T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-a.4 Maddesi Uyarınca Kararın Kaldırılarak Mahkemesine Gönderilmesi) ESAS NO : 2026/353 KARAR NO : 2026/475 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/12/2025 NUM…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-a.4 Maddesi Uyarınca Kararın Kaldırılarak Mahkemesine Gönderilmesi) ESAS NO : 2026/353 KARAR NO : 2026/475 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/12/2025 NUMARASI : 2025/756 Esas - 2025/925 Karar DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesine Dayalı Tanıma - Tenfiz KARAR TARİHİ : 07/05/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 07/05/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesine dayalı tanıma - tenfiz istemine ilişkin davada mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde; İDDİA : Davacı vekili; davalının ve diğer üçüncü kişilerin dahil olduğu bir konsorsiyum ile Bahreyn'de bir kombine çevrim gaz türbini enerji santrali yapım işinin üstlenildiğini, müvekkilinin sözleşmeden doğan yükümlüklerin yerine getirdiğinden muaccel hale gelen alacağının ödenmesini talep edildiğini, tarafların alacak konusunda mutabık kalmalarına rağmen ödeme yapılmadığından sözleşmede yer alan tahkim şartı uyarınca tahkim davası ikame edildiğini, tahkim kararında hükmedilen miktarların halen ödenmemesi üzerine kararın tanınması gerektiğini ileri sürerek, Milletler arası Ticaret odası, Milletler arası Tahkim Divanının, 12 Haziran 2023 tarihli ve Dava No: 27123/0S1/KFH (EPP) numaralı Kararının ve 19 Eylül 2023 tarihli Ek Karar ile düzeltilmiş halinin tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili; hakem kararında alacaktan bahsedildiğinden arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, davacı şirketin yabancılık teminatın muaf olmadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince seri tahkim hükümlerinin uygulanamayacağını, tahkim kararının kamu düzenine aykırı olduğunu, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "Dava, 5718 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Kanunu'nun 50 vd. maddeleri uyarınca yabancı hakem kararının tenfizi istemine ilişkindir. Mahkememizce tarafların delilleri toplanmıştır. 5718 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Kanunu'nun 60 vd. Maddeleri uyarınca, kesinleşmiş ve icra kabiliyeti kazanmış veya taraflar için bağlayıcı olan yabancı hakem kararlarının Türkiye'de icra olunabilmesi, yetkili Türk Mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır. Bu kararlar kendisine karşı tenfiz istenen kişinin Türkiye'deki yerleşim yeri mahkemesinden istenilebilir. Davalı şirketin ticaret sicil özeti incelendiğinde; merkezinin Ankara ili, Yenimahalle ilçesinde bulunduğu anlaşılmıştır. Taraflar tacir olup, davalı şirketin ticaret sicil merkezi Ankara'da bulunduğundan mahkememiz görevli ve yetkilidir. Türkiye Cumhuriyeti ile Birleşik Arap Emirlikleri arasında mahkemelerden verilen ilamların tenfizini mümkün kılan anlaşma ve fiili uygulama bulunmaktadır. Davacı vekili dava dosyasına, yabancı hakem kararının o ülke makamlarınca usulen onanmış örneğini ve onanmış tercümesini, ilamın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı ile onanmış tercümesini sunmuş, incelenmesinde; yabancı hakem kararının kesinleştiği, tenfizi için aranan şartlara haiz olduğu görülmüştür. Tenfizi istenen yabancı hakem kararına konu uyuşmazlık eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanmakta olup, Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir hususun bulunmadığı anlaşılmıştır. Mahkememizin 26/06/2025 tarihli ve 2024/838 Esas - 2025/492 Esas sayılı kararı, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'nin 02/10/2025 tarih 2025/773 Esas 2025/835 Karar sayılı ilamı ile " ... yabancı bir mahkeme tarafından verilen ilamların tenfizi için açılan davaların nispi harca tabi olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla; mahkemece, yabancı mahkemede hükmolunan değer üzerinden nispi harç tamamlattırılarak yargılamaya devam edilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken ... " şeklindeki gerekçe ile kaldırılmıştır. Her ne kadar mahkememizin 26/06/2025 tarihli ve 2024/838 E - 2025/492 K sayılı kararı , Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'nin 02/10/2025 tarihli ve 2025/ 773 - 835 sayılı ilamı ile yabancı mahkemede hükmolunan değer üzerinden nispi harç tamamlattırılarak yargılamaya devam olunması gerektiği gerekçesi ile kaldırılmış ise de, mahkememizde görülen davanın Yabancı Hakem kararının tenfizi istemine ilişkin olduğu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi'nin 21/11/2023 tarihli ve 2023/1153 - 1196 sayılı ilamında da belirtildiği üzere , 15/07/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6728 sayılı Yatırım ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 36. Maddesi ile " 492 sayılı Kanuna bağlı ( 1 ) sayılı Tarifenin " ( A) Mahkeme Harçları " başlıklı bölümünün " III- Karar ve ilam harcı " başlıklı alt bölümünün birinci fıkrasının ( a ) bendinde yer alan " Tahkim yargılamasında bu bende göre hesaplanan harç yüzde elli oranında uygulanır. " cümlesi " Tahkim yargılamasında bu bent hükümlerine göre harç alınmaz. " şeklinde düzenleme yapılarak değiştirildiği, bu durumda, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 27/06/2019 tarih 2017/19-930 Esas 2019/812 Karar sayılı ilamından da anlaşılacağı üzere , yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizine ilişkin davalar maktu harca tabi olup, nispi harca tabi olmadığından ve davacı vekilince maktu harcın yatırılmış olduğu anlaşılmakla mevcut duruma göre yargılamaya devam olunmuştur. Taraflar arasında imzalanan sözleşmede tahkim şartının bulunduğu, tahkim şartı gereği Milletlerarası Ticaret Odası Tahkim Kuralları gereği Birleşik Arap Emirlikleri / Dubai'den görevlendirilen hakem tarafından yargılamanın sonuçlandırıldığı, verilen kararın kesinleştiği, T.C. Devleti ve Birleşik Arap Emirliklerinin 08/05/1991 tarihli "Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkındaki New York Sözleşmesi'nin" tarafı oldukları, 12/12/2007 tarihinde yürürlüğe giren 5718 sayılı Kanun'un "Yabancı Hakem Kararlarının Tenfizi" bölümünde tenfiz için karşılıklık (mütekabiliyet) şartının yer almadığı, anılan Kanun'un 62. maddesinde belirtilen ret sebeplerinin gerçekleştiğinin ispatlanamadığı" gerekçesi ile, davanın kabulüne, Milletlerarası Ticaret Odası, Milletlerarası Tahkim Divanı'nın 12 Haziran 2023 tarihli ve Dava No: 27123/OSI/KFH (EPP) numaralı kararının, 19 Eylül 2023 tarihli Ek Karar ile düzeltilmiş halinin tenfizine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava konusu bir miktar para alacağı olduğunu, tarafların tacir olduklarını, davanın zorunlu arabuluculuk şartına tabi davalardan olduğunu, davaya konu hakem kararında hüküm altına alınan toplam tutarın 1.398.373,66 ABD doları olmasına rağmen davacı tarafın 1.838.631,62 ABD Doları için ihtiyati haciz karar verilmesini talep ettiğini, davacının hüküm altına alınmasını istediği bu alacağın ancak hakem kararının tenfizine karar verildikten sonra ve tenfize müsaade edildiği ölçüde talep edilebileceğini, alacak tutarının da ayrıca yargılamaya konu olacağını, yani, davacının söz konusu talebinin hakem kararının tenfizi talebinden bağımsız bir talep olduğunu, hakem kararının öncelikle kamu düzenine ve dolayısıyla MÖHUK’un 62. maddesine aykırı olduğunu, tahkim anlaşmasının seri tahkim usulünün yürürlüğe girmesinden önce yapıldığını, MTO Kuralları’nın 30/3/a maddesine göre, davacının seri usulün uygulanması talebinin reddedilmesi gerektiğini, bu hususa ilişkin itirazların hakem heyetince görmezden gelindiğini, tarafların tahkim anlaşmasını yapıp, yargılamanın MTO kurallarına göre yürütülmesini kararlaştırdıkları tarihte Seri Tahkim usulü diye bir usul bulunmadığını, dolayısıyla tenfizi talep edilen kararın verildiği tahkim yargılamasında uygulanan Seri Tahkim usulünün, tarafların tahkim anlaşmasına aykırı olduğunu, MTO tarafından herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin, resmi olarak İngiliz Hukuku’nu uygulama yetkisi bulunmayan bir hakem atandığını, ve yargılamanın böyle bir hakem tarafından yürütüldüğünü, MTO’nun, taraflardan görüş sormasına rağmen hiçbir açıklama yapmadan İngiliz Hukukundaki yetkinliği şüpheli bir hakemi atamasının müvekkilinin savunma hakkını ve hukuki dinlenilme hakkını ihlal ettiğini, ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan tenfiz istemine ilişkindir. Davacı alt yüklenici, davalı yüklenicidir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı tarafça istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı, taraflar arasındaki alt yüklenici sözleşmesi uyarınca üstlendikleri işleri yaptıklarını, davalının iş bedelini ödememesi üzerine sözleşmenin 35/2 maddesindeki tahkim şartı gereğince tahkime başvurduklarını, "Milletler Arası Tahkim Divanı"nın davacı lehine alacağa hükmettiğini ileri sürerek, söz konusu kararın tanıma ve tenfizini istemiştir. Davalı, tanıma ve tenfiz şartlarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece davanın kabulü ile Milletlerarası Ticaret odası, Milletlerarası Tahkim Divanının, 12 Haziran 2023 tarihli ve Dava No: 27123/051/KFH (EPP) numaralı Kararının ve 19 Eylül 2023 tarihli Ek Karar ile düzeltilmiş halinin tenfizine karar verilmiş, Dairemizin 2025 773 E- 835 K sayılı ilamı ile davanın nispi harca tâbi olduğu, harç eksikliğinin giderilmesi yönünde yapılan kaldırma kararına rağmen, mahkemece davanın kabulü ile yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilmiş ancak, tanıma - tenfiz davalarının maktu harca tâbi olduğu gerekçesiyle karar ve ilam harcının maktu olarak alınmasına hükmedilmiştir. 1- Yargıtay 6. HD'nin 2025/2000 E- 2980 K sayılı bir kararında "Harçlar Kanunu'nun 4. maddesi gereğince yabancı bir mahkeme tarafından verilen ilamların tenfizi için açılacak davalardan, bu ilamlarda hükmolunmuş şeyin değeri, nevi ve mahiyetine göre nispi harç alınır. Aynı Yasa'nın 30 ve 32. maddelerine göre de eksik nispi harç tamamlanmadıkça yargılama işlemleri yapılamaz ve HMK m. 150 ve 320/4 gereği dava dosyası işlemden kaldırılır. Süresi içerisinde harcın ikmal edilmemesi durumunda ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilir. Somut olayda, tenfiz istemine konu yabancı mahkeme kararı nispi harca tâbi olmasına rağmen maktu harç ödenerek dava ikame edilmiştir. Bu durumda İlk Derece Mahkemesince, tenfiz istemine konu yabancı mahkeme kararının nispi harca tâbi olduğu gözetilerek, az yukarıda belirtildiği şekilde davacıya eksik nispi harcın tamamlaması için ihtaratlı muhtıra çıkarılarak süre verilmesi ve oluşacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün re'sen bozulması gerekmiştir. " İçtihatında bulunulmuştur. Yine aynı Daire 2023/1646 E-546 K sayılı bir kararında da yabancı mahkeme kararının tenfiz talepli bir davada nispi harç alınmasına ilişkin mahkeme kararının onanmasına karar vermiştir. Eser sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıkları incelemekle görevli Yargıtay 6. HD'nin yabancı mahkeme kararlarının tenfizi talepli davalarda, tenfizi istenen yabancı mahkemedeki davanın nispi harca tâbi olması durumunda, tenfiz talepli davada da nispi harç alınması gerektiği görüşünde olduğu anlaşılmaktadır. Davaya konu yabancı mahkemedeki davanın da alacak talepli olup, nispi harca tâbi olduğu görülmektedir. Bu itibarla Dairemizce somut dava için Yargıtay 6. HD içtihatları çerçevesinde nispi harç alınması gerektiği değerlendirilmiştir. 2- 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 15. maddesine göre yargı harçları (1) sayılı tarifede yazılı işlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nevi ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınır. Aynı Yasa'nın 28/1. maddesinin a bendinde karar ve ilâm harcının dörtte birinin peşin geri kalanın kararın verilmesinden itibaren iki ay içinde ödeneceği hükmü yer almakta olup yine aynı Kanun'un 32. maddesinde yargı harçları ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılmayacağı emredici hükmü konulmuştur. Harçlar Kanunu ile ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, emredici nitelikte bulunduğundan mahkemece ve istinaf incelesinde Dairemizce re'sen nazara alınır. Davacı taraf Harçlar Yasasına göre harçtan muaf olan kişilerden değildir. Nispî karar ve ilam harcına tabî davalarda, dava değeri üzerinden peşin nispî ilâm harcının alınması zorunludur. Uyarıya rağmen yatırılmaması halinde Harçlar Kanunu'nun 32. maddesine göre müteakip işlemler yapılamayacağından dava dosyasının işlemden kaldırılması gerekir. İlk derece mahkemesince Harçlar Kanunu'nun bahse konu hükümleri doğrultusunda eksik yatırılan nispi harç miktarının yatırılması için uygun bir kesin süre verilmeli, öngörülen kesin süre içinde noksan harcın ikmal edilmesi halinde dava esastan karara bağlanmalı, noksan harcın tamamlanmaması halinde, HMK 150 maddesi uyarınca önce dosya geçici olarak işlemden kaldırılmalı, 3 aylık süre içinde harcın ikmal edilmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmelidir. Yukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.4 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip karara bağlanması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/756 Esas, 2025/925 nolu kararının HMK'nın 353/1-a.4 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip, karara bağlanmak üzere mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafça yatırılan, istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf başvuru harcının ilk derece mahkemesince verilecek yeni kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 7-Dosya kapsamında icranın geri bırakılması kararı alınabilmesi için yatırılan bir teminat bulunması halinde, İİK. 36/5 maddesi uyarınca ilgili icra müdürlüğünce teminatın yatıran tarafa iadesine, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 07/05/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... E-imzalıdır Üye ... E-imzalıdır Üye ... E-imzalıdır Katip ... E-imzalıdır