6. Hukuk Dairesi 2012/7142 E. , 2012/11723 K. MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Eşya Alacağı Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av. ... geldi. Hazır bulunanın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtl…
**6. Hukuk Dairesi 2012/7142 E. , 2012/11723 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Eşya Alacağı Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av. ... geldi. Hazır bulunanın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava,ziynet eşyalarının aynen iadesi, olmadığı takdirde fiili ödeme tarihindeki bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir. Davacı vekili, müvekkiline ait takı ve paranın müşterek konutta durmasının güvenli olmayacağı gerekçesi ile davalı tarafından alınarak bozdurulduğunu, bozdurulan takılar ile bir takım yatırımlar yapıldığını, müvekkiline iade edilmediğini belirterek ziynet eşyalarının aynen iadesi olmadığı takdirde fiili ödeme tarihindeki bedelinin tahsili isteminde bulunmuştur. Davalı vekili ise takıların davacı tarafından annesinin evine götürüldüğünü, müşterek konuta getirilmediğini, taraflar arasında bu yüzden anlaşmazlıklar yaşandığını, tarafların Denizli 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/509 esas ve 2011/72 sayılı kararı ile boşadıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece dava konusu ziynet eşyalarının davalının annesi ve kardeşi üzerine kayıtlı olan ev ve araba alımında kullanıldığı, davalı tanıkların beyanlarının boşanma dosyası ile çeliştiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi hükmü uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimse iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir.Davacı kadın dava konusu edilen ziynet eşyasının evlilik birliği içinde davalı koca tarafından alınıp bozdurulduğunu ileri sürmüş, davalı koca ise altınları almadığını, davacı tarafından götürüldüğünü savunmuştur. Hayat deneylerine göre olağan olanın bu çeşit eşyanın kadının üzerinde olması ya da evde saklanması, muhafaza edilmesidir. Başka bir anlatımla bunların davalı tarafın zilyetlik ve korumasına terk edilmesi olağan durumla bağdaşmaz. Diğer taraftan ziynet eşyası rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen türden eşyalardandır. Bu nedenle evden ayrılmayı tasarlayan kadının bunları önceden götürmesi, gizlemesi her zaman mümkün olduğu gibi evden ayrılırken üzerinde götürmesi de mümkündür. Bunun sonucu olarak normal koşullarda ziynet eşyalarının kadının üzerinde olduğunun kabulü gerekir. Davacı kadın, altınların evlilik birliği içinde davalı tarafça bozdurularak bir takım yatırımlar yapıldığını ve kendisine bir daha verilmediğini iddia etmiştir. Olaya ilişkin olarak dinlenen davacı tanıklarının beyanları bizzat görgü ve bilgiye dayalı olmaktan çok davacıdan ve yakınlarından duyduklarına ilişkindir. Davacı tanıklarından yalnızca ...; evin alımı sırasında bileziklerin bozdurulduğunu davalıdan duyduğunu bildirmiş buna mukabil davalı tanıkları; takıların davacı tarafından annesinin evine götürüldüğünü bu hususta taraflar arasında tartışma yaşandığını, yaşanan tartışma sırasında davacının ziynet eşyalarını müşterek konuta getirmeyi reddettiğini bildirmişlerdir. Olayda ispat yükü davacıda olup, davacı ziynet eşyalarının davalı tarafından bozdurulduğunu ve kendisine iade edilmediğini kanıtlamak durumundadır. Davacı tarafından sunulan deliller davanın ispatı için yeterli değildir. Bununla birlikte davacı, dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanmış olduğundan davacıya ziynet eşyalarının elinden alınarak bozdurulduğu konusunda davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir olunan 900.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 18.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.