Başvuru, ceza infaz kurumunda cinsel yöneliminden dolayı tek kişilik odada barındırılma nedeniyle kötü muamele yasağıyla bağlantılı ayrımcılık yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ceza infaz kurumunda cinsel yöneliminden dolayı tek kişilik odada barındırılma nedeniyle kötü muamele yasağıyla bağlantılı ayrımcılık yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 29/12/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. Başvuru formu ve ekleri ile Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler doğrultusunda tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir: 1989 yılı doğumlu olan başvurucu, muhtelif suçlardan mahkûm olarak ceza infaz kurumuna yerleştirilmiştir. 12/8/2015 tarihinde Burdur E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan Alanya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna (İnfaz Kurumu) nakledilen başvurucunun aynı tarihli İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu (İdare ve Gözlem Kurulu) kararıyla "cinsel kimlik bozukluğunun belirtilmesi" gerekçesiyle tek kişilik odada barındırılmasına karar verilmiş, tekli odaların dolu olması nedeniyle mahkûm kabul biriminde bulunan doktor odasına geçici olarak yerleştirilmiştir. Başvurucu bu odada yaklaşık dokuz gün kalmıştır. Başvurucu daha sonra tek kişilik odaya alınmış, başvuru tarihine kadar tekli odalarda tutulmuştur. Başvurucu 30/11/2016 tarihinde İnfaz Kurumundan eş cinsel tutuklu ve hükümlüler için ayrı bir koğuş açılmasını, bunun mümkün olmaması hâlinde diğer hükümlü ve tutuklularla birlikte havalandırmaya çıkarılmasını, ortak spor, kültür ve sanat etkinliklerinden yararlandırılmasını talep etmiştir. Talebi değerlendiren İdare ve Gözlem Kurulu 6/12/2016 tarihinde kurumun fiziki yapısının ve kapasitesinin uygun olmaması nedeniyle ayrı oda açılamayacağını, ayrıca başvurucunun on beş günde bir diğer tutulanlarla sportif faaliyetlere katıldığını belirterek talebini reddetmiştir. Başvurucu 8/12/2016 tarihinde Alanya İnfaz Hâkimliğine (İnfaz Hâkimliği) müracaat ederek "tecridin kaldırılması istemi" konulu dilekçesinde iki yıla yakın süre tek kişilik odada kaldığını, havalandırmadan yalnız yararlandığını, diğer tutulanlarla görüşemediğini belirterek İnfaz Kurumunda bulunan eş cinsel tutuklu ve mahkûmlar için ayrı bir koğuş açılamıyorsa da diğer hükümlü ve tutuklularla birlikte havalandırmaya çıkarılmasını, ortak spor, kültür ve sanat etkinliklerinden yararlandırılmasını talep etmiştir. İnfaz Hâkimliği 15/12/2016 tarihli kararıyla başvurucunun talebini kabul etmiş, yeterli araştırma ve inceleme yapılmaksızın başvurucunun taleplerinin sadece bir kısmı hakkında karar verilmesi nedeniyle 6/12/2016 tarihli İdare ve Gözlem Kurulu kararının iptaline karar vermiştir. İptal kararı doğrultusunda İdare ve Gözlem Kurulu 8/2/2017 tarihinde başvurucunun talepleri hakkında yeniden değerlendirme yapmıştır. Eş cinsel tutuklu ve hükümlüler için ayrı bir koğuş açılması talebinin fiziki şartlar, tutulan kişilerin bir kısmının arasında husumet bulunması ve kapasitenin yetersiz olması nedeniyle uygun görülmediği belirtilen kararda başvurucunun haftada bir diğer hükümlü ve tutuklularla sportif faaliyetlere katıldığı, her gün 1 saat havalandırma imkânından yararlandığı açıklanmıştır. Başvurucu 29/12/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucu, tutulma koşullarının değiştirilmesiyle ilgili olarak Anayasa Mahkemesinden tedbir talebinde bulunmuştur. Başvurucunun talebi Anayasa Mahkemesinin 10/1/2018 tarihli kararıyla başvurucunun sağlık hizmetlerine erişim imkânına sahip olduğu, ceza infaz kurumunda tek kişilik odada tutulmasının da yaşamına ya da maddi veya manevi bütünlüğüne yönelik ciddi bir tehlike oluşturmadığı gerekçesine istinaden Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca reddedilmiştir. Bu arada başvurucu, odasında yüksek sesle konuşması nedeniyle 29/7/2017 tarihinde infaz görevlileriyle tartışmış, ardından kurum görevlilerine karşı uygunsuz söz söyleme veya davranışta bulunma disiplin suçunu işlediği gerekçesiyle İnfaz Kurumu Disiplin Kurulunun 4/8/2017 tarihli kararıyla başvurucunun 1 ay bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir. Başvurucunun anılan disiplin cezasına itirazı İnfaz Hâkimliği tarafından 9/8/2017 tarihinde "disiplin cezasını gerektiren eylem bulunmadığı" gerekçesiyle kabul edilerek ceza iptal edilmiştir. Başvurucu 27/4/2017 tarihinde, Bakanlıktan Antalya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna naklini talep ettiğini, başvuru tarihi itibarıyla dilekçesinin değerlendirilmediğini dile getirmiştir. Nakil talebinin akıbeti hakkında başvurucu, daha sonra bilgi vermemiştir. UYAP'ta başvurucunun 30/7/2018 tarihinde Çorum L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledildiği açıklaması mevcuttur. Başvurucunun nakil talebi ile ilgili Bakanlık görüşünde bir kısım bilgiye yer verilmiştir. Buna göre nakil talebi İdare ve Gözlem Kurulunun 15/2/2017 tarihli kararıyla başvurucunun 24/9/2016 tarihinde disiplin cezası almasına dayanılarak iyi hâlini kaybettiği gerekçesiyle reddedilmiştir. Ek olarak anılan İdare ve Gözlem Kurulu kararının infaz hâkimliği onayına sunulmasına karar verildiği anlaşılmakla birlikte infaz hakimliğinin bu hususta verdiği karar Bakanlık görüşüne yansımamıştır. Başvurucu da bu sürece ilişkin herhangi bir bilgilendirme yapmamıştır. Daha sonra Antalya Valiliğine nakil talebi ile ilgili yapılan başvurunun kabulü neticesinde başvurucunun 30/7/2018 tarihinde Çorum L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledilerek üç kişilik koğuşa yerleştirildiği açıklanmıştır. Bakanlığın 23/11/2021 tarihinde ifade ettiği kadarıyla başvurucu hâlen bu üç kişilik koğuşta tutulmaktadır. A. İlgili Ulusal Hukuk 16/5/2001 tarihli ve 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu'nun "İnfaz hâkimliklerinin görevleri" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "Hükümlü ve tutukluların ceza infaz kurumları ve tutukevlerine kabul edilmeleri, yerleştirilmeleri, barındırılmaları, ısıtılmaları ve giydirilmeleri, beslenmeleri, temizliklerinin sağlanması, bedensel ve ruhsal sağlıklarının korunması amacıyla muayene ve tedavilerinin yaptırılması, dışarıyla ilişkileri, çalıştırılmaları gibi işlem veya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak."B. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) İçtihadı AİHM, eş cinsel bir tutuklunun sosyal ve duyusal izolasyona maruz kaldığı iddiasına dayanan başvuruda başvurucunun tek kişilik odada tutulmasıyla birlikte diğer tutulma koşullarını da değerlendirerek bir sonuca ulaşmıştır. Buna göre AİHM, başvurucunun açık havadan yararlanma hakkının bulunmamasının yanı sıra diğer mahkumlarla temasına izin verilmemesini somut olay bakımından insanlık dışı ve aşağılayıcı muamele olarak nitelendirerek Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (Sözleşme) maddesinin ihlal edildiğine karar vermiştir (X/Türkiye, B. No: 24626/09, 9/10/2012). Diğer taraftan AİHM bir önceki paragrafta yer verilen kararında, infaz hâkimliğive ardından ağır ceza mahkemesinin başvurucunun fiziki tutulma koşullarıyla ilgili şikâyetleri ile tek kişilik odada tutulmasının etkilerini azaltacak açık havaya çıkma ve diğer tutulanlarla sosyal etkinliklere katılma taleplerinin esasını incelemediğini gözlemlemiş, bu bağlamda tutulma koşullarına ilişkin şikâyetler bakımından etkili bir başvuru yolundan başvurucunun mahrum bırakılmasını da Sözleşmenin maddesine aykırı görmüştür (X/Türkiye, §§ 43-45).