Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/5645 E. , 2024/4235 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/5645 Karar No : 2024/4235 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği / … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, davacı tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Mardin ili, Nusaybi…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/5645 E. , 2024/4235 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/5645 Karar No : 2024/4235 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği / … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, davacı tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Mardin ili, Nusaybin ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sürecinde ilaç taşıyan tırların yakılması sebebi ile uğranıldığı ileri sürülen zararın 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Mardin Valiliği Zarar Tespit Komisyonunun … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; talep edilen zarar kalemlerinin, 5233 sayılı Kanun'un 7. maddesi kapsamı içerisinde yer almadığı, doğrudan ticari nitelikte muhtemel zararlar olduğunun anlaşıldığı, dava konusu işlemde hukuka ve mevzuat hükümlerine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu … İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, 5233 sayılı Kanun'da zararı karşılanacak kişiler bakımından yerli-yabancı ayrımına gidilmediği, tazmini istenilen zarar kalemlerinin gelir kaybı değil, taşınır zararı niteliğinde olduğu, sigortanın oluşan zararı karşılamadığı iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Davacı şirketin iddiasına göre, …A.Ş.'den satın aldıkları tıbbi ürünlerin, Irak-Erbil'e taşınması hususunda İstanbul'da ... Oto. Pet. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile anlaşılmıştır. Söz konusu ürünler tırlara yüklenilerek taşeron firmalar aracılığıyla sevkiyat başlamış, ancak ... plakalı tırın(çekici) 04/03/2016 tarihinde, ... plakalı tırın(çekici) ise 05/03/2016 tarihinde Mardin ili Nusaybin ilçesinde silahlı terör örgütü mensuplarınca önü kesilerek araçlara el konulmuş, şoförler ise serbest bırakılmıştır. Olayla ilgili olarak yakıldığı iddia olunan ... plakalı tırın şoförü ... emniyette verdiği ifadesinde, 01/03/2016 tarihinde, İstanbul'dan tıbbi malzeme yüklü tırlarla Irak-Erbil'e doğru yola çıktığını, 05/03/2016 tarihinde Mardin ili Nusaybin ilçesinde terör örgütü mensuplarınca yolunun kesilerek aracı belli bir noktaya doğru sürmesinin istenildiğini, tır faturasını, yük evraklarını, tır karnesini alıp araçtan inerek bölgeden uzaklaştığını beyan etmiştir. 05/03/2016 tarihinde Mardin Büyükşehir Belediyesi itfaiye görevlilerince düzenlenen tutanakta, 05/03/2016 tarihinde saat 05.35 sıralarında araç yangını ihbarı geldiğini, ancak silah atışlarından dolayı yangına müdahale edilemediği belirtilmiştir. Davacı şirket tarafından, Mardin ili, Nusaybin ilçesinde ilaç taşıyan tırların yakılması sebebi ile uğranıldığı ileri sürülen zararın 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanması istemiyle yapılan başvuru Mardin Valiliği Zarar Tespit Komisyonunun … tarih ve … sayılı işlemiyle, yabancı uyruklu şirketlerin zararının karşılanması için mütekabiliyet esasının arandığı, Irak ülkesiyle Türkiye arasında terör zararlarının karşılanması noktasında bir anlaşma bulunmadığı, ayrıca olay yeri inceleme raporunda ilaç emtiasından bahsedilmediği şeklindeki gerekçelerle reddedilmiştir. Davacı tarafından anılan işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa'nın 16. maddesinde, temel hak ve hürriyetlerin, yabancılar için, milletlerarası hukuka uygun olarak kanunla sınırlanabileceği, 35. maddesinin 1. fıkrasında, herkesin, mülkiyet ve miras haklarına sahip olduğu, 2. fıkrasında ise, bu hakların, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabileceği hükümlerine yer verilmiştir. 17/07/2004 tarihinde kabul edilip, 27/07/2004 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, Kanun'un amacının, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddî zarara uğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemek olduğu; 2. maddesinin 1. fıkrasında, Kanun'un, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararlarının sulhen karşılanması hakkındaki esas ve usullere ilişkin hükümleri kapsadığı belirtilmiş; 7. maddesinde ise, hayvanlara, ağaçlara, ürünlere ve diğer taşınır ve taşınmazlara verilen her türlü zararlar; yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerinde uğranılan zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri; terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle kişilerin mal varlıklarına ulaşamamalarından kaynaklanan maddî zararların, bu Kanun hükümlerine göre sulh yoluyla idarece ödeneceği kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlıkta davacı şirket, şirketlerine ait iki tırın terör örgütü mensuplarınca el konularak yakıldığını, tırların içerisinde tıbbi malzemeler bulunduğunu iddia etmektedir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, İdare Mahkemesince, davacının zararının ticari nitelikte muhtemel zarar olduğu gerekçesiyle davanın reddine ve aynı gerekçeyle Bölge İdare Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır. Zira davacının talep ettiği zarar, gelir kaybı veya muhtemel zarar değil, 5233 sayılı Kanun'un 7. maddesi bağlamında taşınır eşya zararı niteliğindedir. Yine, davacının yabancı şirket olması 5233 sayılı Kanun kapsamında zararının karşılanması yönünde talepte bulunmasına engel değildir. Zira, yabancıların mülkiyet hakkı ancak Kanun'la sınırlanabilir ve 5233 sayılı Kanun'da bu yönde bir sınırlamaya yer verilmemiştir. Bu nedenle, dava konusu işlemde bu yönden hukuki isabet bulunmamaktadır. Dava konusu işlem olay yerinde ilaç emtiasına rastlanılmadığı şeklindeki gerekçe yönünden incelenecek olursa; Mardin Valiliği Zarar Tespit Komisyonunca olayla ilgili olarak yürütülmesi muhtemel ceza soruşturması araştırılmadığı, eksik inceleme ile işlem tesis edildiği anlaşıldığından dava konusu işlem bu yönüyle de hukuka uygun bulunmamıştır. Şoförlerin olayla ilgili olarak vermiş oldukları ifadeler, ceza soruşturmasında elde edilecek bilgi ve belgeler bir arada değerlendirilerek böyle bir olayın gerçekten yaşanıp yaşanmadığı, araçlarda ne taşındığı, değerinin ne olduğu hususlarının Mardin Valiliği Zarar Tespit Komisyonunca açıklığa kavuşturulabilmesi mümkündür. Nitekim, davacının dosyaya bazı bilgi ve belgeler sunduğu görülmektedir. Öte yandan, Mardin Valiliği Zarar Tespit Komisyonunca, yanma olayının yaşandığı kanaatine ulaşılırsa, zararın ve miktarının tespiti noktasında ilgili gümrük idarelerinden yanan araçlarda ne taşındığına ilişkin bilgi ve belge temin edilebileceği ve zararın sigorta kapsamında karşılanıp karşılanmadığının araştırılacağı da kuşkusuzdur. Bu itibarla, eksik incelemeye dayalı olarak verilen temyize konu Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE, 2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 22/10/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.