2. Ceza Dairesi 2018/803 E. , 2018/2654 K. "" Hırsızlık suçundan sanık ...’in mahkumiyetine dair Çorlu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/01/2013 tarihli ve 2011/781 esas, 2013/57 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, Vize Cumhuriyet Başsavcılığının 16/12/2016 tarihli ve 2016/791 sayılı yazısı ile 6763 sayılı Kanun hükümleri gereğince uyarlama yargılaması yapılarak infazın durdurulup durdurulmayacağı yönünde karar verilmesi talebinin reddi ile infazın aynen devamına dair ÇORL…
**2. Ceza Dairesi 2018/803 E. , 2018/2654 K.** **"İçtihat Metni"** Hırsızlık suçundan sanık ...’in mahkumiyetine dair Çorlu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/01/2013 tarihli ve 2011/781 esas, 2013/57 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, Vize Cumhuriyet Başsavcılığının 16/12/2016 tarihli ve 2016/791 sayılı yazısı ile 6763 sayılı Kanun hükümleri gereğince uyarlama yargılaması yapılarak infazın durdurulup durdurulmayacağı yönünde karar verilmesi talebinin reddi ile infazın aynen devamına dair ÇORLU 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/12/2016 tarihli ve 2011/781 esas, 2013/57 sayılı ek kararına karşı ÇORLU Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine hükümlünün işlediği suçun uzlaşma kapsamında bulunduğundan ek kararın kaldırılarak infazın durdurulmasına dair ÇORLU 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30/12/2016 tarihli ve 2016/1102 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 03/01/2018 gün ve 13026/2017 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11/01/2018 gün ve 2018/2070 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; Dosya kapsamına göre, sanık ...’in dosyanın diğer sanıkları ile birlikte müştekilere ait açıkta bulunan motosikletleri çalma şeklindeki eylemleri nedeniyle Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 5237 sayılı Kanun’un 142/1-e maddesi gereğince kamu davası açıldığı, Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda sanığın anılan Kanun’un 141/1. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verildiği, bu karar her ne kadar temyiz edilmeksizin kesinleşmiş ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14/04/2015 tarihli 2014/2-641 esas, 2015/103 sayılı kararında yer alan “ Sabit bir noktaya bağlı olmaksızın açık alanda park halinde bırakılan motosikletlerin çalınması eyleminin açıktan basit hırsızlık suçunu oluşturduğu 2011 yılına sürdürülen yargısal uygulamalarda kabul edilegelmiş ise de; kullanımları ancak sokaklar ve caddeler gibi açık alanlarda olan, sayıları gün geçtikçe de çoğalan, her zaman ve özellikle gün içinde otopark ya da bina içlerine park edilmeleri mümkün olamayan, cadde kenarlarına tedbir alınmaksızın park edilmeleri zorunluluk haline gelmiş bulunan motosikletlerin kullanım gereği açıkta bırakılmalarının kaçınılmaz olduğunun, buna göre de hırsızlı k konusu olduklarında 5237 sayılı TCK'nın 142. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde düzenlenen nitelikli halin oluştuğunun kabulü gerekmektedir.” şeklindeki açıklamalar karşısında, sanığın eylemine ilişkin suç vasfında yanılmanın sonraki hukuksal değerlendirmelerde kazanılmış hak sağlamayacağı, sanığın üzerine atılı nitelikli hırsızlık suçunun 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesi kapsamında uzlaşma kapsamında olmadığı gözetilmeden, itirazın reddi, yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: