11. Ceza Dairesi 2017/31 E. , 2020/861 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenleme HÜKÜM : Sanıklar ..., ... haklarında: Beraat Sanık ... hakkında: Mahkumiyet Sanık ... hakkında 2008 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçunda da dava açıldığı halde bir hüküm kurulmamış ise de Mahkemece her zaman bir hüküm kurulması mümkün görülmüştür. A-Sanık ... hakkında 2009 ve 2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçlarından verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanı
**11. Ceza Dairesi 2017/31 E. , 2020/861 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenleme HÜKÜM : Sanıklar ..., ... haklarında: Beraat Sanık ... hakkında: Mahkumiyet Sanık ... hakkında 2008 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçunda da dava açıldığı halde bir hüküm kurulmamış ise de Mahkemece her zaman bir hüküm kurulması mümkün görülmüştür. A-Sanık ... hakkında 2009 ve 2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçlarından verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz taleplerinin incelenmesinde: Sahte fatura düzenleme suçunda her takvim yılında işlenen suçların ayrı ayrı suçları oluşturduğu, sanık ... hakkında 2009 ve 2010 takvim yıllarından iki kez hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, iki takvim yılı için tek hüküm kurularak eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşler ile delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışılarak değerlendirildiği, vicdanî kanının deliller ve dosyadaki bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, fiillerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, fiillere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlenip uygulandığı, kurulan hükümlerde eleştiri dışında bir aykırılık bulunmadığı anlaşılmış; sanık müdafinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan, hükümlerin ONANMASINA, B-Sanıklar ... ve ... hakkında 2008, 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesi: 1-Sanık ... ve ...'ın ortak olarak 13.05.2008 Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edip kurdukları, sanık ...'in 10 yıllığına münferiden yetkili müdür olarak tayin edildiği ... Basım.... Limited Şirketinde, sanık ...'ın şirketteki tüm hisselerini 29.07.2008 tarihinde diğer sanık ...'nin eşi ...'ye devrettiği ancak müdürlük yetkisinin devamına karar verildiği; şirketin 2008, 2009 ve 2010 takvim yıllarında gerçek bir ticari faaliyette bulunmadığı ve düzenlediği tüm faturaların sahte olduğu iddiası ile açılan davada; dosyadaki vergi raporlarından şirketin işe başlama bildiriminden kısa bir süre sonra yapılan yoklamalarda adreslerde bulunmadığı, faaliyetinin tespit edilmediği, buna rağmen 2008 yılında 54, 2009 takvim yılında 57 ve 2010 takvim yılında 35 adet fatura düzenlediğine dair Bs formları olduğu, düzenlenen faturaların faaliyet konusu ile örtüşmediği; Ba, Bs bildirimlerinin uyumsuz olup, defter ve belge ibrazı yapılmadığı, alım yaptığını beyan ettiği mükelleflerin sahte fatura düzenleyicisi olduklarının tespit edildiği; sanıkların savunmalarında suçlamaları kabul etmeyip, sanık ...'nin sahte fatura kullanmadığı, defter ve belgelerle şirket müdürü ...'ın ilgilendiğini, sanık ...'ın faturaların sahte olmadığını, suç duyurusu üzerine durumu öğrendiklerini, vergi mahkemesinde dava açtıklarını, sanık ...'nin ise ev hanımı olup kağıt üzerinde şirkete ortak olduğu ve işlerle eşi ...'nin ilgilendiğini savunması ve suçlamaları inkar etmeleri karşısında; sahte fatura düzenleme suçunda suçun failinin herkes olabileceği, suçta ve cezada şahsilik prensibi gereği esas amacın suçun şeklî sorumlusu olan kanuni temsilcilerin değil, suçun ayrıntılarını bilen ve oluşumunda rolü olan failleri cezalandırmak olması nedeniyle bu suça iştirak edilmesinin mümkün olması da dikkate alınarak, sanıkların sahte fatura düzenleme suçuna iştiraki, suçun unsurlarının ve maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; a-Her takvim yılına ait kanaat oluşturacak sayıda suça konu faturalar getirtilip, faturalardaki yazı ve imzaların sanıklara ait olup olmadığı konusunda uzman bir kurum veya kuruluştan rapor alınması, b-Faturadaki yazı ve imzaların sanıklara ait olmadığının anlaşılması halinde ise; faturaları kullandığı belirlenen mükelleflerin, CMK'nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi; kendilerinden, sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıklarının, sanıkları tanıyıp tanımadıklarının ve faturaların alınması konusunda sanıkların bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulması, Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile hükümler kurulması, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.