4. Hukuk Dairesi 2023/5031 E. , 2023/12751 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/1781 E., 2023/69 K. Avukat ... HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda mahkemece maddi tazminat davasının reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesi (Kapatılan)'nin 17.12.2018 tarih ve 2016/135 E-2018/12276 K sayılı ilamı ile kararın bozulmasına karar v
**4. Hukuk Dairesi 2023/5031 E. , 2023/12751 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/1781 E., 2023/69 K. Avukat ... HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda mahkemece maddi tazminat davasının reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesi (Kapatılan)'nin 17.12.2018 tarih ve 2016/135 E-2018/12276 K sayılı ilamı ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda tazminat davasının reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesi (Kapatılan)'nin 09.11.2021 tarih ve 2021/16650E-2021/8448K sayılı ilamı ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda mahkemece maddi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirket tarafından Yangın Sigortası Poliçesi ile sigortalanan, Bimsaş Petrol Nakliye İnş. San. Tic. Ltd. Şti'nin işlettiği Batman Organize Sanayi Bölgesi'ndeki fabrikanın, yan parselinde bulunan ve davalının maliki olduğu arazide 17.10.2013 tarihinde meydana gelen, tarlada anız yakma sonucu çıkan yangında kısmen zarar gördüğünü, sorumlular hakkında Batman 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/1000 Esas sayılı dosyası ile açılan davanın halen devam ettiğini, meydana gelen yangında sigortalı işyerinde 82.011,00 TL hasar meydana geldiğini, müvekkili şirketin meydana gelen hasarı sigortalısına 30.12.2013 tarihinde ödediğini, poliçe genel şartları ile Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 nci maddesi ve devamı maddelerine göre müvekkili şirketin kendi sigortalısının haklarına halef olarak yangın olayında kusuru bulunan kişilere karşı, sigortalısına ödediği meblağı talep etme hakkına sahip olduğunu, bu nedenle davalı tarafın tam kusurlu olması sebebiyle 82.011,00 TL'lik hasarın 30/12/2013 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi ile; söz konusu yangına ilişkin olarak Batman Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturmalarda hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, ayrıca olay günü güvenlik kamerası kayıtlarında tespit edilen aracın kendisine ait olmadığının belgelendiğini, Batman 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/1000 Esas sayılı dosyası ile hakkında açılan kamu davasından da beraat ettiğini, kendisinin çıkan yangınla hiçbir alakası bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEMECE VERİLEN İLK KARAR Mahkemece davalının kusurlu olduğunun celbedilen ceza dosyasında toplanan tüm verilere rağmen ispatlanamamış olduğu, davalı/sanık hakkında delil yetersizliğinden beraat kararı verildiği, Borçlar Kanununda tahdidi olarak sayılan kusursuz sorumluluk hallerinin de olayda vücut bulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İLK BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı davacı vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur. 2. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi (kapatılan)'nin 17.12.2018 tarih ve 2016/135E-2018/12276K sayılı ilamı ile "..HMK 266. ve devamı maddeleri gereğince çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir, hükmüne yer verilmiştir. Mahkemece dava konusu yangın olayında kusur bakımından rapor aldırılmamış, ceza davasında verilen beraat kararı esas alınarak karar verilmiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu durumda mahkemece, Batman 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/1000 esas sayılı ceza dosyası fiziken dosya içerisine alınarak, ceza davasındaki olgular da tartışılarak, alanında uzman bir bilirkişi heyetinden kusur hususunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık bilirkişi raporu aldırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği" gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda Yargıtay bozma ilamı ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; olayda zarar ile davalıya atfedilebilecek bir eylemin bulunduğunun belirlenemediği cihetle illiyet bağının varlığından söz edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. V. İKİNCİ BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin ikinci kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin (kapatılan) 09.11.2021 tarih ve 2021/16650 E-2021/8448 K llamı ile ".... zarar sebeb olan yangının davalıya ait tarladaki anızların yakılması sonucu gerçekleştiğinin sabit olması karşısında ,davalının tarlanın maliki olmasından dolayı komşuluk hukukundan kaynaklı, kusursuz sorumluluk ve tehlike sorumluluğu ilkeleri kapsamında ( anızları sürmemesi, her an yakılmaya hazır vaziyette bırakması, gerekli önlemleri almaması) komşu fabrikada meydana gelen zarardan sorumluluğunun ve davacının da BK 52. maddesine göre zararın artmasında etkenliğinin olup olmadığının birlikte değerlendirilip varılacak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. B. Mahkememece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda ".... davalı ...' a ait olan tarladaki anızların yakılması ile yangının başladığının sabit olduğu, davanın niteliği itibarı ile taşınmaz malikinin kusursuz sorumluluğu hukuksal sebebine dayalı olarak ortada kusura bağlı bir sorumluluğun olmadığı ve davalının kusursuz sorumluluk ilkesi karşısında kusursuz olsa dahi meydana gelen zarardan sorumluluğunun devam ettiği ve son olarak yangının davalıya ait tarladaki anızların yakılması sonucu zararın meydana geldiğinin de illiyet bağının varlığını ortaya koyduğu hususları hep birlikte değerlendirildiğinde davalının eylemden meydana gelen zarardan sorumlu olduğu ve ayrıca davacının 6098 sayılı TBK nın 52. Maddesi gereği zararın artmasında kusurunun bulunup bulunmadığının, tazminat miktarının belirlenmesinde değerlendirimlesi ve dikkate alınarak meydana gelen zararın tespitinde önem arz ettiği , bu cümleden olarak dosyada yer alan 12/01/2021 havale tarihli bilirkişi kurulu ek raporunun dava dışı Bimsaş Petrol Şirketinin Yangın ve Patlamalara Karşı Yeterlilik Belgesi ile yangın müdahale ve acil eylem planının olmadığı, Risk Değerlendirme Raporu gereği alınması gerekli önlemlerin alınıp alınmadığının tespit edilemediği şeklinde güvenlik ve emniyet tedbirlerini almadığı hususlarının davacının halefi olduğu dava dışı sigortalısının da kusuru ile zararın artmasına sebep olduğu gerek Yüksek Yargıtay bozma ilamı ile kesinleşmesi ve gerekse anılan usul ve yasaya uygun olduğu denetimden de geçen bilirkişi kurulu raporu ( Yargıtay anılan bozma ilamında da anılan raporun usul ve yasaya uygun olmadığına dair bir bozma da içermediği) ile de anlaşılmakla mahkememizce tarafların kusur oranlarının Adalet Bakanlığı (Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü)'nın 07/09/2020 tarihinde ilan edilen "Bilirkişilerin Uyacağı Rehber İlkeler Ve Bilirkişi Raporunda Bulunması Gereken Standartlar" gereği bilirkişilerin münhasıran hakimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda herhangi bir değerlendirme yapamayacakları da dikkate alınarak mahkememizce kusur oranları re'sen belirlenmiş olup mahkememizce davacının kusuru ile ve davalının ise kusursuz sorumluluğu ile sorumluluklarının eşit olarak (%50 oranında) paylaştırılması gerekmiş olup neticeten davanın kısmen kabulü ile 41.005,50 TL'nin 30/12/2013 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" yönelik gerekçeyle karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalının olayda tam kusurlu olduğunu, davanın kısmen kabulünün hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalı müvekkilinin ceza davasında beraat ettiğini, olayla illiyet bağının olmadığını, kusurunun bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, yangının çıkış noktasının müvekkilin ortağı bulunduğu taşınmaz olmadığı gibi taşınmazın yangının zarar verdiği Bimsaş Petrol isimli işyeri ile de komşuluğunun bulunmadığını, söz konusu taşınmazın sadece kendisine ait olmadığını, tapu kayıtları incelenseydi paylı mülkiyet olduğunun görüleceği, birden fazla malikinin olduğunu, Bimsaş Petrol Ltd. Şti'nin basiretli bir tacir gibi davranmayarak gerekli önlem ve tedbirleri almadığını, olayda asli kusurlu olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından işyeri yangın sigortası poliçesi ile sigortlanan işyerinde meydana gelen zararın, sigortalıya ödenmesi sonucunda, davalıdan zararın rücuen tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Yangın Sigortası Genel Şartları, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmamasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dava konusu yangının çıkış noktası olan Batman ili Beşiri ilçesi parseldeki taşınmazın, dosyaya temyiz aşamasında getirtilen tapu kayıtlarına göre, olay tarihi 17.10.2013'de paylı mülkiyette olduğu ve davalı ...'ın bu taşınmazdaki hissesinin 1/2 olduğu görülmüştür. Mahkemece, yangının çıkışında komşu taşınmaz malikinin kusursuz sorumluluk ilkesine göre %50 sorumlu olduğu kabul edilerek belirlenen zarara hükmedilmişse de eksik incelemeyle, tapu kayıtları değerlendirilmeden karar verilmiştir. Bu halde, rücuen alacak istemine konu davada, davalının paylı mülkiyete konu komşu taşınmazdaki hissesi nispetinde sorumluluğuna karar verilebileceğinden, davalı ...'ın, hesaplanan tazminatın %50'sinin, tapudaki hissesi olan 1/2'sinden sorumlu tutulması gerekirken, bu yön gözetilmeksizin yazılı olduğu şekilde zararın %50'sinin tamamından sorumluluğuna karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, mahkeme kararının BOZULMASINA, Aşağıda yazılı fazla alınan temyiz harcının temyiz eden davacıya iadesine, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 28.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.