1. Ceza Dairesi 2022/15449 E. , 2024/2645 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3644 E., 2021/2387 K. SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası
**1. Ceza Dairesi 2022/15449 E. , 2024/2645 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3644 E., 2021/2387 K. SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sungurlu Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.04.2018 tarihli ve 2017/49 Esas, 2018/36 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve aynı maddenin ikinci fıkrasının (b) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir. 2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 22.09.2021 tarihli ve 2019/3644 Esas, 2021/2387 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi ile son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; meşru savunma ve diğer lehe hükümler gözetilerek sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiğine, haksız tahrik indirim oranının azaltılmasının ve temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılarak cezanın İstinaf Mahkemesince artırılmasının hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Olay günü ..., ..., ... ve sanık ...'in yemek yemek için ... Lokantasına gittikleri, öncesinde alkol aldıkları, lokantaya daha sonrasında ..., katılan ... ve ...'ın geldikleri, ...'un yemek sonrasında ...'e "afiyet olsun tosunum" dediği, ...'in de ...'a benzer şekilde "tosunum, koçum" gibi kelimeler kullanarak cevap verdiği, ...'un ...'i kullandığı bu kelimelerden dolayı uyardığı, akabinde ... ile ...'in konuşmak için dışarı çıktıkları, sonrasında diğer şahısların da dışarıya çıktığı, ...'un dışarıda ...'i yere yatırarak darp ettiği, kavgayı ayırmak isteyen ..., sanık ... ve Melih'e katılan ...'ın engel olmaya çalıştığı, tanık ...'in katılanın engellemesinden kurtularak ...'i yerden kaldırdığı, sanık ve ...'ın da şahısları ayırmak için harekete geçtikleri, katılanın buna engel olmak istediği ve cebinden olay yerinde ele geçirilen siyah renkli maket bıçağını çıkardığı, bu bıçakla sanığı tehdit ettiği, sanığın da bunun üzerine lokantaya yönelerek tezgahta duran ekmek bıçağını aldığı ve kavga yerine döndüğü, arkadaşı ...'e yardım etmek istediği esnada ... ile arbede yaşadığı ve elindeki bıçağı ...'a doğru sallayıp dizinden yaraladığı, ardından katılanın sanığın yanına geldiği ve ona yönelik hamle yaptığı sırada sanığın bıçağı ona salladığı ve katılanı yaşamını tehlikeye sokan bir duruma ve organlarından birinin işlevinin sürekli yitirilmesine neden olacak şekilde yaraladığı, kavganın bu süreçte devam ettiği ve polislerin gelmesiyle kavganın sona erdiği anlaşılmıştır. 2. Sanık savunması, katılanın beyanları, tanıkların anlatımları, katılan hakkında Hitit Üniversitesi Erol Olçok Çorum Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 06.04.2017 tarihli rapor, yazı cevapları, olay yeri krokisi, uzmanlık raporu, nüfus ve adli sicil kayıtları, tutanaklar ve diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Suç tarihinde sanığın yanında arkadaşları ..., ... ve ... ile birlikte bir restoranda alkol aldıkları ve yemek yedikleri sırada aynı restorana ..., kardeşi ... ve katılan ...'ın geldikleri, ... ve arkadaşlarıyla tanıştıkları için selamlaştıkları ve yan masaya oturdukları, bu sırada ... ile ... arasında konuştukları sırada tartışma çıktığı, tartışmanın devamı üzerine ... ve ...'in dışarıya çıktıkları, tartışmanın dışarıda kavgaya dönüştüğü, bunun üzerine sanık ve arkadaşlarının da dışarıya çıktıkları, ...'un arkadaşı olan katılanın da dışarıya çıktığı, ...'un ...'in boğazını sıktığı ve yere düştüğü, bu sebeple sanık ve arkadaşlarının kavgayı ayırmak istedikleri ancak katılanın elindeki bıçağı sanığa gösterdiği, böylece sanığı tehdit ettiği, bunun üzerine sanığın lokantaya giderek bıçak alarak dışarı çıktığı, ...'un bacağına saplayarak ...'u basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaraladığı, katılanın engel olduğu sırada sanığın katılana da bıçakla vurarak hayati tehlike geçirecek ve organlarından birinin işlevinin yitirilmesine neden olacak şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği anlaşılmış, sanığın eylemini karşılıklı kavga ortamında gerçekleştirdiği, ilk haksız hareketin kimden geldiğinin kesin olarak bilinmediği, bu haliyle tahrikin niteliği ve boyutuna göre cezasından tahrik sebebiyle asgari oranda indirim yapılması gerekirken 1/2 oranında indirim yapılması, katılanın duyu veya organlarından birinin işlevinin sürekli yitirilmesine sebebiyet verecek şekilde ve hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanmış olması, sanığın kastının yoğunluğu göz önünde bulundurulduğunda temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince fiilin ağırlığıyla orantılı olarak 61 inci maddedeki hususlar gözetilmek suretiyle hakkaniyete uygun olarak belirlenmesi gerekirken alt sınırdan belirlenmesi ve yine 5237 sayılı Kanun'un 87 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında yaralanma söz konusu olduğundan, hükümde ayrıca aynı Kanun'un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuş ve katılan vekilinin ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan Hukuki Süreç başlığı altında (2) numaralı bentte ayrıntılarına yer verildiği üzere cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporun yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek teşdiden belirlendiği, birden fazla nitelikli halin ihlali ile atılı suçu işleyen sanık hakkında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinde isabetsizlik görülmediği, ilk haksız eylemin kim tarafından gerçekleştirildiğinin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle tespit edilememesi karşısında meşru savunma ya da sınırın aşılması hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı, bu sebeple sanık lehine asgari oranda haksız tahrik indirimi uygulanmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, Tebliğname'deki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 22.09.2021 tarihli ve 2019/3644 Esas, 2021/2387 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sungurlu Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.04.2024 tarihinde karar verildi.