Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/7887 E. , 2024/21559 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/7887 Karar No : 2024/21559 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Üniversitesi Rektörlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde öğretmen olarak görev yapmakta ik
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/7887 E. , 2024/21559 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/7887 Karar No : 2024/21559 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Üniversitesi Rektörlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde öğretmen olarak görev yapmakta iken, 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının, Bank Asya'da ... müşteri numarasıyla 14/03/2013 tarihinde kredi çekmek amacıyla hesap açtırdığı, hesabını darbe girişimi olduğu tarihe kadar aktif olarak kullandığı, mezkur bankada kredi kartının bulunmadığı, davacının başka bankalarda da hesaplarının olduğu, Türkiye Finans'ta 01/08/2011 tarihinde açılmış kiralık kasa hesabının bulunduğu ve 18/08/2016 tarihine kadar aktif olarak kullandığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü liderince Mayıs 2015 tarihinden sonra örgüt mensuplarına "Bankasya hesaplarını kapatmaları, anılan Bankayla işlem yapmamaları ve mevduatlarını çekmeleri" yönünde talimat verildiği, davacının para çekilmesi ve hesap kapatılması talimatına rağmen bankacılık faaliyetlerini olağan şekilde devam ettirdiği, talimat dönemlerine denk gelen olağan dışı bir işleminin görülmediği, dosyaya sunmuş olduğu dekontların incelenmesinden çok sayıda yere faklı tarihlerde muhtelif tutarlarda yardım etmek amacıyla para gönderdiği ve hakkında FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatlı olduğu yönünde kurum içi ihbar, şikayet, tanık ifadesi veya kurum kanaatinin bulunmadığı, Bank Asya'daki hesap hareketlerinin örgüt liderinin talimatlarıyla uyumsuz bir seyir izlediği ve olağan bankacılık işlemi niteliğinde olduğu, hakkında başlatılan soruşturma neticesinde takipsizlik kararı verildiği hususu da dikkate alındığında, salt Kimse Yok Mu Derneği'ne para gönderme eyleminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne irtibat veya iltisakı göstermeyeceği belirtilerek davacının Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine dair dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir. Açıklanan gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davalı idarenin istinaf başvurusunda bulunması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Tasarruf Mevduatı Fonundan temin edilen bilgilere göre, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı Bank Asya'da ... müşteri numarası ile açılmış hesabının bulunduğu, bahse konu hesap bakiyesinin 31/12/2013 tarihinde 2.465,41-TL iken örgüt liderinin talimatından sonraki süreçte; mezkur hesaba 22/01/2014 tarihinde 1.810,00-TL, 06/02/2015 tarihinde ise 27.500,00-TL para yatırdığı ve aynı hesaba muhtelif tarihlerde farklı tutarlarda para girişi olduğu, ayrıca davacının Bank Asya'da 10/09/2014 tarihinde 20.000,00-TL tutarlı 180 günlük katılım hesabı açtığı, davacının Bank Asya hesap hareketlerinin FETÖ/PDY terör örgütünün Bankaya mali destek yapılmasına dair talimatıyla uyumlu olduğu, hesap açma ve para yatırma işlemlerinin, konut, ihtiyaç, araç vb. kredilerin geri ödemesi, kredi kartı ödemesi, okul taksidi ödemesi, sosyal güvenlik prim ödemesi, vergi ödemesi, bireysel emeklilik ödemesi gibi ticari, iktisadi ve beşeri nedenlerle tesis edildiğinin söylenemeyeceği, davacının anılan bankaya finansal destek sağladığı, FETÖ/PDY 'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı gerekçesiyle kapatılan Kimse Yok Mu Derneği'ne 04/07/2014-15/08/2014 tarihleri arasında para göndermesi hususunun Bank Asya hesabı ile birlikte bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile en az iltisak ve irtibat düzeyinde ilişkisinin olduğu, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan gerekçelerle davalı idarenin istinaf isteminin kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara rağmen soyut değerlendirmeler üzerine reddedildiği, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, kamu görevinden çıkarma işleminin sebep unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu, FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ve iltisak kapsamında değerlendirilebilecek hukuken kabul edilebilir herhangi bir tespitin söz konusu olmadığı, Bank Asya hesap hareketlerinin talimat doğrultusunda olmadığı, bu bankada ev satın alacağı dönemde en uygun oranların olması nedeniyle hesap açtığı, çektiği kredinin taksitlerini ödemek amacıyla söz konusu hesaba rutin bir şekilde para aktardığı, Kimse Yok Mu Derneği'ne insani duygularla yardımda bulunduğu, birçok farklı yardım kuruluşuna da bağış yaptığı, yasa dışı herhangi bir fiilinin bulunmadığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek ve dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken, 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmıştır. Göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvuru, Komisyonun ...tarih ve .../... sayılı işlemi ile reddedilmiştir. Bunun üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. Davacı hakkında terörizmin finansmanının önlenmesi hakkındaki kanuna muhalefet, silahlı terör örgütüne üye olma, terör örgütü kurmak ve yönetmek suçlarından yürütülen adli soruşturma sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığının... tarih ve Soruşturma No:... sayılı dosyasında " Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına" dair karar verilmiştir. İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 18/07/2018 tarihinde kaldırılmıştır. 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin yayımı tarihinde yürürlüğe giren ''Kamu personeline ilişkin tedbirler'' başlıklı 1. maddesinde, "(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara (Anayasa Mahkemesinin 31/05/2023 tarihli ve E:2018/77, K:2023/105 sayılı kararıyla, 7082 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "... üyeliği, mensubiyeti veya ..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan ve ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünün yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan tedbirin uygulanabilmesi için yeterlidir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Temyize konu kararda yer alan davacı hakkındaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesine gelince; a) Bank Asya Davacının, Bank Asya'da hesabının bulunduğu ve 22/01/2014 tarihinde 1.810,00 TL, 06/02/2015 tarihinde 27.500,00 TL para yatırdığı, 10/09/2014 tarihinde 20.000,00 TL tutarlı katılım hesabı açtığı görülmüş ise de, bahse konu hesabın 14/03/2013 tarihinde açılması, 01/04/2013 tarihinde konut kredisi kullanması, hesaba 2013 yılı içerisinde de rutin bir şekilde para aktarması, dava dosyasında mevcut S.D., M.A. ve R.K.'nun davacının konut kredisi borcunu kapatmak amacıyla Bank Asya'ya para yatırdığı yönüdeki beyanları ile hesap hareketlerinin uyumlu olması, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü liderince Mayıs 2015 tarihinden sonra örgüt mensuplarına "Bank Asya hesaplarını kapatmaları, anılan Bankayla işlem yapmamaları ve mevduatlarını çekmeleri" yönünde talimat verilmesine rağmen bankacılık faaliyetlerini olağan şekilde devam ettirmesi, diğer finans kuruluşlarında bulunan hesaplarını da aktif bir şekilde kullanması karşısında davacının örgüt talimatıyla Bank Asya'da hesap açtığı veya hesabındaki mevduatını artırdığından söz edilemeyeceğinden, davacının rutin bankacılık olarak gerçekleştiği kanaatine varılan bankacılık işlemlerinin örgütle iltisakına veya irtibatına delil olarak alınamayacağı sonucuna ulaşılmıştır. b) Kimse Yok Mu Derneği Davacının Kimse Yok Mu Derneği'ne 04/07/2014-15/08/2014 tarihleri arasında para gönderdiği bilgisine yer verildiği görülmüş ise de, dava dosyasının incelenmesinden; söz konusu paranın örgütsel saiklerle gönderildiğine dair herhangi bir verinin olmaması karşısında söz konusu tespitin örgütle iltisakına veya irtibatına delil olarak alınamayacağı sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumda, terörizmin finansmanının önlenmesi hakkındaki kanuna muhalefet, silahlı terör örgütüne üye olma, terör örgütü kurmak ve yönetmek suçlarından yürütülen adli soruşturma sonucunda soyut iddia dışında yüklenen suç ya da suçları işlediğini gösterir yeterli delil ve emare bulunmadığı gerekçesiyle davacı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, davacı hakkında yürütülen idari soruşturma kapsamında düzenlenen belgede "çevresinde bu yapıdan olmadığını ifade edenler bulunduğu" yönünde bilginin olduğu, dava konusu işlemde yer verilen tespitlerin, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibatını gösterecek yeterlilikte olmadığı ve davacının örgütle iltisakını veya irtibatını gösterecek başkaca herhangi bir bilgi veya belgenin de dosyaya sunulmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 18/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.