2. Hukuk Dairesi 2018/7654 E. , 2018/15423 K. "" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından, tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Mahkemece boşanmaya sebebiyet veren olaylarda eşit kusurlu oldukları kabul edilerek davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de;…
**2. Hukuk Dairesi 2018/7654 E. , 2018/15423 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından, tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Mahkemece boşanmaya sebebiyet veren olaylarda eşit kusurlu oldukları kabul edilerek davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delilerden, mahkemece davacı erkeğe yüklenen ve erkek tarafından da temyiz edilmeyerek kesinleşen kusurlu davranışlarının yanında ayrıca davacı erkeğin, ailesinin boşanma yönündeki baskısına ve evlilik birliğine müdahalesine sessiz kaldığı, birlik görevlerini yapmadığı ve kız kardeşinin eşine ve ortak çocuğa yönelik fiziksel saldırısına karşı kadını ve ortak çocuğu korumadığı anlaşılmaktadır. Buna karşılık mahkemece davalı kadına kusur olarak yüklenen "sadakatte güvensizlik durumuna sebebiyet verme" vakıası yönünden tanık ... beyanında geçen olayın 2004 yılına ait olduğu, tanık beyanından da anlaşılacağı üzere davacı erkeğin bu tarihte durumu öğrendiği, ancak dava tarihi olan 2013 yılına kadar evlilik birliğinin devam ettiği, bu nedenle bu olayın davacı erkek tarafından affedildiğinin en azından hoşgörü ile karşılandığının kabulü gerekeceğinden kadına kusur olarak yüklenemeyeceği anlaşılmaktadır. Yine davalı kadına yüklenen "erkeğe gereği gibi hizmet etmediği" vakıası yönünden ise davacı tanıkları beyanlarında özetle davalı kadının erkeğe hastalığı döneminde hastanede bakmadığını ancak evde baktığını beyan etmişler, davalı tanıkları ise beyanlarında, davalı kadının hastalığında eşine hafta sonları hastanede, hastaneden çıktıktan sonra ise evde baktığını, hafta içi ise kadının küçük çocuklarını okula götürüp getirdiği için hastanede kalamadığını, ancak davacı erkek hastaneden taburcu olduktan sonra evde günde 5-6 öğün yemek yedirerek eşi ile ilgilendiğini beyan etmişlerdir. Bu durumda davalı kadına yüklenen "erkeğe gereği gibi hizmet etmediği" vakıasının da ispatlanamadığı, bu nedenle kadına kusur olarak yüklenemeyeceği anlaşılmaktadır. O halde; boşanmaya sebebiyet veren olaylarda; mal varlığı yönünden kadına iyi davranmayan, kadına fiziksel şiddet uygulayan, ailesinin boşanma yönündeki baskısına ve evlilik birliğine müdahalesine sessiz kalan, birlik görevlerini yapmayan ve kız kardeşinin eşine ve ortak çocuğa yönelik fiziksel saldırısına karşı kadını ve ortak çocuğu korumayan davacı erkek tamamen kusurlu olup, davalı kadına atfı kabil bir kusur ispatlanamamıştır.