T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2025/1283 Esas KARAR NO : 2025/1428 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 25/06/2025 NUMARASI : 2025/121 Esas, 2025/158 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli) KARAR TARİHİ: 13/11/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Madd…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2025/1283 Esas KARAR NO : 2025/1428 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 25/06/2025 NUMARASI : 2025/121 Esas, 2025/158 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli) KARAR TARİHİ: 13/11/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin, 1994 yılından bu yana kullandığı "..." ticari ünvanını ve markasını gerek yüzbinleri aşan müşteri portföyü, gerek yazılı ve görsel yayın organlarında yayınlanan reklamları ve gerekse sponsorluğunu yaptığı televizyon programları vasıtası ile güvenilir, maruf ve meşhur bir marka haline getirdiğini, ayrıca 29/04/2002 tarih 2002/09883 nolu hizmet markası, SMK'nın 6/4. ve 6/5. maddeleri çerçevesinde tanınmış marka olduğunu, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2025/133 d.iş sayılı delil tespit dosyasına sunulan 30.05.2025 tarihli bilirkişi raporunda; "https://....com/" uzantılı internet sitesindeki kullanımların davacıya ait marka haklarına SMK’nun 7/2-c maddesi ile SMK’nun 7/3-d maddesine göre marka hakkına tecavüz olarak kabul edilebileceği" yönünde mütalaa verildiğini, bilirkişi raporu ile tespit edilen davalıya ait "https://www.....com/" isimli internet adresine Türkiye'den erişimin tedbiren engellenmesine yönünde hüküm tesis edildiğini, müvekkil şirketin tanınmış "..." markasının izinsiz ve hukuka aykırı olacak biçimde "https://....com/" internet sitesinde alan adı olarak kullanılması ve alan adı olarak seçilmesi eylemlerinin davacıya ait marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesine ve tecavüzün durdurulmasına, https://....com isimli internet sitesine Türkiye'de erişimin engellenmesine dair Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2025/133 D.İş ve 02.06.2025 tarihli ihtiyati tedbir kararının hüküm kesinleşinceye kadar devamına, hüküm kesinleştiğinde Erişim Sağlayıcıları Birliği'ne gereğinin ifası için hüküm özetinin gönderilmesine, taraf teşkili sağlanamadığından ve davalı gerçek yada tüzel kişi tespit edilemediğinden şimdilik davacı taraf lehine yargılama gideri ve avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, yapılan yargılama giderlerinin şimdilik davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: "....Dava, davalının, davacıya ait markadan doğan haklarına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve durdurulması talebine yöneliktir. Yukarıda hukuki tespiti yapılan uyuşmazlık ve dava hasımlı bir dava türüdür ve davacı vekilinin yargılamanın hasımsız sürdürülmesi talebinin de kabulü mümkün değildir. Hasımlı olarak görülmesi gereken davaların hasımsız açılması halinde de davaya sonradan taraf eklenmesi mümkün değildir. (HGK. 30.03.2022 tarih 2019/(23)6-538 Esas 2022/421 Karar)Bu durumda açılan davada dava şartı olarak değerlendirilmesi gereken davalının gösterilmemiş olmasının usulden red sebebi olduğu kanaatiyle;-Davacının davasının HMK 114. Maddesi gereği dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE," şeklinde karar vermiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf isteminde özetle; KVKK ve Kişisel verilerin gizliliği kuralı nedeni ile müvekkilinin, dava konusu "https://....com/" uzantılı internet sitesinin içerik sağlayıcısının kimlik ve adres bilgilerini ilgili merciilerden bizzat araştıramadığını, Bu şekilde açılacak eda davasının ise HMK. 382. Maddesi kapsamında çekişmesiz yargı hükümleri uyarınca görülemeyeceğini, açılacak eda davasında; kuvvetle muhtemel olarak davalının kimlik ve adres bilgilerinin bildirilememesi nedeniyle ilgili mahkemesince 6100 sayılı HMK'nın 119/1 ve 119/2 maddeleri uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğini, bu tür internet sitelerinin gerçek sahiplerinin bulunması çoğu zaman neredeyse imkansız olup, sırf teknolojinin getirdiği bu imkandan faydalanan kişilere markaya tecavüz yolunun açılması SMK'nın amacı ile bağdaşmadığı gibi sırf bu nedenle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi halinde markanın etkin biçimde korunması mümkün olmayacağından, bu gibi durumlarda çekişmesiz yargı hükümlerinin tatbik edilmesi gerekmekte olduğunu (Uğur Çolak, Türk Marka Hukuku, İstanbul, Eylül 2018, s.867).Açılacak eda davalarında taraf teşkilini sağlamak zor olduğu gibi site sahibinin de araştırılması gereksiz zaman ve emek kaybına da yol açtığını, usul ekonomisi dikkate alınarak bu gibi ihlal iddiası hallerinde çekişmesiz yargı benzeri uygulama yapılması ve site sahibinin mahkemeye müracaatı durumunda talebinin yahut itirazının mahkemece değerlendirilebileceğini, bu husus gözetilerek kesin hüküm teşkil etmemek üzere hüküm tesis edilmesi talep edildiğini, İnternet arama motorları üzerinden yapılacak aramalarda tanınmış markanın itibarından ve tanınmışlığından faydalanılması suretiyle hukuka aykırı menfaat temin edilmesi tanınmış markanın itibarına zarar vermekte olduğunu, "https://....com/" uzantılı internet sitesinde "..." markasının birebir aynısının kopyalanarak ticari ürün satıldığı, bu internet sitesinin iletişim ve kurumsal bilgilerinde müvekkil şirketin mersis no, vergi no ve adresine yer verildiği, birtakım ürünlerin piyasa değerlerinin altında satışa çıkarılarak tüketicilerin bu ürünleri satın almaya yönelik olarak ilgisinin çekilmeye çalışıldığı, alan adını tescil ettiren (kayıt ettiren) sahiplik bilgilerine ulaşılamadığı, nitekim kayıt ettiren bilgilerinin gizlenmiş olduğu / erişilebilir olmadığı, kimliği tespit edilemeyen bu şahısların ... markasına güvenen dürüst tüketicileri dolandırmak amaçlı olarak bu internet sitesini kurduğu, internet sitesinde yer verdikleri... iletişim numarasının da ...isimli Suriye kökenli (Kimlik No: ...) bir kişiye ait olduğu, bu kişinin kimlik bilgilerinin kullanılması suretiyle bu hattın satın alındığı ve kimliğini izinsiz kullanıp telefon hattı alan bu kişilerin kimliğinin tespit edilip haklarında soruşturma başlatılması için Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduğunun belirtildiğini,Şu aşamada internet sitesinin gerçekte kime ait olduğunun belirlenemediği ve bu aşamada taraf teşkili sağlanmasının mümkün olmadığı tartışmasız olduğunu, İstanbul BAM, 16. HD., E. 2020/813 K. 2020/1013 T. 10.6.2020 tarihli kararının dikkate alınması gerektiğini, Ayrıca SMK'nun 30. Maddesi uyarınca dava konusu eylem suç teşkil ettiğinden "https://....com/" internet sitesini kullanan gerçek ve tüzel kişinin tespiti ve tespit edilen kişiler hakkında soruşturma başlatılması adına Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2025/28544 Sor. Nolu dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, Soruşturma dosyasında da; internet sitesinin sahiplik bilgilerinin gizlenmesi ve yurtdışı bağlantılı sunuculara yönlendirme yapılması nedeniyle ilgili şahıs tespit edilemediğini, sitenin yurtdışı merkezli bir site olduğu için herhangi bir bilgi talebinde bulunulamayacağından Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2025/28544 Sor. Nolu, 2025/18661 Karar nolu ve 30.05.2025 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, karara itiraz edildiğini, Usul ekonomisi dikkate alınarak bu gibi ihlal iddiası hallerinde çekişmesiz yargı benzeri uygulama yapılması ve site sahibinin mahkemeye müracaatı durumunda talebinin yahut itirazının mahkemece değerlendirilebileceği gözetilerek kesin hüküm teşkil etmemek üzere karar verilmesi gerekirken davanın usulden reddinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE Dava, markaya tecavüzün durdurulması, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, men'i ile hükmün ilanı istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince usulden reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Mahkemece; davanın hasımlı olarak açılması gerektiği, davalının davaya sonradan dahil edilemeyeceği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş ise de, internet sitesinin gerçekte kime ait olduğunun belirlenemediği, bilirkişi raporunda da; "alan adı sahibi/yetkilisi bilgilerine ... Ltd. d/b/a PublicDomainRegistry.com firmasından talep edilerek ulaşılabileceğine" yer verildiği, davacının iddiasına göre soruşturma aşamasında da şüphelinin tespit edilemediği, neticeten dava tarihi itibarı ile taraf teşkili sağlanmasının mümkün olmadığı görülmektedir. Bu durumda usul ekonomisi dikkate alınarak bu gibi ihlal iddiası hallerinde çekişmesiz yargı benzeri uygulama yapılması ve site sahibinin mahkemeye müracaat etmesi halinde talebinin, cevabının yahut itirazının mahkemece değerlendirilebileceği de gözetilerek kesin hüküm teşkil etmemek üzere karar verilmesi gerekirken davanın usulden reddine yönelik karar yerinde bulunmamış, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ İLE,2-Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 25/06/2025 tarih ve 2025/121 Esas, 2025/158 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya kaldığı yerden devam edilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, 4-İstinaf peşin harcının talebi halinde davacıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 480TL posta masrafı olmak üzere toplam 1649,40TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.13/11/2025