna dayal ı olarak kamula ştırma bedelinin belirlendi ği ve Yarg ıtayca denetlenerek bir sonuca var ıldığı görülmektedir. Ba şvurucunun da bu davada karar kesinle ştikten sonra ek dava açarak raporda belirtilen kalan tazminat tutar ını talep etti ği anlaşılmaktad ır. 53. Ancak ek dava, Bölge Adliye Mahkemesince reddedilmi ştir. Bölge Adliye Mahkemesinin yeniden bilirki şi raporunu denetleyerek hatal ı bulduğu için ilk derece mahkemesinin karar ını kald ırarak davay ı reddetti ği anlaşılmaktad ır. Bölge Adliye Mahkemesi bu sonuca var ırken önceki davadaki bilirki şi raporuna daval ı idare taraf ından her yönüyle itiraz edilmedi ğine vurgu yapm ıştır. 54. Bununla birlikte Bölge Adliye Mahkemesinin de aç ık bir biçimde belirtti ği üzere daval ı idarenin önceki davada itiraz etmedi ği hususlar üzerinden zaten ilk derece mahkemesi ile Yarg ıtay taraf ından denetlenmi ş ve itiraz edilmemi ş bir raporun yeniden yarg ısal denetime tabi tutuldu ğu görülmektedir. Üstelik ilk davada gerekli itirazlarda bulunmad ığı tespit edilen daval ı idarenin ek davada da cevap dilekçesinde rapora yönelik aç ık bir itiraz ının olmad ığı, yaln ızca istinaf dilekçesinde itirazlar ını dile getirdi ği anlaşılmaktad ır. Bu durumda yarg ısal denetimden geçti ği ve yukar ıda yer verilen Yarg ıtay Hukuk Genel Kurulu karar ına göre de art ık bağlay ıcı duruma gelmi ş olduğu (bkz. 30) hâlde daha önce ileri sürülmeyen yeni Başvuru Numaras ı: 2017/15460 Karar Tarihi : 8/9/2020 17itirazlarla raporun tart ışılabilir k ılındığı, bu sonuca var ılmas ında ise ba şvurucunun bir kusurunun bulunmay ıp netice itibar ıyla idarenin kendi kusurundan yararlanmas ına yol açıldığı değerlendirilmektedir. Mahkemenin bu uygulamas ı hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ile ba ğdaşmad ığı gibi mülkiyet hakk ının korunmas ı için yarg ılama usulünde öngörülen güvencelerin sa ğlanmamas ı nedeniyle adil dengeyi bozmu ştur. Ayr ıca bu sonucun başvurucunun yarg ısal denetim amac ıyla açt ığı davan ın kendi kusuru olmaks ızın reddedilmesine yol açt ığı söylenebilir. 55. Dolay ısıyla somut olay ba ğlam ında kamula ştırma usulleri uygulanmaks ızın başvurucunun mülkiyet hakk ının korunmas ının gerektirdi ği usul güvencelerinden yoksun bırak ıldığı, bu yüzden ba şvurucuya şahsi olarak a şırı ve olağan d ışı bir külfet yüklendi ğinden söz konusu müdahalenin kamunun yarar ı ile başvurucunun mülkiyet hakk ının korunmas ı aras ında kurulmas ı gereken adil dengeyi ba şvurucu aleyhine bozdu ğu sonucuna var ılm ıştır. 56. Aç ıklanan gerekçelerle Anayasa n ın 35. maddesinde güvence alt ına al ınan mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğine karar verilmesi gerekir. Selahaddin MENTE Ş bu görüşe kat ılmam ıştır. 3. 6216 Say ılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 57. 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun'un 50. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: (1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir. 58. Başvurucu, manevi tazminat ödenmesi ve yeniden yarg ılama yap ılmas ına karar verilmesi talebinde bulunmu ştur. 59. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) karar ında ihlal sonucuna var ıldığında ihlalin nas ıl ortadan kald ırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmi ştir. Anayasa Mahkemesi di ğer bir karar ında ise bu ilkelerle birlikte ihlal karar ının yerine getirilmemesinin sonuçlar ına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devam ı anlam ına gelece ği gibi ilgili hakk ın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanaca ğına işaret etmiştir (Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , B. No: 2016/12506, 7/11/2019). 60. Bireysel ba şvuru kapsam ında bir temel hakk ın ihlal edildi ğine karar verildi ği takdirde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün oldu ğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmas ıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kayna ğı belirlenerek devam eden ihlali n Başvuru Numaras ı: 2017/15460 Karar Tarihi : 8/9/2020 18durdurulmas ı, ihlale neden olan karar veya i şlemin ve bunlar ın yol açt ığı sonuçlar ın ortadan kald ırılmas ı, varsa ihlalin sebep oldu ğu maddi ve manevi zararlar ın giderilmesi, ayr ıca bu bağlamda uygun görülen di ğer tedbirlerin al ınmas ı gerekmektedir ( Mehmet Do ğan, 55- 57). 61.İhlalin mahkeme karar ından kaynakland ığı veya mahkemenin ihlali gideremedi ği durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 say ılı Kanun un 50. maddesinin (2) numaral ı fıkras ı ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 79. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının (a) bendi uyar ınca ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere karar ın bir örne ğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. An ılan yasal düzenleme, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farkl ı olarak ihlali ortadan kald ırmak amac ıyla yeniden yarg ılama sonucunu do ğuran ve bireysel ba şvuruya özgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi taraf ından ihlal karar ına bağlı olarak yeniden yarg ılama karar ı verildiğinde usul hukukundaki yarg ılaman ın yenilenmesi kurumundan farkl ı olarak ilgili mahkemenin yeniden yarg ılama sebebinin varl ığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktad ır. Dolay ısıyla böyle bir karar kendisine ula şan mahkemenin yasal yükümlülü ğü, ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ı nedeniyle yeniden yarg ılama karar ı vererek devam eden ihlalin sonuçlar ını gidermek üzere gereken i şlemleri yerine getirmektir ( Mehmet Do ğan, 58, 59; Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , 57-59, 66, 67). 62. Somut olay ba ğlam ında kamula ştırma usulleri uygulanmaks ızın başvurucunun mülkiyet hakk ının korunmas ının gerektirdi ği usul güvencelerinden yoksun b ırak ılmas ı nedeniyle mülkiyet hakk ının ihlal edildi ği sonucuna var ılm ıştır. Dolay ısıyla somut ba şvuruda ihlalin mahkeme karar ından kaynakland ığı anlaşılmaktad ır. 63. Bu durumda mülkiyet hakk ının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmaktad ır. Yap ılacak yeniden yarg ılama ise bireysel ba şvuruya özgü düzenleme içeren 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaral ı f ıkras ına göre ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ına yöneliktir. Bu kapsamda yap ılmas ı gereken i ş, yeniden yarg ılama karar ı verilerek Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ula ştıran nedenleri gideren, ihlal karar ında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple karar ın bir örne ğinin yeniden yarg ılama yap ılmak üzere Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesine gönderilmesine kara r verilmesi gerekmektedir. 64.İhlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılaman ın yeterli bir giderim sa ğlayacağı anlaşıldığından tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekti ği sonucuna ula şılm ıştır. 65. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 257,50 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.257,50 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A. Mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL ED İLEBİLİR OLDUĞUNA OYB İRLİĞİYLE, Başvuru Numaras ı: 2017/15460 Karar Tarihi : 8/9/2020 19B. Anayasa n ın 35. maddesinde güvence alt ına al ınan mülkiyet hakk ının İHLAL EDİLDİĞİNE Selahaddin MENTE Ş'in karşıoyu ve OYÇOKLU ĞUYLA, C. Karar ın bir örne ğinin Anayasa'n ın 35. maddesinde güvence alt ına al ınan mülkiyet hakk ının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesine (E.2017/35) GÖNDER İLMESİNE, D. Tazminat talebinin REDD İNE, E. 257,50 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.257,50 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ÖDENMES İNE, F. Ödemenin, karar ın tebliğini takiben ba şvurucular ın Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yap ılmas ına, ödemede gecikme olmas ı hâlinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FA İZ UYGULANMASINA, G. Karar ın bir örne ğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 8/9/2020 tarihinde karar verildi. Ba şkan Üye Üye Hasan Tahsin GÖKCAN Serdar ÖZGÜLDÜR Burhan ÜSTÜN Üye Üye Muammer TOPAL Selahaddin MENTE Ş Başvuru Numaras ı: 2017/15460 Karar Tarihi : 8/9/2020 20KARŞIOY GEREKÇES İ 1. Olayda ba şvurucunun toplam büyüklü ğü 2.184,95 m² olan arsa niteli ğindeki taşınmaz ının 1.249,75 m²lik k ısm ının üzerinden kamula ştırma yap ılmadan veya idari irtifak tesis edilmeden 1986 y ılında enerji nakil hatt ı geçirilmi ştir. Başvurucu TE İAŞ aleyhine Mahkemede kamula ştırmas ız el atma nedeniyle fazlaya ili şkin haklar ını sakl ı tutmak suretiyle tazminat davas ı açm ıştır. 2. Mahkemece yap ılan keşif sonucunda düzenlenen bilirki şi raporunda irtifak nedeniyle ta şınmaz ın değerinin toplamda %57,19 oran ında azald ığı, irtifak bedelinin ise 293.770,02 TL oldu ğu belirtilmi ş, ancak yerle şik Yarg ıtay içtihatlar ına göre arsa vasf ındaki taşınmazlar için de ğer düşüklüğü oran ının %50'yi geçemeyece ği dikkate al ınarak irtifak bedeli 257.693 TL olarak hesaplanm ıştır. 3. Mahkeme bilirki şi raporundaki hesaplama yöntemini kabul etmi ş ise de başvurucunun talebini de dikkate alarak 220.000 TL tutar ındaki maddi tazminat ın daval ı idareden al ınarak başvurucuya ödenmesine karar vermi ştir. 4. Başvurucu, bilirki şi taraf ından tespit edilen 257.693 TL'nin kalan k ısm ı olan 37.693 TL'nin tazmini istemiyle ek dava açm ıştır. Mahkeme davay ı kabul ederek 37.693 TL'nin tazminat olarak ba şvurucuya ödenmesine hükmetmi ştir. Daval ı idare di ğer iddialar ının yan ında as ıl dava dosyas ında taşınmaz ın değer kayb ının %57,19 olarak belirlenmesinin usul ve yasaya ayk ırı olduğunu da ileri sürerek istinaf ba şvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi yukar ıda belirtildi ği üzere (bkz. 21) detayl ı bir biçimde önceki davaya sunulan bilirki şi raporunun kesin delil te şkil edip etmeyece ğini tart ıştıktan sonra somut olay ın koşullar ında bunun takdiri delil olarak kabulü gerekti ği sonucuna ula şmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi bundan sonra bilirki şi raporunda irtifak de ğer düşüklüğü oran ının belirlenmesinde hesap hatalar ı yap ıldığını tespit etmi ştir. Bölge Adliye Mahkemesine göre de ğer düşüklüğü oran ı %57,19 de ğil, %28,59'dur. Bu oran dikkate alındığında başvurucunun toplam olarak talep edebilece ği (irtifak bedeli) tutar ı 147.348,85 TL'dir. Dolay ısıyla da ek davan ın reddine karar verilmesi gerekmektedir. 5. Anayasa Mahkemesi ço ğunluğu ise Bölge Adliye Mahkemesinin bu yaklaşımının mülkiyet hakk ının usul güvencelerine ayk ırı olduğu sonucuna ula şmıştır. Çoğunluk karar ı bu değerlendirmeyi Bölge Adliye Mahkemesinin belirledi ği tutar ın taşınmaz ın gerçek bedeline tekabül edip etmedi ğinden bağıms ız olarak yapm ıştır. Aşağıda açıklayacağım gerekçelerle ço ğunluğun ulaştığı sonuca kat ılm ıyorum: 6. Çoğunluk karar ında " başvurucunun mülkiyet hakk ının korunmas ının gerektirdiği usul güvencelerinden yoksun b ırak ıldığı" ifade edilmi ş ise de hangi anayasal usul güvencesinin ihlal edildi ği aç ıklanmam ıştır. Bilindi ği gibi malikin mülkiyet hakk ına yap ılan müdahalenin hukuka ayk ırılığıyla ilgili iddialar ını ileri sürebilece ği ve gerekirse u ğrad ığı zarar ın tazminini isteyebilece ği yarg ısal mekanizmalar ın oluşturulmas ı, bu yarg ı sürecinde de malikin tüm esasl ı iddialar ının titizlikle incelenmesi ve ara ştırılmas ı, malikin idarenin karşısında dezavantajl ı konuma dü şürülmemesi ve yarg ılaman ın sonucunda da ilgili ve yeterli gerekçe içeren bir karar verilmesi mülkiyet hakk ının usul güvencelerindedir. Ancak mülkiyet hakk ının usul güvenceleriyle kastedilenin anayasal düzeydeki güvenceler oldu ğu unutulmamal ıdır. Anayasa Mahkemesinin yükümlülü ğü anayasal düzeydeki güvencelere Başvuru Numaras ı: 2017/15460 Karar Tarihi : 8/9/2020 21uyulup uyulmad ığını denetlemek olup kanuni düzeydeki güvencelere ayk ırı davran ılıp davran ılmad ığını inceleme görevi bulunmamaktad ır. 7. Çoğunluğun gerekçesi gözetildi ğinde asl ında kapsam ı ve s ınırlar ı yarg ı kararlar ında ve doktrinde dahi tart ışmal ı olan kanun düzeyindeki bir güvencenin anayasal güvence seviyesine ç ıkar ıldığı görülmektedir. Ço ğunluk karar ında, kesin delilin ba ğlay ıcılığı kural ının anayasal bir güvence oldu ğu kabul edilmi ştir. Oysa kesin delilin bağlay ıcılığı biçiminde bir ilkeyi Anayasa'dan türetmek mümkün de ğildir. Hukuk devleti ilkesi de böyle bir ilkenin kayna ğı olamaz. 8. Ne tür delillerin kesin delil niteli ğinde oldu ğu da tart ışmal ıdır. Yarg ıtayda bu hususta bir görü ş birliği bulunmamaktad ır. Dolay ısıyla Anayasa Mahkemesinin bu meseleye müdahil olmamas ı gerekir. Usul hükümlerinin uygulanmas ı ve yorumlanmas ı derece mahkemelerinin takdirindedir. Anayasa Mahkemesi ancak bariz takdir hatas ı veya keyfili k bulunmas ı halinde buna müdahale edebilir. 9. Somut olayda Bölge Adliye Mahkemesinin karar ına bak ıldığında çok kaliteli bir tart ışman ın sonucunda ana yarg ılamadaki bilirki şi raporunun ek davada kesin delil te şkil etmediği sonucuna ula şıldığı görülmektedir. Bölge Adliye Mahkemesinin tespitine göre bilirkişi, değer düşüklüğü oran ını sadece irtifak alan ı için değil, tüm taşınmaz için hesaplam ış ve bu suretle malike ödenmesi gereken tazminat tutar ını olmas ı gerekenden daha yüksek belirlemiştir. Bölge Adliye Mahkemesi bilirki şi taraf ından yap ılan bu hatan ın temyi z itiraz ında ileri sürülmemi ş olmas ını ve dolay ısıyla Yarg ıtay taraf ından tart ışılmam ış olmas ını gözeterek bilirki şi raporunun kesin delil de ğil, ancak takdiri delil olabilece ği sonucuna ulaşmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi bilirki şi raporunun delil niteli ği tart ışmış gerekçelerini ortaya koyarak neden hükme esas almad ığını belirtmiştir. Bu ko şullarda Bölge Adliye Mahkemesinin bilirki şi raporunun takdiri delil oldu ğu yolundaki yakla şımının bariz takdir hatas ı veya keyfilik içerdi ğini söylemek haks ızlık olur. Dolay ısıyla Anayasa Mahkemesinin müdahalesini gerektiren bur durum bulunmamaktad ır. 10. Kamula ştırmas ız el atma durumunda anayasal yönden sa ğlanmas ı gereken güvence ta şınmaz ın gerçek bedelinin ödenmesidir. Mülkiyet hakk ının usul güvencelerinin temel amac ı taşınmaz ın gerçek bedelinin belirlenmesini sa ğlamakt ır. Taşınmaz ın gerçe k bedeline hükmedildi ği tespit edildikten sonra birtak ım usul hükümlerine uyulmam ış olmas ı mülkiyet hakk ının ihlaline yol açmaz. Usul güvenceleri ta şınmaz ın gerçek bedelinin tespitine hizmet etti ği ölçüde anayasal öneme sahiptir. Usul güvencelerinin ta şınmaz ın gerçek bedelinin tespitinden ba ğıms ız bir anayasal önemi bulunmamaktad ır. Bu bağlamda Anayasa Mahkemesi yönünden önem ta şıyan husus ta şınmaz ın gerçek bedelinin ödenip ödenmedi ğidir. Anayasa Mahkemesince yap ılacak inceleme ise ta şınmaz ın gerçek bedelini n ödenip ödenmedi ğiyle s ınırlı olacakt ır. 11. Çoğunluk karar ında Bölge Adliye Mahkemesinin ek davay ı reddetmesinin taşınmaz ın gerçek bedelinin tespitine etkisi bulunup bulunmad ığından bağıms ız olarak değerlendirme yap ılm ıştır. Diğer bir ifadeyle ço ğunluk karar ında salt önceki bilirki şi raporuyla yap ılan tespitin aynen kabul edilmemi ş olmas ı sebebiyle ihlal bulunmu ş; Bölge Adliye Mahkemesinin ek davada belirledi ği tutar ın taşınmaz ın gerçek de ğerini yans ıtıp yans ıtmad ığı yönünde bir de ğerlendirme yap ılmam ıştır. Bu yakla şım taşınmaz ın kendisini değil de as ıl davada bilirki şi taraf ından belirlenen tutar ı mülk haline getirmektedir. Oysa uyuşmazl ığa konu mülk, üzerinden enerji nakil hatt ı geçirilen ta şınmazd ır, bilirkişinin hesaplad ığı tutar değil. Başvuru Numaras ı: 2017/15460 Karar Tarihi : 8/9/2020 2212. Çoğunluk karar ındaki yakla şım kapsam ı ve s ınırlar ı yarg ı kararlar ında ve doktrinde bile tart ışmal ı olan kesin delilin ba ğlay ıcılığı ilkesini, anayasal bir güvence oldu ğu hususunda tereddüt bulunmayan kesin hükmün dokunulmazl ığı ilkesinin bile ötesine geçirmiştir. Bilindi ği gibi kesin hükmün dokunulmazl ığı ilkesi bile mutlak de ğildir. İstisnai hallerde kesin hükmün kald ırılmas ının Anayasa'ya ayk ırı olmayabilece ği kabul edilmektedir. Çok ağır yarg ısal hatalar ın yap ıldığı hallerde kesinle şmiş bir hükmün makul say ılabilecek bir süre içinde ba şvurulmas ı koşuluyla kald ırılmas ının Anayasa'y ı ihlal etmeyece ği Anayasa Mahkemesi kararlar ında kabul edilmektedir. Nitekim yarg ılaman ın yenilenmesi gibi müesseselerin amac ı da budur. Yarg ıtay ın özellikle i ş uyuşmazl ıklar ına bakan dairelerinde -hesaplama yanl ışlığı gibi- çok bariz hatalar ın yap ılmas ı halinde maddi hata düzeltme yoluyla kesinleşmiş hükümler kald ırılabilmektedir. Bilirki şi raporunda tespit edilen tutar ın bile -aç ık hata bulunsa dahi- de ğiştirilemeyece ğinin savunulmas ı Yarg ıtay ın iş uyuşmazl ıklar ına bakan dairelerinin tüm uygulamalar ının Anayasa ayk ırı olduğunun kabulü anlam ına gelecektir. 13. Yukar ıda belirtilen gerekçeler birlikte de ğerlendirildi ğinde başvurucunun sebepsiz zenginle şmesine yol açacak şekilde hatal ı bir hesaplamaya dayand ığı aç ık olan bir bilirkişi raporunun, kapsam ı ve s ınırlar ı yarg ı kararlar ında ve doktrinde bile tart ışmal ı olan ve anayasal bir güvence mahiyetinde olmayan kesin delilin ba ğlay ıcılığı biçimindeki usul hukuku ilkesi gerekçe gösterilerek ba şka bir yarg ılamada ba ğlay ıcı olduğunun kabulü isabetli değildir. Hakikatte söz konusu bilirki şi raporunun delil de ğerini takdir etmek derece mahkemesinin yetkisindedir. Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesine bak ıldığında bu yetkinin kullan ımında keyfi davran ılmad ığı gibi bariz bir takdir hatas ı da yap ılmam ıştır. Başvurucu lehine hükmedilen 220.000 TL tazminat ın taşınmaz ın gerçek de ğerini karşılamad ığı da tespit edilmedi ğine göre ba şvuruya konu yarg ılamada mülkiyet hakk ının anayasal güvencelerini ihlal eden hiçbir yön bulunmamaktad ır. Aç ıklanan gerekçelerle ço ğunluk karar ına kat ılm ıyorum. Üye Selahaddin MENTE Ş