T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/99 - 2025/1489 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/99 KARAR NO : 2025/1489 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16.12.2022 NUMARASI : 2020/316 Esas 2022/999 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 27.11.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/99 - 2025/1489 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/99 KARAR NO : 2025/1489 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16.12.2022 NUMARASI : 2020/316 Esas 2022/999 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 27.11.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 18.12.2025 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16.05.2018 tarihinde, davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki, davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın, yaya konumunda bulunan davacı ...'ya çarpması sonucunda davacının sol ayak bileğinde kırık meydana geldiğini, maluliyetinin oluştuğunu belirterek fazlaya dair tüm hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL (50,00 TL geçici iş gücü kaybı, 50,00 TL kalıcı iş gücü kaybı) maddi tazminata başvuru tarihi olan 28.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 50.000,00 TL manevi tazminatın ise kaza tarihi olan 16.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile talebini, geçici işgöremezlik tazminatı için 1.923,00 TL’ye yükseltmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde davacı yayanın asli kusurlu olduğunu, kontrolsüz ve dikkatsiz şekilde yolun karşısına geçmeye çalıştığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı kazaya karışan aracın davalı şirkete, 05.12.2017-05.12.2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 30339842 numaralı Karayolu Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı sorumluluğun sigortalının kusuru oranında olmak üzere, bedeni zararlarda şahıs başına azami 360.000,00 TL ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davacının %70 oranında, davalı sürücünün %30 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümünden alınan raporda, davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyetinin %0 oranında, tıbbi iyileşme süresinin 4 ay olduğunun belirlendiği, davacının geçici işgöremezlik zararının hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor alındığı, alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacının kazada yaralanması nedeniyle TBK’nın 56. maddesi gereğince davacı lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davacının sürekli iş göremezlik talebi bakımından davanın reddine, davacının geçici iş göremezlik talebi bakımından davanın kabulü ile, 1.923,74 TL tazminatın davalı ... sigorta AŞ yönünden temerrüt tarihi olan 13.07.2020, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 16.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 1.000,00 TL tutarındaki manevi tazminatın kaza tarihi olan 16.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; maluliyet raporları arasında çelişki olduğunu, bu nedenle adli tıp kurumundan rapor alınması gerektiğini, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu, davalı lehine, davacıya takdir edilen vekalet ücretinden daha fazlasının verilemeyeceğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Davacı vekili, davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın, yaya konumunda bulunan davacıya çarparak yaralanmasına ve malul kalmasına neden olduğunu belirterek geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı ile manevi tazminat talep etmiştir. 1- Mahkemece, davacının maluliyetinin belirlenmesi yönünden Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından rapor alındığı; raporda, davacının kaza sonrası sağ ayak bileğinde kırıklar olduğu ameliyat edilerek platin takıldığı, yapılan fizik muayenesinde yürüyüşünün normal, sol dış malleol ve iç malleolde skar izi olduğu, sağ ayak bileğinin doğal ve hareket kısıtlılığının bulunmadığının belirtildiği, davacının tedavisine ilişkin tıbbi evrakların ve raporların incelendiği, dvacını yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihi itibariyle uygulanmakta olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre daimi maluliyet oranının % 0 olduğunun, yaralanmanın araz bırakmadan iyileştiğinin, tıbbi iyileşme süresinin 4 ay olduğunun belirlendiği, raporun, ayrıntılı ve gerekçeli şekilde tanzim edildiği, hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmekle hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiş, davalı vekilinin davacının daimi maluliyet oranına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. 2- Davacının manevi tazminat istemi TBK’nın 56. maddesine dayanmakta olup, bu maddeye göre belirlenecek tazminatın zarara uğrayanda bir giderim duygusu yaratması gerektiği açıktır. Ancak tazminat belirlenirken sadece zarara uğrayan yönünden bakılmayıp, karşı taraf açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Bu nitelikte bir tazminat miktarı ise, tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumlarına, duyulan acıya, olay tarihindeki paranın satın alma gücüne vb. gibi verilere göre belirlenebilecektir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; kazanın gerçekleşme biçimi, kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur oranı, davacının yaralanmasının niteliği (ayak bileği kırığı), tıbbi iyileşme süresi (4 ay), tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kaza tarihinde paranın satın alma gücü ile yukarıda açıklanan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde, ilk derece mahkemesince hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğu kanaatine varılmıştır. Bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, dosya üzerinden yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve ilkeler çerçevesinde yeniden yapılan değerlendirmede; davacı lehine 7.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin somut olayın özelliğine, hak ve nesafete ve manevi tazminatın amacına uygun olacağı takdir edilmiş, davacı vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmüştür. 3-Kabule göre de; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. Maddesindeki “ (1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. (3) Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. (4) Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur.” düzenleme gereğince davacının manevi tazminat talebinin kısmen reddi nedeniyle davalı ... lehine 1.000,00 TL vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinden daha fazla olacak şekilde 9.200,00 TL vekalet ücreti takdir edilmesi isabetli olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan inceleme sonunda; davacı vekilinin istinaf başvurusunun, manevi tazminatın miktarı ve vekalet ücreti yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılması ve kesinleşen hususlar korunmakla düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine, davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; I -Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin reddine, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, Buna göre; A-)Maddi tazminat talepleri yönünden; 1-)Davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin REDDİNE, 2-)Davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinin KABULÜ ile, 1.923,74 TL tazminatın davalı ... sigorta AŞ yönünden temerrüt tarihi olan 13.07.2020, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 16.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 199,72 TL harçtan peşin alınan 171,12 TL peşin harcın ile 80,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 51,40 TL'nin davacıya iadesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanıp takdir edilen 1.923,74 TL vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5- Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanıp takdir edilen 50,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olarak 54,40 TL Başvurma harcı, 171,12 TL Peşin harç, 80,00 TL ıslah harcı, 7,80 TL Vekalet harcı toplamı 313,32 TL'nin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 430,50 TL posta ve müzekkere gideri, üç bilirkişi ücreti 2.400,00 TL olmak üzere toplam 2.830,50 TL'nin kabul ve red oranı dikkate alınarak 2.759,73 TL'nin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalan masrafın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 1.287,00 TL'sinin müştereken ve müteselsilen davalılardan 33,00 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 8- Kullanılmayan gider avansı var ise yatıran tarafa iadesine, B-)Manevi tazminat talebi yönünden; 1-Davanın kısmen kabulü ile; 7.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan 2025 yılı AAÜT gereğince belirlenen 7.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan 2025 yılı AAÜT gereğince belirlenen 7.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, 4- Kullanılmayan gider avansı var ise yatıran tarafa iadesine, II - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN: 1-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde davacıya iadesine, 2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 453,00 TL tebligat ve posta masrafı ile 269,85 TL istinaf başvurma harcı olmak üzere toplam 722,85 TL istinaf yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 3- Davacı tarafından yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4-Kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren iki haftalık süresi içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 27.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.