Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin müvekkili şirkete olan ticari borcu nedeniyle İstanbul Bakırköy ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını. Örnek 7 ödeme emrinin davalıya 11/12/2015 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının, 14/12/2015 tarihli dilekçesi ile borcun tamamına, ferilerine, husumete, faiz ve masrafların tamamına itiraz ettiğini, davalının itirazının dayanaksız ve hukuka aykırı olup, sadece zaman kazanmak amaçlı olduğunu, da
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından müvekkil şirketçe tanzim edilen faturaların ödenmediğini, bakiye alacağa ilişkin başlatılan icra takibine de haksız ve mesnetsiz olarak itiraz ettiğini, müvekkili şirketin reklamcılık alanında hizmet veren bir firma olduğunu, bu kapsamda davalıya reklamcılık hizmeti verildiğini, “Suntimes” isimli derginin Haziran ve Eylül 2018 sayılarında davalının yayımlanmasını talep ettiği “...” otellerinin ilanının yayımlandığını, davalıya verilen bu hizmet doğrultusunda 14.06.2018 tarih, ... numaralı 5.605,00-TL bedelli, 05.09.2018 tarih, ... numaralı 5.605,00-TL bedelli faturalar keşide edildiğini, ilk fatura davalıya 22.06.2018 tarihinde tebliğ olunarak kayıtlara alındığını, ikinci fatura ise 12.09.2018 tarihinde tebliğ olunarak kayıtlara alındığını, Haziran ayında kesilen faturanın 5.000,00-TL’sinin ödendiğini, Eylül faturasının ise ödenmediğini, neticeten ödenmeyen toplam bedel olan 6.210,00-TL için icra takibi başlatıldığını, davalı takibe haksız bir şekilde itiraz ettiğini, davalı faturaya 8 gün içinde veya daha sonrasında itiraz etmediğini, faturayı ticari kayıtlarına aldığını, fatura alan kişinin sekiz gün içinde itiraz etmemesi halinde fatura içeriğini kabul etmiş sayılmasının(TTK m. 21/2) kanunî bir karine olduğunu, müvekkili şirketin usulüne uygun tutulmuş ticari defter kayıtları incelendiği takdirde davalı şirketin, müvekkil şirkete borçlu olduğunun görüleceğini, davalıya gönderilen faturalar ticari defterlere alacak olarak kaydedildiğini ve muhasebeleştirilridiğini, davalının itirazı haksız ve kötü niyetli olup alacağın likit olmasından dolayı icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davalı takip borçlusu, icra takibine karşı haksız ve kötü niyetle itiraz ettiğini, davalıya ilgili fatura tebliğ edildiğini ve borç olarak muhasebeleştirildiğini, dolayısıyla davalı ticari ilişkiyi ve borcun sebebini bildiğini, müvekkili şirketin alacağına kavuşmasını engellemek amacıyla borca haksız olarak itiraz ettiğini, müvekkili şirketin alacağı likit olduğundan davalının itirazının kötü niyeti de göz gönünde bulundurularak davalı borçlu aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, bu nedenlerle takibe haksız ve kötü niyetli olarak, takibe ilişkin haklarını sekteye uğratmak amacıyla itiraz eden ve ne takipten önce ne de takipten sonra borç bakiyesini ödemeyen davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.