3. Ceza Dairesi 2021/16706 E. , 2023/3031 K. İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası ger…
**3. Ceza Dairesi 2021/16706 E. , 2023/3031 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.07.2017 tarihli ve 2016/12 Esas, 2017/100 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 7 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına karar verilmiştir. B. ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 18.12.2018 tarihli ve 2018/122 Esas, 2018/432 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir C. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 12.10.2021 tarih ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; 1. Aktif Sen üyeliği ve Aktif Sen ... İl Temsilcisi olunması, Bank Asyaya 500,00 TL (Beş yüz TL)'lik bir EFT yapılması ve 2013 yılında sonlandırılan Zaman Gazetesi aboneliğinin sanığın silahlı terör örgütü üyeliği suçundan cezalandırılması için yeterli deliller olmadığına, 2. Sanığın Aktif Sen üyesi olarak 2014 ve 2015 yıllarında katıldığı söylenen bu basın açıklamalarının, sendikal bir faaliyet olmaktan, demokratik bir tepkiyi ifade etmekten öte bir anlam taşımadığına, gerekli izinler alındıktan sonra, kamuya açık olarak yapılmış olduklarına, sanığın bu hareketleri ille de bir suç olarak görülüyorsa, burada TCK madde 312/2 değil, 3712 sayılı TMK'nda tanımlanan örgüt propagandası veya Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet suçunun düşünülebileceğine, 3. Sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı deliller bulunmadığına, 4. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 5. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebeplerine ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın Bank ... hesabı ile ilgili olarak düzenlenen bilirkişi raporunda sanığın 04.02.2015 tarihinde 500 TL parayı yatırırken "seninleyiz Bank ..." açıklamasını yazdığı, ayrıca 28.04.2015 tarihinde 400 TL, 15.06.2015 tarihinde 500 TL, 04/02/2015 tarihinde 621,08 TL, Bank Asyadaki hesapları arasında aktarım yaptığı, dolayısıyla sanık Bank Asyaya "seninleyiz Bank ..." açıklamasıyla örgütün talimatları sonucu paralarını yatırdığı ,sonuç olarak bankaya destek olduğu, sanığın bu hareketinin diğer delillerle beraber değerlendirildiğinde kişinin kendi bireysel davranışı olmadığı ve hayatın olağan akışına uygun olmadığı, ancak bir kişiden gelen talimat sonucu yapılabileceği anlaşıldığı, sanık ...'ın ... İl Merkezinde Belediye meydanında Zaman gazetesi ve Samanyolu TV'ye yönelik yürütülen soruşturmalar nedeniyle yapılan protestolar sırasında ... Güvenlik Şube Müdürlüğü görevlileri tarafından kayıt altına alınan görüntüler ... İl Emniyet Müdürlüğü'nce incelenmiş örgüt tarafından düzenlenen, talimatnamedeki gibi örgütsel etkinliğe sanığın ilgili mevzuatlar ve başbakanlık genelgelerine rağmen 16.12.2014 tarihli Zaman gazetesi, Samanyolu eylemine katıldığı, 18.12.2014 tarihli Sendikanın il şubesinin açılışına katıldığı, 23.09.2014 tarihli eyleme katıldığı, söz konusu protestolara ilişkin düzenlenen 01.03.2017 tarihli bilirkişi raporunda sanığın eylemlerdeki rolünün aktif olduğu, pankart taşıma ve slogan atma eylemlerinde var olduğu, devlet ve hükümet aleyhine açıklama ve pankartlara iştirak ettiği, her ne kadar görünürde hukuka uygun bir sendikal kuruluşun varlığı mevcut ise de; bu görünüm altında örgütsel faaliyet yürütüldüğü, bu bağlamda sanık ...'ın ... Valiliğinin İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından müzekkereye cevaben düzenlen 23.12.2016 tarihli tespitinde, sanığın sendikaya 28.01.2014 tarihinde üye olduğu ve aynı zamanda sendikada başkan yardımcısı olduğu, 18.07.2016 tarihinde istifa ettiği tespiti yapıldığı, sanık böylece, örgütün amaçları doğrultusunda kendisine verilen emirlere riayet ederek kolektif hareketlere katıldığı, Aktif- Eğitim sen üyeliğinden çoğu üyenin darbe girişimini kim yaptığı o zaman Devlet Üst düzeyinin beyanlarıyla ifade edilmiş ise de henüz o zamanlarda darbeyi yapan grubun netleşmediği, fakat buna rağmen sendika üyelerinin darbe girişiminden hemen 3 ... sonra refleks göstererek söz konusu sendikadan istifa ettiği, bu hususun da üyeler tarafından ben bu yapının sendikası olduğunu bilmiyordum yönündeki savunmasını geçersiz kıldığı, sonrasında yapılan tespitlerden de sendika yönetimi tarafından, 15 Temmuz girişiminden sonra sendika üyelerine FETÖ/PDY soruşturmalarında nasıl ifade verileceği yönünde yazılı dilekçe hazırlanmak suretiyle telkinlerin yapıldığı, sendikanın üyelerine hukuki yardımı adli soruşturmalarla ilgili olmayıp idari soruşturmalar ilgili olduğu düşündüğümüzde, sendikanın salt legal faaliyetlerde bulunmadığı, sendikanın mecrasının dışına çıktığı ve sanığın örgüt üyeliğinin bir kez daha kanıtlandığı, sanığın telefonunun 24.07.2016 tarihinde fabrika ayarlarına döndürüldüğü görülmekle, söz konusu tespit edilen delilin 15 Temmuz darbe girişiminden sonra sanığın hakkında yapılacak muhtemel soruşturmalarda elde edilebilecek delillerin yok edilmesi amaçlı olduğu diğer FETÖ/PDY faaliyetleri ile ilgili olan yan delillerin olmasıyla birlikte anlaşılmış olduğu, sanığın mahkemedeki savunmasında örgütün gazetelerinden olan Zaman gazetesine 2014 yılından önce abone olduğunu; sanığın söz konusu bu beyanı sanığa atılı bulunan suç kapsamında tek başına değerlendirilmeyip, ancak sanığın 2014 yılından sonrasına ait FETÖ/PDY örgütüne ait faaliyetlerine ilişkin tespit yapılması sonucunda değerlendirileceği, sanığın da mevcut delil durumunda 2014 yılından sonraya ait FETÖ/PDY bağlantılı tespitlerin olmasıyla sanığın örgütle olan organik bağının geçmişten günümüze kadar olduğu ve sanığın bu yapıyla hiçbir alakasının olmadığı itirazını ortadan kaldırdığı, sonuç olarak; her bir iddia çerçevesinde sanığın durumu değerlendirildiğinde, FETÖ/PDY yapılanmasına ilişkin olarak konumu incelenmiş olduğu, FETÖ/PDY yapılanmasının simgelerinden sayılan bir kaç kriterinin sanığın üzerinde toplandığının görüldüğü, sanığın ise bu bileşenlere ilişkin olarak her hangi bir haklı ve makul bir açıklamada bulunmadığı, bu delil bileşkesinin Yargıtay'ın örgüt suçları açısından aradığı süreklilik ve çeşitlilik kriterine uyduğunun anlaşıldığı, zira tüm delillerin aynı sanık üzerinde toplanmasının tesadüf olmasının beklenemeyeceğinden sanığın üzerine atılı bulunan silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği anlaşılmakla, sanığın mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, silahlı terör örgütü üyeliği yakalama tarihine kadar temadi eden suçlardan bulunduğundan, 26.07.2016 olan yakalanma tarihinin suç tarihi olduğu gözetilmeden, gerekçeli karar başlığında 15.07.2016 yazılmasının mahallinde düzeltilmesi olanaklı görülmüş bu husus dışında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre sanığın örgüte müzahir Zaman gazetesine abone olmasının örgütsel faaliyet ya da müsnet suç yönünden delil olarak kabul edilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede; A. Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür. B. Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (... özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf.280). C. BDDK'nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası A.Ş.'de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilir. Somut olayda, toplanan deliller, sanık savunması ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eylemlerinin sempati düzeyini aşarak silahlı terör örgütü üyeliği suçunu oluşturacak çeşitlilik, yoğunluk ve süreklilikte olmaması nedeniyle sanığın örgüt üyeliği suçunu işlediği sabit olmadığı, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna dair her türlü şüpheden uzak delil bulunmayan; ancak FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı Aktif- Eğitim Sen isimli sendika üyesi başkanı olan, protesto eylemlerine katılan sanığın örgüt liderinin talimatıyla uyumlu olacak şekilde 04.02.2015 tarihinde 500 TL parayı "seninleyiz Bank ..." açıklamasıyla Bank Asyaya para yatıran sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, D. Kabul ve uygulamaya göre de; 1. Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen cezada uygulama yeri olmayan 3713 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin birinci fıkrasının atıf maddesi olarak gösterilmesi, 2. Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 sayılı iptal Kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı düzenlemelerin iptal edilmiş olması ve 15.04.2020 ... ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı ... yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde değişiklik yapılması nedeniyle bu karar doğrultusunda hüküm kurulmasında zorunluluk bulunması, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 18.12.2018 tarihli ve 2018/122 Esas, 2018/432 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası (a) bendi uyarınca ... 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.05.2023 tarihinde karar verildi. ... ... ... ... ...