T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/870 KARAR NO: 2025/1947 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 16/11/2022 NUMARASI: 2016/1147 Esas - 2022/660 Karar DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 12/11/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere son…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/870 KARAR NO: 2025/1947 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 16/11/2022 NUMARASI: 2016/1147 Esas - 2022/660 Karar DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 12/11/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Asıl dava yönünden dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ...'nın 27.04.2013 tarihinde ... plaka sayılı motorsikleti ile kendisine kavşaktan yeşil ışık yandığında geçmek üzere iken yine aynı kavşakla kendisine kırmızı ışık yanan ... sevk ve idaresindeki ... ...’ya ait ... plaka otomobil, kırmızı ışıkta durmayarak vekkilinin motorsikletine çarptığını, bu olay neticesi müvekkilinin yere düşerek yaralandığını, yapılan tedavi ve tetkikler sonucu hastane tarafından verilen rapora göre %45 oranında malul duruma düştüğünü bildirerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL maluliyet sigorta tazminatının ve 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 27.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen dava yönünden dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ...'nın 27.04.2013 tarihinde ... plaka sayılı motorsikleti ile kendisine kavşaktan yeşil ışık yandığında geçmek üzere iken yine aynı kavşakla kendisine kırmızı ışık yanan ... sevk ve idaresindeki ... ...’ya ait davalı sigorta şirketi nezdinde 303983013 numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi ile sigortalı ... plaka otomobil, kırmızı ışıkta durmayarak vekkilinin motorsikletine çarptığını, bu olay neticesi müvekkilinin yere düşerek yaralandığını, yapılan tedavi ve tetkikler sonucu hastane tarafından verilen rapora göre %45 oranında malul duruma düştüğünü bildirerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL maluliyet sigorta tazminatının kaza tarihi olan 27.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Asıl dava yönünden davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddia ettiği zararları kabul etmemekle birlikte bir an için dahi bu iddiaları kabul edilse dahi borç zamanaşımına uğradığını, görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olmakla mahkemenin görevine itiraz ettiklerini, davacı ile dava dilekçesinde davalı olarak görünen kişiler arasında sigorta ilişkisi bulunmadığını, davacının uğramış olduğunu iddia ettiği çalışma gücünün kaybolmasında davalının kusuru olmadığını, davacının ileri sürdüğü sağlık sorunlarının oluşmasında ve artmasında davacının kusuru olduğunu, zira kaza olduğu zaman kendisini hastaneye götürmeyi teklif ettiğini, ambulans çağırmak istediğini ancak davacının herhangi bir şeyinin olmadığını belirterek bunu kabul etmediğini ve hastaneye gitme yerine evine gittiğini, bu durum kendi kusurundan kaynaklı kendisinden oluşan zararı artırma ihtimali yüksek olduğunu, davalının kazanın oluşumunda kusuru olmadığını, usul ve yasaya aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Asıl dava yönünden davalı ... A.Ş vekilinin cevap dilekçesinde özetle ; Dava konusu kazaya karıştığı iddia edilen ... plakalı araç ile ilgili, müvekkil sigorta şirketi merkezinde yapılan araştırmada kaza tarihini kapsayan bir poliçeye rastlanmadığını, ... plakalı araç, sigortalı şirket tarafından tanzim edilen,01.08.2013-2014 vadeli 303983013 poliçe no’lu zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davaya konu olan kaza, dava dilekçesinden de anlaşılacağı üzere 27.04.2013 tarihinde meydana geldiğini, kaza tarihinde müvekkil şirket tarafından yapılan poliçe vade dışıdır ve konu aracın bu tarihte başka bir Trafik Sigorta poliçesi mevcut olmadığını, dolayısıyla öncelikle husumet itirazında bulunduklarından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "asıl davada maddi tazminat talebi yönünden, Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 1-Davacı ... ...'nın 16.819,55 TL geçici iş göremezlik alacağınnın davalılar ...ve ... yönünden kaza tarihi olan 27/04/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 2- Davalı ... A.Ş yönünden talep edilen 2.000,00 geçici iş göremezlik alacağı yönünden pasif husumet yokluğu nedeni ile talebin reddine, 3-Davacı ... ...'nın 386.996,16 TL sürekli iş göremezlik alacağınnın davalılar ...ve ... yönünden kaza tarihi olan 27/04/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 4- Davalı ... A.Ş yönünden talep edilen 8.000,00 sürekli iş göremezlik alacağı yönünden pasif husumet yokluğu nedeni ile talebin reddine, asıl davada manevi tazminat talebi yönünden, davanın kısmen kabulü ile 1-Davacı ... ...’nın manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 60.000,00 TL manevi tazminatın 27/04/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...ve ... müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin 40.000,00 TL lik talebin reddine. 2-Davalı ... A.Ş yönünden talep edilen 100.000,00 TL manevi tazminat talebin pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine. birleşen davada maddi tazminat talebi yönünden. 1-Davacı ... ...'nın 16.819,55 TL geçici iş göremezlik alacağının davalı Güvence Hesabı(... Sigorta A.Ş) yönünden dava tarihi olan 14/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinin kaza tarihindeki poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalı (... sigorta şirketinden) güvence hesabından alınarak davacıya ödenmesine. 2-Davacı ... ... 'nın 386.996,16 TL sürekli iş göremezlik alacağının davalı Güvence Hesabı(... Sigorta A.Ş) yönünden dava tarihi olan 14/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinin kaza tarihindeki poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalı( sigorta şirketinden) güvence hesabından alınarak davacıya ödenmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı Tasfiye Halinde davalı ... Sigorta A.Ş. Vekili, davalı ...vekili, davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Tasfiye Halinde davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazaya karışan araç ile müvekkili şirket tarafından sigortalanan aracın aynı araç olmadığını, trafik kazasının 27.04.2013 tarihinde vuku bulduğunu, kazada ölen olmadığını, sadece yaralanan mevcut olup, Karayolları Trafik Kanunu’nun 109.maddesi, Türk Ceza Kanunu’nun 89. ve 66. maddesi gereğince zamanaşımı süresi 8 yıl olup, zamanaşımı süresinin 27.04.2021 tarihi olduğunu, ıslah edilen miktar yönünden dava zamanaşımı süresinin geçtiğini, ıslah edilen miktarın zamanaşımı yönünden reddi gerekirken kabulü yönünde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, dava dilekçesi ve diğer tüm delillerin kendilerine tebliğ edilmediğini, Hukuk Genel Kurulu’nun içtihadı birleştirme kararları doğrultusunda PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre hesaplama yapılması gerekirken, TRH2010 Yaşam Tablosuna göre hesaplama yapılmasının istinaf sebebi olduğunu, mahkeme ilamında müvekkili şirketin sorumluluğunun kaza tarihindeki poliçe limiti ile sınırlanmasına karşın, limit tutarının rakam olarak belirtilmemiş olmasının hükmün uygulanmasında kuşkuya sebep olacağını, sigorta şirketi tazminat ferilerinden poliçe teminat limitinin hükmedilen toplam tazminata oranı ölçüsünde sorumlu olduğunu, Mahkeme ilamında poliçe teminat limitinden daha fazla miktarda tazminata hüküm kurulmuş olmasına rağmen müvekkili şirketin maddi tazminat yönünden ilam harcının tamamından sorumlu tutulduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ...vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Tanık ifadelerinin bilirkişi raporuna esas alınmadığını, müvekkiline atfedilen kusurun hatalı olduğunu, dosyada herhangi bir ispat edici belge bulunmadığını, olayın oluş şeklinin belirli olmadığını, müvekkilinin kaçmak gibi bir amacı olmadığını, davada eksik incelenmiş yahut hiç incelenmemiş evraklar bulunduğunu, davalı yanın ısrarlı hataları sonucu meydana gelmiş olan iş göremezlik durumunun müvekkiline atfedildiğini, bilirkişi raporu ve ıslah dilekçesinin yerinde olmadığını, bedensel zararlara yönelik hesaplamaların 3. Adli Tıp İhtisas Kurumunda yapılırken dosyanın 2. Adli Tıp İhtisas Kurumuna gönderildiğini, davacının emniyet şeridinde durduğunun açık olmasına rağmen kusurun değerlendirmesinde göz önünde bulundurulmadığını, kendi koruyucu önlemlerini de almadığını, zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğunu, trafik kazasının 27.04.2013 tarihinde meydana geldiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu kullanılarak yapılan hesaplamanın da kabul edilemeyeceğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; tebligatların, özellikle kararın verildiği duruşma zaptı ve gerekçeli kararın usul ve yasaya uygun olarak yapılmadığını, husumet açısından davalı ...'a husumet yöneltilemeyeceğini, ...'un araçta yolcu olarak yer almak dışında olayla herhangi bir illiyet bağının olmadığının Ceza Mahkemesi Kararı ile aşikar olduğunu, kazaya karışan aracın gerçekte Mercedes marka bir araçken işbu dosyada aniden BMW'ye dönüştüğünü, yargılamaya konu olan aracın markasının dahi doğru olarak tespit edilmediğini, aracın şoförü veya ruhsat sahibi olmadığı ceza soruşturması ve ceza dosyası kararı ile kesinleşen kişi bu dosyada aracı kullanan kişiye dönüştürülmekte, kazaya karışan ve Mercedes marka olan aracın bir şekilde BMW marka bir araca dönüştüğünü, yargılamanın neredeyse tamamının davalı ...'un gıyabında gerçekleştirildiğini, bu nedenle savunma hakkının kısıtlandığını, bilirkişi raporlarında tanık ifadelerinin gereğince incelenmediğini, davaya konu kaza esnasında meydana gelen yaralanmadan aylar ve hatta yıllar sonra ortaya çıkan ve davalılar ile bağdaştırılması tıbben ve teknik olarak mümkün olmadığı için hukuken de mümkün olamayacak hasarların davalılar ile bağdaştırılmış ve bu çerçevede hüküm kurulduğunu, dosyada davalılar lehine olan onlarca husus varken hiçbirisinin dikkate alınmadığını, davanın ölümlü trafik kazası olmadığını, bilirkişi tarafından davacının geriye kalan ortalama yaşam süresinin PMF 1931 yaşam tablosu esas alınarak belirlenmesi ve tazminat miktarının bu çerçevede belirlenmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde değildir. Yargıtay 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Bu nedenle hükme esas alınan aktüerya raporunda hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre aksi yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. - 2024/5474 K., 2023/12136 E. - 2024/5730 K., 2022/11212 E. - 2024/8084 K., sayılı kararları). Davanın tarafları ile vekillerinin davaya ilişkin işlemleri öğrenebilmesi için tebligatın davanın taraflarına usulüne uygun olarak yapılması, duruşma gün ve saatinin kendilerine bildirilmesi gerekmektedir. Duruşma günü ile tebligatın yapıldığı tarih arasında makul bir süre olmalıdır. (HMK'nın 144.maddesi) Aksi takdirde tarafların hukuksal hakları kısıtlanmış olur (Yargıtay 13.Hukuk Dairesinin 12/06/2019 tarih, 2016/17072 Esas ve 2019/7123 Karar sayılı ilamı). 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebligat yapılabilmesi için daha önce aynı adrese kanunun gösterdiği usullere göre bir tebligat yapılmış olması, muhatabın bu adresini değiştirmesi halinde ise yenisini bildirmemiş ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilememiş olması gerekmektedir. Yine aynı Kanun'un 10. ve 21. maddeleri gereğince kişiye önce, bilinen en son adresi esas alınarak (bilinen bir adresi yok ise adres kayıt sistemindeki adresi esas alınarak) tebligat çıkartılmalı, adres tebligata elverişli değilse ya da tebligat yapılamazsa adres kayıt sistemindeki adresine buna ilişkin şerh de düşülerek 21/2. madde uyarınca tebligat çıkartılmalıdır. Dosya kapsamında davalı ...'un dava dilekçesinde gösterilen adresinin dava tarihi itibariyle mernis adresi olduğu, dava dilekçesi, tensip zaptı, duruşma gününün bu adrese TK 21. maddeye göre yapıldığı; mahkemece 18/01/2022 tarihinde çıkartılan bilirkişi rapor tebliğine ilişkin tebligatın duruşma günü geçmiş olduğundan iade edildiği, Mahkemece bu aşamadan sonra bilirkişi raporu, ıslah dilekçesi ve gerekçeli kararın TK 35. maddeye göre tebliğ edildiği görülmüştür. Davalı ...'un mernis adresi bulunduğu halde Mahkeme tarafından bu adrese Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi hükmüne göre bilirkişi raporu, ıslah dilekçesi, gerekçeli karar tebliği gerekirken Tebligat Kanunu'nun 35.maddesine göre yapılan tebligat, usulsüz ve geçersizdir. Bu nedenle Mahkemece HMK'nın 27.maddesi gereği taraf teşkili sağlanmadan yargılama yapılarak karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olmuştur.Dava dilekçesinde 27/04/2013 tarihinde davalı ... ... 'ya ait ... plakalı aracın davalı ... sevk ve idaresindeyken kazanın meydana geldiği belirtilmiştir. Aynı trafik kazasına ilişkin İstanbul 60. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/672 Esas 2017/272 Karar sayılı dosyasında davalı ... ...'nın sürücü olarak yargılanarak kazada asli kusurlu olduğu kabulü ile cezalandırılmasına karar verilmiş ve bu karar 17/04/2017 tarihinde kesinleşmiştir. Ceza dosyası kapsamında müşteki olan davacı kendisine çarpan aracın siyah renkli Mersedes marka araç olduğunu beyan etmiştir. Kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı düzenlenmemiştir. Ceza mahkemesi gerekçeli kararında ... ...'nın sevk ve idaresindeki aracın ... plakalı olduğu belirtmiştir. Ceza Mahkemesi dosyasından araç tescil ve ruhsat kayıtları getirtilip, gerekirse tarafların bu yönde beyanlarına başvurulmadan kazaya karışan araç plakası tespit edilen plakanın kaza tarihindeki ZMMS sigortası belirlenmeden karar verilmesi eksik incelemeye dayalı olmuştur. Mahkemece hükme alınan kusur bilirkişi raporuna göre davacı sürücü ... ile davalı sürücü ...'in %50 şer kusurlu olduğu, aynı olay nedeniyle ceza yargılamasının yapıldığı İstanbul 60. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/672 Esas sayılı dosyasına sunulan trafik bilirkişi raporuna göre sürücü ... asli derecede, davacı sürücü ... tali derecede kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmektedir. Bu durumda Mahkemece alınan kusur raporu davalıların lehine olduğundan kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Davacı sürücünün müterafik kusurlu olduğuna ilişkin iddia yönünden somut bir belge, görüntü bulunmadığından bu yöndeki istinaf talebi de yerinde değildir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı ... ile davacı ...'nin %50 kusurlu olduğu tespit edilmiştir. İstanbul 60. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/672 Esas sayılı dosyasında ise ... plakalı araç sürücüsünün ...olduğu kabul edilerek sanık sürücü olarak ... 'in yargılanarak cezalandırılmasına karar verilmiştir. Ceza hakimini mahkumiyete götüren maddi olgu hukuk hakimini bağlayacağından ... plakalı araç sürücüsünün davalı ...olduğunun kabulü gerekirken davalı ...'un sürücü olduğu kabul edilerek karar verilmesi ve bu hususun gerekçeli kararda tartışılmamış olması usul ve yasaya aykırı olmuştur. Kısmi davada, sadece dava edilen kısım için zamanaşımı kesilir. Dava konusu edilmeyen kesim için zamanaşımı süresi işlemeye devam eder. Dava dilekçe içeriğinden davanın belirsiz alacak davası olmayıp, kısmi dava olduğu anlaşılmaktadır.Somut olayda, trafik kazası 27/04/2013 tarihinde meydana gelmiş, kısmi davada 21/09/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile tazminat miktarı artırılmıştır. Ana dosya davalı ...ile birleşen dosya davalı ... Sigorta vekili ıslah edilen kısımla ilgili olarak süresinde zamanaşımı savunmasında bulunmuştur. Olay tarihi ile ıslah dilekçesinin verildiği tarih arasında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109/2. maddesi, 5237 Sayılı TCK'nın 89, 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımı süresi geçmiştir. Bu durumda, ıslah edilen bölüm yönünden zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar vermek gerektiğinin gözetilmemiş olması doğru görülmemiştir.Kabule göre de ; birleşen dosya yönünden davalı Tasfiye Halinde davalı ... Sigorta A.Ş. Mahkemece hükmedilen tazminattan ve ferileri niteliğinde olan yargılama, harç ve vekalet ücreti yönünden ZMMS poliçe limiti ile sorumlu olacağı gözetilmeden karar verilmesi, poliçe limitinin gösterilmemiş olması da doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, Tasfiye Halinde davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, davalı ...vekili, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Tasfiye Halinde davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, davalı ...vekili, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Tasfiye Halinde davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, davalı ...vekili, davalı ... taraflarınca yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/11/2025