Yanılma veya aldatma sebebiyle ya da korkutulma sonucunda sözleşme yapan taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse, sözleşmeyi onamış sayılır. Aldatma veya korkutmadan dolayı bağlayıcılığı olmayan bir sözleşmenin onanmış sayılması, tazminat hakkını ortadan kaldırmaz.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirketin hisselerini 15.03.2018-04.06.2018 tarihleri arasında 4,5-6,78 TL fiyat aralığından aldığını, bu işlemi yapmasında davalı şirketin ....ile aralarında AC/DC elektrikli araç şarj istasyonları üretimi ve montajı ile ilgili bir ticari ilişkiyi değerlendirmek için gizlilik sözleşmesi imzalandığı haberinin şirketin kendi sitesinde hemde bir haber kanalında duyurulması ile uluslararası yatırım şirketi olan ... ile davalı şirket ortakları ... arasında 08.03.2018 tarihinde Sermaye İştirak Taahhüdü ve Pay Ödünç Sözleşmesi(Subscription Cornmitment and Share Lending Agreement) imzalanmasının etkili olduğunu, davalı şirketin 08.03.2018-30.03.2018 tarihleri arasında Kamuyu Platformu'nda yer alan açıklamalar ve ... pay piyasasında meydana gelen fiyat ve miktar hareketleri nedeniyle, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu (SPK)'nun 1 inci maddesi çerçevesinde yatırımcıların hak ve yararlarının korunmasını teminen ,SPK'nun 101/1 maddesi ve V.101.1 sayılı Bilgi Suistimali ve Piyasa Dolandırıcılığı İncelemelerinde Uygulanacak Tedbirler Tebliği'nin 5/1 ve 6/1 maddeleri uyarınca aşağıdaki tabloda bilgilerine yer verilen kişiler hakkında 06.04 . 2018 tarihinden başlamak üzere borsalarda 6 ay süreyle geçici işlem yasağı uygulanmasına karar verildiği, Bu süreçten itibaren davalı şirket hisselerinin sert bir şekilde düşmeye başladığı, davacının davalı şirketin projelerine ve anlaşmalara güvenerek almış olduğu hisselerden dolayı zarar ettiğini, davacının şirket tarafından verilen bilgilerin gerçeği yansıtmadığını öğrenerek davalı şirket yetkililerine birçok farklı iletişim kanalından ulaşmaya çalıştığı, çoğu zaman bilgi alamadığını ve verilen bilgilerin açıklayıcı ve tatmin edici bulunmadığını davalı şirket ve kurucu ortağı ... hakkında SPK”'nın 2018/17 sayılı Bülten Kararı ile geçici işlem yapma yasağı ile ilgili olarak Kamuoyu Aydınlatma Platformunda yaptığı özel durum açıklamasında da şirketin SPK tarafından incelendiğini doğruladığı, Sermaye piyasası araçlarının değerini etkileyebilecek yalan, yanlış, yanıltıcı, mesnetsiz bilgi vermek, haber yaymak, yorum yapmak ya da açıklamakla yükümlü olunan bilgileri açıklamamak şeklinde yapılan hareketlere Finansal Bilgi Manipülasyonu dendiği ve açıklanan tüm bu olaylar nedeniyle davalı şirketin manipülatif fiiller gerçekleştirdiğini gösterdiğini, Manipülasyon sonucu davacının malvarlığında haksız kayıp meydana geldiğini, davalının manipülatif fiilleri nedeniyle davacının hisse değerinin yükseleceği konusunda aldatıldığını, borsada işlem yaptığı, Manipülasyon sonucu etkinin kalkmasını takiben hisse değerinin düştüğü ve fiyatın değişmesi sonucu da davacının malvarlığında azalma meydana geldiğini, güncel hisse değerinin 4.08 olduğu, davacı hisse alımını 5.98 “den gerçekleştirdiği, SPK m.47 bir ceza hükmü de olsa manipülasyondan doğan hukuki taleplerin de temel dayanağını oluşturduğunu, Yine TBK m.39: “ aldatma veya korkutmadan dolayı bağlayıcı olmayan bir sözleşmenin onanmış sayılması, tazminat hakkını ortadan kaldırmaz” hükmü gereği taraf manipülatif bir fiilin etkisi ile menkul kıymet alım satımını yapmış olsa ve daha sonra manipülasyonu öğrendiği halde kurulmuş sözleşmesel ilişkinin devamına icazet verilmiş olsa dahi uğradığı zararları talep edebileceğini, tüm bu nedenlerle şimdilik harca esas olması bakımından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 250,00 TL üzerinden açtıkları davalarının kabulüne, müvekkilinin uğratılmış olduğu zararların tazmininin manipülatif fillerin gerçekleştiği andan başlatılarak karar tarihine kadar mevduata uygulanan faizden düşük olmamak üzere yasal faiz işletilmesine, yargılama giderleri ve yasal vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili 13.11.2020 harç tarihli dilekçesi ile talep dilekçesinde beyan edilen alacağın 24.01.2020 tarihli Bilirkişi EK Raporu doğrultusunda, müddeabihin ıslahı yolu ile 15.171,90 TL artırılarak, toplam 15.371,90 TL'nin davalı taraftan alınarak davacı Fatih DEMİR'e ödenmesini talep etmiştir.