10. Hukuk Dairesi 2023/10278 E. , 2023/11696 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/38 E., 2023/178 K. KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda,Yargıtay 10. Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak
**10. Hukuk Dairesi 2023/10278 E. , 2023/11696 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/38 E., 2023/178 K. KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda,Yargıtay 10. Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekil; davacının 31.07.2019 tarihinde yurtdışı borçlanma başvurusunda bulunarak, tüm evraklarını verdiğini, ancak kurum tarafından 07.09.2019 tarihli yazı ile 1992 yılı itibariyle tüm yurda giriş çıkışlarını gösterir belgelerin sunulmadığının bildirildiğini, bu bildirimin adi posta yolu ile yapıldığını, 15.01.2020 tarihinde istenilen belgelerin yeniden Kuruma verildiğini, 04.02.2020 tarihli Kurum yazısı ile istenen belgelerin 3 aylık süre içerisinde gönderilmediği bildirilerek, borçlanma talebinin işlemden kaldırıldığının belirtildiğini, sürenin Kurum yazısının yazıldığı 07.10.2019 tarihi itibariyle başlatıldığını, oysa ki yazının davacının eline ulaştığı tarih itibariyle başlatılması gerektiğini, bu nedenle yapılan işlemin usulsüz olduğunu belirterek Kurumun 04.02.2020 tarih ve 38055991-203.05.15-E.1999401 sayılı işleminin iptal edilerek kaldırılmasına, davacının 31.07.2019 tarihli borçlanma başvurusu doğrultusunda işlem yapılması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/43 E., 2020/281 K., sayılı kararıyla; uyuşmazlığın Kurum tarafından yurtdışı borçlanma başvurusuna ilişkin eksik evrak tespit etmesi üzerine eksikliğin giderilmesine ilişkin tanınan 3 aylık sürenin hangi tarihte başlayacağından kaynaklandığını, kurumun 2011/48 sayılı genelge gereğince 3 aylık süreyi yazının kurumdan çıkış tarihini esas alarak belirlediğini, bu uygulamanın geçerli kabul edilmesi halinde yazının tebliğ edilip edilmediğinin, edilmiş ise hangi tarihte kime tebliğ edildiğinin, tebliğin usule uygun olup olmadığının dikkate alınamayacağını, ayrıca usule uygun olarak tebliğ edildiği varsayılsa bile yurt içi ve yurt dışı, hatta yurt dışındaki dünyanın değişik ülkeleri düşünüldüğünde 3 aylık süreye ilişkin ilgililer arasında eşitlik ilkesine uygun hareket edildiğinin de kabul edilemeyeceği,ni bu durumda eksikliğe ilişkin yazının ilgiliye tebliğ tarihi değil kurumdan çıkış tarihinin esas alınmasının usul ve yasaya uygun olmadığını, davacının eksik evrakları kendisine bunun tebliğinden itibaren 3 aylık süre içinde tamamlamadığının ispat edilemediğini, kurumun süreye uyulmaması gerekçesi ile talebi işlemden kaldırmasından sonra makul süre içinde dava açıldığı,nı ayrıca (usule uygun verilen süreye uyulmamış olsa bile) eksik olduğu bildirilen evrakın emniyetten temin edilecek yurda giriş çıkış kayıtlarından ibaret olduğunu, bu eksikliğin davacı tarafından giderilmesi zorunlu olmayıp kurum tarafından da doğrudan yazışma yapılmak sureti ile bu eksikliğin giderilebileceğini, böylece başvurunun süreye uyulmaması nedeniyle işlemden kaldırılmasının usul ve yasaya, hakkaniyete uygun olmadığını belirterek, davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 26.05.2022 tarihli ve 2021/591 E.,2022/1229 K., sayılı kararıyla; davacının borçlanma talebine yönelik eksik evraklarının 3 ay içerisinde tamamlanması gerektiğine ilişkin olarak yazılan 07.10.2019 tarihli yazının Kurum tarafından 09.10.2019 tarihinde postaya verildiği belirtilmiş ise de bu yazının davacıya ne zaman tebliğ edildiğini gösteren evraklar Kurum tarafından sunulamamış olup davacı tarafından söz konusu evrakların süresinde Kuruma verildiğinin kabul edilmesi gerekmektedir gerekçesi ile davalı Kurumun istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin, 12.10.2022 tarihli ve 2022/8171 E., 2022/12346 K. sayılı kararıyla; " ...makul sürede açılmayan iş bu dava yönünden dava tarihindeki prime esas kazanç üzerinden borçlanmaya karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde talep tarihindeki prim üzerinden borçlanılmasına karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir. " gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın Kuruma başvuru tarihinden itibaren 6 aylık süre içinde açılması durumunda yine Kuruma ilk başvurunun yapıldığı tarihteki prime esas kazancın esas alınması; başvuru tarihinden itibaren altı aylık sürenin geçmesinden sonra dava açılması durumunda ise, makul sürenin geçtiği ancak Kurum tarafından da başvuruya bir cevap verilmediği gözetilerek borçlanma bedelinin davanın açıldığı tarihteki prime esas kazanç miktarı esas alınarak belirlenmesi gerekeceği, davacının 31.07.2019 tarihli borçlanma başvurusunun eksik bilgiler içermesi nedeniyle bu eksikliklerin giderilmesi için davalı Kurum tarafından 07.10.2019 tarihli yazının gönderildiği, davacının borçlanmasına ait tahakkuk belgesinin gönderilmemesi üzerine Kurumun 04.02.2020 tarihinde gönderdiği yazıda, kanunda belirtilen üç aylık süre içerisinde eksik belgelerin tamamlanmaması nedeniyle borçlanmanın iptal edildiği, ancak eldeki davanın makul süreyi aşacak şekilde 11.02.2020 tarihinde açıldığı anlaşıldığından davacının dava tarihindeki prim üzerinden 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanma hakkı bulunduğunun tespitine, aksine kurum işleminin iptaline ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; uyuşmazlığın Kurumun hatalı işleminden kaynaklandığını ve işlemin tebliğinden itibaren 3 aylık süre içerisinde açıldığını, davacının eksik belge gönderdiğini, Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanan işlemler nedeniyle müvekkilininin hak kaybına uğradığını, Kurumun uygun bildirimde bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Kurum işlemlerinin yerinde olduğunu, eksik belgelerin tamamlanmadığını, Kurumun mevzuata uygun işlemi nedeniyle davanın reddi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 3201 sayılı Kanun hükümleridir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle başvuru evrakları, Kurum yazışmaları, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına, 22.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.