İSTİNAF KARARI İNCELENEN ARA KARARIN MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:17/07/2025 DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ:16/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ:16/10/2025 Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, ...'ın yolcu olarak bulunduğu ve davalı ... Sigorta Şirketi A.Ş. nezdinde ... poliçe numarası ile ZMSS ile sigorta…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI İNCELENEN ARA KARARIN MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:17/07/2025 DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ:16/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ:16/10/2025 Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, ...'ın yolcu olarak bulunduğu ve davalı ... Sigorta Şirketi A.Ş. nezdinde ... poliçe numarası ile ZMSS ile sigortalı, ... Sigorta A.Ş. Nezdinde ... poliçe numarası ile kaskolu ve ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın .... tarihinde çift taraflı, ölümlü ve maddi hasarlı kazaya karıştığını, söz konusu kazada sürücü ...'ın kusurlu bulunduğunu, kaza sonucunda .... doğumlu ...'ın vefat ettiğini, müvekkillerinin destekten yoksun kalma tazminat alacağı yönünden, Sigorta Genel Şartları ve ilgili kanun hükümleri gereğince ... numaralı ZMMS poliçesini düzenleyen ... Sigorta Şirketi A.Ş., ... numaralı kasko poliçesi düzenleyen ... Sigorta A.Ş. (poliçe limitleri ile) ve sürücü ...'ın sorumlu olduğunu, manevi tazminat yönünden ise sürücü ...'ın ve manevi tazminata ilişkin poliçesi olan kasko şirketi ... Sigorta A.Ş. Sorumlu olduğunu belirterek davanın kabulü ile işbu kaza nedeni ile müvekkilinin yaşadığı maddi zorluklar dikkate alınarak Borçlar Kanunu 76. Maddesi gereği 500.000.-TL geçici ödeme talebimizin kabulüne, davalıların taşınır taşınmaz malları ile bankalardaki ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesine göre şimdilik her bir davacı için 1000 TL olmak üzere toplam 3000 -TL maddi tazminatın müştereken ve müteselsilen sorumlu olan davalı ..., ZMMS poliçesini tanzim eden ... Sigorta A.Ş. (2024 yılı ZMMS teminat limiti olan 1.800.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere, kasko(İhtiyari Mali Mesuliyet Teminatı) poliçesini tanzim eden ... Sigorta A.Ş. 'den (2024 yılı ZMMS Teminat limiti 1.800.000,00 üzerinde kalan kısım için) kaza tarihi olan 19.10.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, kaza nedeniyle müvekkillerin duyduğu elem ve ıstırabı bir nebze olsun hafifletmek adına murisin eşi ... için 500.000.-TL, murisin çocukları ... Ve ... için ayrı ayrı 500.000 TL olmak üzere toplam 1.500.000.-TL manevi tazminatın müştereken ve müteselsilen sorumlu olan davalı ... ve ... numaralı kasko poliçesi düzenleyen (İhtiyari Mali Mesuliyet Teminatı) ... Sigorta A.Ş. 'den kaza tarihi olan 19.10.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, 23/06/2025 tarihli ara karar ile, davacının ihtiyati haciz talebinin KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE dair; Davalı sigorta şirketlerine yönelik ihtiyati haciz talebinin REDDİNE, Davalı ...'a yönelik ihtiyati haciz talebinin KABULÜ ile davalı ...'a ait taşınır ve taşınmaz mallar ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının üzerine teminatsız olarak 1.503.000,00 TL ile sınırlı olacak şekilde İİK'nun 257.maddesi uyarınca İHTİYATİ HACİZ konulmasına, karar verilmiştir. Davalı ... vekilinin ihtiyati hacze itiraz dilekçesinde özetle, ihtiyati haciz kararının usulüne uygun verilmediği teminatsız bir şekilde işlem yapılmasına itiraz ettiklerini belirterek, itirazlarının kabulünü, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 17/07/2025 tarihli ara karar ile ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiştir. Davalı ... vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilinin herhangi bir mal kaçırma durumunun söz konusu olmadığını, müvekkilinin sadece sigorta şirketinin talebi üzerine bahse konu kazada pert olan aracının zorunlu pert işlemleri için devrettiğini, bahse konu kazadan sonra mal varlığında başkaca bir eksiltmeye gitmediğini, dava konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını bu nedenle verilen ihtiyati haciz kararının hukuka aykırı olduğunu, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir. G E R E K Ç E Duruşma açılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından inceleme ve görüşmeler HMK'nın 353 ve 355'inci maddeleri uyarınca istinaf sebepleriyle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür. Uyuşmazlık, tazminat istemli açılan davada verilen geçici hukuki koruma kararına ilişkindir. Buna göre; Bilindiği üzere, ihtiyati haciz, nitelikçe bir geçici hukuki koruma tedbiridir. (HMK 406/2) Geçici hukuki koruma tedbirlerinin amacı, yargı organları önünde hak arayan kişilerin nihai olarak elde etmeyi umdukları haklarına erişimi kolaylaştırmaktır. Bu amacın gerçekleşmesi için, elde edilmesi umulan hakların ya da onların konularının ortadan kalkması, yok olması, değiştirilmesi gibi olasılıkların bertaraf edilmesi gerekir. Elde edilmesi umulan hakka kavuşulmasını kolaylaştırıcı tedbirler hak arama özgürlüğünü, adil yargılama hakkını ve hukuk devleti ilkesini de yakından ilgilendirir. (İHAS 6, 2709 sayılı T.C Anayasası 36, HMK 33) İhtiyati haciz istekleri değerlendirilirken geçici hukuki koruma tedbirlerinin açıklanan bu amacının gözden uzak tutulmaması gerekir. İİK'nun 257 ve izleyen maddelerine göre rehin ile temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Talep değerlendirilirken tam ispat aranmaz. Yaklaşık ispat yeterlidir. Bu kuralın haksız eylemden kaynaklanan tazminat ve alacak isteklerinde de uygulanması gerektiği belirgindir. Çünkü bu isteklerde de para alacağına kavuşulması amaçlanmaktadır. Yargıtay'ın istikrar kazanmış ilke ve uygulamalarına göre, haksız eylemden kaynaklanan zarar haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki “muacceliyet” kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 24/05/2016 gün ve 2016/4517-6851 E.K. sayılı ilamı) Tüm bu anlatılanlar ve açıklamalar ışığında, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler, davanın niteliği, talep konusu meblağ nazara alınarak dava trafik kazası sebebiyle tazminat talebine dayalı olduğundan miktarı tartışmalı da olsa muaccel bulunması karşısında, ihtiyati haciz kararı verilmesi için tam bir ispat aranmasının hakkaniyete uygun olmadığı, somut olayda haksız eylemden kaynaklanan zarar söz konusu olduğundan haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel olması nedeniyle muacceliyet şartının da mevcut olduğu, davacının ileride telafisi mümkün olmayan zararına yol açabileceği düşünülerek gerek görüldüğü takdirde ihtiyati haciz kararı verilmesi için teminat da istenebileceği nazara alınarak 2004 sayılı İİK'nın 257.maddesindeki ihtiyati haciz koşulları bulunması nedeniyle yerel mahkemenin ihtiyati haciz isteminin kabulü ile ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddine dair ara kararı yerindedir. Zira, ihtiyati haciz için bir davanın esastan hallini gerektirecek ölçüde kanıt ve belge aranmaz. Aksi taktirde ihtiyati haciz kurumundan beklenen amaç hasıl olmaz. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, usule ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, geçici hukuki koruma talebine ilişkin değerlendirmede bir usulsüzlük görülmemesine, mahkemenin ara kararında yazılı şekilde ortaya koyduğu takdirine, usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmayan ilk derece mahkemesinin ara kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Hal böyle olunca, 6100 Sayılı HMK’nın 355.maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde istinaf talebinin yerinde olmadığının anlaşılmasına göre davacıların istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken karar ilam harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Yapılan istinaf giderlerinin başvuran davacılar üzerinde bırakılmasına, 4-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği ile harç tahsil/iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 16/10/2025 tarihinde, 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. ...