Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bi
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava konusu ... LTD. ŞTİ.'nin ... SK. No:... adresinde kayıtlı, ... ...'nün ... nolu sicilinde kayıtlı bir şirket iken 31.07.2013 tarihinde TTK geçici 7. Maddesine göre ticaret sicilden resen terkin edildiğini, müvekkilin üzerine kayıtlı ... İlçesi, ... Mah, ... Parsel, bağımsız bölüm No:...'da yer alan taşınmazına 100.000.000 etllik 1. Derecede üç yıl süreyle 26.10.1992 tarih ve ... yevmiye no ile bu şirket lehine TEMİNAT İPOTEĞİ tesis edildiğini, söz konusu teminat ipoteğinin fekki işlemlerini yapmak, dava açmak davaya devam etmek ve ilgili yerlere başvuru yapmak amacı ile şirketin tüzel kişiliğinin ihyasının gerektiğini, talep ve dava etmiştir.Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; ...'nün TTK'nun m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, müvekkil ...'nün resen terkin işlemi, 6102 sayılı Kanunun Geçici 7. Maddesi ve ...tarihli ve ... sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan "Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ" kapsamında olup, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, Müvekkil ...'nün, mahkeme hükmü olmaksızın bir şirketi tekrar sicile tescil yükümlülüğünün bulunmadığını, davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği "Yasal hasım" konumunda bulunan müvekkil aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, nitekim, Yüksek Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 09.02.2015 tarih, 2014/16398 E. 2015/1464 K. ve 29.01.2007 tarih, 2005/14259 E. 2007/927 K. Gibi çok sayıda ilamın ve yerleşik uygulamanın da bu yönde olduğunu, beyan ve talep etmiştir.