T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 37. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1759 KARAR NO : 2025/3361 KARAR TARİHİ: 15/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 25/06/2025 NUMARASI : 2025/446 2025/485 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) Taraflar arasındaki davada İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi ile İstanbul 1. Asliye Ticaret Ma…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 37. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1759 KARAR NO : 2025/3361 KARAR TARİHİ: 15/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 25/06/2025 NUMARASI : 2025/446 2025/485 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) Taraflar arasındaki davada İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi ile İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Dava, İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) talebine ilişkindir. İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesince,"... Mahkememizin 2025/263 Esas sayılı dosyasında görülen davasının basit yargılama usulüne tabi olduğu, birleştirilen İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/317 Esas sayılı dosyasında görülen itirazın iptali davasının yazılı yargılama usulüne tabi olduğu, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre farklı yargılama usulüne tabi davaların birleştirilerek görülmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, Mahkememizin 2025/263 Esas sayılı dosyası ile birleştirilen İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/317 Esas dosyası tefrik edilerek Anayasa'nın 37. maddesinde yer alan " doğal hakim " ilkesi gereği dosyanın ilk tevzi edildiği mahkeme olan İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine..." gerekçesiyle gönderme kararı verilmiştir. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesince,"... Mahkememizin işbu dava dosyasında mahkememizce yapılan birleştirme ile, İstanbul 1 ATM’nin birleştirilen üye hakim tarafından yürütülen 2025/403-438 sayılı dava dosyası arasında önce birleştirilen İstanbul 1. ATM 2025/263 Esas sayılı dosyası içerisine alınmadan ayrı bir esasa kaydedilmek suretiyle dosyanın esasın, davanın konusu uyuşmazlığın aynı faturadan kaynaklanıyorsa da, fatura konusu bedelin taksitlerle ödenmesine karar verildiği ve mahkememizdeki dosyanın 2025 Ocak, Şubat ayları ve 2024 Kasım, Aralık aylarına ilişkin taksitlerle ilgili yapılan İstanbul 32. İcra Müdürlüğünün...7 Esas sayılı icra dosyası ile ilgili olduğu, İstanbul 1 ATM’nin 2025/263 Esas sayılı dosyasında ise, İstanbul 4 İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine konu edilen 2024 Ağustos, Eylül, Ekim aylarının taksitlerinin ödenmemesi ile ilgili olduğu ifade edilerek aynı faturadan kaynaklanan alacağın taksitlendirilmesi sebebiyle farklı icra takiplerinin ve basit yargılama usulüne tabi bir dava ile yazılı yargılama usulüne tabi davanın birleştirilemeyeceği gerekçesiyle Mahkememize iade edilen ve mahkememizce yapılan iadenin 6100 sayılı HMK’nın m.166’a aykırı olduğu ayrıca, ilk davanın açıldığı İstanbul 1 ATM’nin 2025/263 Esas sayılı dosyasında esasen yerleşik yargıtay içtihatları ve HMK gereğince uyuşmazlığın miktarı itibari ile dava tarihine göre heyette görülmesi gereken davanın kısmi dava olarak nitelendirilerek fatura miktarı ve uyuşmazlık konusunun değeri dikkate alınmaksızın tek hakim tarafından yargılamaya başlanarak basit yargılama usulünün uygulanmasının ve buna dayanarak icra takiplerinin farklı olması, basit yargılama usulüne tabi dava ile yazılı Yargılama usulüne tabi davanın birleştirilemeyeceğine ilişkin İstanbul 1 ATM’nin 2025/440-480 sayılı heyetçe verilen gönderme kararının niteliği itibari ile her iki mahkeme arasında uyuşmazlık doğuran görevsizlik sonucunu doğuran nitelikte bulunması dikkate alınarak, kesin nitelikteki mahkememiz kararı ile İstanbul 1 ATM’nin kararları arasındaki her iki mahkemenin davaya bakmama yönündeki kararlarının kesin olduğu görülmekle, davaya bakacak mahkemenin belirlenmesinin, görev uyuşmazlığı niteliğinde değerlendirilerek sorunun çözümü için dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi merci tayini dairesine gönderilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Tüm bu hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde mahkememiz ile İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi arasında görev uyuşmazlığı da çıktığı aşikardır. Gerek mahkememiz dosyasından verilen muhtelif tarihli birleştirme ve gönderme kararları ile gerek İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin tefrik ile yeni esasa kaydedilen gönderme kararları gereği davanın görev uyuşmazlığı hususunda halli için dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Merci Tayini dairesine gönderilmesine..." gerekçesiyle gönderme kararı verilmiştir.6100 sayılı HMK'nın 22/2. maddesi uyarınca, "İki mahkemenin aynı dava hakkında göreve veya yetkiye ilişkin olarak verdikleri kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği takdirde, görevli veya yetkili mahkeme, ilgisine göre bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca belirlenir."Buna göre, somut uyuşmazlıkta, usûle ilişkin nihaî kararlardan olan ve yazılması, kapsamı ve kanun yolları bakımından, hükümler gibi işlem görecek olan (HMK m. 294/6) ve HMK'nın 21 ve 22. maddelerinde yargı yeri belirlenmesi bakımından mevcudiyeti şart koşulan nitelikte "yetkisizlik-görevsizlik kararı" bulunmadığından, merci tayini (yargı yeri belirlenmesi) için öngörülen koşullar gerçekleşmemiştir.Öte yandan, bir yerde aynı mahkemeden birden fazla bulunuyorsa, bunlar arasındaki ilişki genel anlamda iş dağılımı ilişkisidir. Diğer anlatımla, bir yerde bulunan aynı ad ve nitelikteki asliye hukuk veya sulh hukuk mahkemelerinin (birbirleri, yani asliye hukuk mahkemeleri ile sulh hukuk mahkemeleri arasındaki değil), kendi aralarındaki ilişki, iş dağılımı ilişkisidir.Keza, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09.06.2004 tarihli ve 2004/4-337 E., 2004/337 K. sayılı ilâmında da bir yerdeki birden fazla ticaret mahkemeleri arasındaki ilişkinin "işbölümü ilişkisi" olmayıp, yalnızca bir "iç ilişki" olduğuna değinilmiştir.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarında, bir yerdeki birden çok aynı tür mahkeme, örneğin birden çok iş mahkemesi arasındaki ilişki bakımından; bazen bu ilişkinin işbölümü ilişkisi olmayıp, yalnızca bir iç ilişki olduğuna değinilmiş, bazen de bu ilişki (geniş anlamda) işbölümü ilişkisi olarak nitelendirilmiş, ancak, bu işbölümü ilişkisinin, gerçekte bir iç ilişki niteliğinde olduğu da açıkça belirtilmiştir.Birden fazla ticaret mahkemesi bulunan bir yerdeki ticaret mahkemelerinden birinde görülmekte olan bir davada, tarafların, o davanın, aynı yerdeki başka bir ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiği yönünde teknik anlamda "iş dağılımı veya iç ilişki" (geniş anlamda işbölümü) itirazında bulunabilmeleri de mümkün değildir.26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun "Hukuk mahkemelerinin kuruluşu" başlıklı 5. maddesinin 17/4/2013 tarihli ve 6460 sayılı Kanunun 10. maddesiyle değişik beşinci fıkrası hükmüne göre; "İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde hukuk mahkemelerinin birden fazla dairesi oluşturulabilir. Bu daireler numaralandırılır. Özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde, ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak, daireler arasındaki iş dağılımı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenebilir. Bu kararlar Resmî Gazetede yayımlanır. Daireler, tevzi edilen davalara bakmak zorundadır." görüldüğü üzere, bu fıkra hükmünde de açıkça, bir yerdeki birden çok aynı tür mahkeme arasındaki "İş dağılımı"ndan bahsedilmiş; iş dağılımını belirleme yetkisi Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna verilmiş ve Dairelerin belirlenen iş dağılımına göre tevzi edilen davalara bakmak zorunda oldukları hükme bağlanmıştır.HMK MADDE 166- (1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir.Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar" hükmünü amirdir.Yukarıda değinilen hususlar dikkate alınarak açıklandığı üzere aynı yargı çevresi içerisinde bulunan mahkemelerce verilen birleştirme kararları kesin nitelikte olup birleştirme kararı verilen mahkemeyi bağlayıcı nitelikte olduğuna işaret olunarak mezkur mahkemeler arasında gerçek anlamda (HMK m.20) bir görev veya teknik anlamda bir işbölümü ilişkisi mevcut olmayıp, "İş dağılımı" ilişkisi bulunduğu anlaşıldığından, burada, merci tayini (yargı yeri belirlenmesi) yoluyla davaya bakacak görevli mahkemenin belirlenmesine olanak ve gerek bulunmamakta, uyuşmazlığın, değinilen ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gerekmektedir. Her iki mahkemenin anlaşmazlık konusu olay yetki ve göreve ilişkin olmadığı, bu nedenle merci tayinini gerektirir bir durumun bulunmadığı, birleştirme ve ayrılmaya ilişkin kararların HMK mad.166, 167 maddesinde düzenlendiği, bunun ilişkin kanun yolunda 168. madde' de gösterildiği, bu nedenle yargılamanın sürüncemede kalmasına sebebiyet vermeden HMK ' nın 166,167, 168 maddesine göre gereğini yapmak üzere dosyanın mahkemesine İADESİNE karar verilmiştir.HÜKÜM: HMK'nın 21 ve 22/2 maddeleri gereğinceYukarıda açıklanan nedenlerle merci tayini şartları oluşmadığından, dosyanın İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesine İADESİNE, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonunda 15/12/2025 tarihinde, dosya üzerinden davacı, vekili ve davalı yokluğunda oy birliği ile karar verildi. KANUN YOLU: Kesin olmak üzere