14. Hukuk Dairesi 2018/912 E. , 2018/2873 K. "" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 21.03.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil ikinci kademede tazminat talebi üzerine yapılan muhakeme sonunda; tapu iptali ve tescil isteminin reddine, tazminat isteminin kabulüne dair verilen 11.10.2016 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek g…
**14. Hukuk Dairesi 2018/912 E. , 2018/2873 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 21.03.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil ikinci kademede tazminat talebi üzerine yapılan muhakeme sonunda; tapu iptali ve tescil isteminin reddine, tazminat isteminin kabulüne dair verilen 11.10.2016 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: KA R A R Dava yükleniciden temlik alınan şahsi hakka dayalı tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir. Davalı vekili davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının davalılar ..., ..., ..., ... ve ... aleyhine açtığı davanın reddine, davacının davalılardan ... aleyhine açtığı tapu iptal ve tescil talepli davasının yasal koşullarının oluşmaması nedeniyle reddine, davacının davalı ... aleyhine açtığı sözleşmenin feshi davasının kabulü ile 171.000 TL olarak kabul edilen dava değerinin, 10.000 TL'nin dava tarihinden, 161.000 TL'nin ıslah tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte adı geçen davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hükmü temyiz eden davalı ... vekili müvekkilinin maddi durumunun elverişli olmadığını, dava konusu parsellerde bulunan binaya ilişkin diğer satış vaadi sözleşmesi ile satın alan çok sayıda kişiler tarafından açılmış ve karara çıkmış toplam 24 adet dosya bulunduğunu, bu nedenle gerekli harç ve giderleri ödeyemeyeceğini belirterek adli yardım isteminde de bulunmuştur. Adli yardıma ilişkin usul ve esaslar 6100 sayılı HMK’nın 334 ilâ 340. maddelerinde yer almaktadır. Anılan yasanın 336/3. maddesinde getirilen düzenleme ile de adli yardım talebinin kanun yollarına başvuru sırasında Yargıtay’a da yapılabileceği belirtilerek, duruşma yapılmaksızın istem hakkında bir karar verileceği HMK’nın 337/1. maddesinde hüküm altına alınmıştır. Dolayısıyla, temyiz edenin adli yardım talepleri hakkında dairece bir karar verilir. Diğer taraftan, 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (I) sayılı tarifenin yargı harçları başlığını taşıyan kısmında, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden tarifede gösterilen oranda nispi karar ve ilam harcı alınacağı hükme bağlanmış ve aynı kanunun 16. maddesinde de temyize konu kararla ilgili davanın nispi harca tabi olacağı öngörülmüştür. Öte yandan, HUMK’nın 434. maddesinde temyiz dilekçesi verilirken gerekli harcın tamamının ödenmesi gerektiği; 10.05.1965 tarih 1/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararıyla da peşin ödenmesi gerekli temyiz harcının hüküm altına alınan karar ve ilam harcının dörtte bir olacağı kabul edilmiştir. Ayrıca, HUMK’nın 434/III. maddesinde (6100 sayılı HMK’nın 368 ve 344. maddeleri), dörtte bir oranındaki harcın ödenmemesi halinde yapılacak işlemin usul ve esasları gösterilmiştir.